ödeme emri
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
51 karar, yeniden eskiye
- Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu11.03.2026
Şirket ortağının hisse devri sonrası vergi borçlarından sorumluluğu
Uyuşmazlık, eski şirket ortağı adına düzenlenen ödeme emirlerinin, hisse devrinden önceki gelir ve kurumlar vergileri ile devirden sonra doğan damga vergileri yönünden iptali istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi, devirden önceki dönemlere ait gelir ve kurumlar vergileri bakımından davayı reddetmiş, sonraki tarihte doğan damga vergileri yönünden ödeme emirlerini iptal etmiştir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, incelemenin önceki bozma kararına uygunlukla sınırlı olduğunu ve temyize konu iptal hükmünün bu karara uygun bulunduğunu belirterek davalının temyiz istemini reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Danıştay VDDK, E. 2025/772, K. 2026/109, T. 11.03.2026İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi05.03.2026
Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizde onanması
Davalı alacaklı, Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz ederek duruşmalı inceleme istemiştir. Daire, işin ivediliği ve niteliği nedeniyle duruşma isteğini reddetmiş; temyiz itirazlarını dosyadaki belgeler ve Bölge Adliye Mahkemesinin gerekçeleri karşısında yerinde görmeyerek kararı oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy: İlk takip talebinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmemesi nedeniyle takibin iptalinin gerektiğini, ancak yalnız alacaklı temyiz ettiğinden aleyhe bozma yasağı gözetilerek kararın "temyiz edenin sıfatına" ibaresi eklenerek onanması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2026/160, K. 2026/1609, T. 05.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi03.03.2026
Usulsüz ilk tebligata dayanılarak Tebligat Kanunu 21/2 uyarınca ödeme emri tebliği
Borçlu, ilamsız icra takibinde bilinen adrese çıkarılan ilk tebligatın usulsüz olduğunu, buna dayanarak Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğinin de usule aykırı olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 14.01.2024 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise alacaklının istinaf başvurusunu kabul ederek şikâyeti reddetmiştir. Yargıtay, bilinen adrese çıkarılan ilk tebligatın muhatabın tanınmadığını bildiren komşunun ismi alınmadan iade edildiğini, bu nedenle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesine aykırı ve usulsüz olduğunu, 21/2. madde uygulamasının ön şartı usulüne uygun ilk tebligatın bila tebliğ iadesi olduğundan bu tebligata dayanılamayacağını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/9078, K. 2026/1465, T. 03.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.02.2026
Vekil varken asıla yapılan tebligat nedeniyle dosyanın geri çevrilmesi
Alacaklılar, tahliye talepli ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemiş; İlk Derece Mahkemesi istemi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu vekilinin takibe vekâletname sunarak itiraz ettiğini ve azil ya da istifaya ilişkin bir belge bulunmadığını, buna rağmen tebligatların borçlu asıla çıkarıldığını saptamıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 03.06.2022 tarihli ve 2021/1 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararının gerekçesine dayanarak itirazın kaldırılması isteminin borçlunun vekiline tebliğ edilmesi gerektiğini, vekil varken asıla yapılan tebliğin usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı ile temyiz dilekçesinin borçlu vekiline usulüne uygun tebliği için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2025/491, K. 2026/103, T. 18.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi12.02.2026
Yabancı para alacağının Türk lirası karşılığı gösterilmeyen takip talebi
Alacaklı, döviz cinsinden kira alacağı için başlattığı ilamsız takibe borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılmasını istemiş; İlk Derece Mahkemesi kira bedelinin döviz cinsinden belirlenmesi nedeniyle sözleşmenin hükümsüz olduğu gerekçesiyle talebi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, İİK'nın 58. ve 60. maddeleri uyarınca yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının takip talebinde ve ödeme emrinde gösterilmesi gerektiğini, bu noksanlığın kamu düzenine ilişkin olup takibin her safhasında re'sen gözetileceğini kabul etmiştir. UYAP'a kayıtlı ilk takip talebinde 13.200,00 EURO alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmediğinden ve ilk talep iptal edilmeden ikinci takip talebi düzenlenemeyeceğinden, talebin bu eksiklik nedeniyle reddi gerekirken esasa girilmesi isabetsiz ise de sonuç doğru bulunmuştur. Karar oy çokluğuyla onanmıştır; Karşı oy: temyiz edenin sıfatı ve aleyhe bozma yasağı gözetilerek açıklamalı onama kararı verilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/7976, K. 2026/879, T. 12.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi10.02.2026
Ödeme emrinde en yakın komşuya haber verilmemesi nedeniyle usulsüz tebligat
Borçlu, genel haciz yoluyla ilamsız takipte ödeme emri tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak düzeltilmesini istemiş; ilk derece mahkemesi şikâyeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesine göre muhatap adreste bulunmadığında mümkün oldukça en yakın komşuya haber verilmesi gerektiğini, zabıta araştırmasına göre tebligatta adı geçen komşunun ayrı blokta oturduğunu ve en yakın komşu olmadığını belirterek tebligatı usulsüz bulmuştur. Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince tebliğ tarihinin öğrenme tarihine göre düzeltilmesi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve ilk derece mahkemesinin kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/8598, K. 2026/706, T. 10.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu28.01.2026
Kurumlar vergisi borcu için düzenlenen ödeme emrinin denetimi
Özet henüz yazılmadı.
Danıştay VDDK, E. 2024/69, K. 2026/11, T. 28.01.2026İdare ve Vergi - Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu03.12.2025
Sahte fatura düzenleme faaliyetindeki mali müşavirin müteselsil sorumluluğu
Uyuşmazlık, sahte fatura düzenleme faaliyetinde yer alan mükellefin mali müşaviri adına müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi, vergi kaybının beyannamelerdeki bilgilerin defter ve belgelere aykırılığından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminde ısrar etmiştir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, mali müşavirin organizasyonu bildiği ve sahte fatura düzenleme fiillerine mesleki faaliyetiyle katıldığı yönündeki tespitlere dayanarak ısrar kararını bozmuştur. Karşı oy: Temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay VDDK, E. 2025/328, K. 2025/1028, T. 03.12.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi24.11.2025
İstinaf kararında borçlunun şikâyetlerinin bir kısmı hakkında hüküm kurulmaması
Borçlu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte tebligatların usulsüz olduğu, takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para tutarlarının Türk lirası karşılığının gösterilmediği ve meskeniyet şikâyetleriyle icra mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi takibin iptaline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırarak takibin 20.000,00 USD alacağı yönünden kısmen iptaline karar vermiş, ancak borçlunun diğer şikâyetleri hakkında karar vermemiştir. Yargıtay, 6100 sayılı Kanun'un 297/2 ve 359/2. maddeleri uyarınca hüküm sonucunda taleplerin her biri hakkında açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde karar verilmesi gerektiğini belirterek, borçlunun diğer şikâyetleri incelenmeden karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. Alacaklının temyiz itirazları reddedilmiş, borçlunun temyizi kısmen kabul edilerek karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/6350, K. 2025/7529, T. 24.11.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.09.2025
Bonoda şirket yetkilisinin imzasının şirket kaşesi üzerinde olmaması ve borca itiraz
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte borçlu şirket, bonoda kendi kaşesi üzerinde imza bulunmadığını, imzanın dava dışı şirket kaşesi üzerine atıldığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi borca itirazı kabul ederek takibin durdurulmasına karar vermiş ve Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, düzenleme tarihinde her iki şirketin de yetkilisi olan temsilcinin senedi metni kapsayacak şekilde imzaladığını, sorumluluk için imzanın şirketin unvanı ya da kaşesi üzerinde bulunmasının zorunlu olmadığını ve borçlu şirketin senedi düzenleyen olarak sorumlu olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/791, K. 2025/539, T. 17.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.07.2025
İlamsız tahliye takibinde yan giderlerin ödenmemesiyle temerrüt ve tahliye
Kiraya veren, çatılı iş yeri kirasında kira bedeli yanında ortak gider, elektrik ve su bedelleri için tahliye talepli ilamsız takip başlatmış; kiracı ödeme emrine itiraz etmemiş, otuz günlük süre içinde yalnız kira borcuna karşılık ödeme yapmış ve ilk derece mahkemesi yan giderler için tahliye kararı verilemeyeceği gerekçesiyle Özel Daire bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kira sözleşmesinde bu giderlerin kiracıca ödeneceğinin düzenlendiğini, ödeme emrine itiraz edilmediğinden yan gider borcu ve miktarının kesinleştiğini, TBK'nın 315. maddesine göre kira bedeli veya yan giderleri ifada temerrüdün hukuki sonucunun aynı olduğunu ve yan gider borcu süresinde ödenmediğinden temerrüdün gerçekleştiğini kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı oy: İİK'nın 269/a maddesi yalnız kira borcundan söz ettiğinden, asıl kira borcu süresinde ödenmişken yan giderlerin ödenmemesi icra mahkemesinde tahliye sebebi olmaz.
