müdafi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
7 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Ceza Dairesi30.03.2026
İlk haksız hareketin belirlenememesinde asgari tahrik indirimi ve ortak müdafi
Yargıtay, karşılıklı öldürme ve öldürmeye teşebbüs suçlarında ilk haksız hareketin hangi taraftan geldiği belirlenemediğinden asgari haksız tahrik indirimi uygulanmasını uygun bulmuştur. Aynı müdafiyle temsil edilen sanıklar arasında savunmayı zayıflatacak bir menfaat uyuşmazlığı bulunmadığını da belirterek bu yöndeki bozma görüşüne katılmamış ve hükümleri onamıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2024/6049, K. 2026/2330, T. 30.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.05.2023
Sanık ve müdafiine tebligatın temyiz süresine etkisi
Sanığa verilen hüküm müdafiine usulünce tebliğ edilmiş, sanığın kendisine yapılan sonraki tebligattan sonra verdiği temyiz dilekçesi süresinde sayılmamıştır. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, müdafiin sanık lehine kanun yoluna başvurma yetkisini ve müdafiye tebligatın süreyi başlatmasını esas alarak Başsavcılık itirazını kabul etmiş; temyiz isteminin incelenmesi için dosyanın 11. Ceza Dairesine gönderilmesine karar vermiştir. Karşı oy, sanığın yokluğunda açıklanan hükmün ayrıca sanığa tebliğinin gerekli olduğunu ve bu tebliğ üzerine yapılan başvurunun süresinde bulunduğunu savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2023/49, K. 2023/277, T. 17.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.03.2023
Sanığa ayrıca tebligat ve temyiz süresinin başlaması
Suça sürüklenen çocuk, müdafii huzurunda açıklanan hükmü kendisine cezaevinde tebliğ edildikten sonra temyiz etmiş; 6. Ceza Dairesi başvuruyu süresinde kabul etmiştir. Ceza Genel Kurulu, müdafiin sanığı temsil eden vekil değil bağımsız bir savunma öznesi olduğunu, yokluğunda verilen hükmün sanığa da tebliğinin gerektiğini ve bu tebliğden sonraki başvurunun süresinde olduğunu belirterek Başsavcılık itirazını reddetmiştir. Karşı oy, müdafiye usulünce yapılan tebligatın süreyi başlatacağını ve sanığın sonraki başvurusunun süre aşımından reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2022/599, K. 2023/192, T. 29.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu24.02.2022
İstinaf kararının sanığa tebliği ve temyiz başvuru süresi
Ceza Genel Kurulu, müdafiyle takip edilen davada yoklukta verilen istinaf kararının sanığa da tebliğ edilip edilmeyeceğini değerlendirdi. Çoğunluk, kararın sanığa ayrıca bildirilmesinin Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) ve Tebligat Kanunu güvenceleri uyarınca gerekli olduğunu; bu tebligatın müdafiye yapılan tebligatla başlayan temyiz süresini yeniden başlatmadığını, ancak müdafinin kusuruyla süre geçirilmişse eski hâle getirme talebini değerlendirme olanağı sağlayacağını kabul etti. Başsavcılık itirazını değişik gerekçeyle kabul ederek temyiz istemini reddeden önceki kararı kaldırdı ve istinaf kararının sanığa tebliği için dosyayı gönderdi. Karşı oylar, müdafiye tebliğin yeterli olduğu görüşündeydi.
Yargıtay CGK, E. 2019/573, K. 2022/119, T. 24.02.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu08.06.2010
Menfaat çatışmasında sanıkların ayrı müdafilerle temsil edilmesi
Sanıklar hakkında kasten öldürme yargılamasında, Ceza Genel Kurulu (CGK) kovuşturma aşamasında menfaatleri çatışan sanıkların aynı müdafiyle savunulmasını ön sorun olarak incelemiştir. Bir sanığın suçu tek başına işlediği yönündeki savunmasının diğer sanıkların savunmasına zarar verebileceğini belirten Kurul, ayrı müdafiler görevlendirilmeden hüküm kurulmasını savunma hakkının kısıtlanması saymış ve direnme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2010/35, K. 2010/140, T. 08.06.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu20.10.2009
Suçu üstlenen sanık ile diğer sanıkların aynı müdafice savunulmasında menfaat çatışması
Kasten öldürme suçundan bir sanık müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmış, diğer iki sanık beraat etmiş; Özel Daire, üç sanığın aynı müdafilerce savunulmasının sanıklar arasındaki menfaat çatışması nedeniyle savunma hakkını kısıtladığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme, sanıkların birbirine suç atmadığını ve müdafilerin savunmasının suçu üstlenen sanığın savunmasıyla çelişmediğini belirterek direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 5271 sayılı Kanun'un 152. maddesi, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 38. maddesi ve avukatlık meslek kurallarına dayanarak menfaat zıtlığının dar yorumlanmaması gerektiğini, suçun yalnız bir sanıkça üstlenildiği durumda diğer sanıkların suçu işlemediğinin savunulmasının suçu ikrar eden sanık yönünden savunmada zafiyet yaratacağını kabul etmiş ve direnme hükmünü usul yanılgısı nedeniyle bozmuştur. Karşı oy: Azınlıktaki üyeler, yerel mahkemenin direnme gerekçelerinin isabetli olduğu ve hükmün onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2009/85, K. 2009/242, T. 20.10.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.02.2009
Sanık yokken son söz hakkının hazır müdafiye verilmesi
Kasten öldürme davasında sanığın katılmadığı son oturumda savcı beyanını sunduktan sonra hazır bulunan müdafiye son söz verilmeden direnme kararı kurulmuştur. Ceza Genel Kurulu, sanığın duruşmada bulunmadığı hâlde hazır müdafiinin son söz hakkından yararlanması gerektiğini ve bu eksikliğin savunma hakkının mutlak biçimde kısıtlanması olduğunu kabul ederek direnme hükmünü diğer yönleri incelemeden bozmuştur; karşı oy bu hakkın müdafiye tanınmasının zorunlu olmadığını savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2008/172, K. 2009/26, T. 17.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi