organik bağ
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi27.11.2024
İtirazın iptali davasında husumet ve organik bağ iddiası
Davacı, işe iade kararı sonrası davalılar arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek alacaklarının tahsili için icra takibi başlatmış ve itirazın iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, icra takibinde borçlu olarak gösterilen ... Uluslararası İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ'nin işe iade davasında davalı olarak yer almadığını ve hakkında hüküm kurulmadığını, bu nedenle sıfat yokluğu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/11412, K. 2024/15313, T. 27.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi15.06.2021
Satış veya takip durdurulmadığında istihkak davacısı aleyhine tazminata hükmedilememesi
Üçüncü kişi, haczedilen malların kendisine ait olduğunu ileri sürerek istihkak davası açmış; mahkeme, Dairenin önceki bozma ilamına uyarak davayı reddetmiş ve davacı aleyhine asıl alacağın %15'i oranında tazminata hükmetmiştir. Daire, bozma ile kesinleşen hususların yeniden temyiz sebebi yapılamayacağını belirterek davalı alacaklının tüm, davacının tazminat dışındaki temyiz itirazlarını reddetmiştir. İİK'nın 97/13. maddesi uyarınca tazminat için takibin talikine karar verilmiş olması gerektiğini, mahkemenin malların yediemin sıfatıyla davacıya teslimine ilişkin tedbir kararının satışın veya takibin durdurulması niteliğinde olmadığını kabul etmiştir. Bu yanlışlık yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden tazminata ilişkin cümle hükümden çıkarılarak hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 8. HD, E. 2021/1063, K. 2021/5107, T. 15.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi11.02.2020
Hizmet tespiti davasında organik bağ ve fiili çalışma araştırılmadan karar verilmesi
Davacı, davalı iş yerlerindeki 01/02/1998-28/05/2004 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi feri müdahil kurumun istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, davalı iş yerleri arasında organik bağ bulunup bulunmadığı araştırılmadan, davacının fiili çalışması net biçimde belirlenmeden ve işin mevsimlik mi tam süreli mi olduğu ortaya konulmadan eksik araştırma ve inceleme ile karar verilmesini usul ve yasaya aykırı bulmuştur. Ticaret sicil kayıtları, tanıkların hizmet cetvelleri, bordro ve komşu iş yeri tanıkları ile gerektiğinde keşif yoluyla araştırma yapılması gerektiği belirtilerek 6100 sayılı Kanun'un 373/1. maddesi uyarınca bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 21. HD, E. 2019/2281, K. 2020/729, T. 11.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi22.01.2018
Yurt dışındaki şirket işçisinin gönderen Türk şirketle işverenlik bağı
Davacı, Rusya’daki fabrikada çalıştığı döneme ilişkin işçilik alacaklarını Türk şirketten istemiş; mahkeme yabancı şirketin işvereni olduğu ve davalıyla organik bağ kanıtlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, istinaf başvurusu reddedilmiştir. Daire, taraf tanıklarının ortak anlatımları, işe giriş ve ayrılış bildirimleri ile davalının fabrika bilgilerini birlikte değerlendirerek davalının yabancı şirketle organik bağının araştırılması gerektiğini belirtmiş; husumet yönünden verilen kararları bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2017/28074, K. 2018/916, T. 22.01.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi26.10.2017
Silahlı terör örgütü üyeliğinde organik bağ ve delillerin eksik araştırılması
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan kurulan hükme karşı istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, hüküm sanık müdafiince temyiz edilmiştir. Yargıtay, örgüt üyeliği için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gösteren eylemlerin arandığını, örgüte sempati duymanın yeterli olmadığını belirtmiş; sanığın örgütün ilçe yapılanmasında görevli olduğu iddia edilen kişilerle telefonla irtibatı, dini sohbet toplantılarına katılması, örgüt gazetelerine abone olması ve çocuğunu kapatılan okula göndermesinden ibaret eylemlerinin sempati ve iltisak boyutunu aşan örgütsel faaliyet sayılamayacağını gözetmiştir. Daire, bu kişilerle ilgili soruşturma ve dava dosyalarının getirilmesi, dijital materyaller üzerindeki bilirkişi incelemesi sonucunun beklenmesi ve suç duyurusuyla ilgili soruşturmanın akıbetinin araştırılması gerekirken bütün deliller tartışılmadan hüküm kurulmasını 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 230 ve 289. maddelerine aykırı bulmuştur. Hüküm bozulmuş ve sanığın tahliyesine karar verilmiştir.
Yargıtay 16. CD, E. 2017/1809, K. 2017/5155, T. 26.10.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi28.11.2005
İş güvencesinde şirketlerin işçi sayısının birlikte hesaplanması
İşçi sayısı belirlenirken farklı işkollarında faaliyet gösteren ayrı şirketlerin çalışanları, ortak veya yönetim kurulu üyelerinin aynı olması ya da organik bağ iddiası nedeniyle birlikte hesaba katılamaz. Aynı işyerinin şirketlerce birlikte işletildiği ve adi ortaklık bulunduğu gösterilmediğinden davacı iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Yerel karar kaldırılarak dava reddedilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2005/34442, K. 2005/37457, T. 28.11.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul