savunma hakkı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
43 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.04.2026
Direnme talebinin esas hakkındaki mütalaa yerine geçmemesi ve sanığın son sözü
Nitelikli yağma yargılamasında mahkeme, bozma sonrasında önceki mahkûmiyet hükümlerinde direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, savcının yalnızca önceki kararda direnilmesini istemesinin esas hakkında yeterli mütalaa sayılamayacağını kabul etmiştir. Savcıdan esas hakkındaki görüş alınmadan, sanıklara ve müdafilerine esasa ilişkin savunma imkânı tanınmadan ve hazır sanıklara son sözleri sorulmadan hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması sayarak diğer yönleri incelemeksizin hükümleri bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2024/574, K. 2026/199, T. 01.04.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi30.03.2026
İlk haksız hareketin belirlenememesinde asgari tahrik indirimi ve ortak müdafi
Yargıtay, karşılıklı öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği belirlenemediğinden asgari haksız tahrik indirimi uygulanmasını uygun bulmuştur. Aynı müdafiyle temsil edilen sanıklar arasında savunmayı zayıflatacak bir menfaat uyuşmazlığı bulunmadığını da belirterek bu yöndeki bozma görüşüne katılmamış ve hükümleri onamıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2024/6049, K. 2026/2330, T. 30.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi30.03.2026
Basit yargılamaya itirazda farklı hâkim ve yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Yargıtay, basit yargılamaya itiraz sonrasında yürürlükteki düzenleme uyarınca başka mahkeme veya hâkimin yargılamayı sürdürmesi gerektiğini belirtmiştir. İtiraz edilmesinin tek başına yeniden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel olmadığını da kabul ederek aynı hâkimce kurulan mahkûmiyeti kanun yararına bozmuştur. Ek savunma hakkının kısıtlandığına ilişkin ayrı bozma talebi ise reddedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/664, K. 2026/2293, T. 30.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi23.03.2026
Uzlaştırma ve usulsüz tebligatla açıklanan hükmün bozulması
Kasten yaralama davasında uzlaştırma işlemleri yapılmadan mahkûmiyet kurulmuş, hükmün açıklanması duruşması da sanığa usulüne uygun bildirilmemişti. 11. Ceza Dairesi, uzlaştırma bürosuna başvurulması ve savunma hakkının sağlanması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5735, K. 2026/3008, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi11.02.2026
Hüküm oturumunda hazır edilmeyen sanığın savunma hakkı
Sanık, dolandırıcılık mahkûmiyetini temyiz etmiştir. Yargıtay, başka suçtan ceza infaz kurumunda bulunan sanığa duruşmalardan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve son oturumda hazır edilmeden mahkûmiyet kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması saymıştır. Ayrıca, müteahhit sanığın serbest meslek sahibi kabul edilmesi ve tacir ya da şirket yetkilisi olup olmadığının araştırılmaması nedeniyle eksik inceleme bulunduğunu belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/32278, K. 2026/1544, T. 11.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Danıştay · 5. Daire17.09.2025
Kamu görevinden çıkarma kararında gerekçeli karar hakkı
Uyuşmazlık, Hava Kuvvetleri personelinin 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname'nin geçici 35. maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarılmasının iptali istemine ilişkindir. İdare Mahkemesi, devam eden ceza yargılamasını ve davacının irtibatlı olduğu kişiler ile içinde bulunduğu ortamı dikkate alarak davayı reddetmiş; Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Beşinci Dairesi, örgütle irtibat veya iltisat değerlendirmesinde dosyadaki idari ve ceza yargılaması delillerinin somut biçimde incelenmesi gerektiğini, gerekçenin bunu yapmadığını ve savunma için süre verilip verilmediğinin de araştırılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Danıştay 5. D, E. 2022/12853, K. 2025/9024, T. 17.09.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi15.09.2025
Hükümlü sanığın son savunması alınmadan mahkûmiyet ve iletişim tapelerinin aslı
Sanık hakkında bozma üzerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, müdafi süresinden sonra temyiz etmiştir. Yargıtay, hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığından temyiz isteminin süresinde olduğunu kabul etmiştir. Başka suçtan hükümlü olan sanığın son oturumda hazır bulundurulmadan veya SEGBİS yoluyla son savunması alınmadan hüküm kurulmasını 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı bularak savunma hakkının kısıtlandığını, ayrıca hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya alınmamasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemelere ihbara ilişkin eksiklikleri hukuka aykırı saymıştır. Hüküm Tebliğname'ye uygun olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2025/1277, K. 2025/8135, T. 15.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi25.12.2024
Doğrudan MERNİS adresine tebligatta eski hâle getirme ve hükümlü sanığın savunma hakkı
Sanık, hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmünü temyiz ederken eski hâle getirme isteminde de bulunmuştur. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce bilinen son adrese 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken kararın doğrudan "MERNİS adresi" ibaresiyle tebliğe çıkarıldığını, ceza infaz kurumundaki sanığa da gerekçeli karar değil yalnız duruşma tutanaklarının gönderildiğini belirleyerek tebliği geçersiz saymış, eski hâle getirme istemini kabul etmiş ve temyizi süresinde bulmuştur. Esasa ilişkin olarak, başka yargı çevresinde hükümlü bulunan sanığa duruşmadan bağışık tutulmak isteyip istemediği sorulmadan ve hüküm duruşmasında hazır edilmeden, alt sınırı 5 yıl olan hırsızlık suçunda istinabe yoluyla sorgu da mümkün değilken savunma hakkı kısıtlanarak mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15504, K. 2024/21421, T. 25.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi11.10.2023
Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim tespitinin delil olamaması
Yüklenici şirket ortakları ve çalışanı olan sanıklar, ihale konusu kalorifer yakıtını standart dışı teslim ederek edimin ifasına fesat karıştırmakla yargılanmış; mahkeme iki sanığın mahkûmiyetine, diğerlerinin beraatine karar vermiştir. Yargıtay, iletişimin denetlenmesi kararlarının kaçakçılık suçuna ilişkin olduğunu, edimin ifasına fesat karıştırma suçu 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlardan olmadığından tesadüfen elde edilen tespit tutanaklarının 138. madde gereğince bu suç yönünden delil olamayacağını kabul etmiştir. Müdafiin mazeret dilekçesi reddedilerek savunma hakkının kısıtlanmasını, numune ve yakıt niteliği konusunda bilirkişi raporu alınmadan hüküm kurulmasını, şoför olarak çalışan sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 39. maddesi kapsamında yardım etme sayılması gerekirken fail olarak cezalandırılmasını ve 4735 sayılı Kanun'un 27. maddesi gereği yasaklama kararı verilmemesini de hukuka aykırı bularak hükümleri bozmuştur. Karşı oy: Doğrudan temin usulüyle yapılan işlerde edimin ifasına fesat karıştırma suçunun oluşmayacağı gerekçesiyle bozulması gerektiği görüşüyle bozmaya değişik gerekçeyle katılınmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2020/6840, K. 2023/9774, T. 11.10.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi13.01.2023
Firarda disiplin soruşturmasının kanuni sürelere uygun yürütülmesi
Açık ceza infaz kurumundan izne çıktıktan sonra dönmeyen hükümlüye, firar nedeniyle 11 gün hücre cezası verilmiştir. Yargıtay, firar öğrenildikten sonra en geç iki gün içinde soruşturmaya başlanması, soruşturmanın kanuni sürelerde tamamlanması ve hükümlünün savunmasının alınması gerektiğini belirtti. Hükümlü yakalandıktan aylar sonra başlatılan soruşturmada bu emredici sürelere uyulmadığı için hücre cezasını iptal eden infaz hâkimliği kararına karşı savcının itirazı reddedilmeliydi; itirazı kabul eden ağır ceza mahkemesi kararını kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/24, K. 2023/134, T. 13.01.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi20.12.2022
Nitelikli dolandırıcılıkta eksik araştırma ve sanığa son söz verilmesi
Sanık, nar taşımacılığı için aldığı ücreti taşıma firmasına aktarmayıp katılanı yeniden ödeme yapmak zorunda bıraktığı iddiasıyla nitelikli dolandırıcılıktan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, sanığın benzer dosyalarını incelemeden, taşıma firması yetkililerini dinlemeden ve fiyat teklifi ile telefon hattındaki imzaları araştırmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme saymıştır. Ayrıca sanığa son söz verilmemesi ve Türk Ceza Kanunu (TCK) 53 uygulamasının yeniden değerlendirilmemesi gerekçeleriyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 11. CD, E. 2021/14155, K. 2022/20706, T. 20.12.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi19.12.2022
HAGB hükmünün sanık dinlenmeden açıklanması ve gerekçesiz mahkûmiyet
Denetim süresinde yeni suç işlendiği bildirilen sanık hakkındaki hüküm, yokluğunda hüküm verilebileceği ihtarını içermeyen davetiye üzerine savunması alınmadan açıklanmıştır. Yargıtay, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 195/1 uyarınca bu ihtarı içeren usulüne uygun davetiye çıkarılmadan yoklukta hüküm açıklanamayacağını belirtti. Ayrıca açıklanan mahkûmiyet hükmünde deliller ve bunlardan ulaşılan sonuç denetime elverişli biçimde tartışılmadığından, kanun yararına bozma istemini yerinde görerek hükmü bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2022/11598, K. 2022/10098, T. 19.12.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Danıştay · 8. Daire21.06.2022
Geçici köy korucusunun savunması alınmadan görevden çıkarılması
Operasyona katılmayacağını bildirdiği ve göreve çıkmadığı gerekçesiyle geçici köy korucusunun görevine son verilmiştir. İlk derece mahkemesi, göreve gelmeme fiilinin tutanakla saptandığını ve korucunun savunma vermekten kaçındığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Daire, işlem öncesinde disiplin fiili ve öngörülen yaptırım belirtilerek savunma alınmadığını; şifahi bildirim ve üçüncü kişilerin aktardığı savunma vermeme beyanının savunma hakkından vazgeçildiğini göstermeyeceğini belirterek bölge mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay 8. D, E. 2019/5396, K. 2022/4266, T. 21.06.2022İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi11.05.2022
Birleşen davalarda hukuki kesinti, zincirleme suç ve fiilin vasıf yönünden bölünmesi
Sanık, birleştirilen davalarda katılanlara yönelik hakaret, tehdit, kişilerin huzur ve sükununu bozma, verileri hukuka aykırı olarak ele geçirme ve haberleşmenin gizliliğini ihlal suçlarından mahkûm edilmiş, bir kısım hakaret suçlarından beraat etmiştir. Yargıtay önce, MERNİS adresine yapılan usule aykırı tebliğ nedeniyle bilinen son adrese yapılan tebliğe göre temyizin süresinde olduğunu kabul etmiştir. İddianame tarihleri ve suç tarihleri belirlenerek eylemlerin hukuki kesintiden önce ya da sonra işlenip işlenmediği tartışılmadan TCK'nın 43 üncü maddesi yönünden soyut gerekçeyle hüküm kurulmasını, son iddianame yönünden CMK'nın 191 ve 147 nci maddelerine göre sorgu yapılmadan hüküm kurularak savunma hakkının ihlal edilmesini, tek eylemin vasıf yönünden bölünerek CMK'nın 225 inci maddesine aykırı biçimde iki ayrı mahkûmiyet kurulmasını, tehdit suçunda uzlaştırmanın ve basit yargılama usulünün değerlendirilmemesini ve yargılama giderinin miktarının açıklanmamasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler, kazanılmış hak saklı tutularak bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2021/1426, K. 2022/3630, T. 11.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi07.12.2021
Davada hasım olan babaya yapılan tebliğ ve savunma alınmadan hükmün açıklanması
