kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
3 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 4. Ceza Dairesi05.02.2026
Fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında katalog dışı iletişim kayıtları
Yerel Mahkeme, bozma üzerine yapılan yargılamada sanıkları fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırmış, hükümler sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, suç tarihinde bu suçların 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin tespiti kararlarıyla elde edilen görüşme kayıtlarının yasal delil niteliği taşımadığını belirterek bu kayıtları değerlendirme dışı bırakmış; kalan delillere göre suçların sanıklarca işlendiğini, dava zamanaşımının gerçekleşmediğini ve fikri içtima koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir. Fuhuş suçunun aynı mağdura karşı birden fazla kez işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükümler Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 4. CD, E. 2025/8924, K. 2026/2748, T. 05.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi23.05.2023
Çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüste suç vasfı ve bozma sonrası kazanılmış hak
Sanıklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarına teşebbüs ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından bozma üzerine yeniden kurulan mahkûmiyet ve beraat hükümleri temyiz edilmiştir. Yargıtay, şikâyetten vazgeçen ve davaya katılma talebi bulunmayan mağdurun vekilinin temyiz hakkı olmadığını, katılan Bakanlığın vekâlet ücreti isteminin yerinde olmadığını kabul etmiş; bir sanık yönünden araç içindeki icra hareketlerinin ciddi bir engel olmaksızın kendiliğinden bırakıldığı gözetilerek eylemin 5237 sayılı Kanun'un 103 üncü maddesinin birinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunu belirtmiştir. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda ise hüküm fıkrasında çelişki oluşturulduğunu ve aleyhe temyiz bulunmadığından önceki cezanın 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son cümlesi gereği kazanılmış hak oluşturduğu gözetilmeden fazla ceza tayin edildiğini saptamıştır. Mağdur vekilinin temyiz istemi reddedilmiş, beraat hükmü ile bir sanığın mahkûmiyeti onanmış, diğer mahkûmiyet hükümleri bozulmuştur.
Yargıtay 9. CD, E. 2022/11009, K. 2023/3408, T. 23.05.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.12.2015
On beş yaşından küçük çocuğu rızasıyla yanında tutmanın suç niteliği
On beş yaşından küçük mağdure, rızasıyla sanığın yanına gitmiş ve iki gün sonra sanıkla birlikte karakola başvurmuştur; mahkeme kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan mahkûmiyet kurmuştur. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, cebir, tehdit veya hile olmaksızın evi terk eden çocuğu ailesine ya da yetkili makamlara haber vermeden yanında tutma eyleminin kişiyi hürriyetinden yoksun kılma değil, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçunu oluşturduğunu kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş ve dosyayı hükmün esasını incelemesi için 14. Ceza Dairesine göndermiştir. Karşı oy, Başsavcılık itirazının reddedilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2014/198, K. 2015/428, T. 01.12.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi