müsadere
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
10 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 7. Ceza Dairesi05.02.2026
Kaçakçılık suçlarında olağan zamanaşımı dolduğundan davanın düşmesi
Sanıklar hakkında 5607 ve 4733 sayılı Kanunlara muhalefet suçlarından bozma üzerine kurulan hükümler temyiz edilmiş; Daire, doğrudan MERNİS adresine yapılan gıyabi karar tebligatını geçersiz sayarak bir sanığın temyiz istemini öğrenme üzerine süresinde kabul etmiştir. Daire, tapelerin maddi delillerle desteklenmediğini, 02.11.2012 tarihli sigaralar yönünden eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8/4, 07.11.2012 tarihli çaylar yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi kapsamında kaldığını kabul etmiştir. Zamanaşımını kesen son işlem olan 09.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararından hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, kamu davaları zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş, suça konu eşyaların müsaderesine ve nakil aracının hak sahibine iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 7. CD, E. 2024/6715, K. 2026/908, T. 05.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi07.05.2025
Kaçakçılık suçunda HAGB sonrası açıklanan hükümde zamanaşımı nedeniyle düşme
Sanık hakkında kaçakçılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresinde yeni suç işlenmesi üzerine açıklanmış; Bölge Adliye Mahkemesi hükmü düzelterek kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine ve müsadere hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına karar vermiş, karar katılan vekili ve malen sorumlu vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, katılma talebinde bulunmadığı için müdahil sıfatı kazanmayan malen sorumlunun temyiz hakkı bulunmadığından onun temyiz istemini reddetmiştir. Katılan yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 66. maddesine göre 8 yıllık zamanaşımının, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca 1 yıl 1 ay 27 gün duran süre de gözetildiğinde 25.12.2012 tarihli savunmadan 14.10.2022 tarihine kadar dolduğunu kabul ederek hükmü oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy: Kanunda "temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması" diye bir karar türü bulunmadığı, yalnız temyiz isteminin esastan reddine karar verilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay 7. CD, E. 2024/113, K. 2025/6749, T. 07.05.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi22.02.2023
Uyuşturucu ticareti mahkûmiyetinin delil ve arama yönünden denetimi
Araçta kişisel kullanım miktarını aşan 38 paket uyuşturucu ele geçirilmesi üzerine sanık uyuşturucu madde ticaretinden mahkûm edilmiş, istinaf mahkemesi analiz sonrası iade edilen kısmın müsaderesini hükme eklemiştir. Yargıtay, aramanın ve delillerin hukuka uygun olduğunu, miktar ve olay koşullarının ticaret suçunu desteklediğini, Türk Ceza Kanunu (TCK) 32 koşullarının bulunmadığını belirterek temyiz istemlerini reddedip düzeltilmiş hükmü onamıştır.
Yargıtay 10. CD, E. 2022/7850, K. 2023/1339, T. 22.02.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi15.09.2020
Kaçakçılıkta süresinde olmayan temyizin reddi, lehe kanun ve nakil aracının müsaderesi
5607 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan sanıkların mahkûmiyetine ve nakil aracının iadesine karar verilmiş, hüküm sanıklardan biri, diğer sanığın müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, sorgusunda bildirdiği adrese Tebligat Kanunu 21/1. maddeye uygun tebliğ edilen kararı bir haftalık süreden sonra temyiz eden sanığın temyiz istemini CMUK 317. madde uyarınca reddetmiştir. Diğer temyizler yönünden 7242 sayılı Kanun'la 5607 sayılı Kanun'da yapılan lehe değişikliklerin TCK 7. madde gözetilerek değerlendirilmesi, sanığın beyanlarına göre kendisine ait olan çekici ve dorsenin müsaderesi gerekirken iadesine karar verilmesi, lehe kanunun karşılaştırılmaması ve TCK 53. maddeye ilişkin iptal kararı nedeniyle hükmü bozmuş, bozmanın temyiz etmeyen sanığa sirayetine karar vermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/4801, K. 2020/10874, T. 15.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi02.12.2019
4733 sayılı Kanun'a muhalefette dinleme kayıtlarının tek başına delil olamaması
Asliye ceza mahkemesi, araçta 9390 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda sanıkları 4733 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkûm etmiş, araçta yakalanmayan bir sanığı da iletişimin tespiti kayıtlarına dayanarak cezalandırmıştır. Yargıtay, araçta yakalanan sanıklar yönünden takdiri indirim ve müsadere uygulama maddelerinin yanlış gösterilmesini yeniden yargılama gerektirmediğinden düzelterek hükmü onamıştır. Araçta yakalanmayan sanık yönünden, CMK 135/6. maddede 4733 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar için dinleme yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil kabul edilemeyeceğini, başka yeterli delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu sanık hakkındaki hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2015/27872, K. 2019/38042, T. 02.12.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi15.11.2012
Geçici ithal edilen aracın müsaderesi yerine iadesi
Kaçakçılık davasında kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi kararı doğru bulunmuş, ancak geçici olarak yurda sokulan aracın müsaderesine hükmedilmiştir. Yargıtay, aracın girişteki ayniyetiyle korunduğunu ve millileştirme girişimi saptanmadığını belirterek müsadere kısmını çıkarıp aracın gümrük mevzuatına göre yurt dışına çıkarılmak üzere gümrüğe iadesine karar vermiş ve hükmü düzelterek onamıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2012/1256, K. 2012/30385, T. 15.11.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi20.12.2010
Geçici ithal araç süresinin aşılması ve aracın iadesi
Sanığın geçici olarak yurda getirdiği yabancı plakalı araç, triptik süresinin dolmasından 69 gün sonra yakalanmıştır. Daire, araç millileştirilmeye çalışılmadığından eylemin kaçakçılık suçu değil, 5607 sayılı Kanun’un 3/9. maddesindeki kabahat olduğunu belirtmiştir. Araç, gümrük mevzuatına göre yurtdışına çıkarılmak üzere sanığa iade edilerek hüküm düzeltilmiş ve onanmıştır.
Yargıtay 7. CD, E. 2008/5449, K. 2010/17020, T. 20.12.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu09.03.2010
Düşük değerli para cezasına ek müsadere kararının temyizi
Sanık hakkında iki yaralama eylemi nedeniyle kesin olarak para cezası verilmiş ve kullanılan bıçağın müsaderesine karar verilmiştir; daire, çocuk indirimi uygulanması için kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir. Ceza Genel Kurulu, para cezalarının temyiz sınırının altında kaldığını ve bıçağın değerinin de müsadere kararını temyize elverişli hâle getirmediğini belirterek hükmün kesin olduğu ve kanun yararına bozma yolunun kullanılabileceği sonucuna varmıştır. Başsavcılık itirazı reddedilmiş, dairenin kararı yerinde bulunmuştur. Karşı oy, müsadere kararının eşyanın değerinden bağımsız olarak temyize tabi olduğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/237, K. 2010/51, T. 09.03.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.02.2009
Sahte para davasında HAGB değerlendirmesi ve tüm delillerin incelenmesi
Ceza Genel Kurulu, adli sicil kaydı bulunmayan sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının değerlendirilmesi gerektiğini ve dosyada bulunan sahte olduğu ileri sürülen diğer dolarlar hakkında da inceleme yapılıp karar verilmesini kabul etti. Yerel mahkeme yalnız bir kısım emanet parayı incelemiş, diğer emanet numarasındaki dolarları karara bağlamamıştı; bu eksiklikler nedeniyle direnme hükmü bozuldu. Karşıoy, yalnız hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartlarının tartışılmaması nedeniyle bozma gerektiğini savundu.
Yargıtay CGK, E. 2008/272, K. 2009/25, T. 17.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.02.2006
Kesinleşmiş mahkûmiyetin lehe kanuna göre uyarlanması
Hükümlü hakkındaki kesinleşmiş uyuşturucu suçuna ilişkin mahkûmiyet, 5237 sayılı Kanun’un lehe olduğu kabul edilerek evrak üzerinden uyarlanmış; müsadere ve eski yargılama giderleri hakkında önceki hükme atıfla yetinilmiştir. Ceza Genel Kurulu, yeni uyarlama hükmünde suç eşyası, iade ve giderlerin açıkça karara bağlanması gerektiğini ve cezanın takdirini gerektiren somut olayda duruşma yapılmasının zorunlu olduğunu kabul etmiştir. Başsavcılığın gider ve müsadere itirazı reddedilmiş, duruşmasız uyarlama yönündeki itirazı kabul edilerek hüküm bozulmuştur; karşı oy, ilk itirazın da kabulünü savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2006/11, K. 2006/12, T. 07.02.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi