mülkiyet hakkı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Danıştay · 5. Daire07.03.2024
Kapatılan eğitim kurumundan devralınan taşınmazın Hazineye tescili
olağanüstü hâl (OHAL) kapsamında kapatılan eğitim kurumundan devredilen taşınmaz, 675 sayılı kanun hükmünde kararname (KHK)'nın 12. maddesi uyarınca muvazaalı sayılarak Hazine adına tescil edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, kurumun taşınmazda kapatıldığı tarih itibarıyla faaliyetine devam ettiğini gösteren somut delil bulunmadığı gerekçesiyle tescile dayalı iade başvurusunun reddini iptal etmiştir. Daire, dayanak kuralın Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının görülmekte olan davada dikkate alınması gerektiğini belirterek bölge mahkemesi kararını bu gerekçeyle onamıştır.
Danıştay 5. D, E. 2022/8839, K. 2024/2589, T. 07.03.2024İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire24.05.2023
Stabilize yol teknik altyapı bedelinin iadesi başvurusunda dava süresi
Taşınmaz için ödenen stabilize yol teknik altyapı katılım bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurular reddedilince dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, ödemenin vergi olmadığını ve düzeltme-şikâyet başvurusunun geçmiş dava süresini canlandırmayacağını belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir. Daire, iade başvurusunun özünde mülkiyet hakkı ihlalinin giderilmesini isteyen 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi başvurusu olduğunu; ret işlemi tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılan davanın süresinde bulunduğunu belirterek bölge mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2020/11143, K. 2023/5071, T. 24.05.2023İdare ve Vergi - Danıştay · 13. Daire15.12.2021
AİHM tazminatı sonrası yargılamanın yenilenmesi ve yerel giderler
Hisselerine el konulmasının mülkiyet hakkını ihlal ettiğine ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararı üzerine davacı, yargılamanın yenilenmesini ve önceki davadaki vekâlet ücreti ile giderlerin kaldırılmasını istemiştir. AİHM, maddi tazminat yanında başvuranların masraf ve giderleri için de toplu ödeme kararı vermiştir. Daire, ihlalin sonuçları ve gider talepleri AİHM kararında karşılandığından yeniden yargılama yoluyla giderilebilecek bir ihlal kalmadığını belirterek yargılamanın yenilenmesi istemini reddeden bölge mahkemesi kararını onamıştır.
Danıştay 13. D, E. 2021/1696, K. 2021/4853, T. 15.12.2021İdare ve Vergi - Danıştay · 9. Daire11.03.2021
Kendi ürettiği elektrik ve kok gazını tüketen şirketin belediye vergisi
Kendi tesisinde ürettiği elektrik ve kok gazını sanayi üretiminde kullanan şirketten elektrik ve havagazı tüketim vergisi tahsil edilmiştir. Anayasa Mahkemesi, satış ilişkisi ve satış bedeli bulunmayan bu tüketimde vergi matrahı ve tahsil yönteminin kanunda belirli ve öngörülebilir olmadığını, bu nedenle mülkiyet hakkının ihlal edildiğini tespit ederek yeniden yargılama istemiştir. Vergi Mahkemesi tahakkuku iptal edip ödenen tutarın iadesine karar vermiştir. Daire, ihlal sonrası verilen bu kararı onamıştır.
Danıştay 9. D, E. 2019/6784, K. 2021/1734, T. 11.03.2021İdare ve Vergi - Danıştay · 3. Daire16.02.2021
İhtirazi kayıtla verilen düzeltme beyannamesi sonrası vergi uyuşmazlığının incelenmesi
Vergi idaresinin müeyyideli yazısı üzerine şirket, bazı alış faturalarını kayıtlardan çıkararak süresi geçtikten sonra ihtirazi kayıtla düzeltme beyannamesi vermiş; katma değer vergisi (KDV), gecikme faizi ve vergi ziyaı cezası tahakkuk etmiştir. Anayasa Mahkemesi, bu tür beyanlara karşı vergi uyuşmazlığının esası incelenmeden dava yolu kapatıldığında mülkiyet hakkının usul güvencelerinin ihlal edildiğini belirterek yeniden yargılama istemiştir. Daire, ihtirazi kaydın kabul edilmemesiyle yapılan tahakkukun dayanağının yargısal denetime tabi tutulması gerektiğini, bu incelemenin yapılmadan vergi ve cezaların tümden kaldırılmasının da hukuka uygun olmadığını belirterek kararı bozmuştur.
Danıştay 3. D, E. 2020/754, K. 2021/819, T. 16.02.2021İdare ve Vergi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.12.2010
İmar planında okul alanına ayrılıp uzun yıllar kamulaştırılmayan taşınmazda el atma
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazın 1978'den beri imar planlarında okul alanı olarak ayrıldığını, kamulaştırılmadığını ve inşaat yapamadığını ileri sürerek kamulaştırmasız el koyma karşılığının davalı il özel idaresinden tahsilini ve payın davalı adına tescilini istemiştir. Yerel mahkeme fiilen el atılmamış olsa da mülkiyet hakkı engellendiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiş; Özel Daire, idarece fiilen el atılmadıkça taşınmazın imar planında kamu hizmetine ayrılmasının dava hakkı vermeyeceği gerekçesiyle oyçokluğuyla bozmuş, yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, uzun yıllar imar programına alınmayan ve kamulaştırma ya da takas yoluna gidilmeyen taşınmazda idarenin pasif kalarak malikin tasarruf hakkını belirsiz süre kullanılamaz hâle getirdiğini, bunun kamulaştırmasız el koyma olgusunun varlığı için yeterli olduğunu ve malikin mülkiyetin bedele çevrilmesini isteyebileceğini kabul etmiştir. Direnme uygun bulunmuş, davalının işin esasına ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya oyçokluğuyla 5. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2010/662, K. 2010/651, T. 15.12.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul