katılma alacağı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
21 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi01.04.2026
Katılma alacağı davasının belirsiz alacak davası sayılması
Katılma alacağı davasında Bölge Adliye Mahkemesi, davayı kısmi dava kabul ederek fazlaya ilişkin talebin reddi ibaresini hükümden çıkarmıştır. Yargıtay, dava dilekçesinde gerçek değere göre artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu ve kısmi dava olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirtmiş; yeniden yargılama gerekmediği için kararı gerekçesini düzelterek onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/3076, K. 2026/3486, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.01.2026
Mal rejiminin tasfiyesinde taşınmazın güncel rayiç değeri
Değer artış payı ve katılma alacağı davalarında davacı kadın, bilirkişi raporundaki taşınmaz değerini de temyiz etmiştir. Yargıtay, katılma alacağı hesabında önceki raporlar arasındaki değer farkı giderilmeden karar verildiğini belirterek bu dava yönünden bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece kararını taşınmaz değeri yönünden bozmuş; değer artış payı davasındaki kararı ise onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/5542, K. 2026/330, T. 15.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.10.2025
Mal rejiminde kişisel mal savunmasının ispatı
Davacı, taşınmazın edinilmesine ilişkin katılma alacağı istemiş; ilk derece mahkemesi, davalının babasından gelen satış bedelinin taşınmazda kullanıldığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle talebi kabul etmiş ve direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu, iş hanının satış bedelinin davalının hesabına yatırıldığını, bu parayla yakın tarihlerde aile üyelerine taşınmazlar alındığını ve dava konusu evin de aynı kaynaktan edinildiğini değerlendirerek taşınmazın davalının kişisel malı olduğu sonucuna varmış ve direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: Davalının kişisel mal savunmasını somut delillerle kanıtlayamadığı ve direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2024/618, K. 2025/646, T. 22.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi09.10.2025
Mal rejiminde taşınmaz iyileştirmelerinin değer artış payına etkisi
Davacı erkek, mal rejiminin tasfiyesinde değer artış payı ve katılma alacağı istemiştir. Yargıtay, taşınmazın ediniminde kullanılan kişisel mal ve kredi oranı ile tadilatların değer artışının ayrı ayrı hesaba katılması gerektiğini, mevcut kararda bu incelemenin yapılmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/5879, K. 2025/8484, T. 09.10.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.09.2025
Boşanma öncesi elden çıkarılan taşınmazın mal rejimi tasfiyesine katılması
Davacı kadın, mal rejiminin tasfiyesinde değer artış payı ve katılma alacağı istemiştir. Yargıtay, evlilik içinde edinilen taşınmazın boşanma davasından kısa süre önce elden çıkarılması nedeniyle, Türk Medeni Kanunu (TMK) 229 kapsamında eklenecek değer olarak tasfiyede hesaba katılması gerektiğini belirterek bu taşınmaz yönünden hükmü bozmuş; diğer temyiz itirazlarını reddetmiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/7615, K. 2025/7728, T. 23.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi17.12.2024
Mal rejimi davasında devredilen taşınmaz ve üçüncü kişinin sorumluluğu
Boşanma ve mal rejiminin tasfiyesi sürecinde taşınmaz üçüncü kişiye devredilmiş, davacı tapu iptali ve tescil istemini davalı eşe yöneltilen alacak talebine dönüştürmüştür. Yargıtay, dava konusu devredildiğinde seçimlik hakkın kullanılması ve üçüncü kişi aleyhine ayrıca usulüne uygun alacak davası açılması gerektiğini; dahili davalı yönünden bu koşullar bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekirken davanın ayrılmasının hatalı olduğunu belirterek kararı bu yönden bozmuştur.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/1258, K. 2024/10123, T. 17.12.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.02.2024
Anlaşmalı boşanma beyanının katılma alacağına etkisi
Davacı, eski eşinin evlilik sırasında ziynet eşyalarını kullanarak aldığı araç nedeniyle değer artış payı ve katılma alacağı istemiş; ilk derece mahkemesi anlaşmalı boşanma duruşmasındaki karşılıklı hak ve alacak kalmadığı beyanına dayanarak davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi bu sonucu korumuştur. Yargıtay, temyiz edilen kararda hukuka aykırılık görmeyerek kararı onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2022/11410, K. 2024/949, T. 15.02.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.11.2023
Boşanma davasında cevap dilekçesiyle istenen mal rejimi alacağı
Kadın eş, boşanma davasına verdiği cevap dilekçesinde katkı payı ve katılma alacağı istemiş, eksik harç tamamlatıldıktan ve deliller toplandıktan sonra mahkeme usulüne uygun açılmış bir dava bulunmadığı gerekçesiyle esasa ilişkin karar vermemiştir. Hukuk Genel Kurulu, mahkemenin harç işlemi yapıp üç yılı aşkın süre yargılamayı sürdürmesinin davada esasa girileceğine dair haklı beklenti yarattığını ve açılmış dava bulunduğunun kabul edilmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: Başvurma harcı yatırılmadığından dava açılmadığı ve direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2022/1042, K. 2023/1101, T. 15.11.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi17.10.2023
Katılma alacağı kararında karar düzeltme istemi
Davacı erkek, eşine ait taşınmaz üzerinde yaptığı inşaat ve yatırımlar için katılma alacağı istemiş; bozma sonrası mahkeme talep sınırı içinde 360.000 Türk lirası ödenmesine karar vermiş ve Yargıtay bu kararı onamıştır. Davalı kadın, bozma gereklerinin ve bilirkişi raporlarının değerlendirilmesinde hata bulunduğunu ileri sürerek karar düzeltme istemiştir. Yargıtay, dilekçedeki nedenlerin karar düzeltme sebeplerinden hiçbirine dayanmadığını belirterek istemi reddetmiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/7239, K. 2023/4794, T. 17.10.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.06.2023
Aile içi taşınmaz devrinin bağış sayılması ve ziynet alacağında ispat
Davacı, evlilik içinde edinildiğini ileri sürdüğü taşınmazlar için katılma alacağı ve ziynetlerin iadesini istemiştir. İlk derece mahkemesinin ve Bölge Adliye Mahkemesinin ret kararlarını inceleyen Yargıtay, taşınmazların davalının anne ve babasınca çocuklarına miras paylaşımı amacıyla devredildiği ve karşılıksız kazandırma niteliğinde olduğu; ziynetlerin davalıda kaldığı iddiasının da kanıtlanmadığı yönündeki değerlendirmeyi dosya kapsamına uygun bulmuş, temyiz itirazlarını reddederek kararı onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2022/4082, K. 2023/3217, T. 15.06.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi01.06.2022
Katılma alacağında talep sınırı ve kişisel mal yerine geçen değer
Katılma alacağı hesabında, davacının talep etmediği şirketin inşaat sözleşmesinden elde edeceği kâr da tasfiyeye dahil edilmiş ve arsa sahibine ait 12 villaya katılma alacağı tanınmıştır. Yargıtay, taleple bağlılık ilkesi ve şirketin ayrı tüzel kişiliği gereği şirket kârının bu davada hükme konu edilemeyeceğini belirtti. Arsa sahibine sözleşme karşılığı verilen 12 villanın kişisel mal yerine geçen değer olduğunu, kalan iki villanın edinim sebebinin ise araştırılması gerektiğini ifade ederek bölge adliye mahkemesi kararını kaldırıp ilk derece hükmünü bozdu.
Yargıtay 2. HD, E. 2022/66, K. 2022/5242, T. 01.06.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.05.2022
Mal rejimi alacağında üçüncü kişiye yöneltilen talebin ayrılması
Davacı kadın, eski eşle birlikte eşin lehine malvarlığı devri yapılan üçüncü kişiye karşı tapu iptali ve tescil, olmazsa katılma alacağı istemiştir. Yargıtay, karşılıksız kazandırmanın Türk Medeni Kanunu (TMK) 229 kapsamında tespit edilebileceğini; ancak üçüncü kişinin, eşin malvarlığının tasfiye borcunu karşılamadığı anlaşılmadan doğrudan katılma alacağından sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir. Üçüncü kişiye yöneltilen davanın ayrılması ve eski eş aleyhindeki tasfiye davası ile alacağın tahsil edilip edilemediğinin bekletici sorun yapılması gerektiğinden hükmü bu yönden bozmuş, diğer temyiz itirazlarını onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2021/8818, K. 2022/4743, T. 23.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.12.2021
Eşler arası taşınmaz devrinin bağış iradesi yoksa edinilmiş mal sayılması
Eş, kendi adına kayıtlı taşınmazı evlilik sürerken diğer eşe tapuda satış göstererek devretmiş; boşanma sonrası katılma alacağı istemi, devrin bağış olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, eşin taşınmazı ortak yaşamı ve evliliğin geleceğini güvenceye almak amacıyla devretmesinin tek başına bağış iradesini göstermediğini, bağış amacının açıkça kanıtlanması gerektiğini belirtti. Dosyada bağış iradesini ortaya koyan bir delil bulunmadığından taşınmazın edinilmiş mal olarak tasfiyeye katılması ve alacağın incelenmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını bozdu. Karşı görüş, bağış savunmasının dosyayla doğrulandığını savundu.
Yargıtay HGK, E. 2018/990, K. 2021/1728, T. 21.12.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi20.10.2021
Evlilik öncesi edinilen şirketin mal rejimi tasfiyesinde kâr payları
Eşlerden biri evlilikten önce ortak olduğu şirketin kendisinin kişisel malı olduğunu ileri sürmüş; bölge adliye mahkemesi şirket gelirleri için katılma alacağına hükmetmiştir. Yargıtay, şirket payının kişisel mal olduğunu ve payın kendisi üzerinde katılma alacağı doğmayacağını; ancak aksine anlaşma yoksa şirket kârının edinilmiş mal sayılabileceğini belirtti. Evlilik ile mal rejiminin sona erdiği tarih arasındaki kâr paylarının ödenip ödenmediği, mevcut olup olmadığı veya yatırıma çevrilip çevrilmediği ve tasfiye tarihindeki reel değeri araştırılmadan hüküm kurulmasını eksik inceleme sayarak bu kısmı bozdu, diğer temyiz itirazlarını onadı.
Yargıtay 2. HD, E. 2021/5618, K. 2021/7414, T. 20.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi10.02.2021
Boşanma sonrası nafaka ve edinilmiş malların tasfiyesinde alacak hesabı
Kadın lehine hükmedilen yoksulluk nafakası, sosyal ve ekonomik koşullar karşısında düşük bulunduğundan Türk Medeni Kanunu (TMK) 4'teki hakkaniyete göre artırılmalı; erkeğin nafakaya ilişkin temyizi ise reddedilmeliydi. Mal rejimi tasfiyesinde, kooperatif meskeni için kadının ziynet katkısı ile evlilik öncesi ve sonrası kredi ödemeleri ayrı değerlendirilerek, sona erme tarihindeki borç da hesaba katılmalı ve karar tarihine yakın rayiç değer esas alınmalıydı. Şirket hissesi erkeğin kişisel malı kabul edilse bile, mal rejimi sona erene kadar bu hisseden elde edilmiş kâr payı veya yatırıma dönüşen gelir araştırılmalıydı. Bu hesaplama eksikleri nedeniyle mal rejimi yönünden hüküm bozulurken, nafakaya ilişkin bir kısım hüküm onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2020/3311, K. 2021/1183, T. 10.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi08.02.2021
Krediyle edinilen taşınmazın tasfiyesinde dönemsel borç ve kişisel katkı hesabı
Taşınmazın bir bölümü krediyle alınmış olduğunda, mal rejimi sona erene kadar yapılan taksitler ile sonrasına kalan borç tasfiye hesabında ayrıştırılmalı; kalan kredi oranı taşınmazın karar tarihine yakın rayiç değeri üzerinden borç olarak düşülmelidir. Dosyada miras kalan taşınmazın satış bedeliyle yapılan kişisel katkı, edinilmiş mallar dönemindeki kredi ödemeleri ve rejim sona erdiğindeki kredi borcu birlikte incelenmeliydi. İlk hükümdeki 22.615 TL tutarı davacı temyiz etmediğinden, usuli kazanılmış hak bu miktarı aşan yeni hükme engel olur. Yargıtay hükmü 22.615 TL katılma alacağı olacak şekilde düzelterek onadı.
Yargıtay 8. HD, E. 2020/1146, K. 2021/983, T. 08.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi13.02.2020
Mal rejiminin sona ermesinden önce edinilen arsa ve sonradan yapılan binanın tasfiyesi
Taşınmazın arsası eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 1993’te, üzerindeki bina ise edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde yapılmıştır. Daire, arsa için katkı payı alacağı, bina için katılma alacağı hesaplanması gerekirken arsa ve bina değerinin birlikte katılma alacağına konu edilmesini bozma nedeni saydı. Ayrıca asıl davada istenmeyen faizin birleşen davada talep edilmesi, asıl alacak davasıyla aynı konu ve tarafları taşısa bile derdestlik oluşturmaz; faiz istemi esastan değerlendirilmelidir.
Yargıtay 8. HD, E. 2019/6645, K. 2020/1328, T. 13.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi28.11.2019
Üçüncü kişi adına tescilli evlilik içi aracın mal rejiminde tasfiyesi
Mahkeme, dava konusu aracın davalının annesi adına kayıtlı olması nedeniyle katılma alacağı hesabına katılmasını reddetmişti. Yargıtay, önceki aracın evlilik içinde davalı adına edinilip satılması, davacının araç alınmadan önce kredi çekmesi, taksit ödemeleri ve tanık anlatımları birlikte değerlendirildiğinde aracın bu satış bedeli ve krediyle alındığını ve davalı tarafından kullanıldığını belirledi. Bu nedenle araç edinilmiş mal sayılarak katkı ve alacak hesabı yapılmalıydı; karar düzeltme istemi bu araç yönünden kabul edilip yerel hüküm bozuldu, diğer itirazlar reddedildi.
Yargıtay 8. HD, E. 2019/5567, K. 2019/10676, T. 28.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi06.11.2018
Krediyle edinilen taşınmazda katılma alacağının doğru hesaplanması
Eşler arasında edinilmiş mallara katılma rejimi sürerken alınan mesken için kullanılan kredinin yalnız bir bölümü boşanma davasından önce ödenmiştir. Daire, satın alma bedeli ve kaynaklarını, mal rejiminin sona erdiği tarihte kalan kredi borcunu ve taşınmazın tasfiye tarihindeki rayiç değerini ayrı ayrı belirleyip kredi oranlamasıyla katılma alacağını hesaplamak gerektiğini açıklamıştır. Eksik kredi kayıtları ve hatalı hesaplama nedeniyle karar bozulmuştur.
Yargıtay 8. HD, E. 2016/13246, K. 2018/18249, T. 06.11.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.10.2018
Eş adına tescilli konuta kişisel maldan katkının bağış sayılmaması
Kurul, bir eşin kendi kişisel malından diğer eş adına tescil edilen konutun edinimine katkıda bulunmasının, tek başına bağış iradesini göstermediğini kabul etmiştir. Eşlerin aile yaşamını ve ortak geleceği güvenceye almak amacıyla dayanışma içinde yatırım yapmaları bağış olarak nitelendirilemez. Kişisel mal katkısından doğan değer artış payı ve katılma alacağı yöntemince hesaplanmalı; bu nedenle direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1614, K. 2018/1550, T. 23.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi09.05.2018
Mal rejiminin tasfiyesinde kooperatif ödemeleri ve edinilmiş mallar
Eşler arasındaki mal rejimi tasfiyesinde ilk derece mahkemesi, davacının gelir getiren katkısını kanıtlamadığı gerekçesiyle alacak taleplerini reddetmiştir. Daire, kooperatif konutunda 2002 sonrası ödemelerin edinilmiş mal rejimine göre incelenmesi ve boşanma öncesi devirde katılma alacağını azaltma kastının araştırılması gerektiğini; diğer taşınmazdaki binanın 2002 sonrası yapılmış bölümüne yönelik talebin de incelenmediğini belirtmiştir. Bu eksik araştırma nedenleriyle hüküm bozulmuş, 2002 öncesi arazi edinimine ilişkin ret ise yerinde görülmüştür.
Yargıtay 8. HD, E. 2016/251, K. 2018/12338, T. 09.05.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul