medeni usul hukuku
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
13 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.05.2021
İstinafın delil eksikliği nedeniyle gönderme kararının kesinliği
Kat malikleri ortak gider alacağı için başlatılan takibe itirazın iptali davasında, bölge adliye mahkemesi eksik belgeler ve toplanmayan deliller bulunduğu gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırıp dosyayı geri göndermişti. Hukuk Genel Kurulu (HGK), Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 353/1-a-6 kapsamındaki gönderme kararlarının ancak esasla ilgili delillerin hiç toplanmaması veya hiç değerlendirilmemesi durumunda verilebileceğini; bazı deliller toplanmış fakat inceleme yetersiz kalmışsa istinaf mahkemesinin tahkikatı kendisinin tamamlaması gerektiğini açıkladı. Bununla birlikte bu bent uyarınca verilen gönderme kararı kesin olduğundan temyiz edilemez; direnme kararı, somut uyuşmazlıkta dayanağı bulunmayan HMK 362/1-b açıklaması çıkarılarak onandı. Karşı oy, dosyada bazı delillerin toplanmış olmasının gönderme kararını gereksiz kıldığını ileri sürerek temyiz denetimi yapılması gerektiği görüşünü bildirdi.
Yargıtay HGK, E. 2020/451, K. 2021/636, T. 27.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.05.2021
Hâkimin yargılama faaliyetinden doğan tazminat ve temyiz incelemesinde duruşma
Davacı şirket, icra dosyasındaki yabancılık teminatının kendisine haber verilmeden alacaklıya iade edilmesi nedeniyle hâkimlerin hukuki sorumluluğuna dayanarak Hazine'den tazminat istemişti. Özel Daire, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 46'da sınırlı sayılan sorumluluk nedenlerinden hiçbirinin oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Hukuk Genel Kurulu (HGK), temyiz incelemesinin duruşmalı yapılması istemini de, bu tür incelemeler için açık yasal dayanak bulunmadığı ve yazılı dosyanın adil yargılanma güvencelerini karşıladığı gerekçesiyle reddetti. Esasta, davacı takip dosyasının tarafı olmadığından teminatın iadesinin kendisine bildirilmemesi hukuka aykırılık sayılmadı; 2010'da henüz açılmamış dava için gelecekteki ihtiyati haczin korunmaması da hâkime yüklenebilecek açık bir kanuna aykırılık değildi. Ret kararı onandı.
Yargıtay HGK, E. 2017/2540, K. 2021/571, T. 18.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.09.2019
Hâkimlerin sorumluluğu davasının temyizinde duruşma yapılması zorunlu değildir
Hâkimlerin yargısal faaliyetleri nedeniyle tazminat sorumluluğuna ilişkin dava, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 46’daki sınırlı sorumluluk nedenlerinin kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddedilmiş ve davacı temyizde duruşma istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, HMK 46 ve devamı kapsamında ilk derece sıfatıyla verilen kararların temyizinde duruşma yapılmasını öngören açık hüküm bulunmadığını; uygulanmaya devam eden Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK) 438’de de bu dava türü için duruşmalı inceleme zorunluluğu olmadığını belirtti. Duruşma isteminin reddinin adil yargılanma hakkını ihlal etmediği sonucuna varıp, sorumluluk iddialarının delilsiz kaldığına dayalı ret kararını onadı.
Yargıtay HGK, E. 2019/60, K. 2019/879, T. 17.09.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.10.2008
Direnme kararından önce bozma kararına uyulmasının usulî sonucu
Yerel mahkeme, duruşma tutanağına bozma kararına uyduğunu geçirdikten sonra aynı oturumda direnme kararı verdi. Hukuk Genel Kurulu, uyma kararıyla usulî kazanılmış hak doğduğunu ve somut olayda bu haktan ayrılmayı gerektiren bir istisna bulunmadığını belirterek direnme kararını bozdu; uyuşmazlığı satılan maldaki ayıbın esasından değil, mahkemenin önceki usul işlemiyle bağlılığından çözdü.
Yargıtay HGK, E. 2008/624, K. 2008/632, T. 15.10.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.06.2008
Hükmün tavzihiyle vekâlet ücretindeki açık çelişkinin giderilmesi
İlk derece mahkemesi, davayı reddettiği hâlde hükümde vekâlet ücretini yanlışlıkla davacı lehine yazmış; talep üzerine bunu tavzihle davalı lehine düzeltmişti. Hukuk Genel Kurulu, ret hükmü ve “davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden” ibaresi karşısında bunun açık bir yazım çelişkisi olduğunu, tavzihin hükmü değiştirmeyip doğru anlaşılmasını sağladığını belirterek tavzih kararını onadı. Birleştirilen dosyalar hakkında sonradan verilen yeni hükümler ise inceleme için ilgili daireye gönderildi.
Yargıtay HGK, E. 2008/448, K. 2008/454, T. 25.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.06.2008
Bozmaya uyma kararından dönülmesi ve hüküm fıkrasının açıklığı
Yerel mahkeme, bozma kararına uyduğunu açıkladıktan sonra bazı yönlerden direnmiş ve kısa kararla gerekçeli kararda açık, infaz edilebilir bir hüküm kurmamıştı. Hukuk Genel Kurulu, uyma kararıyla doğan usulî kazanılmış hak nedeniyle bu karardan dönülemeyeceğini ve hüküm sonucunun açıkça kurulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2008/462, K. 2008/432, T. 18.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.03.2008
Kısmi uyma ve direnme kararlarında kısa hüküm ile gerekçenin tutarlılığı
Kat karşılığı inşaat sözleşmesinden doğan alacak davalarında yerel mahkeme, bozmanın bazı kalemlerine uyup diğerlerinde direnmiş; ara karar, kısa karar ve gerekçeli hükümde uyulan kalemler ve miktarlar birbiriyle çelişmişti. Hukuk Genel Kurulu, direnme ve uyma kapsamının her talep yönünden açıkça gösterilmesi, hüküm fıkrasının infaza elverişli olması ve gerekçenin sonuçla uyum taşıması gerektiğini belirtti. Ayrıca bozma ilamındaki “kabule göre” biçimindeki eleştirinin bağlayıcı bir bozma nedeni olmadığını vurgulayarak direnme kararını usulî eksiklikler nedeniyle bozdu; esasa ilişkin itirazları incelemedi.
Yargıtay HGK, E. 2008/278, K. 2008/254, T. 19.03.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.02.2008
Kamu görevlisinin kişisel kusuruna dayalı tazminat davasında yargı yolu
Davacı, kamu görevlilerinin salt kişisel kusuruna dayandığı manevi tazminat davasının idari yargıda görülemeyeceğini ileri sürmüştü. Hukuk Genel Kurulu, idareye yöneltilecek davanın hizmet kusuruna dayanması gerektiğini; kişisel kusur iddiasında delillerin toplanıp değerlendirilmesi ve gerçek kişiler hakkındaki davanın adli yargıda görülmesi gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozdu. Üniversiteye yönelik kesinleşmiş karar bu incelemenin dışındaydı.
Yargıtay HGK, E. 2008/156, K. 2008/140, T. 20.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.01.2008
Direnme kararında açık ve infaz edilebilir hüküm kurulması
Yerel mahkeme, bozma sonrasında yalnızca “önceki kararda direnilmesine” demekle yetinmiş, talepler hakkında açık bir hüküm sonucu oluşturmamıştı. Hukuk Genel Kurulu, kısa ve gerekçeli kararda her talep için açık, tereddütsüz ve infaz edilebilir hüküm kurulmasının zorunlu olduğunu belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2008/29, K. 2008/4, T. 23.01.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.04.2007
Tüzel kişiye tebligatın yetkili kişiye ve usulünce yapılması
Hukuk Genel Kurulu, özel hukuk tüzel kişisine tebligatın önce yetkili temsilciye; bu mümkün değilse mevzuatta belirtilen sıradaki kişilere yapılması ve temsilciye yapılamama nedeninin tebliğ mazbatasına yazılması gerektiğini belirtti. Tebligatın kime yapıldığı ve imza bilgileri de usulünce belgelenmelidir. Bu araştırmalar yapılmadan direnilmesi hukuka aykırı bulundu ve karar bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2007/200, K. 2007/187, T. 04.04.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.09.2006
Bozmaya uyma kararından dönülerek direnme kararı verilememesi
Mahkeme, önce bozma kararına uyduğunu bildiren ara karar vermiş, daha sonra bu karardan dönerek önceki hükmünde direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bozmaya uyma kararının karşı taraf yararına usulî kazanılmış hak doğurduğunu ve bozma gereklerinin yerine getirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Uyma kararından dönülerek direnilemeyeceğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/635, K. 2006/573, T. 27.09.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.04.2006
Direnme kararında açık ve infaz edilebilir hüküm kurulması
Tazminat davasında yerel mahkeme, bozulan önceki kararına atıf yaparak yalnızca o kararda direnildiğini bildirmiş; talepler hakkında açık bir hüküm sonucu kurmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, hüküm fıkrasında her istem hakkında taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların açık ve tereddütsüz gösterilmesi gerektiğini, bozulan karara atıfla hüküm kurulamayacağını belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/142, K. 2006/229, T. 19.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.11.2005
Bozmaya uyma talebinin karşı taraf lehine usulî hak doğurması
Kısmen kabul edilen davada bozma, talebin tümden reddi gerektiğine işaret etmiş; davacı vekili aleyhine olan bozmaya uyulmasını istemesine rağmen mahkeme önceki hükmünde direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bozma lehine olan taraf bakımından uyma talebinin usulî kazanılmış hak doğurduğunu ve mahkemenin bu haktan dönerek direnemeyeceğini kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/634, K. 2005/680, T. 30.11.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul