prim borcu
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
3 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.04.2026
SGK ödeme emrinde kısmen silinen prim borcu ve kalan borcun ayrıştırılması
Ev hizmetlerinde çalışan kişinin işten ayrılışı bildirilmediği için düzenlenen ödeme emrinin iptali istenmiş; Kurum yargılama sırasında borcun bir bölümünü silmesine rağmen mahkeme ödeme emrinin tamamını iptal etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, çalışmanın sona erdiği tarih tartışmalı olmadığından ayrıca hizmet tespiti araştırmasına gerek görmemiştir. Ayrıntılı borç dökümü alınarak silinen kısım yönünden davanın konusuz kaldığına, kalan borçlar yönünden davacının sorumluluğuna karar verilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/252, K. 2026/202, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.02.2009
Yönetim kurulu üyesinin şirket prim borçlarından kişisel sorumluluğu
Hukuk Genel Kurulu, şirketin sosyal güvenlik prim borçları için yönetim kurulu üyesinin temsil ve ilzam yetkisinin dönemine göre sorumlu tutulabileceğini belirtti. Davacı, 17 Aralık 1997’den sonra şirketi temsil yetkisini kaybettiğinden sonraki prim borçlarından sorumlu değildi; ancak bu tarihten önce çift imzayla temsil yetkisi varken doğan 1997 Temmuz–Kasım primleri için şirketle birlikte müteselsilen sorumluydu. Bu dönem ayrımı ve ödeme vadesi gözetilmeden kurulan direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/36, K. 2009/82, T. 18.02.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.10.2007
SGK prim ödeme emrine itirazda yedi günlük süre
İşveren, Sosyal Güvenlik Kurumunun prim borcu için düzenlediği ödeme emrinin iptalini istemiş; uyuşmazlıkta prim borcuna ve idari para cezalarına ilişkin farklı süreçler birlikte değerlendirilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrine karşı 6183 sayılı Kanun’un 58. maddesindeki yedi günlük sürenin hak düşürücü olduğunu ve itiraz nedenlerinin borç bulunmaması, ödeme veya zamanaşımıyla sınırlı kaldığını; süre içinde açılıp açılma belirlenmeden bilirkişi raporuyla esasa girilemeyeceğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/623, K. 2007/717, T. 03.10.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul