müteselsil sorumluluk
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
11 karar, yeniden eskiye
- Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu03.12.2025
Sahte fatura düzenleme faaliyetindeki mali müşavirin müteselsil sorumluluğu
Uyuşmazlık, sahte fatura düzenleme faaliyetinde yer alan mükellefin mali müşaviri adına müşterek ve müteselsil sorumlu sıfatıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Bölge İdare Mahkemesi, vergi kaybının beyannamelerdeki bilgilerin defter ve belgelere aykırılığından kaynaklanmadığı gerekçesiyle davalı idarenin istinaf isteminde ısrar etmiştir. Danıştay Vergi Dava Daireleri Kurulu, mali müşavirin organizasyonu bildiği ve sahte fatura düzenleme fiillerine mesleki faaliyetiyle katıldığı yönündeki tespitlere dayanarak ısrar kararını bozmuştur. Karşı oy: Temyiz isteminin reddi gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay VDDK, E. 2025/328, K. 2025/1028, T. 03.12.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi30.05.2023
Teslim edilmeyen konut için kullandırılan bağlı kredide bankanın sorumluluğu
Davacı tüketici, satış vaadi sözleşmesiyle satın aldığı bağımsız bölümün teslim edilmemesi nedeniyle sözleşmenin iptalini, ödediği bedelin davalı yüklenici şirket ve bankadan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve bankaya kredi borcu nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi bankanın istinaf başvurusunu kısmen kabul ederek bankanın sorumluluğunu kullandırılan 205.438,00 TL kredi miktarıyla sınırlayıp davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre bağlı kredide mal hiç ya da gereği gibi teslim edilmezse satıcı ve kredi verenin müteselsilen sorumlu olduğunu, davacıya kullandırılan kredinin niteliği itibarıyla bağlı kredi olduğunu belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2023/364, K. 2023/1669, T. 30.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.05.2023
Tamamlanmayan konut için kullandırılan bağlı kredide banka sorumluluğu ve harç hatası
Davacılar, inşaatı yarım bırakılan daire için yüklenici şirketle yapılan satış sözleşmesinin ve bağlı kredi olarak kullandırılan kredi sözleşmesinin feshini, ödenen bedellerin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi vekâlet ücreti ve taleple bağlılık yönünden kararı kaldırarak davanın kısmen kabulüne ve bankanın sorumluluğunun 187.000,00 TL ile sınırlı tutulmasına karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 35. maddesi çerçevesinde kredinin niteliği itibarıyla bağlı kredi olduğunu kabul ederek bankanın diğer temyiz itirazlarını reddetmiş; istinaf başvurma harcının da iadesine karar verilmesini ve banka aleyhine hükmedilen miktar gözetilmeden fazla karar ilam harcına hükmedilmesini hatalı bulmuştur. Bu yanlışlıklar yeniden yargılama gerektirmediğinden harca ilişkin bentler değiştirilerek hüküm düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/8351, K. 2023/1237, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi16.02.2022
Teslim edilmeyen konutta bağlı kredi veren bankanın kredi miktarıyla sınırlı sorumluluğu
Davacı, satış vaadi sözleşmesiyle aldığı konutun teslim edilmediğini ve inşaatın durduğunu ileri sürerek satış vaadi ile bu projeye özel kullandığı kredi sözleşmesinin iptalini, borçlu olmadığının tespitini ve ödediği bedelin davalı şirket ile bankadan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece kararını kaldırarak davayı kabul etmiş ve 103.090,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar vermiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 30. maddesine göre davacıya kullandırılan kredinin bağlı kredi olduğunu, ancak davalı bankanın sorumluluğunun kullandırılan kredi miktarıyla sınırlı olduğunun kabulü gerekirken toplam alacak üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm fıkrasına bankanın kredi miktarıyla sınırlı sorumlu olduğu eklenerek karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/7453, K. 2022/1153, T. 16.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.04.2021
Adi ortaklığın kendi borcu için ortaklığın üçüncü kişideki hak ediş alacağının haczi
Adi ortaklığı oluşturan şirketlerden biri, ortaklığın belediyeden olan hak ediş alacağına konulan haczin kaldırılmasını istemiş; İcra Hukuk Mahkemesi takibin adi ortaklığın borcu nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle şikâyeti reddetmiş ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, TBK'nın 638 inci maddesinin ikinci fıkrasının yalnız ortakların ortaklık dışındaki şahsi borçlarına ilişkin olduğunu, ortaklık adına düzenlenen sözleşme ve bonolardan doğan takip konusu borcun adi ortaklığın borcu olduğunu ve ortakların üçüncü fıkra uyarınca müteselsilen sorumlu olması nedeniyle ortaklığa ait alacağa haciz konulabileceğini kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından el birliğiyle sahip olunan hak edişe İİK'nın 89 uncu maddesine göre haciz konulamayacağı, direnme kararının bozulması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2453, K. 2021/522, T. 27.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.06.2015
Farklı işyerlerinde gelişen meslek hastalığında işverenlerin sorumluluğu
Sosyal Güvenlik Kurumu, farklı dönemlerde iki kot yıkama işyerinde çalışan sigortalının silikozis nedeniyle sürekli iş göremezliğe uğraması üzerine yaptığı yardımları işverenlerden müştereken ve müteselsilen istemiş; direnme kararı bu talebi kısmen kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ayrı zaman ve çalışma ortamlarında hastalığa katkı sunan işverenlerin kusurlarının ayrı belirlenmesi ve her birinin yalnız kendi kusurundan sorumlu tutulması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2013/2281, K. 2015/1727, T. 19.06.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 21. Hukuk Dairesi24.06.2014
Destekten yoksun kalma tazminatında teselsül ve ferdi kaza ödemesi
Trafik kazasında ölen kişinin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı isteminde, dava dilekçesinde “müteselsilen” sözcüğü kullanılmaması ve ferdi kaza sigortası ödemesinin tazminattan indirilmesi uyuşmazlık konusudur. Daire, zararının tamamını istemenin olay anlatımıyla birlikte müteselsil sorumluluğa dayanıldığını gösterdiğini; koltuk ferdi kaza sigortası ödemesinin ise meblağ sigortası niteliği nedeniyle tazminattan indirilemeyeceğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 21. HD, E. 2014/7716, K. 2014/14885, T. 24.06.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.03.2010
Evlilik dışı ilişkiye katılan kişinin manevi tazminat sorumluluğu
Davacı, davalının evli olduğunu bildiği eşiyle ilişki yaşamasının kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istemiş; yerel mahkeme zarardan yalnız eşin sorumlu olabileceği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının evlilik birliğini bilerek ilişkiye katılmasının haksız fiil oluşturduğunu ve eşle birlikte zarardan müteselsilen sorumlu tutulabileceğini, eşin ölmesinin davalının sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını kabul etmiştir. Direnme kararı bozularak zararın kapsamının belirlenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2010/129, K. 2010/173, T. 24.03.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.11.2009
Müteselsil sorumluların dava arkadaşlığı ve temyizde hukuki yararı
Kooperatif, eski yöneticilerinden uğradığı zararın tazminini istemiş; bazı davalılar yönünden davayı reddeden ilk derece kararı temyiz edilmemiştir. Hukuk Genel Kurulu, müteselsil sorumlular arasında ihtiyari dava arkadaşlığı bulunsa da, bir davalının alacaklıyı tatmin etmesi hâlinde açabileceği rücu davasında sorumluluk davasındaki tespitlerin güçlü delil olabileceğini belirtmiştir. Bu nedenle diğer davalıların ret kararını temyizde hukuki yararı bulunduğunu, kesinleşmiş ret hükmüne rağmen sorumluluk derecesinin icrai hüküm kurmadan araştırılmasının usuli kazanılmış hakkı ihlal etmeyeceğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, ayrı davalıların sorumluluğunun bu dosyada yeniden incelenmesine gerek olmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/428, K. 2009/483, T. 04.11.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.02.2009
Yönetim kurulu üyesinin şirket prim borçlarından kişisel sorumluluğu
Hukuk Genel Kurulu, şirketin sosyal güvenlik prim borçları için yönetim kurulu üyesinin temsil ve ilzam yetkisinin dönemine göre sorumlu tutulabileceğini belirtti. Davacı, 17 Aralık 1997’den sonra şirketi temsil yetkisini kaybettiğinden sonraki prim borçlarından sorumlu değildi; ancak bu tarihten önce çift imzayla temsil yetkisi varken doğan 1997 Temmuz–Kasım primleri için şirketle birlikte müteselsilen sorumluydu. Bu dönem ayrımı ve ödeme vadesi gözetilmeden kurulan direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/36, K. 2009/82, T. 18.02.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.12.2008
Asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu
Belediyenin temizlik işinde çalışan işçi, işçilik alacaklarının belediye ile yüklenici şirketten birlikte tahsilini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, fiilen işçiyi çalıştıran şirketin de alacakların korunması ve tahsili bakımından sorumlu olduğu gerekçesiyle belediye ile şirketin müteselsil sorumluluğuna ilişkin direnme kararını uygun bulmuş ve dosyayı diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye göndermiştir; karşı oy şirketin işveren sıfatı bulunmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/704, K. 2008/730, T. 03.12.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul