koruma tedbiri
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi25.03.2026
Koruma tedbiri tazminatında gözaltı tarihinden faiz işletilmesi
Koruma tedbirleri nedeniyle tazminat davasında mahkeme faizi tutuklama tarihinden başlatmıştır. Yargıtay, davacının gözaltı tarihinden faiz istediğini belirterek maddi tazminata ilişkin başlangıcı bu tarihe çekmiş ve hükmü düzelterek onamıştır. Davalının temyizi ise hükmedilen tutarın kesinlik sınırı altında kalması nedeniyle reddedilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/6060, K. 2026/2877, T. 25.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi18.02.2026
Koruma tedbiri tazminatında manevi tazminatın ölçütlere göre takdiri
Davacı, haksız gözaltı, tutukluluk, adli kontrol ve el koyma nedeniyle 500.000,00 TL maddi ve 500.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, gözaltına alınma ve salıverilme saatleri arasındaki farkı gözeterek gözaltı süresini üç gün kabul etmiş ve istemi kısmen kabul ederek 93,60 TL maddi, 250,00 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi maddi tazminatı 135,87 TL olarak düzeltmiş ve 660,00 TL vekâlet ücretini maddi zarar kapsamına ekleyerek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, manevi tazminatın davacının sosyal ve ekonomik durumu ile sürenin gerektirdiği ölçütlere uymayacak miktarda eksik belirlendiğini saptayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2022/6307, K. 2026/1591, T. 18.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi14.01.2026
Tazminat davasında CMK 141 bentlerinin ayrı ayrı tartışılması gereği
Davacı, haksız arama, el koyma, kanuni gözaltı süresinde hâkim önüne çıkarılmama, gözaltı ve tutukluluk nedeniyle 100.000,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi istemi kısmen kabul ederek 5.869,06 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminata hükmetmiş; Bölge Adliye Mahkemesi manevi tazminatı 30.000,00 TL, vekâlet ücretini 5.380,36 TL olarak düzelterek istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Daire, manevi tazminatın belirlenen ölçütlere uymayacak miktarda eksik takdir edildiğini ve CMK'nın 141. maddesinin birinci fıkrasının (b), (i) ve (j) bentleri yönünden tazminat koşullarının oluşup oluşmadığı tartışılmadan eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu belirtmiştir. Karar başlığındaki eksiklikler de sayılarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2022/3940, K. 2026/424, T. 14.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu12.02.2025
Direnme: CMK 141/1-a tazminat isteminde hükmün kesinleşmesi beklenmez
Davacı, 15.02.2017 tarihinde gözaltına alındığını, 21.02.2017 tarihinde tutuklandığını ve 230 gün tutuklu kaldıktan sonra 03.10.2017 tarihinde tahliye edildiğini belirterek tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi, asıl davada henüz hüküm verilmediği ve derdest davalarda koruma tedbirlerine dayalı başvuru yapılamayacağı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve bu karara direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, CMK'nın 141. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendine dayanan istemin asıl davanın sonucunu etkilemediğini ve o davanın sonucuna bağlı olmadığını, bu nedenle hükmün kesinleşmesinin beklenmesinin zorunlu olmadığını; gözaltı ve tutuklulukta geçen sürelerin mahkûmiyet hâlinde mahsup edilebilmesinin de bu sonucu değiştirmediğini kabul etmiştir. Talebin anılan bent kapsamında kalıp kalmadığı araştırılmadan eksik araştırma ve yerinde olmayan gerekçeyle ret kararı verilmesi isabetsiz bulunarak direnme hükmü bozulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2024/286, K. 2025/72, T. 12.02.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi25.10.2021
Koruma tedbiri tazminatında asıl hükmün kesinleşmesi koşulu
Davacı, hakkındaki gözaltı kararının gerekçesiz uzatıldığını ve aramanın ölçüsüz yapıldığını ileri sürerek 5.000,00 TL manevi tazminat istemiştir. Yerel mahkeme, CMK'nın 142/1. maddesi uyarınca tazminat istenebilmesi için karar veya hükümlerin kesinleşmesi gerektiği ve dava şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Daire, asıl davanın sonucuna bağlı olmayan ve o davada verilecek kararları etkilemeyecek talepler yönünden hükmün kesinleşmesinin beklenmesinin zorunlu olmadığını, ancak talebin CMK'nın 141/1-i bendi kapsamında kalıp kalmadığının araştırılmadığını belirtmiştir. Gerekçeli karar başlığındaki dava türü ve dava tarihi hataları da sayılarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2019/4521, K. 2021/7208, T. 25.10.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.03.2010
Haksız tutuklama tazminatında üç aylık dava açma süresinin başlangıcı
Beraat ettiği ceza davasında tutuklu kalan davacı, 466 sayılı Yasa uyarınca manevi tazminat istemiş; yerel mahkeme davayı üç aylık sürede açılmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Özel Daire, 21.04.1975 tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca sürenin kesinleşme şerhli beraat kararının sanığa tebliğinden başlayacağını, karar davacıya tebliğ edilmediğinden davanın süresinde olduğunu belirterek bozmuş; yerel mahkeme, memur olan davacının beraat kararını belediyeye sunduğunu ve dokuz yıl boyunca kesinleşmeyi bilmediğinin kabul edilemeyeceğini belirterek direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 5320 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca 1 Haziran 2005 öncesi işlemlere 466 sayılı Yasanın uygulanacağını, üç aylık sürenin beraat eden kişinin kesinleşmeyi öğrendiği tarihten başladığını ve Borçlar Yasası veya başka bir yasadaki sürelerin kıyasen de uygulanamayacağını kabul etmiştir. Genel Kurula göre kesinleşen hükmün davacıya tebliğ edildiğine ilişkin belge yoktur, davacının belediyeye sunduğu kararda hükmün henüz kesinleşmediği şerhi bulunmaktadır ve kesinleşmenin öğrenildiğini gösteren bir belirleme dosyada yer almadığından direnme hükmü oyçokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: Azınlık, memur olan davacının dokuz yıl içinde beraat kararının kesinleştiğini bilmediğinden söz edilemeyeceği gerekçesiyle direnme hükmünün onanması görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2009/256, K. 2010/57, T. 23.03.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi