kasten yaralama
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
22 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Ceza Dairesi30.03.2026
Görüntülerdeki yeni failler araştırılmadan mükerrer soruşturma gerekçesiyle takipsizlik
Yaralama ve mala zarar verme olayında başka kişiler hakkında soruşturma bulunduğu gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir. Kamera görüntülerine ilişkin bilirkişi raporu, kimliği belirlenmemiş iki kişinin daha eyleme katıldığını ortaya koymuştur. Yargıtay, bu kişilerin kimlikleri belirlenerek kamu davası açılması gerektiğini kabul etmiş ve takipsizliğe itirazın reddini kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/546, K. 2026/2289, T. 30.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi30.03.2026
Aynı fiille yaralama ve gözlük kırılmasında fikri içtima ve kanun yararına bozma
Sanık, katılanın basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir biçimde yaralanmasına ve gözlüğünün kırılmasına neden olmuş; Asliye Ceza Mahkemesi sanığın kasten yaralama suçundan 1.500,00 TL adlî para cezasıyla cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiş, karar itiraz edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay, sanığın gözünde gözlük olduğunu bilerek katılana vurduğu olayda 5237 sayılı Kanun'un 44/1. maddesi gözetilerek daha ağır cezayı içeren mala zarar verme suçundan cezalandırılması gerekirken kasten basit yaralama suçundan cezalandırılmasını Kanun'a aykırı bulmuştur. İstem kabul edilerek karar kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/851, K. 2026/2301, T. 30.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi23.03.2026
Kasten yaralamada sonraki kanun ve para cezası hesabı
Kasten yaralama hükmünde suç tarihinde yürürlükte olmayan daha ağır alt sınır uygulanmış ve adli para cezası hesabında 2.700,00 Türk lirası yerine 27.000,00 Türk lirası yazılmıştı. 1. Ceza Dairesi, bu hataları kanun yararına bozma sebebi sayarak kararı bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/556, K. 2026/2011, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi23.03.2026
Açıklanan hükümde dava zamanaşımı dolduğundan kanun yararına bozma ve düşme
Adalet Bakanlığı, denetim süresinde yeni suç işlendiği ihbarı üzerine hükmü açıklanarak kasten yaralama suçundan mahkûmiyet kurulan ve kesinleşen karar hakkında kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Asliye ceza mahkemesi, 5271 sayılı Kanun'un 231/11. maddesi uyarınca basit yargılama usulüyle hükmü açıklayarak hükümlüleri ayrı ayrı 2 ay 15 gün hapis cezasıyla cezalandırmıştır. Yargıtay, suçun 23.02.2007 tarihinde işlendiğini, son kesme işleminden itibaren 231/8. madde uyarınca durma süresi de gözetildiğinde 8 yıllık olağan zamanaşımının hükmün açıklandığı 12.03.2024 tarihinden önce dolduğunu kabul etmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuş ve 309/4-d maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine doğrudan hükmedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/654, K. 2026/2021, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi23.03.2026
Yaralama şikâyetinde rapor ve tanığa rağmen takipsizlik
Kasten yaralama şikâyetinde adli rapor ile arbede anlatan tanık beyanı bulunmasına rağmen kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti. 1. Ceza Dairesi, kamu davası açılmasını gerektiren deliller karşısında itirazın reddini kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/853, K. 2026/1999, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi23.03.2026
Uzlaştırma ve usulsüz tebligatla açıklanan hükmün bozulması
Kasten yaralama davasında uzlaştırma işlemleri yapılmadan mahkûmiyet kurulmuş, hükmün açıklanması duruşması da sanığa usulüne uygun bildirilmemişti. 11. Ceza Dairesi, uzlaştırma bürosuna başvurulması ve savunma hakkının sağlanması gerektiğini belirterek kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay 11. CD, E. 2025/5735, K. 2026/3008, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi02.03.2026
HAGB denetim süresi geçtikten sonra işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanması
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlendiği iddiasıyla hükmün açıklanmasına ve mahkûmiyetine karar verilmiştir. Yerel mahkeme, denetim süresi içinde suç işlendiği gerekçesiyle hükmü açıklamıştır. Yargıtay, denetim süresi dolduktan sonra işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanamayacağını, bu nedenle hükmün açıklanmasının Kanun’a aykırı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek karar bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/534, K. 2026/1499, T. 02.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi07.07.2025
Kasten yaralamada hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve beraat kararlarının temyizi
Kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması, beraat ve mahkûmiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararları temyiz edilmiştir. Yargıtay, 7499 sayılı Kanun'la değişik CMK 231/12 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları hakkında Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına CMK 286. madde hükümlerinin uygulanacağını, iki yıla kadar hapis cezasını gerektiren suçlar, beş yıl veya daha az hapis cezaları ve on yıl veya daha az hapis cezasını gerektiren suçlardaki beraat kararlarına ilişkin esastan ret kararlarının CMK 286/2 uyarınca temyiz incelemesine tabi olmadığını kabul etmiştir. Tüm temyiz istemleri CMK 298/1 uyarınca oy birliğiyle reddedilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/2654, K. 2025/5562, T. 07.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi17.04.2024
Tehdidin yaralama suçuna dâhil olması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Asliye Ceza Mahkemesi, bozma üzerine sanık hakkında nitelikli tehdit ve kasten yaralama suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurmuş, hükümler sanık müdafii ve Cumhuriyet savcısınca temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanığın mağduru silahla ölümle tehdit edip ardından silahın kabzesiyle yaralamasında tehdit içeren sözlerin yaralama eyleminin irade açıklaması niteliğinde olduğunu ve eylemin bir bütün hâlinde kasten yaralama suçunu oluşturduğunu kabul etmiştir. Ayrıca kasten yaralama hükmü yönünden Anayasa Mahkemesinin iptal kararı karşısında CMK'nın 251. maddesi uyarınca basit yargılama usulü bakımından yeniden değerlendirme yapılması gerektiğini ve cezası TCK'nın 51. maddesi gereğince ertelenen sanık hakkında erteleme gerekçesiyle çelişecek biçimde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini hatalı bulmuştur. Hükümlerin tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle bozulmasına karar vermiştir.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/20947, K. 2024/4679, T. 17.04.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi15.03.2023
Bıçakla yaralamada meşru savunma ve cezanın belirlenmesi
Suça sürüklenen çocuk, çıkan kavgada iki kişiyi bıçakla yaralamaktan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, katılanların anlatımları, adli raporlar ve diğer delillerin mahkûmiyeti desteklediğini; olayın çıkış ve gelişimine göre meşru savunma koşullarının oluşmadığını belirtmiştir. Hapis cezalarının kanun gereği adli para cezasına çevrildiğini ve diğer lehe hükümlerin uygulanma koşullarının bulunmadığını değerlendirerek hükümleri onamıştır.
Yargıtay 1. CD, E. 2022/12322, K. 2023/1066, T. 15.03.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi24.05.2022
Tanıklıktan çekinen tanığın kolluk beyanının hükme esas alınamaması
Sanık, babası olan mağdura vurmak istediği ancak tanığın araya girmesiyle eyleminin teşebbüs aşamasında kaldığı iddiasıyla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan bozma üzerine yeniden 1 ay 7 gün hapis cezasıyla cezalandırılmıştır. Mahkeme, sanıkların kardeşi olduğu için duruşmada tanıklıktan çekinen tanığın kollukta olayı ayrıntılı anlattığı gerekçesiyle mahkûmiyet kurmuştur. Yargıtay, CMK 210/2 uyarınca tanıklıktan çekinen kişinin önceki ifadesine ilişkin tutanağın okunamayacağını, bu nedenle delil değerlendirme yasağının ihlal edildiğini; sanığın savunması, diğer sanığın beyanları ve olayı görmediğini ya da yalnız hakaret ve tehdide tanık olduğunu bildiren tanık anlatımları karşısında mahkûmiyete yeter kesin delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2022/4119, K. 2022/3889, T. 24.05.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi15.10.2020
Uzlaştırma ve basit yargılama sonrası hükümler
Sanık hakkında basit kasten yaralama ve tehdit suçlarından verilen hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sonradan değişen kanun nedeniyle iki suç arasında uzlaştırma işlemi yapılması gerektiğini ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında dosyanın basit yargılama usulü bakımından da değerlendirilmesini belirtti. Ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) hükmü açıklanırken kısa süreli hapis cezalarının adli para cezasına çevrilmesini ve ilk haksız hareketin belirlenemediği durumda haksız tahrik indiriminin alt sınırdan uzaklaştırılmasını hukuka aykırı buldu; hükümleri bozdu.
Yargıtay 3. CD, E. 2020/8330, K. 2020/13766, T. 15.10.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi02.05.2019
Karşılıklı yaralamada devam eden saldırı meşru savunma oluşturmaz
Kardeşler arasındaki karşılıklı yaralama olayında ilk haksız hareketin kimden geldiği belirlenememiştir. Daire, sanığın mağduru yaralamayı sürdürmesi nedeniyle meşru savunmanın koşullarının oluşmadığını; beraat yerine eylemin haksız tahrik altında kasten yaralama sayılması gerektiğini belirtti. Diğer sanık hakkında ise ilk haksız hareketin kaynağı belirsiz olduğundan asgari haksız tahrik indirimi uygulanmalı ve Anayasa Mahkemesi kararından sonra hak yoksunlukları yeniden değerlendirilmelidir. İki mahkûmiyet/beraat hükmü de bu nedenlerle bozuldu.
Yargıtay 3. CD, E. 2019/1674, K. 2019/9236, T. 02.05.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi11.02.2019
Bir kısım mahkûmiyetlerde akıl hastalığı raporu alınması gereği
Daire, kasten öldürmeye teşebbüs ve yaralama suçlarından kurulan bazı mahkûmiyetleri, sanıkların meşru savunma ve diğer temyiz itirazlarını yerinde görmeyerek onamıştır. Bununla birlikte, iki yaralama mahkûmiyeti bulunan bir sanığın geçmiş psikiyatrik tedavi ve tanı kayıtları karşısında, ceza sorumluluğunu etkileyebilecek akıl hastalığı yönünden Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını gerekli görmüştür. Bu sanık hakkındaki ilgili hükümler bozulmuş, karar kısmen onanıp kısmen bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2018/3560, K. 2019/634, T. 11.02.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi02.05.2018
Adli sicilden silinen mahkûmiyetin HAGB değerlendirmesine etkisi
Adalet Bakanlığı, kasten yaralama mahkûmiyetinde önceki kasıtlı suç mahkûmiyeti gerekçesiyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına ilişkin kararın bozulmasını istemiştir. Daire, önceki ceza adli sicilden silinmiş ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına engel oluşturmazken, sanığın bu mahkûmiyeti varmış gibi gösteren gerekçeyle karar verilmesini hukuka aykırı bulmuş ve kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2018/3693, K. 2018/8150, T. 02.05.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.04.2017
Yüzde sabit izde rapor yeterliliği ve TCK 87/1-son için ek savunma hakkı
Eşini burun ve elmacık kemiklerinde kırık oluşacak şekilde yaralayan sanığın TCK 86/1, 86/3-a, 87/1-c ve 87/1-son maddeleri uyarınca mahkûmiyetine ilişkin yerel mahkeme hükmü, Özel Daire tarafından eksik ceza tayinine yönelik eleştiriyle onanmıştır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, hükümden sonra sunulan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu mütalaasında yüzde sabit iz bulunmadığı bildirildiğinden eksik kovuşturma ile karar verildiği gerekçesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, olaydan yaklaşık 18 ay sonra yapılan muayeneye dayanan ve sol gözde içe çöküklük nedeniyle sabit iz bildiren raporu hükme esas alınacak yeterlilikte bulmuş; sonraki rapordaki saptamanın izin geçirilen operasyonla giderilmesine ilişkin olduğunu, bunun suçun niteliğini değiştirmeyeceğini ve eksik araştırma bulunmadığını kabul etmiştir. Kurul, iddianamede talep edilmeyen TCK 87/1-son maddesi için yalnız 87/1-c maddesinden ek savunma hakkı verilmesini yeterli saymayarak Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 226. maddesine aykırılık bulunduğunu kabul etmiş; itirazı bu yönden değişik gerekçeyle kabul edip Özel Daire kararını kaldırmış ve hükmü bu nedenle, eksik ceza tayini ve TCK 53. madde uygulaması yönlerinden bozmuştur. Karşı oy: birinci uyuşmazlıkta iki üye itirazın kabulü gerektiğini, bunlardan biri raporlar arasındaki çelişki giderilmeden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu belirtmiş; ikinci uyuşmazlıkta dört üye ek savunma hakkı verilmesine gerek olmadığını savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2015/1167, K. 2017/247, T. 25.04.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.04.2016
Çelişkili tanık beyanında şüphe ve dava zamanaşımı
Çocuğa yönelik ateşli silahla saldırı iddiasında, mahkûmiyet kararına dayanak tanık soruşturma ve kovuşturmada çelişkili anlatımlar vermiş; Ceza Genel Kurulu sanığın kasten yaralama eylemini işlediğinin sabit olmadığı sonucuna ulaşmıştır. Bu suç yönünden mahkûmiyet hükmü bozulmuş; 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunda dava zamanaşımı dolduğundan hüküm bozulup kamu davası düşürülmüştür. Karşı oyda, 6136 sayılı Kanun'a ilişkin davada da düşme yerine beraat gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2014/126, K. 2016/207, T. 26.04.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.01.2016
Telefonu denetleme amacıyla almanın yağma suçuna etkisi
Sanık, birlikte olduğu mağdurenin telefonunu cebir ve tehditle almış, daha sonra kullanmadan iade etmiştir; ağır ceza mahkemesi eylemi yağma sayarak mahkûmiyet kurmuş, 6. Ceza Dairesi hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, telefonun mağdurenin arama kayıtlarını kontrol etmek amacıyla alındığı ve sanığın faydalanma kastı kanıtlanmadığı için yağma suçunun oluşmadığını, eylemlerin silahla tehdit ve kasten yaralama suçlarını oluşturabileceğini kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş ve hükmü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2015/709, K. 2016/33, T. 26.01.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu28.05.2013
Olası kastla yaralamada indirimin ağır netice nedeniyle artırımdan önce uygulanması
Ceza Genel Kurulu, yaralama eyleminin olası kastla işlendiği ve mağdurda yaşamsal tehlike oluşturan ağır netice meydana geldiği olayda, olası kast indiriminin önce temel yaralama cezası üzerinden yapılması, ardından ağır netice hükmünün uygulanması gerektiğine karar verdi. Böylece Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı kabul edilip önceki onama kaldırıldı ve yerel hüküm, indirimin artırımlı ceza üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle bozuldu. Karşıoylar, kanun metnindeki ceza belirleme sırasının önce olası kast indirimini gerektirdiğini savundu.
Yargıtay CGK, E. 2013/259, K. 2013/273, T. 28.05.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.03.2009
Yağma suçunda ispat ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Eski eşinin işyerindeki tartışma sırasında para aldığı ileri sürülen sanık hakkında, çelişkili deliller yağma suçunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde kanıtlandığını göstermediğinden mahkûmiyet kurulamayacağı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sabit yaralama eyleminin 765 sayılı Kanun kapsamında kaldığını ve zamanaşımının dolduğunu belirterek direnme hükmünü bozmuş, kamu davasının düşmesine karar vermiştir; karşı oylar yağmanın sabit olduğu kanaatindedir.
Yargıtay CGK, E. 2008/256, K. 2009/79, T. 31.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu12.02.2008
Yaralamada kullanılan sopa ve lehe kanunun belirlenmesi
Sanık yaralama eyleminde olay yerinden aldığı sopayı kullanmış; yerel mahkeme, bu nesneyi yeni Türk Ceza Kanunu’na göre silah saymış, eski kanuna göre saymayarak sanık lehine olan eski kanunu uygulamıştı. Ceza Genel Kurulu, yeni kanundaki silah tanımının saldırı veya savunmaya elverişli nesneleri de kapsadığını, sopanın yaralamadaki etkisinin bu niteliği gösterdiğini ve eski kanunun sonuç ceza bakımından daha lehe olduğunu kabul etti. Başsavcılığın itirazı reddedildi; karşıoy, ele geçirilmeyen odun parçasının silah sayılamayacağını savundu.
Yargıtay CGK, E. 2008/25, K. 2008/22, T. 12.02.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2007
Kasten yaralama davasında asli zamanaşımının dolması
Kasten yaralama suçundan verilen beraat kararı, katılanın anlatımının gerekçesiz dışlandığı gerekçesiyle bozulmuş; yerel mahkeme yeniden beraat kararı vererek direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, sanığın sorgusundan sonra beş yıllık asli zamanaşımını kesen veya durduran başka bir işlem bulunmadığını belirleyerek, suçun esasına ilişkin direnme uyuşmazlığını incelemeden zamanaşımının dolduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmeksizin kamu davası düşürülmüştür.
Yargıtay CGK, E. 2006/254, K. 2007/5, T. 23.01.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi