muvazaa
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
23 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi04.02.2026
Muvazaalı alt işverenlikte fazla çalışma ve tatil ücreti alacaklarının onanması
Davacı işçi, kayıtlarda alt işveren görünmesine rağmen baştan beri asıl işveren şirketin işçisi olarak çalıştığını ileri sürerek fazla çalışma, ulusal bayram ve genel tatil ile hafta tatili ücreti alacaklarının davalılardan tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davalılar arasındaki ilişkinin işçi temininden ibaret olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de işe iade davasında muvazaanın kesin hükümle saptandığını belirterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu ve temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirtmekle yetinmiş, ayrıca bir gerekçe açıklamadan Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2025/9485, K. 2026/783, T. 04.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.09.2025
Harici satışla alınan bağımsız bölümde kötüniyetli üçüncü kişiye karşı tapu iptali
Davacı, yükleniciden harici satış sözleşmesiyle aldığı bağımsız bölümün yüklenicice teminat amacıyla diğer davalıya tapuda devredildiğini, bu devrin muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil, olmazsa tazminat istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, Özel Dairenin davalının kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle verdiği bozma kararına karşı davalının taşınmazın davacıya satıldığını bildiği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kötüniyeti ispat yükünün davacıda olduğunu, ancak yüklenici temsilcisinin beyanı, toplantı tutanağı ve tanık beyanlarına göre davalının taşınmazın başkasına satıldığını bildiğini, konutu görmeden yalnız tapuda işlem yaparak almasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ve TMK 1023. madde korumasından yararlanamayacağını kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2024/1, K. 2025/565, T. 24.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi02.07.2025
Asıl-alt işveren ilişkisinde muvazaa ve ücret farkı alacağı talebi
Davacı, davalı kurumda asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında çalıştığını, yapılan işin kurumun asıl işi olduğunu ve muvazaa bulunduğunu ileri sürerek ilave tediye ve ücret farkı alacaklarının tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, kesinleşmiş işe iade davası kararında muvazaa bulunmadığının tespit edildiğini ve ücretin kesinleştiğini, ayrıca bazı dönemler için arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini belirterek davayı reddetmiştir. Yargıtay, tarafların iddia ve savunmaları ile dosya kapsamına göre kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, temyiz nedenlerinin bozma gerektirmediğini kabul etmiştir. Sonuç olarak, bölge adliye mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2025/4430, K. 2025/5676, T. 02.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.02.2023
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaanın emsal kararlarla kabulü ve eksik inceleme
Davacı işçi, Türkiye Taşkömürü Kurumu ile alt işveren şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; İlk Derece Mahkemesi, emsal kararlar ve başka dosyada alınan bilirkişi raporuna dayanarak muvazaayı kabul etmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının İş Kanunu'nun 2. maddesi, Alt İşverenlik Yönetmeliği ve Kurum Ana Statüsü birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu kabul etmiştir. Verilen işin kapsamı ile asıl iş mi yardımcı iş mi olduğu, davacının sözleşme ve şartnamelerdeki iş kapsamında çalışıp çalışmadığı ve çalıştığı sahada Kurumun aynı işi yapan işçisi bulunup bulunmadığı gerekirse tanık ve keşifle araştırılmalıdır. Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2022/547, K. 2023/56, T. 08.02.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi31.05.2022
Muvazaaya dayalı ilave tediye alacağında belirsiz alacak davası ve zamanaşımı def'i
Alt işveren işçisi olarak çalışan davacı, davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek ücret farkı, ikramiye, ilave tediye, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, önceki bozmaya uyarak muvazaayı kabul etmiş, ilave tediye alacağını davacının fiilen aldığı ücret üzerinden hesaplamış ve ıslaha karşı zamanaşımı def'i nedeniyle dava dilekçesindeki miktarla sınırlı hüküm altına alarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, davalının bütün temyiz itirazlarını reddetmiş ve muvazaa tespitini yerinde bulmuştur. Daire, davacının ilave tediye alacağının davalının kadrolu emsal işçisinin ücretine göre hesaplanmasını istediğini belirterek, muvazaa kabulünün bir sonucu olarak hesaplanan bu alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olmadığını, belirsiz alacak davasında dava tarihinde alacağın tamamı için zamanaşımının kesildiğini ve talep artırımına karşı zamanaşımı def'inin sonuca etkisi olmadığını kabul etmiştir. Davanın kısmi dava olarak nitelendirilip zamanaşımı def'ine değer verilmesi hatalı bulunarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/5909, K. 2022/6892, T. 31.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi30.03.2022
Asıl işveren alt işveren ilişkisinde denetim yetkisi tek başına muvazaa değildir
Karayolları işyerinde taşeron şirketler yanında çalışan işçi, asıl işveren işçisi olduğunun tespitini istemiş; alt işverenlik sözleşmelerindeki personel sayısı, ücret, izin ve görev yeri üzerindeki hükümler muvazaa delili sayılarak dava kabul edilmiştir. Yargıtay, asıl işverenin işin yürütümünü ve işçi güvenliğini denetleme yetkilerinin yasal sorumluluklarından kaynaklandığını, bu yetkilerin tek başına emir ve talimat ilişkisi ya da muvazaa göstermediğini değerlendirdi. Davanın kabulünün bu gerekçeyle hatalı olduğunu belirterek ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını bozup ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/3443, K. 2022/4200, T. 30.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi26.01.2022
Belediye şirketi işçisinin belediye toplu iş sözleşmesinden yararlanması
Belediye işyerinde belediye şirketi çalışanı olarak görev yapan işçi, belediyenin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan fark alacaklarını istemiştir. Yargıtay, belediyenin kanuni görev ve hizmetlerini kurduğu şirkete gördürmesinin tek başına işçi teminine yönelik olmadığını; şirket sermayesinin belediyeye ait olması, işçilerin belediye işlerinde çalışması ve bazı talimatları belediye yetkililerinden almasının da muvazaa ölçütü sayılamayacağını değerlendirdi. Şirket ile belediye arasındaki ilişkiyi geçerli bularak toplu iş sözleşmesi farklarının reddi gerektiği sonucuyla alt derece kararlarını bozup ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/12763, K. 2022/1148, T. 26.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi23.06.2021
Muvazaalı alt işveren ilişkisi olsa da toplu iş sözleşmesi üyelik şartı aranır
Kömür üretiminde taşeron yanında çalışan işçi, asıl işverenle alt işverenler arasındaki hizmet alımının muvazaalı olduğuna dayanarak kurumun toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farklarını istemiştir. Yargıtay, muvazaa kanıtlanmış olsa bile işçinin toplu iş sözleşmesinden yararlanması için sendika üyeliğinin asıl işverene bildirilmesi veya dayanışma aidatı talep etmesi gerektiğini belirtti. Bu koşulların hangi tarihte gerçekleştiği araştırılmadan sözleşmeden doğan alacaklara hükmedilmesini hatalı bulup bölge adliye mahkemesi kararını bozarak ortadan kaldırdı.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/6396, K. 2021/10706, T. 23.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.03.2021
Muvazaalı alt işverenlik tespitinin işe iade kararından işçilik alacağı davasına etkisi
Sigara fabrikasında alt işveren işçisi olarak forklift operatörlüğü yapan davacı, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek fark işçilik alacakları ile ayrımcılık tazminatını istemiş; İş Mahkemesi alt işverene verilen işin yardımcı iş olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ham ve yarı mamul malzemelerin forkliftlerle taşınması, istiflenmesi ve depolanmasının asıl işin uzmanlık gerektirmeyen bölünemez bir parçası olduğunu, alt işverenlerin bağımsız bir organizasyona sahip olmadığını ve sözleşmenin işçi teminine yönelik olduğunu kabul etmiştir. Aynı vakalara dayanan işe iade davasında muvazaaya ilişkin kesinleşen tespitin eldeki alacak davasında kuvvetli delil oluşturduğunu, davacının başlangıçtan itibaren asıl işveren işçisi sayılarak emsal işçi ücretlerine göre değerlendirme yapılması gerektiğini belirterek direnme kararını genişletilmiş gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1900, K. 2021/324, T. 23.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.11.2020
Maaş haczinde muvazaa nedenine dayalı haciz sırasına itirazın niteliği
Davacılar, borçlunun davalıya muvazaalı senetle borçlu görünerek maaş haczinde öne geçtiğini ileri sürerek davalının takibinin haciz sırasının iptalini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiş, 17. Hukuk Dairesinin davayı TBK 19. maddeye dayalı iptal davası sayıp borçluyla taraf teşkili istediği bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, hâkimin HMK 33. madde uyarınca hukuki nitelendirmeyi yapacağını belirtmiş, maaş haczine ilişkin işlemlerin sıra cetveli hükmünde olduğunu ve davanın İİK hükümleri kapsamında muvazaa nedenine dayalı sıra cetveline itiraz davası olduğunu, bu davada takip borçlusunun davalı sıfatı bulunmadığını kabul etmiştir. Direnme uygun bulunarak esasa yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir. Karşı oy: davanın muvazaaya dayalı tasarrufun iptali davası olduğu ve borçluyla taraf teşkili sağlanması için direnme kararının bozulması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2018/172, K. 2020/934, T. 24.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.11.2020
Sigara fabrikasında forkliftle taşıma ve depolama işlerinin alt işverene verilmesi
Forklift operatörü olarak çalışan davacı, alt işverenlik sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek eksik ödenen işçilik alacakları ile ayrımcılık tazminatı istemiş; İş Mahkemesi alt işverene verilen işlerin yardımcı iş olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ham ve yarı mamul malzemelerin forkliftlerle taşınması, istiflenmesi ve depolanması işlerinin asıl işin teknolojik nedenlerle uzmanlık gerektirmeyen bölünemez bir parçası olduğunu kabul etmiştir. Davacının emir ve talimatları davalı işveren yetkililerinden alması, işe alım ve işten çıkarmada onların söz sahibi olması ve forkliftlerin davalıca temin edilmesi karşısında dava dışı şirketlerin bağımsız bir organizasyona sahip olmadığını, 4857 sayılı Kanun'un 2. maddesine göre geçerli bir asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunmayıp muvazaa söz konusu olduğunu belirtmiştir. Emsal işçilere ödenen ücretlerin tespitiyle karar verilmesi gerektiğinden direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/2600, K. 2020/903, T. 17.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.07.2020
Muvazaalı taşınmaz devri iddiasında alacaklının hukuki yararı ve eksik inceleme
Davacı, eşinin Fransa’daki boşanma davasından sonra taşınmazı alacağını etkisiz bırakmak amacıyla üçüncü kişiye muvazaalı devrettiğini ileri sürerek tapu iptali istedi. Hukuk Genel Kurulu, üçüncü kişinin muvazaa iddiasında hukuki yararın alacağın ve boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükümlerin varlığına bağlı olduğunu; tarafların Fransa’da boşanma davası bulunduğunu doğrulamasına rağmen mahkemenin dosyayı ve olası tenfiz kararını araştırmadığını belirtti. Bu belgeler getirtilip mali sonuçlar incelenerek hukuki yarar değerlendirilmeliydi; direnme kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2017/1507, K. 2020/525, T. 07.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi25.06.2020