Yargıtay HGK, E. 2024/785, K. 2025/426, T. 02.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · 3. Daire08.04.2025
Adres kayıt sistemine yapılan ödeme emri tebligatının geçerliliği
Uyuşmazlık, şirketin kamu borçları nedeniyle kanuni temsilci adına düzenlenen ödeme emirlerinin tebligatının geçerli olup banka hesaplarına haciz uygulanıp uygulanamayacağına ilişkindir. Vergi Dava Dairesi, pusulada idareden evrakı alma şerhi olmasa da tebligatın geçerli sayılacağını kabul ederek davayı reddetmiştir. Danıştay Üçüncü Dairesi, pusulanın kapıya yapıştırılmasının sonuçları ile ikinci tebligat ve evrakı idareden alma bilgisini içermesi gerektiğini, dosyadaki pusulada bu unsurların bulunmadığını belirterek kararı bozmuştur. Karşı oy: Temyiz isteminin reddi ve kararın onanması gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 3. D, E. 2023/10680, K. 2025/1714, T. 08.04.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi26.03.2025
Usulden iptal edilen kambiyo takibinde senet aslının harç alınmadan iadesi
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, yabancı para alacağının Türk parası karşılığı yazılmadığı için borçlunun şikâyetiyle iptal edilmiş; alacaklının senet aslının iadesi talebi icra müdürlüğünce harç ödenmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. İcra mahkemesi alacaklının şikâyetini reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, Harçlar Kanunu'nun 23. maddesini değerlendirerek somut olayda haricen tahsil ya da hakkın özünden vazgeçme bulunmadığını, takibin usuli sebeple mahkeme kararıyla iptal edildiğini, eksiklik giderilip yeniden takip başlatılabileceğini ve harç alınmasını gerektiren bir durum olmadığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve icra mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/1257, K. 2025/2706, T. 26.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · 3. Daire25.03.2025
Vergi teminatı alacağına ilişkin ödeme emrinde kanuni dayanak
Uyuşmazlık, Vergi Usul Kanunu (VUK)'un 153/A maddesi uyarınca istenen teminat verilmediği gerekçesiyle şirket adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Vergi Mahkemesi, teminat isteme yazısında başvuru yolları ve süreleri gösterilmediği için ödeme emrini iptal etmiş; Bölge İdare Mahkemesi bu karara yönelik istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Üçüncü Dairesi, başvuru yollarının yazılmamasının tek başına hak arama özgürlüğünü ihlal etmeyeceğini belirtmiş; ancak 153/A maddesinin ilgili hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararının görülmekte olan davaya etkisi değerlendirilmek üzere kararı bozmuştur.
Danıştay 3. D, E. 2023/10045, K. 2025/1516, T. 25.03.2025İdare ve Vergi - Danıştay · 7. Daire30.01.2025
Temyiz bozmasından sonra Bölge İdare Mahkemesinin dosyayı ilk dereceye göndermesi
Uyuşmazlık, üretim tasdik raporu düzenleyen yeminli mali müşavir hakkında müteselsil sorumlulukla düzenlenen ödeme emrinin hukuka uygunluğuna ve bozma sonrası yargılama yoluna ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi, önceki bozma kararından sonra ödeme emri hakkında karar vermesi gerekirken dosyayı ilk derece mahkemesine göndermiş; ilk derece mahkemesi ödeme emrini hukuka uygun bulmuş ve istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Yedinci Dairesi, dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesinin usule aykırı olduğunu belirtmiş, ancak yargılamanın aşaması ve makul sürede yargılanma hakkını gözeterek bu hata nedeniyle kararı bozmayıp onamıştır. Karşı oy: Usul hatası nedeniyle kararın bozulması gerektiği savunulmuştur.
Danıştay 7. D, E. 2023/3188, K. 2025/320, T. 30.01.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi15.01.2025
Kira ilişkisine açıkça itiraz edilmemesiyle kira ilişkisi ve miktarının kesinleşmesi
Alacaklı, 2019 yılı Ekim ve Kasım ayları kira alacağı için haciz ve tahliye talepli takip başlatmış, borçlunun itirazı üzerine itirazın kaldırılması ve tahliye istemiştir; İlk Derece Mahkemesi sözlü kira sözleşmesinin varlığı ve kira bedelinin ispatlanamadığı gerekçesiyle istemi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, borçlunun itirazında kira ilişkisine açıkça karşı çıkmayıp yalnız borca ve ferilerine itiraz ettiğini, bu nedenle İİK'nın 269/2. maddesi gereğince kira ilişkisi ve kira miktarının kesinleştiğini kabul etmiştir. Kiranın ödendiği veya istenemeyeceği İİK'nın 269/c maddesindeki belgelerle ispatlanamadığından istemin kabulü gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2024/7958, K. 2025/184, T. 15.01.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.11.2024
Ödeme emrine asıl alacağın maddi hatayla eksik yazılması ve itirazın iptali davası
Davacı, takip talebinde 600.000,00 TL olan asıl alacağın yetkili icra müdürlüğünce ödeme emrine 600,00 TL olarak yazıldığı takipte itirazın iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi usulüne uygun ödeme emrine karşı itiraz bulunmadığı gerekçesiyle davayı usulden reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ödeme emrini takip talebine uygun düzenleme görevinin İİK 60 uyarınca icra müdürlüğünde olduğunu, hatanın icra memurundan kaynaklanan açık maddi hata sayılacağını, davalının tutar farkını hiç ileri sürmeyerek HMK 29'daki dürüst davranma ve doğruyu söyleme yükümlülüğüne aykırı davrandığını kabul etmiştir. Tahkikat aşamasına gelmiş davanın usulden reddinin usul ekonomisine aykırı olduğunu, işin esasının incelenmesi gerektiğini belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: iki üye bozmaya katılmakla birlikte, birinde davacıya süre verilerek ödeme emrinin şikâyet yoluyla düzelttirilmesi, diğerinde yalnız 600,00 TL üzerinden geçerli takip yönünden esasa girilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/1139, K. 2024/581, T. 27.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.04.2024
Çekin keşide tarihinde tahrifat iddiasının ciranta borçlu tarafından ileri sürülmesi
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takipte ciranta borçlu, çekin keşide tarihinin tahrif edildiğini, paraf imzasının keşideciye ait olmadığını ve çekin kambiyo vasfı bulunmadığını ileri sürerek takibin iptalini istemiş; icra mahkemesi, Özel Dairenin bu itirazın incelenmesi gerektiğine ilişkin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen alacaklının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz istemini reddetmiştir. Borçlunun başvurusunu 2004 sayılı Kanun'un 168. maddesine dayalı kambiyo vasfına ilişkin şikâyet sayarak tahrifat iddiasının mutlak def'i niteliğinde olduğunu ve ciranta tarafından da ileri sürülebileceğini, keşideci şirket yetkilileri araştırılarak imza incelemesi yapılması ve paraf keşideciye ait değilse ibraz süresinin düzeltme öncesi tarihe göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiş, direnme kararını genişletilmiş ilave gerekçeyle bozmuştur. Karşı oy: Hukuk Genel Kurulunun incelemesinin uyuşmazlık konusu ile sınırlı olması ve direnme kararının Özel Daire kararındaki nedenle bozulması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2024/18, K. 2024/184, T. 17.04.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi22.02.2024
Tüzel kişiye ödeme emrinin tebligat adresi sözleşmesindeki üçüncü kişiye tebliği
Borçlu şirket, ilamsız icra takibinde ödeme emrinin sanal ofis adresinde şirket çalışanı olmayan kişiye tebliğ edildiğini ileri sürerek usulsüz tebligat şikâyetinde bulunmuş; İlk Derece Mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise alacaklının istinaf başvurusunu kabul ederek şikâyeti reddetmiştir. Yargıtay, tüzel kişilere tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 12 ve 13. maddeleri ile Tebligat Tüzüğü'nün 18. maddesine göre yapılacağını belirtmiş; tebliği alan kişinin borçlu şirket çalışanı olmayıp tebligat adresi sözleşmesiyle yetkili kılınan üçüncü kişinin çalışanı olduğunu saptamıştır. Bölge Adliye Mahkemesinin, bu sözleşmenin yasal mevzuat karşısında sonuç doğurmayacağını değerlendirmeden tüzel kişilere tebligat hükümleri çerçevesinde inceleme yapmadan karar verdiğini belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2023/4395, K. 2024/1706, T. 22.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu22.11.2023
Tüzel kişi ortağın başka bir şirketin vergi borçlarından temsilen sorumluluğu
Holding şirket adına, iştiraki özel hastanenin vergi borçları için kanuni temsilci sıfatıyla ödeme emri düzenlenmiştir. Vergi Dava Daireleri Kurulu, olay tarihinde yürürlükteki 6762 sayılı Kanun uyarınca yönetim kurulu üyesi olabilecek kişinin gerçek kişi olduğunu ve tüzel kişi ortağın temsilcisi olarak seçilen gerçek kişinin bu sıfatı taşıdığını belirterek, holdingin kanuni temsilci olarak takip edilemeyeceği sonucuna varmıştır. Kurul, ödeme emrini iptal eden ısrar kararına yönelik temyiz istemini reddetmiştir. Karşı oy, holdingin kendi temsilcileri aracılığıyla kanuni temsilci sayılması ve diğer temyiz nedenlerinin incelenmesi gerektiğini savunmuştur.
Danıştay VDDK, E. 2022/1650, K. 2023/1352, T. 22.11.2023İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi16.05.2023
Aidat alacağı için örnek 13 ödeme emrine dayalı tahliye kararının onanması
Alacaklı, alt kiracı borçlunun işletme kira sözleşmesine göre ödemesi gereken aidat bedellerini ödeme emrinin tebliğinden itibaren 30 günlük sürede ödemediğini ileri sürerek tahliye istemiş; borçlu, süresi içinde ödeme yaptığını ve tebligatın usulsüz olduğunu savunmuştur. İcra Hukuk Mahkemesi, borçlunun süresinde itiraz etmediği ve 30 günlük sürede ödeme yaptığını İİK 269/c anlamında ispatlayamadığı, aidat alacağının yan gelirlerden olduğu gerekçesiyle tahliyeye karar vermiş; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek ayrıca gerekçe açıklamadan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2023/3246, K. 2023/3416, T. 16.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · 3. Daire12.04.2023
Eski limited şirket ortağının şirketin kamu borçlarından sorumluluğu
Limited şirkette ortak olduğu döneme ilişkin katma değer vergisi (KDV) borçları için, pay devrinden sonra şirketten tahsil edilemeyen kamu alacağı nedeniyle eski ortağa ödeme emri düzenlenmiştir. Vergi Dava Dairesi, asıl borçlu şirkete ödeme emrinin usulsüz tebliğ edildiğini belirterek emri iptal eden kararı korumuştur. Daire ise, eski ortağın şirketten ayrıldıktan sonra gerçekleşen defter ve belge ibraz etmeme fiiline erişimi veya müdahale imkânı bulunmadığını; bu sonraki fiil nedeniyle doğan vergi ve cezalardan sorumlu tutulmasının ölçüsüz olacağını açıklayıp kararı bu gerekçeyle onamış, idarenin temyiz istemini reddetmiştir.
Danıştay 3. D, E. 2022/1964, K. 2023/1375, T. 12.04.2023İdare ve Vergi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi08.02.2023
Usulsüz tebligat iddiasına dayanan ihalenin feshi şikâyetinin reddinin onanması
Borçlu, ödeme emri ve kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihalenin ilanda belirtilen saatte yapılmadığını ve ilanın yalnız ilçede yayımlanan bir gazetede yapıldığını ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ödeme emrinin usulsüz tebliğinin fesih nedenleri arasında bulunmadığını, kıymet takdirine itiraz edilmediğinden raporun kesinleştiğini, 144.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın 212.500,00 TL'ye satıldığını belirterek şikâyeti hukuki yarar yokluğundan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, borçlunun temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını gerekçe açıklamadan onamıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2022/13217, K. 2023/698, T. 08.02.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · 9. Daire18.10.2022
Şirket temsilcisine ödeme emri çıkarılmadan önce asıl borcun tebliği
Şirketin kanuni temsilcisi adına, şirkete ait vergi ve ceza borçları için ödeme emirleri düzenlenmiştir. Vergi Mahkemesi, şirket adına çıkarılan ihbarnameler ve ödeme emirlerinin usulsüz ilanen tebliğ edildiği için borçların kesinleşmediği gerekçesiyle bazı ödeme emirlerini iptal etmiş; Bölge İdare Mahkemesi esasa ilişkin bu sonucu korurken yargılama giderlerini haklılık oranına göre düzeltmiştir. Daire, temyiz nedenlerinin kararı bozmayı gerektirmediğini belirterek tarafların temyiz istemlerini reddetmiş ve kararı onamıştır.
Danıştay 9. D, E. 2020/445, K. 2022/4837, T. 18.10.2022İdare ve Vergi
Devamı (27 karar)
- Yargıtay 12. HD, E. 2021/12828, K. 2022/6219, T. 24.05.2022 — Alacaklı ile borçlu şirketin adresi aynıyken yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü
- Yargıtay 12. HD, E. 2021/8538, K. 2022/1907, T. 16.02.2022 — Mükerrer takip nedeniyle istinafta resen takibin iptaline karar verilememesi
- Yargıtay 8. HD, E. 2020/2026, K. 2021/5304, T. 21.06.2021 — Ecrimisil alacağına itirazın iptalinde süresinde ileri sürülen zamanaşımı itirazı
- Yargıtay 12. HD, E. 2021/106, K. 2021/5548, T. 26.05.2021 — Ticaret sicil adresine 35. maddeye göre tebligatta muhtar imzası aranmaması
- Yargıtay 12. HD, E. 2021/4058, K. 2021/4911, T. 18.05.2021 — Mal beyanında bulunmama suçunda hapsen tazyik talebinin reddine karşı kanun yararına bozma
- Yargıtay 12. HD, E. 2021/1449, K. 2021/1916, T. 23.02.2021 — Mal beyanında bulunmayan borçlu için hapsen tazyik talebinin reddinin bozulması
- Yargıtay 12. HD, E. 2020/5249, K. 2021/61, T. 11.01.2021 — Birden fazla bilinen adreste ödeme emrinin iş yeri adresine tebliğinin usule uygunluğu
- Yargıtay 12. HD, E. 2020/2151, K. 2020/9785, T. 16.11.2020 — Kıymet takdiri raporunun tebliğiyle ödeme emrinden haberdar olunması ve şikâyet süresi
- Yargıtay 12. HD, E. 2020/1032, K. 2020/8801, T. 19.10.2020 — Şirkete 21/1 uyarınca tebligatta haber verilen komşunun adının tutanağa yazılmaması
- Yargıtay 8. HD, E. 2020/1666, K. 2020/4677, T. 08.07.2020 — Kira alacağına dayalı takipte itirazın iptali davasında sulh hukuk mahkemesinin görevi
- Yargıtay HGK, E. 2018/1022, K. 2020/496, T. 30.06.2020 — SGK ödeme emrinin iptali davasının süresinde açılması ve harç yatırma tarihi
- Yargıtay 12. HD, E. 2019/10278, K. 2020/4652, T. 15.06.2020 — Bilinen adrese usulüne uygun tebligat çıkarılmadan mernis adresine tebligat yapılması
- Yargıtay 12. HD, E. 2020/1200, K. 2020/2827, T. 17.03.2020 — Ödeme emri tebliğ edilemeyince haricen öğrenilen takibe itirazın geçerliliği
- Yargıtay 12. HD, E. 2018/12316, K. 2019/16223, T. 11.11.2019 — Kira bedeli sayılan yönetim giderleri için adi kira takibi yapılabilmesi
- Yargıtay 12. HD, E. 2018/9226, K. 2019/11509, T. 01.07.2019 — Borçlunun adresinin bankadan istenmesinin müşteri sırrı kapsamında olmaması
- Yargıtay 12. HD, E. 2018/677, K. 2019/8974, T. 23.05.2019 — Ayrılık kararı yokken eşe yapılan ödeme emri tebliğinin usulsüzlüğü iddiası
- Yargıtay 8. HD, E. 2019/1179, K. 2019/5452, T. 23.05.2019 — Kira alacağı takibinde ödeme emrinin tebliği ve ödemenin belgeyle kanıtlanamaması
- Yargıtay HGK, E. 2017/724, K. 2019/529, T. 07.05.2019 — Borcu kabul edip ödeme savunan borçlunun dekontunun itirazın kaldırılmasında incelenmesi
- Yargıtay 12. HD, E. 2019/5179, K. 2019/6020, T. 10.04.2019 — Mal beyanında bulunmama nedeniyle hapsen tazyik kararına kanun yararına bozmada görev
- Yargıtay 12. HD, E. 2019/33, K. 2019/1550, T. 07.02.2019 — Bilinen adresten iade edilen tebligattan sonra mernis adresine usulüne uygun tebliğ
- Yargıtay 12. HD, E. 2018/10373, K. 2019/520, T. 17.01.2019 — Çekin keşide tarihindeki değişikliği paraflayan vekilin yetkisi ve azlinin araştırılması
- Yargıtay HGK, E. 2013/1372, K. 2014/1065, T. 17.12.2014 — MERNİS adresine doğrudan tebligat ve öğrenme tarihinin belirlenmesi
- Yargıtay HGK, E. 2009/184, K. 2009/187, T. 13.05.2009 — Şirkete ödeme emrinin çalışanına tebliğinde usul kuralları
- Yargıtay 6. HD, E. 2008/1199, K. 2008/3164, T. 17.03.2008 — Belirsiz kira artışı ve tahliye ihtarı içermeyen ödeme emri
- Yargıtay HGK, E. 2007/623, K. 2007/717, T. 03.10.2007 — SGK prim ödeme emrine itirazda yedi günlük süre
- Yargıtay HGK, E. 2006/198, K. 2006/249, T. 26.04.2006 — Kesinleşen prim borcu ödeme emrine karşı dava yolu
- Yargıtay HGK, E. 2005/518, K. 2005/518, T. 28.09.2005 — Usulsüz ödeme emri tebliğinin tahliye takibine etkisi