Kasten yaralama suçundan sanık hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresinde yeni suç işlendiği gerekçesiyle açıklanmış; Adalet Bakanlığı bu karara karşı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay, istemi yerinde görerek, yokluğunda verilen kararın olayda sanıkla ihtilafı bulunan babasına tebliğinin 7201 sayılı Kanun'un 39 uncu maddesine aykırı olduğunu, bu nedenle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının usulüne uygun kesinleşmediğini kabul etmiştir. Ayrıca adres yetersizliği nedeniyle davetiye tebliğ edilemeyen sanığın savunması alınmadan hükmün açıklanmasının CMK'nın 193 üncü maddesine ve savunma hakkına aykırı olduğunu belirtmiştir. Karar, CMK'nın 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2021/12349, K. 2021/14733, T. 07.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.12.2020
Terör örgütü üyeliği yargılamasında zorunlu müdafi ve sanığın müdafiden vazgeçmesi
Silahlı terör örgütü üyeliği davasında özel daire, tutuklu sanığın kovuşturma aşamasında müdafi yardımından yoksun bırakılmasını savunma hakkı ihlali sayarak mahkûmiyeti bozmuştu. Ceza Genel Kurulu (CGK) çoğunluğu, zorunlu müdafilik bakımından suçun temel ceza alt sınırının esas alınacağını, artırımlı ceza hesabının Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 kapsamını genişletmediğini kabul etti. Ayrıca sanığa müdafi seçme ve atanmasını isteme hakkı açıklanmış, sanık yardım istemeden kendi savunmasını yapmış ve ilk tutuklama sorgusunda müdafisi hazır bulunmuş olduğundan sonraki yargılamada müdafi atanmamasını hukuka aykırı görmedi. Başsavcılığın itirazı kabul edilerek özel dairenin bozma kararı kaldırıldı ve sanığın hukuki durumunun yeniden incelenmesi için dosya daireye gönderildi; bazı üyeler zorunlu müdafi atanması gerektiği yönünde karşı oy kullandı.
Yargıtay CGK, E. 2018/270, K. 2020/498, T. 03.12.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi13.10.2020
HAGB kararının açıklanmasında bilinen son adres yerine doğrudan MERNİS adresine tebligat
Kasten yaralama suçundan açıklanması geri bırakılan hüküm, denetim süresinde yeni suç işlendiği gerekçesiyle açıklanarak sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ve sanık hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yönteme göre önce sanığın bilinen en son adresine 21/1. madde uyarınca tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönerse MERNİS adresine 21/2. madde uyarınca tebligat yapılması gerekirken doğrudan MERNİS adresine yapılan usulsüz tebligatla savunma alınmadan hüküm kurulmasının CMK'nın 193. maddesine aykırı olarak savunma hakkını kısıtladığını kabul etmiştir. Ayrıca soruşturma evrakının fotokopilerinin hükme esas alınması, HAGB kararının tebliğ belgelerinin dosyada bulunmaması, gerekçeli karar başlığında mağdurun kimlik bilgilerinin yazılmaması, ek savunma hakkı tanınmadan TCK'nın 87/1-son maddesinin uygulanması, haksız tahrik indiriminin fazla yapılması ve TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararı da bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2020/9536, K. 2020/13481, T. 13.10.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi29.06.2020
Zorunlu müdafi hazır bulunmadan savunma alınmasının kesin hukuka aykırılık oluşturması
Yargıtay, hırsızlık ve konut dokunulmazlığını ihlal suçlarına ilişkin istinaf kararını incelerken temyizde kural olarak hukuki denetim yapıldığını açıkladı. Ancak suçlar için öngörülen ceza nedeniyle zorunlu müdafi atanması gerekirken sanığın müdafii bulunmayan duruşmada savunmasının alınması, savunma hakkını kısıtlayan kesin hukuka aykırılıktır. Bu nedenle temyiz isteminde somut bir hukuka aykırılık gösterilmemiş olsa da hüküm bozulup dosya ilk derece mahkemesine gönderildi.
Yargıtay 13. CD, E. 2020/5826, K. 2020/6444, T. 29.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.05.2020
Hükümlü sanığın açık feragati olmadan son duruşmada hazır edilmemesi
Sanık, başka bir suçtan ceza infaz kurumunda bulunduğu ve duruşmalardan bağışık tutulmayı kabul etmediği hâlde savcının esas hakkındaki görüşünün sunulduğu ve hükmün açıklandığı son oturuma getirilmedi. Ceza Genel Kurulu, duruşmada hazır bulunma hakkından feragatin açık olması gerektiğini ve dosyada böyle bir feragat bulunmadığını belirtti. Sanığın yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulması savunma hakkını kısıtladığından Başsavcılık itirazı kabul edildi, önceki onama kaldırıldı ve hüküm bozuldu.
Yargıtay CGK, E. 2020/7, K. 2020/222, T. 21.05.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi13.01.2020
Belediyeye yetkili temsilci dışında yapılan geçersiz tebligatla hüküm kurulması
Davacı, belediye bünyesinde çalışırken iş sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretini istemiş; cevap dilekçesi sunmayan davalı aleyhine mahkeme davayı kabul etmiştir. Yargıtay, dava dilekçesi, duruşma günü ve bilirkişi raporuna ilişkin tebligat parçalarında yalnız imza bulunduğunu, kimin imzaladığının anlaşılamadığını, bazılarında tebliğ memurunun imzası ve mühür dahi olmadığını saptamıştır. Tebligat Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca tüzel kişilere tebliğin yetkili temsilcilerine yapılması gerektiğinden tebligatların geçersiz olduğunu, ıslah dilekçesinin tebliğ edilip edilmediğinin de anlaşılamadığını ve savunma hakkı ihlal edilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Karar bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/22963, K. 2020/87, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 17. Ceza Dairesi31.10.2019
Hırsızlıkta katalog dışı iletişim tespitinin delil olmaması ve eksik kovuşturma
Sanıklar hakkında hırsızlık suçundan verilen beraat hükümleri Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri yönünden CMK'nın 193/2. maddesinin yalnız ilk bakışta eylemin suç oluşturmadığı ve derhâl beraat kararı verilebilecek hâllerle sınırlı uygulanabileceğini, bu nedenle savunması alınmadan delil takdiriyle hüküm kurulmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Diğer sanıklar yönünden, iletişimin tespiti kararının suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan alındığını, bu suçtan dava açılmadığını ve hırsızlığın suç tarihinde CMK'nın 135. maddesindeki suçlardan olmadığını, bu nedenle tutanakların delil niteliği taşımadığını kabul etmiş; ancak HTS ve GPRS kayıtlarının temin edilmemesi, tanığın dinlenmemesi ve sanıklar hakkındaki diğer hırsızlık dosyalarının getirtilmemesi nedeniyle eksik kovuşturma yapıldığını belirlemiştir. Hükümler tebliğnameye uygun olarak bozulmuştur.
Yargıtay 17. CD, E. 2019/2263, K. 2019/13777, T. 31.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi14.10.2019
Terör örgütü üyeliği yargılamasında zorunlu müdafi atanması
Sanık, silahlı terör örgütüne üyelik suçundan müdafi olmadan yargılanıp mahkûm edildi. Yargıtay, suçun zorunlu ağırlaştırıcı hükümler dikkate alındığında ceza alt sınırının beş yılı aştığını ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 150/3 uyarınca sanık müdafi istemese bile müdafi görevlendirilmesi gerektiğini belirtti. Müdafi olmadan yapılan duruşma, mahkemenin kanuna uygun teşekkül etmemesi ve zorunlu katılımcının yokluğunda yargılama nedeniyle kesin hukuka aykırılık oluşturduğundan hüküm bozuldu; tahliye talebi reddedilerek tutukluluğun devamına karar verildi.
Yargıtay 16. CD, E. 2019/3337, K. 2019/6048, T. 14.10.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi11.02.2019
Usulsüz tebligat nedeniyle savunma hakkının ve taraf teşkilinin sağlanması
Menfi tespit davasında davalıya yapılan tebligatta, adreste bulunmadığı bildiren komşunun kimliği belirlenmemiştir; Daire bu nedenle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatı geçersiz saymıştır. Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edilip delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/5224, K. 2019/901, T. 11.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu15.11.2018
İstinabe ile sorgulanan hükümlü sanığın hüküm oturumuna getirilmemesi ve savunma hakkı
Hırsızlık suçundan yargılanan ve yargı çevresi dışındaki bir ceza infaz kurumunda başka suçtan hükümlü bulunan sanığın sorgusu istinabe yoluyla yapılmış, yerel mahkeme hükmü sanığın yokluğunda açıklayarak mahkûmiyetine karar vermiştir. Özel Daire, sanığın kısa kararın okunduğu oturuma getirilmemesini ve istinabe ile alınan savunmasında duruşmalardan bağışık tutulmak isteyip istemediğinin sorulmamasını bozma nedeni saymıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, sanığın esas mahkemesinde savunma yapmak istediğine dair bir beyanı bulunmadığını ileri sürerek hükmün onanması istemiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesinde vermek isteyip istemediğinin sorulmamasının ve duruşmalardan bağışık tutulma isteği bulunmayan sanığın hükmün açıklandığı son oturumda hazır bulundurulmayıp yokluğunda mahkûmiyetine karar verilmesinin savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Bu gerekçeyle Başsavcılık itirazı her iki uyuşmazlık yönünden oy birliğiyle reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2018/339, K. 2018/536, T. 15.11.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (19 karar)
- Yargıtay 16. CD, E. 2018/125, K. 2018/1049, T. 09.04.2018 — Tutuklu sanığın yargılanmasında zorunlu müdafi bulundurulması
- Yargıtay CGK, E. 2014/851, K. 2018/144, T. 03.04.2018 — Hükümlü sanığın son oturuma getirilmeden mahkûm edilmesi ve savunma hakkı
- Yargıtay 16. CD, E. 2018/1228, K. 2018/831, T. 21.03.2018 — Tutuklu sanık için zorunlu müdafi görevlendirilmesi
- Yargıtay 16. CD, E. 2017/2517, K. 2017/5659, T. 20.12.2017 — Tutuklama talebi sırasında zorunlu müdafi yardımından yararlanma
- Yargıtay 16. CD, E. 2017/2257, K. 2017/5509, T. 29.11.2017 — Tutuklama sorgusunda zorunlu müdafi bulunmamasının savunma hakkına etkisi
- Yargıtay 16. CD, E. 2017/1824, K. 2017/5384, T. 14.11.2017 — Tutuklu sanığın zorunlu müdafi yardımından yararlandırılması
- Yargıtay CGK, E. 2015/1167, K. 2017/247, T. 25.04.2017 — Yüzde sabit izde rapor yeterliliği ve TCK 87/1-son için ek savunma hakkı
- Yargıtay CGK, E. 2014/449, K. 2017/32, T. 31.01.2017 — Hükümlü sanığın duruşmada hazır bulunma hakkından açıkça vazgeçmesi
- Yargıtay CGK, E. 2011/235, K. 2012/110, T. 20.03.2012 — Atandığından haberdar olunmayan zorunlu müdafie tefhim edilen hükmün sanığa tebliği
- Yargıtay CGK, E. 2011/192, K. 2011/241, T. 22.11.2011 — Başka yerde tutuklu sanığın duruşmada hazır bulunma hakkı
- Yargıtay 4. HD, E. 2010/3617, K. 2011/2427, T. 07.03.2011 — Islahla artırılan tazminat talebinin davalıya tebliği
- Yargıtay CGK, E. 2010/244, K. 2011/14, T. 01.02.2011 — Aleyhe bozma sonrası sanığın bozmaya karşı dinlenmesi
- Yargıtay 11. HD, E. 2008/12797, K. 2010/7992, T. 06.07.2010 — Alman mahkemesi gıyabi kararının tenfizinde inceleme sınırı ve kararın tebliği
- Yargıtay CGK, E. 2010/35, K. 2010/140, T. 08.06.2010 — Menfaat çatışmasında sanıkların ayrı müdafilerle temsil edilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2009/164, K. 2009/275, T. 24.11.2009 — Zorunlu müdafi atanmasından haberdar edilmeyen sanığa karar tebliği
- Yargıtay CGK, E. 2009/85, K. 2009/242, T. 20.10.2009 — Suçu üstlenen sanık ile diğer sanıkların aynı müdafice savunulmasında menfaat çatışması
- Yargıtay HGK, E. 2009/52, K. 2009/105, T. 04.03.2009 — Bozma sonrası duruşma gününün vekile usulüne uygun tebliği
- Yargıtay CGK, E. 2008/172, K. 2009/26, T. 17.02.2009 — Sanık yokken son söz hakkının hazır müdafiye verilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2008/148, K. 2008/169, T. 10.06.2008 — Görevini yapmayan müdafi ve cezaevindeki sanığın duruşmaya katılması