Mülkiyet karinesi üçüncü kişi yararınayken alacaklının muvazaa iddiasını ispatlayamaması
Alacaklı, borçlunun marketlerinin davalı üçüncü kişiye muvazaalı olarak devredildiğini ileri sürerek istihkak iddiasının reddini istemiş; mahkeme davayı kabul etmiş, Daire hükmü onamış, davalı üçüncü kişi karar düzeltme istemiştir. Yargıtay, haczin üçüncü kişinin huzurunda yapıldığını ve borçlunun haciz adresinden daha önce ayrıldığını, bu nedenle mülkiyet karinesinin üçüncü kişi yararına olduğunu ve aksinin alacaklı tarafından inandırıcı ve güçlü delillerle ispatı gerektiğini belirtmiştir. Çekin faturalara istinaden düzenlendiğinin ispatlanamadığı, çalışanların aynı kişiler olmasının tek başına muvazaanın ispatı için yeterli olmadığı ve borçlu ile üçüncü kişi arasında işletme devri bulunmadığı kabul edilerek karar düzeltme istemi kabul edilmiş, onama kararı kaldırılıp hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 8. HD, E. 2020/1553, K. 2020/4026, T. 25.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.01.2020
Belediyenin park bahçe işlerini alt işverene vermesinde muvazaa bulunmaması ve işe iade
Belediyenin alt işvereni olan şirkette park bahçe işlerinde çapacı olarak çalışan davacı, feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu kabul ederek davacının Belediyedeki işine iadesine karar vermiş, bölge adliye mahkemesi Belediyenin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, feshin geçerli nedene dayanmadığını ve işe iade kararının isabetli olduğunu, ancak park ve bahçelerin bakım ve onarım işlerinin Belediye Kanunu'nun 67. maddesine göre alt işverene verilebilecek işlerden olduğunu ve asıl işverenin denetim görevi kapsamındaki bildiriminin muvazaayı göstermediğini belirtmiştir. İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırılmış; davacının alt işveren şirketteki işine iadesine ve mali sonuçlardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/5746, K. 2020/154, T. 13.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi24.04.2019
Muvazaalı ikinci kira sözleşmesi ve sözleşmedeki bedel üzerinden kira alacağı
Davacı yeni malik, sözleşmedeki artış şartına dayanarak eksik ödendiğini ileri sürdüğü kira alacağının tahsilini istemiştir. Mahkeme, artış şartının sözleşme bitiminde uygulanabileceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, ikinci sözleşmenin muvazaalı olduğunu ve ilk sözleşmedeki artışın henüz uygulanamayacağını kabul etmekle birlikte, ilk sözleşmede belirlenen 1.000 TL kira bedeli esas alınarak inceleme yapılması gerektiğini belirtmiştir. Çoğun içinde azın da bulunması nedeniyle davanın tümden reddini doğru bulmayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/7939, K. 2019/3629, T. 24.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi09.06.2016
Kamu kurumunun alt işveren ilişkisi ve muvazaa denetimi
İşçi, kurum işyerinde değişen taşeronlar yanında çalıştırılmasının muvazaalı olduğunu ileri sürerek işçilik alacakları istemiş; mahkeme talepleri kısmen kabul etmiştir. Daire, ilave tediye kabulünün asıl işveren-alt işveren ilişkisinin muvazaalı sayıldığı anlamına geldiğini, ancak her ihale sözleşmesinin kendi dönemi ve şartlarıyla ayrı incelenmesi gerektiğini belirtmiştir. Hizmet alım sözleşmeleri ve işin devredilebilirliği yeterince araştırılmadığından karar bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/14467, K. 2016/17319, T. 09.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi01.12.2015
Muvazaalı alt işverenlikte işçinin gerçek işverenine iadesi
Davacı işçi, maden galerisi hazırlık işinin alt işverene verilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işe iade istemiş; ilk derece mahkemesi asıl-alt işveren ilişkisi bulunduğunu kabul ederek davacıyı şirkete iade etmiştir. Daire, işin asıl işin parçası olduğunu ve yüklenicinin gerekli uzmanlık ve teknolojik altyapıya sahip olmadığını belirterek ilişkiyi muvazaalı saymış, feshin geçersizliğine ve işçinin gerçek işverenin işyerine iadesine karar vererek mahkeme hükmünü bozup ortadan kaldırmıştır.
Yargıtay 7. HD, E. 2015/39401, K. 2015/23937, T. 01.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2015
Alt işverenlikte muvazaa ve toplu iş sözleşmesinden yararlanma
Davacı, Seyitömer Termik Santrali’nde alt işveren işçisi gösterilmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) işçisi sayılmasını ve toplu iş sözleşmesi alacaklarını istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmiş, Hukuk Genel Kurulu önüne direnme kararı gelmiştir. Kurul çoğunluğu, elektrik üretimi işlerinin alt işverene verilebilmesine ilişkin düzenlemenin bulunmasının somut sözleşmelerdeki muvazaayı ortadan kaldırmadığını; işverenin kendi muvazaasına dayanarak işçiyi toplu iş sözleşmesinden yoksun bırakamayacağını kabul ederek direnmenin uygun olduğuna karar vermiştir. Kalan temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy: Alt işverenlik ilişkisinin 4628 sayılı Kanun uyarınca geçerli olduğu ve muvazaa bulunmadığı görüşüyle direnmenin bozulması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1895, K. 2015/1779, T. 30.09.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi30.03.2015
Alt işveren ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının araştırılması
İşçi, asıl işverenin kadrolu çalışanlarıyla aynı işi yaptığını ileri sürerek ücret ve sosyal yardım farklarını talep etmiş, mahkeme yaptığı işin yardımcı iş olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, emsal karara dayanılarak sonuca gidilemeyeceğini; şirket kayıtları, hizmet alım sözleşmesi, tarafların faaliyet alanları ve işçinin fiilen yaptığı işin iş yerinde keşif ve bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Eksik inceleme nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2014/934, K. 2015/12261, T. 30.03.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi17.12.2013
Elektrik üretim tesisinde hizmet alımıyla verilen işte muvazaa ve fark alacakları
Davacı işçi, davalıya ait termik santral işletmesinde yüklenici firmalar aracılığıyla çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek başlangıçtan itibaren davalının işçisi sayılmasını ve eşit davranma ilkesine göre ücret ve sosyal hak farklarının tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, muvazaalı işlemle işçi temin edildiği ve işçilerin baştan itibaren davalının işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15. maddesine göre elektrik üretim tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alımıyla yaptırılabileceğini, davalının kömür konveyörlerinin işletilmesi, bakım onarımı ve temizliği işlerini bu yolla dava dışı şirketlere verdiğini belirtmiştir. Yargıtay, davalı ile dava dışı işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gözetilmeden muvazaadan söz edilerek fark alacaklarına hükmedilmesini hatalı bulup kararı bozmuştur.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/23916, K. 2013/22377, T. 17.12.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi25.06.2013
Kooperatif çalışmasında gerçek işverenin araştırılması
Vinç operatörünün kooperatif ortağı olarak mı, yoksa iş sözleşmesiyle mi çalıştığı ve işverenin kooperatif ya da liman işletmesi olup olmadığı açıklığa kavuşmamıştır. Daire, vincin mülkiyeti ile olası asıl işveren-alt işveren ilişkisinin araştırılmasını; muvazaa saptanırsa davacının gerçek işverene yönelmesi için süre verilmesini isteyerek kararı eksik inceleme nedeniyle bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2013/13693, K. 2013/15578, T. 25.06.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi21.02.2013
Fesih geçerliliği ve asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaa
Tıbbi tanıtım temsilcisi, işletmesel nedenle işten çıkarılmasının geçersizliğini ve işe iadesini istemiştir. Daire, işverenin satışlarında artış ve fesih sonrasında aynı işi yapan çok sayıda personel alımı bulunduğundan, feshin geçerli nedene dayandığını kabul eden mahkeme sonucunu yerinde görmüştür. Bununla birlikte davacının gerçek işverenin diğer şirket olduğu ve şirketler arasındaki alt işveren ilişkisinin muvazaalı kurulduğu iddiası ile tanıtım sözleşmesindeki talimat ve denetim hükümleri araştırılmamıştır. Bu eksik inceleme nedeniyle karar bozulmuş; taraflar arasındaki ilişkinin niteliğinin araştırılması istenmiştir.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/2322, K. 2013/1429, T. 21.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi03.11.2011
Alt işveren ilişkisinin muvazaalı olması ve işe iade
Çağrı merkezi çalışanı, Türk Telekom’un asıl işinin muvazaalı alt işveren ilişkisiyle bölündüğünü ileri sürerek işe iade istemiştir. Daire, müşteri hizmetlerinin asıl iş kapsamında olduğunu, işçinin gerçek işvereninin Türk Telekom olduğunu ve fesih için geçerli neden bulunmadığını kabul etmiştir. Yerel mahkeme kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işçinin işe iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 22. HD, E. 2011/1609, K. 2011/3808, T. 03.11.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul