nafaka
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
23 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi16.02.2026
Tedbir nafakasının başlangıç tarihinde usuli kazanılmış hak
Karşılıklı boşanma davasında Bölge Adliye Mahkemesi, kadının nafaka istemi üzerine tedbir nafakasını dava tarihinden başlatmıştır. Yargıtay, kadının ilk hükme karşı istinafa başvurmaması nedeniyle erkeğin ilk karar tarihinden önceki dönem için usuli kazanılmış hakkı oluştuğunu ve bu döneme geriye yürütülen tedbir nafakasının hatalı olduğunu belirterek bu yönden bozma, diğer temyiz itirazları yönünden onama kararı vermiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/7554, K. 2026/1702, T. 16.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi04.02.2026
Boşanmada iştirak nafakası ve tazminat miktarları
Karşılıklı boşanma davasında taraflar kusur, nafaka, tazminat ve ziynet alacağı yönlerinden temyize başvurmuştur. Yargıtay, ziynet alacağı tutarının kesinlik sınırının altında kaldığı için erkeğin bu yöndeki temyizini reddetmiş; kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile çocuklar için iştirak nafakasını düşük bularak bu bölümleri bozmuş, kalan bölümleri onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/6302, K. 2026/1130, T. 04.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.12.2025
Boşanmada kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve maddi tazminat
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi kadını tamamen kusurlu sayarak erkeğin karşı davasını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi erkeğe verilen manevi tazminatı kaldırmıştır. Yargıtay, tanık anlatımlarının kadına kusur yüklemeye elverişli olmadığını, ancak boşanma hükmünün kesinleştiğini belirterek kusur belirlemesi ile erkek lehine maddi tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kararı bozmuş, diğer temyiz itirazlarını reddederek kalan kısımları onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/5128, K. 2025/11200, T. 15.12.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi08.04.2025
Karşılıklı boşanmada kusur, tazminat ve iştirak nafakası
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu sayarak boşanmaya karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay, erkeğin daha ağır kusurlu olduğunu belirleyerek kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönünden kararı bozmuş, kalan temyiz itirazlarını reddederek diğer bölümleri onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/6651, K. 2025/3406, T. 08.04.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.10.2024
Boşanma sonrası manevi tazminat ve iştirak nafakası
Karşılıklı boşanma davalarında önceki bozma, kadın lehine manevi tazminat ile ortak çocuk için iştirak nafakasının artırılmasını gerektirmiş; mahkeme bozma doğrultusunda yeni miktarlara hükmetmiştir. Yargıtay, bozma ilamına uygun karar verildiğini belirterek tarafların temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/8251, K. 2024/7760, T. 23.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi04.04.2023
İdrak çağındaki çocuğun soyadı değişikliğinde görüşünün alınması
Bölge adliye mahkemesi, annenin ortak çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirme talebini üstün yararı kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, velâyet hakkının tek başına soyadı değişikliği için yeterli olmadığını; ancak idrak çağındaki çocuğun bu konudaki görüşü alınarak diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çocuğun görüşü üstün yarar gerektirirse aksi yönde karar verilebileceğini de vurgulayarak soyadı talebi yönünden kararı bozdu.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/276, K. 2023/1575, T. 04.04.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi06.06.2022
Boşanmada kusur ve eş lehine maddi manevi tazminat
Karşılıklı boşanma davalarında bölge adliye mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış ve kadının tazminat taleplerini reddetmiştir. Yargıtay, hakaretin duyuma dayalı tanık anlatımı ve dava sonrası mesajla kanıtlanmadığını, ancak erkeğin aile konutuna düzenli bakmamasının görgüye dayalı beyanlarla sabit olduğunu değerlendirdi. Bu ek kusur nedeniyle erkeğin ağır, kadının az kusurlu olduğuna; davranışların kadının kişilik haklarına saldırı oluşturduğuna ve kadın lehine uygun maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine karar vererek bu kısımları bozdu, diğer temyiz edilen bölümleri onadı.
Yargıtay 2. HD, E. 2022/3583, K. 2022/5411, T. 06.06.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.04.2021
Affedilen kusur vakıaları ve boşanma davasında ağır kusur
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafların boşanmasına karar vermiş, bölge adliye mahkemesi tarafları eşit kusurlu sayarak hükmü kısmen değiştirmiştir. Yargıtay, tarafların yeniden bir araya gelmesinden önceki vakıaların karşılıklı olarak affedildiğini veya hoşgörüldüğünü, başka kadınla mesajlaşma iddiasının kanıtlanmadığını; buna karşılık erkeğin bağımsız konut sağlamadığını belirledi. Evlilik birliğinin sarsılmasına erkeğin davranışları neden olduğundan erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesini bozdu.
Yargıtay 2. HD, E. 2021/1295, K. 2021/3152, T. 15.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi24.06.2020
Bozma kapsamı dışında kesinleşen bölümlerde yeniden hüküm kurulmasının düzeltilmesi
Boşanma kararının önceki bozma kapsamı yalnızca kadın lehine hükmedilen tazminat miktarlarıyla sınırlıydı. İlk derece mahkemesi bozma sonrasında kesinleşmiş bölümlerde yeniden hüküm kurdu; Yargıtay bunun temyiz ve bozma sınırlarını aştığını belirtti. Yeniden yargılama gerekmeyen bu usul hatasını hüküm fıkrasını düzelterek onadı.
Yargıtay 2. HD, E. 2020/2310, K. 2020/3287, T. 24.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.06.2020
Boşanmada kusur, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası
Tarafların boşanmasına ve eşit kusurlu olduklarına karar verilmiş, kadının maddi tazminat talebi reddedilmiş ve lehine düşük miktarda yoksulluk nafakası belirlenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin aşırı kıskanç davranarak eşine baskı yaptığını, kadına yüklenen diğer vakıaların soyut ve delilsiz kaldığını, kadının kusurunun kanıtlanmadığını kabul etti. Bu kusur belirlemesine bağlı olarak maddi tazminat koşullarının değerlendirilmesi ve sosyal-ekonomik durum ile hakkaniyete göre daha uygun nafaka belirlenmesi gerektiğinden direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2017/2295, K. 2020/436, T. 17.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi29.01.2020
Ziynet alacağı temyiz sınırı ve mal rejimi talebinde harç eksikliği
Ziynet alacağı yönünden reddedilen 28.968,80 Türk lirası, karar tarihindeki temyiz sınırının altında kaldığından Daire bu kısma ilişkin temyiz dilekçesini reddetti; kusur ve nafaka bölümlerini ise yerinde bularak onadı. Kadının mal rejiminin tasfiyesi talebi dava dilekçesinde bulunduğu hâlde nispi harcı tamamlaması için süre verilmeden hüküm kurulması doğru değildir. Harç tamamlanırsa mal rejiminin sona ermiş olması da gözetilerek talep hakkında karar verilmesi gerektiğinden, bu bölüm yönünden Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) ret kararı kaldırıldı ve ilk derece kararı bozuldu.
Yargıtay 2. HD, E. 2019/6316, K. 2020/539, T. 29.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi26.12.2019
Boşanmada erkeğin ağır kusuru, tazminat ve yoksulluk nafakası
İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış, Bölge Adliye Mahkemesi de kadının tazminat talebinin reddini ve yoksulluk nafakasını kaldırmıştır. Daire, erkeğin eşinin bekâretine ilişkin söylenti çıkarıp onu evden göndermesinin kusur ağırlığını artırdığını; bu olaylarda kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığından kişilik haklarının zedelendiğini ve erkeğin maddi desteğini kaybettiğini belirtti. Kadın yararına uygun maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası değerlendirilmesi gerektiğinden karar bu yönlerden bozuldu; diğer temyiz itirazları onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2019/6118, K. 2019/12831, T. 26.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.11.2019
Yoksulluk nafakasının artışında geçen süre ve ekonomik değişikliklerin etkisi
Yoksulluk nafakası son olarak 250 Türk lirası olarak belirlenmiş, yaklaşık yedi yıl sonra davacı kadın artırımla 600 TL istemiş; yerel mahkeme 500 TL’ye yükseltmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tarafların ekonomik durumlarında olağanüstü değişiklik kanıtlanmasa da geçen sürede paranın alım gücü ile nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının değiştiğini kabul etti. Artış, nafakanın belirlendiği tarihten itibaren geçen süre gözetilerek üretici fiyat endeksi (ÜFE) oranında yapılmalı; 500 TL’ye çıkarılması bu ölçüyü aştığından direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2017/1522, K. 2019/1140, T. 05.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi18.09.2019
Yoksulluk nafakası artışında mali durum değişikliği yoksa ÜFE artışının esas alınması
İlk derece mahkemesi, boşanma sonrası yoksulluk nafakasını aylık 1.000 TL’den 2.000 TL’ye yükseltti; bölge adliye mahkemesi kararı hukuka uygun bularak istinafları reddetti. Yargıtay, tarafların mali durumlarında olağanüstü değişiklik kanıtlanmadığından mevcut nafaka dengesinin TÜİK’in ÜFE oranındaki artışla korunması gerektiğini belirtti. Davalının diğer temyiz itirazları reddedildi; yüksek artış yönünden bölge adliye mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece hükmü bozuldu.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/3692, K. 2019/6846, T. 18.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.09.2019
Yoksulluk nafakasının güncel gelire ve hakkaniyete göre belirlenmesi
Boşanma kararında davacı lehine hükmedilen nafaka temyiz üzerine kaldırılınca, davacı daha sonra ayrı davada yoksulluk nafakası talep etti. İlk derece mahkemesi bozma sonrası aylık 400 TL nafakaya hükmetti; Yargıtay, davacının düşük gelirini ve davalının öğretmenlik gelirini ve giderlerini gözeterek takdir edilen miktarın davalının mali gücüne göre yüksek olduğunu belirtti. Nafaka, davacının zorunlu geçimini karşılayacak ve davalının geliriyle orantılı daha uygun tutarda belirlenmeliydi; hüküm davalı yararına bozuldu.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/3224, K. 2019/6764, T. 17.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi06.03.2019
İstinaf sınırlarının aşılması ile nafaka ve tazminat miktarları
Daire, bölge adliye mahkemesinin reddedilen istinaf başvuruları hakkında esastan retle yetinmesi gerekirken boşanma, velayet ve nafakalar yönünden yeniden hüküm kurmasını bozma nedeni saymıştır. Ayrıca kadın eşin eşit veya ağır kusurlu olmadığı ve boşanmayla yoksulluğa düşeceği için yoksulluk nafakası alması; ekonomik durum ve hakkaniyete göre çocuklar lehine iştirak nafakalarının ve kadın lehine maddi-manevi tazminatın artırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenlerle bazı temyiz itirazları kabul edilerek hüküm kısmen bozulmuş, kalan bölümler onanmıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/3677, K. 2019/2197, T. 06.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi05.12.2018
İştirak nafakası davasında görevli mahkemenin belirlenmesi
İştirak nafakası talebi, Türk Medeni Kanunu’nun aile hukukuna ilişkin hükümlerinden doğduğu için aile mahkemesinin görev alanındadır. Daire, görev kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerektiğini; ayrı aile mahkemesi varsa davanın orada, yoksa aile mahkemesi sıfatıyla görülmesini belirtmiştir. Genel mahkemenin görev kuralını gözetmeden hüküm kurması nedeniyle karar bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2018/7083, K. 2018/12401, T. 05.12.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.10.2018
Asgari ücret yoksulluk nafakasını tek başına engellemez
Boşanma davasında kadın için hükmedilen maddi ve manevi tazminat, tarafların kusur ve ekonomik durumuna göre düşük bulunmuştur. Kadının asgari ücretle çalışması yoksulluk nafakasına engel değildir; mahkeme, gelirin düzenli ve güvenceli olup olmadığını, miktarını ve yoksulluktan çıkarıp çıkarmadığını araştırarak uygun nafakaya karar vermelidir. Ayrıca boşanmanın ferisi olan nafaka ve tazminat taleplerinin reddedilen kısımları için ayrıca karşı taraf lehine vekâlet ücreti verilemez. Hüküm bu yönlerden bozuldu, diğer bölümler onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/4784, K. 2018/11712, T. 23.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi03.10.2018
Yoksulluk nafakası ve boşanma ferilerinde vekâlet ücreti
İlk derece mahkemesi kadının çalışıyor olmasını gerekçe göstererek yoksulluk nafakasını ve maddi tazminatı reddetmiş, boşanmanın ferisi olan taleplerin reddedilen kısımları için erkek lehine vekâlet ücretine hükmetmiştir. Daire, asgari ücretin yoksulluktan kurtarmaya yetmediğini belirterek kadının sosyal-ekonomik durumunun araştırılmasını ve uygun nafakaya karar verilmesini istedi. Kadın boşanmada erkekten daha ağır kusurlu olmadığından, maddi desteği kaybetmesi gözetilip uygun maddi tazminat da değerlendirilmelidir. Nafaka ve tazminat talepleri için ayrıca karşı vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğinden karar ilgili yönlerden bozuldu, kalan kısımlar onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2016/24561, K. 2018/10569, T. 03.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi25.04.2018
İştirak nafakasının hakkaniyete göre artırılması
İlk derece mahkemesi, ortak çocuk için ödenen iştirak nafakasını önceki bozma üzerine aylık 750 TL'ye yükseltmiş, fazla talebi reddetmiştir. Daire; tarafların ekonomik durumları, çocuğun yaşı, eğitim ve ihtiyaçları ile geçen süre dikkate alınarak belirlenen miktarda ve hükümdeki düzeltilebilir tarih hatası dışında hukuka aykırılık bulunmadığını belirtmiştir. Davalının temyiz itirazları reddedilmiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2018/2872, K. 2018/4500, T. 25.04.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.01.2018
Tedbir nafakasında feragat sonrası nafakanın başlangıcı
Boşanma davasından önce açtığı bağımsız tedbir nafakası davasından kadın feragat etmiş; boşanma yargılamasında nafaka dava tarihinden başlatılmıştır. Hukuk Genel Kurulu (HGK), feragatin önceki nafaka isteminden vazgeçme anlamına geldiğini, ancak tedbir nafakasının her gün doğup işleyen niteliği nedeniyle feragat tarihinden sonrası için hükmedilebileceğini kabul etmiştir. Direnme kararı bu nedenle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/3102, K. 2018/46, T. 17.01.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.10.2012
Nafaka ve protokoldeki kira bedeli isteminin görevli daireye gönderilmesi
Dava yoksulluk nafakasının artırılması ve boşanma protokolündeki kira bedelinin belirlenmesi istemlerine ilişkindir. İnceleme görevi Yargıtay 2. Hukuk Dairesinde görülerek dosya o daireye gönderilmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2012/16425, K. 2012/21589, T. 15.10.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.05.2009
Asgari ücretle çalışan eş için yoksulluk nafakasının kaldırılması
Hukuk Genel Kurulu, asgari ücret düzeyinde gelir elde etmenin tek başına yoksulluk nafakasını kaldırmayı gerektirmediğini; tarafların sosyal ve ekonomik durumları, yaşam tarzı ve gelirin sürekliliği birlikte değerlendirilerek yoksulluk durumunun belirlenmesi gerektiğini kabul etti. Davalının 700 Türk lirası ücretli işi güvenceli değildi ve davacı eski eşinin maddi durumu daha iyiydi; nafakanın kaldırılma koşulları oluşmadığından direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/165, K. 2009/186, T. 13.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul