kambiyo senedi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
11 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi24.11.2025
İstinaf kararında borçlunun şikâyetlerinin bir kısmı hakkında hüküm kurulmaması
Borçlu, kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte tebligatların usulsüz olduğu, takip talebi ve ödeme emrinde yabancı para tutarlarının Türk lirası karşılığının gösterilmediği ve meskeniyet şikâyetleriyle icra mahkemesine başvurmuştur. İlk derece mahkemesi takibin iptaline karar vermiş, bölge adliye mahkemesi bu kararı kaldırarak takibin 20.000,00 USD alacağı yönünden kısmen iptaline karar vermiş, ancak borçlunun diğer şikâyetleri hakkında karar vermemiştir. Yargıtay, 6100 sayılı Kanun'un 297/2 ve 359/2. maddeleri uyarınca hüküm sonucunda taleplerin her biri hakkında açık ve şüphe uyandırmayacak şekilde karar verilmesi gerektiğini belirterek, borçlunun diğer şikâyetleri incelenmeden karar verilmesini bozma nedeni saymıştır. Alacaklının temyiz itirazları reddedilmiş, borçlunun temyizi kısmen kabul edilerek karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/6350, K. 2025/7529, T. 24.11.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi26.03.2025
Usulden iptal edilen kambiyo takibinde senet aslının harç alınmadan iadesi
Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip, yabancı para alacağının Türk parası karşılığı yazılmadığı için borçlunun şikâyetiyle iptal edilmiş; alacaklının senet aslının iadesi talebi icra müdürlüğünce harç ödenmesi gerektiği gerekçesiyle reddedilmiştir. İcra mahkemesi alacaklının şikâyetini reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, Harçlar Kanunu'nun 23. maddesini değerlendirerek somut olayda haricen tahsil ya da hakkın özünden vazgeçme bulunmadığını, takibin usuli sebeple mahkeme kararıyla iptal edildiğini, eksiklik giderilip yeniden takip başlatılabileceğini ve harç alınmasını gerektiren bir durum olmadığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararının kaldırılmasına ve icra mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/1257, K. 2025/2706, T. 26.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi10.03.2025
Bonoya dayalı kambiyo takibinde Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanması
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla yapılan takipte verilen Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, gerekçe açıklamadan temyiz itirazlarını yerinde görmemiş ve kararı oy çokluğuyla onamıştır. Karşı oy: senet üzerindeki tapu bedeli için düzenlendiğine ve para alışverişi bulunmadığına ilişkin kayıt karşısında bononun kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadi unsurunu taşımadığı, İİK'nın 170/a maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/850, K. 2025/2108, T. 10.03.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.05.2023
Faktoring şirketinin lehtarı olduğu teminat bonosunda yetkili hamillik
Borçlular, faktoring şirketi alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi Özel Daire bozma kararına karşı alacaklının lehtar olduğu bononun 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen borçluların direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığını; keşideci borçlu şirket yönünden ise faktoring şirketinin 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile Yönetmeliğin 8 inci maddesine uygun olarak temlik almadığı kambiyo senedinde yetkili hamil olamayacağını, vadesiz senedin Ek Faktoring Sözleşmesi kapsamında teminat olarak alındığının kabulü gerektiğini ve koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yargılamayı gerektirdiğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. İki borçlu yönünden temyiz istemi hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş, borçlu şirket yönünden direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karşı oy: somut temyiz sebebi bildirilmediğinden incelemenin kamu düzeniyle sınırlı yapılması ve direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2021/410, K. 2023/416, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.03.2023
Matbu TL ibaresi bulunan döviz bonosunun kambiyo vasfı
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte bonoda TL ibaresi çizilmeden Amerikan Doları ibaresi eklendiğini ve iki para birimi bulunduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi senedin belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediği gerekçesiyle takibi iptal etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bonoda rakamla ve yazıyla belirtilen bedelin aynı olduğunu, para biriminin açıkça Amerikan Doları olarak yazıldığını ve tahrifat iddiası bulunmadığını belirterek senedin 2.250.000 Amerikan Doları olarak düzenlendiğini ve kambiyo vasfını taşıdığını kabul etmiştir. Matbu senetteki TL ve Türk Lirası yazılarının hukuki sonuç doğurmadığını, aksinin kabulünün aşırı şekilcilik olacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2021/862, K. 2023/174, T. 08.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi26.10.2022
İmzaya itirazda kesin kanaat bildiren çelişkili bilirkişi raporlarıyla hüküm kurulamaması
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu imzaya ve borca itiraz etmiş; icra mahkemesi bilirkişi raporları doğrultusunda itirazı kabul ederek takibin durdurulmasına karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 18.07.2019 tarihli Adli Tıp Kurumu raporunun kesin kanaat bildirmediği sürece bağlayıcı olamayacağını, imzanın borçluya ait olduğu ve olmadığı yönünde kesin kanaat bildiren 10.10.2018 ve 14.12.2020 tarihli raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm kurulamayacağını kabul etmiştir. Ehil bilirkişilerden oluşacak heyetten denetime elverişli rapor alınması gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılmış ve icra mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2022/2813, K. 2022/10996, T. 26.10.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi02.02.2022
İcra mahkemesi kararına karşı süresi geçtikten sonra yapılan istinaf başvurusu
Bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte borçlu usulsüz tebliğ şikâyetinde bulunmuş ve borca itiraz etmiş; İlk Derece Mahkemesi ödeme emri tebliğ tarihini düzeltip borca itirazı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi alacaklının istinaf talebini kabul ederek usulsüz tebliğ şikâyetini ve gecikmiş itirazı reddetmiştir. Yargıtay, İİK'nın 363/1. maddesine göre istinaf süresinin tefhim veya tebliğden itibaren on gün olduğunu, kararın 17.12.2020'de her iki tarafa tefhim edilmesine karşın borçlunun 18.01.2021'de, alacaklının 29.01.2021'de istinaf dilekçesi verdiğini belirtmiştir. Tarafların istinaf başvurularının İİK'nın 365/3. maddesi uyarınca süre aşımından reddi gerektiğinden Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2021/7412, K. 2022/1081, T. 02.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi27.09.2021
Borcun esasına girilmeden kabul edilen itirazda alacaklı aleyhine tazminat
Borçlu, bonoya dayalı kambiyo takibinde senedin teminat amacıyla verildiğini ileri sürerek takibin iptalini istemiş; ilk derece mahkemesi istemi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu kabul ederek takibin durdurulmasına ve İİK'nın 169/a-6 maddesi gereğince alacaklı aleyhine %20 tazminata hükmetmiştir. Yargıtay, başvurunun İİK'nın 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğinde olduğunu, itiraz senet bedelinin tahsil edilip edilmeyeceğinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle kabul edildiğinden borcun esasına girilmediğini ve bu durumda alacaklının tazminatla sorumlu tutulamayacağını kabul etmiştir. Yanlışlık yeniden yargılamayı gerektirmediğinden tazminata ilişkin paragraf hükümden çıkarılarak karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2021/2804, K. 2021/8006, T. 27.09.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi09.07.2020
Takibin kesinleşmesinden sonra alınan mirasın hükmen reddi ilamına dayalı şikâyet
Mirasçı sıfatıyla hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip başlatılan borçlu, takibin kesinleşmesinden sonra mirasın hükmen reddine ilişkin ilamı ibraz ederek hacizlerin kaldırılmasını istemiş, icra müdürlüğünün ret kararını şikâyet etmiştir. İlk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise talebi borca itiraz olarak niteleyip süre aşımı nedeniyle reddetmiştir. Daire, mirasın reddi iddiasının borca itiraz sayılacağına ilişkin Hukuk Genel Kurulu ilkesinin, mirasın reddine ilişkin kararın takibin kesinleşmesinden önce alındığı hâllerde uygulandığını, somut olayda ilamın takibin kesinleşmesinden sonra alındığını belirterek şikâyetin kabulü gerektiğini kabul etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2019/11002, K. 2020/6831, T. 09.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.02.2008
Kambiyo senedindeki imzaya itirazda ispat yükü
Borçlu, takip dayanağı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş; bilirkişi mevcut örneklerle kanaate ulaşamamış ve mahkeme ek imza örneklerini sunma yükünü borçluya vererek davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıda bulunduğunu, yeterli örnekler toplanarak incelemenin tamamlanması ve sahtelik ceza davasında bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi kararı verilmişse sonucun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/77, K. 2008/90, T. 06.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.04.2006
Kambiyo takibinde imzaya itiraz ve ispat yükü
Kambiyo senedindeki imzaya itiraz reddedilmiş; bilirkişi, borçludan alınan örnekleri yetersiz bulmuş ve küçük harflerle yazı örneği istemiş, borçlu bunu yapamadığını bildirmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükünün alacaklıda olduğunu ve bu yük yerine getirilmediğinden itirazın kabul edilmesi gerektiğini benimseyerek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, borçlunun imza örneklerini sağlamaya yardımcı olmaması ve mevcut örneklerdeki benzerlikler nedeniyle mahkeme kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/259, K. 2006/231, T. 26.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul