kıdem tazminatı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
51 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi10.02.2026
İşe iade sonrası işe başlatılmayan işçinin kıdem, ihbar ve izin alacakları
İşe iade davası kesinleşen ancak başvurusuna rağmen işe başlatılmayan davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık ücretli izin alacağını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, bir aylık işe başlatma süresi dolmadan açılan asıl davayı usulden reddetmiş, birleşen davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu ve davalının temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek ayrıntılı gerekçe açıklamadan kararı onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2025/8332, K. 2026/1073, T. 10.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi22.10.2025
İşe iade davası reddedilen işyeri hekiminin kıdem ve ihbar tazminatı için itirazın iptali
İşyeri hekimi olarak çalışan davacı, işçilik alacakları için başlattığı icra takiplerine davalının itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiştir. İlk derece mahkemesi, işe iade kararının Yargıtay 9. Hukuk Dairesince feshin geçerli nedene dayandığı gerekçesiyle bozulup davanın reddedildiğini belirterek boşta geçen süre ücreti ve iş güvencesi tazminatına ilişkin takip yönünden talebi reddetmiş, kıdem ve ihbar tazminatına ilişkin takip yönünden kısmen kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, ayrıntılı gerekçe açıklamadan bölge adliye mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu, davalının husumet ve hesaplamaya ilişkin temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2025/6638, K. 2025/8202, T. 22.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi20.10.2025
Kesinleşen işe iade kararından sonra işe başlatılmayan işçinin alacakları
Kesinleşen işe iade kararından sonra işe başlatılmayan davacı işçi, boşta geçen süre ücreti, iş güvencesi tazminatı, kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etmiştir. İlk derece mahkemesi davayı kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiş, davacının istinafını işe başlatmama tazminatının dava dilekçesinde talep edilen ve işe iade kararında kesinleşen 59.485,06 TL yerine 20.714,38 TL olarak hükmedilmesi yönünden kabul ederek yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu ve davalının temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirmediğini belirterek ayrıntılı gerekçe açıklamadan kararı onamıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2025/7049, K. 2025/8094, T. 20.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi01.11.2021
Kıdem süresinin hesabında işten çıkış tarihi ve işe iade sonrası dört aylık süre
Davacı işçi, iş sözleşmesinin zarar verdiği gerekçesiyle feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiş; Mahkeme, Dairenin hizmet süresindeki boşlukların araştırılmasına ilişkin önceki bozma ilamına uyarak 279 günü hizmet süresinden çıkarmış ve davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, davacının 07.10.2003'te işten çıkarıldığını, açtığı işe iade davasının kabul edilerek kesinleştiğini ve yeniden işe alındığını ileri sürdüğünü, bu durumun davalının da kabulünde olduğunu belirtmiştir. Bu nedenle 17.08.2001-31.12.2003 döneminde kesintisiz çalışma kabul edilmesini hatalı bulmuş, işten çıkış tarihinin tespit edilerek hesaplama yapılması gerektiğini ve işe iade sonrası işe başlatılan davacının kıdem süresine 4 aylık sürenin eklenmemesini de ayrı bozma sebebi saymıştır. Karar bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/10630, K. 2021/15223, T. 01.11.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi17.05.2021
Kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilememesi
Davacı, işe iade kararının kesinleşmesine rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını belirsiz alacak davası olarak istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre alacağın belirlenebilir olduğu hâllerde belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının çalışma süresi, son ücreti, sosyal menfaatleri ve izin sürelerini belirleyebilecek durumda olduğundan kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin taleplerin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de yedi yılı aşan sürede hiç izin kullanılmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğundan hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacının beyanı alınmadan karar verilmesini hatalı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/4831, K. 2021/9009, T. 17.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi10.12.2020
Askerlik dönüşü işe alınmama iddiasıyla birlikte istenen kıdem farkı
İş akdini askerlik sebebiyle sona erdiren, askerlik dönüşü başvurmasına rağmen işe alınmadığını iddia eden işçi; kıdem tazminatı farkı, fazla mesai, yıllık izin, hafta tatili ve askerlik dönüşü işe başlatmama nedeniyle tazminat talep etti. Bozma, ücretin eksik ödendiği kabul edilmesine rağmen kıdem tazminatı farkı talebinin reddedilmesine ilişkindir.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/34527, K. 2020/18019, T. 10.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.12.2020
Çelişkili ve açık hataya dayalı bozma kararı ile direnme kararının kaldırılması
Davacı işçi kıdem, ihbar tazminatı yerine kötü niyet tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve ücret alacaklarını istemiş, İş Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, 9. Hukuk Dairesinin davanın reddi gerektiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre iş sözleşmesinin işçinin işe başlatılmadığı tarihte sona ereceğini açıkladıktan sonra, sair temyiz itirazlarını reddedip yıllık izin ücretini bozma kapsamı dışında bırakan bozma kararının aynı zamanda davanın tamamen reddini gerekli görmesini kendi içinde çelişkili ve açık hataya dayalı bulmuştur. Usulüne uygun bir bozma kararı bulunmadığından ona karşı verilen direnme kararının da hüküm ifade etmeyeceğini kabul eden Kurul, bozma ve direnme kararlarını kaldırmış ve dosyayı temyiz itirazlarının incelenmesi için 9. Hukuk Dairesine göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2042, K. 2020/1016, T. 09.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.11.2020
Feshin geçerli nedene dayandığı kesinleşince kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılması
Davacı işçi, açtığı işe iade davasında feshin geçerli nedene dayandığının kesinleştiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı istemiştir. Mahkeme, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25. maddesi uyarınca haklı nedenle feshedildiği gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, feshin geçersizliğinin tespiti davasında feshin geçerli nedene dayandığına ilişkin kesinleşmiş tespitin kesin hüküm oluşturmasa da unsur etkisi nedeniyle kuvvetli delil olarak sonraki tazminat davasında mahkemeyi bağladığını, bu nedenle davacının kıdem ve ihbar tazminatlarına hak kazanacağını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1200, K. 2020/931, T. 24.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi14.09.2020
Kıdem tazminatının belirsiz alacak davasına konu edilmesi ve hukuki yarar
Davacı; kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını belirsiz alacak davası olarak talep etmiş, iş mahkemesinin kararını davalılar vekili temyiz etmiştir. Daire, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine dayanarak davanın açıldığı tarihte miktarı belirlenebilir olan alacak için belirsiz alacak davası açılamayacağını, bu durumda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini ve hukuki yarar eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olmadığını kabul etmiş; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini belirtmiştir. Somut olayda kıdem tazminatının belirlenebilir olduğunu, ancak Dairenin önceki kararlarında hukuki yarar yokluğundan ret kararı verilmediği için bu uygulamaya güvenilerek açılan davada bu hususu bozma nedeni yapmadığını ve ilkelerin ilk kararın yayımından sonra açılan davalarda uygulanacağını açıklamıştır. Temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/26476, K. 2020/7547, T. 14.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.02.2020
Alt işveren değişiminde başka iş yerine nakledilen işçinin kıdem ve ihbar istemi
İhale süresi biten önceki alt işverenin işçisi olan davacı, iş yerini yeni alt işverenin devraldığını ileri sürerek asıl işveren ve yeni alt işveren adi ortaklıktan kıdem ve ihbar tazminatı istemiş; Mahkemenin ret kararını Özel Daire iş yeri devrinin araştırılması gerektiği gerekçesiyle bozmuş, Mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, önceki alt işverenin davacının çıkışını "16" koduyla aynı işverene ait başka iş yerine nakil olarak bildirdiğini ve ertesi gün başka bir iş yerinde işe girişini yaptığını, bu nedenle çıkış işleminin fesih sayılamayacağını belirtmiştir. Davacının yeni alt işveren nezdinde hiç çalışmadığını, alt işverenler arasında hukuki ilişki ve 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesi anlamında iş yeri devri bulunmadığını, kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanma koşullarının oluşmadığını kabul ederek direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2016/368, K. 2020/232, T. 26.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.02.2020
Üç aylık ücret talebinin gerekçesiz reddi
Askerlik dönüşü tekrar işe alınmayan işçinin İş Kanunu'nun 31/son maddesi uyarınca talep ettiği üç aylık ücret tutarındaki tazminat hakkında karar verilmesi gerekirken, bu talebin gerekçesi açıklanmadan reddedildiği belirtildi.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/13749, K. 2020/2457, T. 18.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.02.2020
Tarihsiz ibraname ve nakden ödeme bordrosunun kıdem tazminatından mahsup edilememesi
Davacı işçi, işe girerken imzalatılan boş bononun kullanılacağı tehdidiyle ibraname imzalatıldığını ve ödeme yapılmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını istemiş, mahkeme ibranameyi tarihsiz ve matbu olduğu için geçersiz sayarak davayı kısmen kabul etmiştir. Özel Dairenin ibranamenin miktar içerdiği gerekçesiyle verdiği bozma kararına karşı mahkeme direnmiş, Hukuk Genel Kurulu emsal dosyaya atıfla verilen kararın yeni hüküm olmadığını belirterek esasa girmiştir. Kurul, 01.07.2012 öncesi ibranamelerin 818 sayılı Kanun'un irade fesadı hükümleri ve yerleşik ilkeler çerçevesinde değerlendirileceğini, davacının şikâyet beyanı ve davalı tanığının anlatımına göre kıdem tazminatının ödenmediğini, belgelerdeki miktarın mahsubunun mümkün olmadığını kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuştur. Alacak miktarına ilişkin temyiz incelemesi yapılmak üzere dosya 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2016/570, K. 2020/92, T. 06.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi26.11.2019
Haklı nedenle feshi kesinleşmiş işe iade kararıyla sabit işçinin kıdem ve ihbar istemi
Banka şube müdürü olarak çalışan davacı, iş sözleşmesinin 4857 sayılı Kanun'un 25/II. maddesi gereğince feshinin haklı nedene dayanmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı istemiş; Mahkeme davayı kabul etmiştir. Daire, davacının kredi tahsisinde kusurlu olduğu, bir kısım krediyi teminat alınmadan kullandırdığı ve şubede argo ve küfürlü konuşmalar yaptığı yönündeki tespitler üzerine sözleşmenin feshedildiğini, açılan işe iade davasının güven duygusunun zedelendiği gerekçesiyle reddedildiğini ve bu kararın temyizden feragatle kesinleştiğini belirtmiştir. Kesinleşen karar gereğince feshin haklı nedene dayandığı anlaşıldığından davanın reddi gerekirken kabulünü hatalı bularak kararı bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/22908, K. 2019/21581, T. 26.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi05.11.2019
Askerlik süresince askı hâli ve feshin kim tarafından yapıldığı
Askerlik nedeniyle işten ayrılan işçi, terhis sonrası başvurmasına rağmen sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek işe iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi sözleşmenin askerlik süresince askıda olduğu gerekçesiyle işe iadeye karar vermiştir. Yargıtay, İş Kanunu'nun 31. maddesinin muvazzaf askerlik süresince askı hâli öngörmediğini, askıdan söz edilebilmesi için tarafların bu yönde açık iradelerinin bulunması gerektiğini kabul etmiştir. Davacının dilekçelerinde ve kurum içi yazışmada askıya alınma iradesi bulunmadığından sözleşmenin 28.09.2015 tarihinde işçi tarafından feshedildiğini, işe başlatılmama tarihinin fesih sayılamayacağını belirlemiştir. Bu nedenle iş güvencesinden yararlanma imkânı bulunmadığını ve davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığını saptayarak kararları bozup ortadan kaldırmış ve davayı reddetmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/2990, K. 2019/19191, T. 05.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi02.10.2019
Fazla çalışma kanıtlanmayınca işçinin feshi kıdem tazminatına hak kazandırmaz
Önceki bozma, şoförün 6 gün çalışıp 6 gün dinlendiği vardiya düzeninde fazla çalışma alacağı ile buna bağlı kıdem tazminatının değerlendirilmesini istemişti. Bozma sonrası mahkeme fazla çalışmanın kanıtlanmadığını kabul ettiği hâlde, fesih tarihinde henüz muaccel olmayan ücret alacağına dayanarak kıdem tazminatına hükmetti. Daire, ücret alacağının fesih nedeni olamayacağını ve önceki bozma gereği kıdem hakkının fazla çalışma alacağının sübutuna bağlı olduğunu belirterek kararı bozdu.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6563, K. 2019/17203, T. 02.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi28.05.2019
Hüküm altına alınan tazminatın kıdem tazminatı olarak adlandırılması
Hüküm altına alınan tazminata ilişkin karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, delillerin takdirinde isabetsizlik görmediğini ve davalının faize yönelik açık bir temyiz sebebi bulunmadığını belirtmiştir. Hüküm altına alınan tazminatın İş Kanunu'nun 31. maddesinin dördüncü fıkrasına dayanmasına rağmen hüküm kısmında kıdem tazminatı olarak adlandırılmasının sonuca etkisi bulunmadığını kabul ederek hükmü oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy: Hüküm altına alınan tazminat 31. maddenin dördüncü fıkrasındaki üç aylık ücret tutarında tazminattır; gerekçeye aykırı olarak kıdem tazminatı biçiminde hüküm kurulup en yüksek banka mevduat faizi uygulanması davalının temyizi karşısında bozma sebebidir ve karar yasal faiz yönünden düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/3435, K. 2019/12225, T. 28.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.04.2019
İş sözleşmesi devam ederken alınan ibranamedeki kıdem tazminatının mahsubu
Apartman görevlisi davacı, iş sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin 05.10.2009 tarihli makbuz-ibranamede yazılı 6.201,00 TL'nin mahsup edilmesi gerektiği gerekçeli bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, iş ilişkisi devam ederken alınan ibranamenin geçersiz olduğunu, ibranamenin iş sözleşmesi devam ederken alındığı konusunda mahkeme ile Özel Daire arasında ihtilaf bulunmadığını ve davalının ödemeye ilişkin makbuz, banka kaydı veya benzeri belge sunmadığını belirtmiştir. Davacının ödeme yapılmadığını beyan etmesi karşısında belgedeki miktarın mahsubunun mümkün olmadığı ve direnme kararının yerinde olduğu kabul edilerek, alacak miktarına ilişkin temyiz incelemesi için dosyanın Özel Daireye gönderilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2015/3254, K. 2019/399, T. 04.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.02.2019
Otel çalışanının otele ait ürünleri izinsiz dolabında bulundurmasının haklı neden olması
Davacı işçi, iş sözleşmesinin haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti istemiş, mahkeme feshin haklı nedene dayandığı gerekçesiyle davayı reddetmiş ve fesih nedenlerinin geçerli neden ağırlığında olduğunu kabul eden Özel Daire bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, temyiz dilekçesinin esasa ilişkin inceleme için yeterli olduğunu kabul ettikten sonra, davacının tutanaklarla sabit ve kendisince kabul edilen olumsuz davranışlarını bir bütün olarak değerlendirmiştir. Kurula göre otelde kalan yiyeceklerin kayıt altına alınıp yönetimce uygun görülürse dağıtılması gerekirken otele ait ürünleri izinsiz dolabına alan davacının eylemi doğruluk ve bağlılıkla bağdaşmadığından 4857 sayılı Kanun'un 25/II-e bendi uyarınca fesih haklı nedene dayanmaktadır ve direnme kararı onanmıştır. Karşı oy: Davranışların her birinin haklı neden ağırlığında olmadığı, son davranış için önceden uyarı yapılmadığı, eylemin geçerli neden oluşturduğu ve haklı neden sayılmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2015/3237, K. 2019/160, T. 19.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi22.01.2019
Hizmet süresinin tespiti, izin ücretinde zamanaşımı ve harç muafiyeti
Taşeron firma işçisi olarak çalıştığını ve askerlik dönüşü başvurusuna rağmen işe alınmadığını ileri süren davacı kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma ve yıllık izin ücreti istemiş, davalılar zamanaşımı definde bulunmuştur. Mahkeme davanın kısmen kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, hizmet döküm cetvelindeki tüm işverenler bakımından işe giriş ve işten ayrılış bildirgeleri bulunmadığından hizmet süresinin usulüne uygun tespit edilmediğini, gerekli belgeler getirtilerek sürenin denetime elverişli biçimde yeniden belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca iş sözleşmesinin 31.03.2009 tarihinde feshedildiğini ve dava tarihi itibarıyla beş yıllık zamanaşımının geçtiğini belirterek yıllık izin alacağının kabulünü, kabule göre de davalının harçtan muaf olduğu gözetilmeden aleyhine harca hükmedilmesini hatalı bulmuş ve hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/19229, K. 2019/1529, T. 22.01.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi11.12.2018
Askerlik sebebiyle askıya alma mı, fesih mi
Askerlik süresi hariç aynı işyerinde çalıştığını iddia eden işçinin alacak davasında, iki dönem çalışmanın aynı adreste geçtiği sabit görüldü. Kararda, iş sözleşmesinin askerlik vazifesi sebebiyle askıya mı alındığı yoksa feshedildi mi olduğunun netleştirilmediği; askerlik süresinin Askerlik Şubesinden sorulması ve özlük belgelerinin getirtilmesi gerektiği; askıya alınmışsa işyeri devri hükümlerine göre sorumluluk esas alınacağı, feshedilmişse işyeri devri hükümlerinin uygulanamayacağı belirtildi. Kararın sınırı: Talep kıdem ve işçilik alacaklarıdır; askı hâli kıdem süresinin belirlenmesi bakımından ele alınmıştır.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/1916, K. 2018/26861, T. 11.12.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.03.2018
Tır şoförünün işçilik alacaklarında belirsiz alacak davası koşulu
Uluslararası tır şoförü davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, davacının hizmet süresi, sefer sayısı ve ücret bileşenlerini bildirdiği; kıdem ve izin alacaklarını hesaplayabileceği için bu talepler yönünden belirsiz alacak davası koşullarının ve hukuki yararın bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, davanın bu şekilde nitelendirilmesinin tek başına bozma nedeni yapılamayacağını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2014/2350, K. 2018/439, T. 07.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.03.2018
İşe alınmamanın yaptırımı, taleple bağlılık ve hukuki yarar
Askerlik dönüşü işe başlama talebi kadro bulunmadığı gerekçesiyle kabul edilmeyen işçi işe iadesini istemiş; mahkeme talebi işe başlatılmamanın hukuka aykırılığının tespiti olarak değerlendirip davayı kabul etmiş ve bozmadan sonra önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, İş Kanunu'nun 31. maddesinin dördüncü fıkrasının işverene işe alma yükümlülüğü getirmekle birlikte bu yükümlülüğe uyulmamasının yaptırımını tazminat olarak belirlediğini, işçiye işe alınma konusunda dava açma imkânı tanımadığını kabul etmiştir. İşe iade istemiyle açılan davanın taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde tespit davası sayılamayacağını belirtmiştir. Davacının üç aylık ücret tutarında tazminat istemli eda davası açması gerektiğinden tespit kararı verilmesinde hukuki yararının bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1608, K. 2018/448, T. 07.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi17.01.2017
Süresinde ileri sürülen zamanaşımı definin değerlendirilmemesi
Askerlik görevi nedeniyle iş sözleşmesi askıya alınan ve terhisten sonra işe başlatılmayan işçinin kıdem tazminatı, yıllık ücretli izin ve ikramiye alacaklarının bakiyesini istemesi üzerine, alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı çekişme konusu olmuştur. Mahkeme davanın kabulüne karar vermiştir. Yargıtay, dava dilekçesinin davalıya 09.10.2014 tarihinde tebliğ edildiğini ve zamanaşımı definin 21.10.2014 tarihli cevap dilekçesiyle süresi içinde ileri sürüldüğünü belirlemiştir. Mahkemece zamanaşımı defi konusunda bir değerlendirme yapılmadığını, gerekirse bilirkişiden ek rapor alınarak defi değerlendirildikten sonra karar verilmesi gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2015/14365, K. 2017/215, T. 17.01.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.10.2016
İşe alınmama tazminatının eksik incelemeyle reddi
Alt işveren nezdinde çalışırken askerlik nedeniyle ayrılan ve dönüşte işe başlatılmadığını ileri süren işçi, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ile ücret alacağı ve İş Kanunu'nun 31. maddesinden doğan tazminat istemiştir. Mahkeme kıdem tazminatı, ücret ve yıllık izin alacaklarını kabul etmiş, işe alınmama tazminatını kanıtlanamadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, bu reddin eksik inceleme ve araştırmaya dayandığını, maddedeki hüküm doğrultusunda gerekli araştırma yapılarak tazminat hakkının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Bilirkişi raporunda hizmet süresi 5 yıl 7 ay belirlenmesine rağmen hesaplamada 6 yıl 9 aylık sürenin esas alınmasını ve harçtan muaf davalı yönünden yatırılan harçların iadesine hükmedilmemesini de hatalı bularak kararı bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/33304, K. 2016/18185, T. 18.10.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (27 karar)
- Yargıtay 7. HD, E. 2015/5218, K. 2016/6009, T. 10.03.2016 — Gazetecinin yıllık izin alacağı ve fazla çalışma ücreti
- Yargıtay 9. HD, E. 2016/5648, K. 2016/4233, T. 29.02.2016 — Bozmaya uyulduğu hâlde bilirkişi incelemesi yaptırılmaması
- Yargıtay 7. HD, E. 2015/5347, K. 2016/591, T. 21.01.2016 — İşverenin aynı nitelikte başka işçi alması
- Yargıtay 22. HD, E. 2014/21166, K. 2015/34184, T. 10.12.2015 — İşe başlatmama tazminatında başvuru ve işe alma imkânının araştırılması
- Yargıtay 9. HD, E. 2015/7327, K. 2015/12275, T. 30.03.2015 — Bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmemesi
- Yargıtay 9. HD, E. 2013/9325, K. 2015/9184, T. 04.03.2015 — M. 31/4 talebi hakkında hüküm kurulmaması
- Yargıtay 9. HD, E. 2014/20699, K. 2014/26985, T. 17.09.2014 — Bozmaya uyularak kurulan hükmün onanması
- Yargıtay 22. HD, E. 2014/11565, K. 2014/11387, T. 05.05.2014 — İşe alınmanın yeni bir iş sözleşmesi kurulmasıyla ilgisi
- Yargıtay 7. HD, E. 2014/1045, K. 2014/7988, T. 14.04.2014 — Fazla çalışmada dönemsel ücret ve ıslah harcının mahsubu
- Yargıtay 7. HD, E. 2013/21822, K. 2014/7287, T. 02.04.2014 — Ödeme savunmasının her aşamada ileri sürülebilmesi ve mahsup
- Yargıtay 22. HD, E. 2013/5473, K. 2014/4332, T. 28.02.2014 — Fazla çalışmanın tek tanık beyanıyla ispatı
- Yargıtay 9. HD, E. 2011/54583, K. 2014/2910, T. 03.02.2014 — İşe almama tazminatında emsal işçi alımının araştırılması
- Yargıtay 9. HD, E. 2013/8361, K. 2013/31247, T. 28.11.2013 — Muvazzaf askerlik için ayrılan işçinin işe başlatılmaması
- Yargıtay 9. HD, E. 2011/17945, K. 2013/19111, T. 20.06.2013 — Çalışma olgusunun belirlenmesinde tanığın yeniden dinlenmesi
- Yargıtay 9. HD, E. 2011/10981, K. 2013/13086, T. 02.05.2013 — Tır şoförünün kıdeme esas ücreti ve işçilik alacakları
- Yargıtay 9. HD, E. 2012/38287, K. 2013/9900, T. 25.03.2013 — Askerlik sonrası işe alınmama ve işe iade davasında hak düşürücü süre
- Yargıtay 9. HD, E. 2010/47646, K. 2013/7470, T. 04.03.2013 — Yargılama sırasında ödenen alacakta vekâlet ücreti ve yargılama gideri
- Yargıtay 9. HD, E. 2010/46452, K. 2013/7163, T. 28.02.2013 — Kıdem tazminatı ve işe almama tazminatı hükmünün onanması
- Yargıtay 9. HD, E. 2010/39524, K. 2013/2746, T. 23.01.2013 — İşe başlatmama tazminatı hükmünün onanması ve karşı oy
- Yargıtay 22. HD, E. 2012/30463, K. 2012/30091, T. 31.12.2012 — İşçilik alacaklarında kısmi dava ile belirsiz alacak davası ayrımı ve açılmamış sayılma
- Yargıtay 22. HD, E. 2012/6252, K. 2012/25880, T. 20.11.2012 — İki aylık başvuru şartı ve benzer işlerde boş kadro araştırması
- Yargıtay 9. HD, E. 2009/48913, K. 2012/9400, T. 21.03.2012 — Giydirilmiş ücrette asgari geçim indirimi ve fazla çalışmada hakkaniyet indirimi oranı
- Yargıtay 9. HD, E. 2009/38976, K. 2012/2849, T. 02.02.2012 — İşe başlatmama tazminatının kanunda hüküm yok gerekçesiyle reddi
- Yargıtay 9. HD, E. 2008/17722, K. 2010/3192, T. 11.02.2010 — Ödenmeyen fazla çalışma ücreti nedeniyle haklı fesih ve sonradan ibraz edilen bordrolar
- Yargıtay 9. HD, E. 2008/20517, K. 2008/12483, T. 26.05.2008 — Ücret ve çalışma koşullarının uygulanmamasına dayalı haklı fesih
- Yargıtay 20. HD, E. 2007/13483, K. 2007/12049, T. 09.10.2007 — Askerlik dönüşü işe alınma isteminde iş mahkemesinin görevi
- Yargıtay 9. HD, E. 2007/14407, K. 2007/21552, T. 03.07.2007 — Baskıyla alınan istifada feshin haklılığı, kasa açığı, mağaza müdürünün fazla çalışması