menfi tespit
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
21 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Tüketici kredi kartı borcunda TBK 88 ve 120 faiz hükümlerinin uygulanmaması
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takipte zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının, olmazsa Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre faiz hesaplanarak borcunun tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tüketici olup faizin fahiş olduğunu ileri sürerek dava açtığını, mahkemece 4822 sayılı Kanun'la 4077 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1 inci madde hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre borç hesabı yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. Karşı oy: direnme kararını yalnız davalı temyiz ettiğinden ve faiz oranı kamu düzenine ilişkin olmadığından kararın temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/973, K. 2022/1556, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.11.2021
Kesinleşmiş hakem heyeti kararının bağlayıcılığı ve menfi tespitte hakem heyetinin görevi
Davacı banka, hakem heyeti kararları öncesinde iade ettiği dosya masraflarının davalı tüketicinin başlattığı icra takipleri nedeniyle mükerrer ödendiğini ileri sürerek menfi tespit başvurusunu görevsizlikle reddeden hakem heyeti kararının iptalini ve mükerrer ödemenin iadesini istemiş; tüketici mahkemesi davayı kabul ederek hakem heyeti kararını iptal etmiş ve 549,25 TL'nin iadesine kesin olarak karar vermiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Daire, itiraz edilmeksizin kesinleşen hakem heyeti kararlarının ilam niteliği taşıdığını ve tarafları bağladığını, İİK'nın 72. maddesine dayanan menfi tespit uyuşmazlığının tüketici hakem heyetinin görev alanı dışında kaldığını ve genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini kabul ederek Bakanlığın istemini yerinde görmüştür. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3977, K. 2021/11400, T. 15.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.06.2021
Kaçak elektrik tahakkukuna itirazda tüketici hakem heyetinin görevsizliği
Elektrik dağıtım şirketi, kaçak elektrik tahakkukunun iptaline ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş; mahkeme bilirkişi raporuna göre heyetin iptal ettiği tutarın yerinde olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş ve karar Adalet Bakanlığınca kanun yararına temyiz edilmiştir. Yargıtay, kaçak elektrik tutanağı ve buna dayalı tahakkuk nedeniyle borçlu olunmadığına ilişkin uyuşmazlığın yargı organı niteliği taşımayan tüketici hakem heyetince çözülemeyeceğini, bunun İcra ve İflas Kanunu'nun 72 nci maddesi uyarınca genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini ve hakem heyeti kararının iptal edilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Karar sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2021/3373, K. 2021/7141, T. 23.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi25.11.2020
Kursiyer eğitim sözleşmesinden ayrılmada ücret iadesinin yönetmeliğe göre incelenmesi
Davacı, davalı şirketle imzaladığı kursiyer eğitim sözleşmesinden caydığını ileri sürerek sözleşme sırasında verdiği senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve senetlerin iadesini istemiştir. Mahkeme, davacının sözleşmeyi kişisel sebeplerle ortadan kaldırmak istediğini ve bu savların sözleşmenin geçersizliğini sağlamadığını kabul ederek davayı reddetmiştir. Yargıtay, sözleşme tarihinde yürürlükte olan Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği'nin ücretlerin iadesine ilişkin 56. maddesinin 3. fıkrasına göre, gerekirse bilirkişi raporu alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, mahkemenin bu hükmü değerlendirmediğini kabul etmiştir. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2020/4164, K. 2020/7056, T. 25.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2020
Menfi tespitte icra mahkemesi ve soruşturmadaki imza raporlarıyla yetinilmesi
Davacı, icra takibine konu 55.000 TL bedelli bonodaki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve ödemelerin istirdadını istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiş, imzanın davacıya ait olduğuna dair açık görüş içermeyen bilirkişi raporu nedeniyle yeni rapor alınmasını gerekli gören 19. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, icra mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 211. maddesine göre Adli Tıp Kurumuna yaptırılan inceleme ile sahtecilik soruşturmasında alınan Kriminal Polis Laboratuvarı raporunun imzanın davacının eli ürünü olduğunu belirlediğini, yerel mahkemenin aldığı raporun bunlarla çelişmediğini kabul etmiş ve yeniden rapor alınmasını istemenin HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağını belirtmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: icra mahkemesi kararı kesin hüküm oluşturmadığından orada alınan raporun genel mahkemede doğrudan hükme esas alınamayacağı ve yeni rapor alınması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/931, K. 2020/700, T. 30.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.04.2019
Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
Davacı, bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, olsa da senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit istemiş; mahkeme sahtecilik iddiasını reddetmiş, davalının beyanıyla ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek bedelsizlik nedeniyle bonolar ve taahhütname yönünden davayı kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kademeli davada önce sahtecilik iddiasının inceleneceğini, raporlar arasındaki çelişkinin HMK 281/3 uyarınca önceki raporlarda imzası bulunmayan uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, maddi vakıayı tespit edecek ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Nakden kaydını içeren bonolarda bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu ve yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.03.2019
Abonelik iptali ve menfi tespit davasında hakem heyetine başvuru şartı aranmaması
Davacı, terör olayları nedeniyle 1990 yılında köyünden göç ettiğini ileri sürerek elektrik aboneliğinin iptalini ve bu abonelikten kaynaklanan 2.665,49 TL borçtan sorumlu olmadığının tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesi gereğince önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiği gerekçesiyle davayı dava şartı yokluğundan usulden reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun kapsamındaki uyuşmazlıklarda asıl olanın tüketici mahkemesinin görevli olması olduğunu, hakem heyetine zorunlu başvurunun değer bakımından bir sınırlama içerdiğini ve istisnai hükümlerin dar yorumlanması gerektiğini belirtmiştir. Davacı borç tespitinin yanında abonelik sözleşmesinin iptalini de istediğinden esasa girilmesi gerekirken davanın dava şartı yokluğundan reddi doğru bulunmayarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/1132, K. 2019/2074, T. 14.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi11.02.2019
Usulsüz tebligat nedeniyle savunma hakkının ve taraf teşkilinin sağlanması
Menfi tespit davasında davalıya yapılan tebligatta, adreste bulunmadığı bildiren komşunun kimliği belirlenmemiştir; Daire bu nedenle Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre yapılan tebligatı geçersiz saymıştır. Davalıya dava dilekçesi ve duruşma gününün usulüne uygun tebliğ edilip delilleri toplandıktan sonra karar verilmesi gerekirken taraf teşkili sağlanmadan hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/5224, K. 2019/901, T. 11.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi01.06.2017
Belirsiz kira artış şartı karşısında menfi tespitte esas alınacak kira bedeli
Davacı kiracı, apartman yönetiminin kira alacağı için başlattığı takiplerde borçlu olmadığının tespitini istemiş; mahkeme davayı reddetmiştir. Yargıtay, emsal kiralara göre anlaşarak artış yapılmasını öngören şartı belirli olmadığı için geçersiz bulmuş ve takipteki tutarları doğrulayan yazılı delil sunulmadığını belirtmiştir. Kiracının kabul ettiği aylık 100.00 TL esas alınarak borçlu olduğu ve olmadığı miktarların belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/9389, K. 2017/8830, T. 01.06.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi31.05.2017
Kullanılamayan kiralanan bölüm için menfi tespitte ayıpla orantılı kira indirimi
Davacı kiracı, kiralananı kullanmasına izin verilmediğini ileri sürerek takipte istenen kira bedelinden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme, ayıpla orantılı kira indirimi yaparak davayı kısmen kabul etmiş ve önceki bozma kararına direnmiştir. Yargıtay, kiralananın yalnız bir bölümünün kullandırılması karşısında kira indirimi değerlendirmesini içeren tespit talebinde hukuki yarar bulunduğunu ve yapılan indirimin yerinde olduğunu kabul ederek hükmü onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11754, K. 2017/8716, T. 31.05.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi21.01.2016
Tek taraflı aidat belirlenmesine karşı menfi tespit ve muarazanın giderilmesi
Davacı, tek taraflı belirlenen aidat nedeniyle borçlu olmadığının tespitini ve kiralanana girişin engellenmesi ile elektrik ve su kesintisinden doğan muarazanın giderilmesini istemiştir. Mahkeme, önce kiracı temsilcilerinin oluşturulup yönetimle aidat kararı alınması gerektiğini belirterek hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmiştir. Yargıtay, sözleşmenin yönetime tek taraflı aidat belirleme yetkisi vermediğini ve ileri sürülen engellemeler karşısında davacının hukuki yararı bulunduğunu kabul ederek esasın incelenmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2015/2276, K. 2016/236, T. 21.01.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi22.06.2015
Menfi tespit davasında kira ve imalat ödemelerinin araştırılması
Kiracı, kira ilişkisi kapsamında verilen senetler nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiş; mahkeme ispatlanmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, gerçek kira bedeli, protokol uyarınca imalat bedelinin mahsubu ve ödeme belgeleri araştırılmadan karar verilmesini eksik inceleme sayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2015/4108, K. 2015/6284, T. 22.06.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi15.10.2014
Elektrik güç artırımı giderlerinin sözleşme gereğince kiracıya ait olması
Davacılar, elektrik güç artırımı giderlerinin kiradan mahsubu ve diğer itirazları nedeniyle kira ve damga vergisi takibinde borçlu olmadıklarının tespitini istemiştir. Mahkeme, güç artırımı giderlerini gerekli ve faydalı bularak kiracı şirket yönünden davayı kısmen, kefil yönünden tamamen kabul etmiştir. Yargıtay, elektrik alınması masraflarını kiracıya yükleyen sözleşme şartının geçerli ve bağlayıcı olduğunu belirtmiştir. Kiracı şirketin bu kapsamdaki harcamaları kiraya verenden isteyemeyeceği gözetilmediğinden hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/340, K. 2014/11094, T. 15.10.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi04.12.2013
Menfi tespit hükmünün belirsizliği ve istirdat süresinin geçirilmesi
Kira borcuna ilişkin menfi tespit ve birleşen istirdat davaları kısmen kabul edilmiştir. Yargıtay, asıl davada borçlu olunmayan ve geri alınacak tutarların açıkça gösterilmemesini, birleşen davada ise bir yıllık hak düşürücü süre geçirildiği hâlde ret kararı verilmemesini yanlış bularak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2013/6250, K. 2013/16243, T. 04.12.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi10.09.2013
Kira artışından vazgeçildiği iddiasının ispatı ve sözleşmeye göre hesaplama
Davacı kiracı, eski malik ile kira artışı yapılmaması konusunda anlaştığını ileri sürerek yeni malikin başlattığı takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme, davacının 818 TL borçlu olduğuna ve kalan kısım için borçlu olmadığına karar vermiştir. Yargıtay, sözleşmede kararlaştırılan artışın ikinci yıl uygulanmayacağı iddiasını davacının yasal delillerle kanıtlaması gerektiğini ve bu yönde kanıt sunulmadığını belirtmiştir. Sözleşmedeki artış şartına göre bilirkişiden ek rapor alınarak karar verilmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2013/870, K. 2013/12146, T. 10.09.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi16.11.2012
Kira kaynaklı menfi tespit dosyasının 6. Hukuk Dairesine gönderilmesi
Kira sözleşmesinden kaynaklanan menfi tespit davasının temyiz incelemesi 13. Hukuk Dairesine gelmiştir. Daire, iş bölümüne göre görevin 6. Hukuk Dairesine ait olduğunu belirterek dosyayı bu daireye göndermiştir.
Yargıtay 13. HD, E. 2012/27129, K. 2012/25911, T. 16.11.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.02.2012
HAGB kararının hukuk hâkimini bağlayıp bağlamadığı
Davacı, ödenmiş bononun yeniden takibe konulduğu iddiasıyla borçsuzluğun tespitini istemiş; ceza mahkemesindeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına dayanmıştır. Hukuk Genel Kurulu, HAGB’nin kesinleşmiş mahkûmiyet hükmü olmadığını ve maddi olgunun belirlenmesi bakımından hukuk hâkimini bağlamadığını kabul ederek direnme kararını yerinde bulmuştur. Esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2011/639, K. 2012/30, T. 01.02.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.12.2010
Ürün alıcısının tarım Bağ-Kur primi tevkifatı yapmamasından Kuruma karşı sorumluluğu
Menfi tespit davasında davacı, çiftçilerden satın aldığı ürün bedellerinden tarım Bağ-Kur primi kesmediği için Kuruma borçlu olmadığının tespitini istemiş, yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Özel Daire, Bakanlar Kurulu kararı kapsamındaki gerçek ve tüzel kişilerin çiftçilerden satın aldıkları ürün bedellerinden 2926 sayılı Kanun kapsamında tevkifat yapmakla yükümlü olduğunu, satıcıların sigortalı olmadığını gösteren belge veya tutanakları Kuruma sunmadıkça yapılmayan tevkifat tutarından Kuruma karşı sorumlu tutulacaklarını belirterek eksik inceleme nedeniyle hükmü oyçokluğuyla bozmuştur. Yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire bozma kararını benimseyerek direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 1479 sayılı Kanunun 53. maddesi ürün alıcısına prim sorumluluğu yüklemediğinden bakanlık tebliğiyle müteselsil sorumluluk yaratılamaz ve yerel mahkeme kararı onanmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2010/580, K. 2010/647, T. 08.12.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.11.2009
Temyizdeki açık maddi hatanın usuli kazanılmış hak oluşturmaması
Araç satışına ilişkin menfi tespit ve iade davasında daire, trafik kaydında devredilen araç satışının resmî biçimde yapılmadığı için geçersiz olduğunu belirtip karşılıklı edimlerin iadesine hükmedilmesi gerektiği yönünde bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, temyiz incelemesinde açık maddi hata bulunduğunu ve bu tür hataların kamu düzeniyle bağlantılı usul kuralları kapsamında usuli kazanılmış hak doğurmayacağını değerlendirmiştir. Esas incelemesini kendisi yapmayıp, dosyayı maddi hata ve diğer temyiz itirazlarını incelemesi için 13. Hukuk Dairesine göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2009/370, K. 2009/480, T. 04.11.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.07.2009
Genel hükümlere dayalı icra takibinde yetki itirazının süresi
Yurtdışından işsizlik yardımı aldığı belirlenen sigortalının yaşlılık aylığı Kurumca geriye dönük iptal edilmiş; menfi tespit ve alacak davası iş mahkemesince yetkisizlik nedeniyle reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takibin genel hükümlere göre yapılması nedeniyle yetkinin icra mahkemesine özgü kesin yetki kuralıyla değil, ilamsız takibe itirazın iptali/menfi tespit hükümleriyle belirleneceğini ve yetki itirazının yasal sürede yapılmadığını kabul etmiştir. Kurumun temyizinde hukuki yarar bulunmadığından istemi reddedilmiş; davacının temyizi kabul edilerek direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/236, K. 2009/345, T. 08.07.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.04.2006
Kesinleşen prim borcu ödeme emrine karşı dava yolu
Kamu alacağı borçlusu, ödeme emrine karşı süresinde dava açmayıp takip kesinleştikten sonra menfi tespit davasıyla borçsuzluğunu ileri süremez. Yanlış veya yersiz alınan primlerin iadesi, koşulları varsa 506 sayılı Kanun’un 84. maddesine göre ayrıca istenebilir; direnme kararı bu gerekçeyle onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2006/198, K. 2006/249, T. 26.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul