ispat yükü
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
24 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.09.2025
Muris muvazaasında mirasçıdan mal kaçırma amacının ispatı
Davacı, mirasbırakanın taşınmazı eşine ve ardından davalıya temlikinin mirasçıdan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş; ilk derece mahkemesinin davayı reddeden kararı direnme üzerine Hukuk Genel Kuruluna gelmiştir. Hukuk Genel Kurulu, taşınmazın mirasbırakanın tek malvarlığı olması, el değiştirme süreci, kullanım ve kira ödemelerine ilişkin olgular birlikte değerlendirildiğinde mal kaçırma amacının kanıtlandığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/400, K. 2025/554, T. 24.09.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · Vergi Dava Daireleri Kurulu15.05.2024
Sahte belge düzenleme fiiline iştirak nedeniyle kesilen vergi ziyaı cezası
Davacı hakkında, sahte fatura düzenlediği ileri sürülen mükelleflerin fiillerine iştirak ettiği gerekçesiyle vergi ziyaı cezası kesilmiştir. İlk derece mahkemesi, işyerinde bulunan tahakkuk fişlerinin tek başına iştirak rolünü ve davacının fiiliyle oluşan vergi kaybını somut biçimde kanıtlamadığı gerekçesiyle cezaları kaldırmış; takdir komisyonu kararlarının iptali istemini ehliyetten reddetmiştir. Vergi Dava Dairesi Kurulu, temyiz iddialarını bozma nedeni saymayıp ısrar kararını onamıştır. Karşı oy, tekerrür artırımı yönünden ayrıca değerlendirme yapılması için bozma gerektiğini belirtmiştir.
Danıştay VDDK, E. 2022/1707, K. 2024/439, T. 15.05.2024İdare ve Vergi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.07.2023
Ziynet alacağında tanık delili ve ispat
Ziynet alacağı davasında ilk derece mahkemesi, davacının ziynetlerin elinden alındığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş; Yargıtay 2. Hukuk Dairesi ise tanık anlatımlarının ziynetlerin güvenlik gerekçesiyle alınıp iade edilmediğini kanıtladığını belirterek bozmuştur. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının temyize açık olduğu yönündeki ön sorun değerlendirmesinden sonra, tanık anlatımlarıyla ziynetlerin davalı tarafça alındığının ispatlandığını ve talebin kabulü gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, direnme kararının miktar itibarıyla temyiz edilemeyeceği görüşüyle ön sorunun temyiz isteminin reddi biçiminde çözülmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2023/191, K. 2023/703, T. 05.07.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi12.02.2021
Vekile usulsüz tebligat ve usule aykırı keşif ara kararına sonuç bağlanması
Davacı, kadastroda davalı adına tespit edilen taşınmazların tespitinin iptali ile miras payları oranında mirasçılar adına tescilini istemiş; mahkeme, keşif giderinin kesin süre içinde yatırılmaması üzerine davayı kabul etmiş ve hüküm dahili davalı tarafından temyiz edilmiştir. Daire, gerekçeli kararın dahili davalı vekiline muhatabın adreste bulunmadığı araştırılıp şerh verilmeden çalışanına tebliğ edildiğini, 7201 sayılı Kanun'un 17. maddesine aykırı bu tebligatın usulsüz olduğunu ve temyizin süresinde sayılacağını kabul etmiştir. Esasa ilişkin olarak, 3402 sayılı Kanun'un 36. maddesine uygun kurulmayan, önceden yatırılan keşif ücretini mahsup etmeyen ve masrafı hangi tarafın ödeyeceğini açıklamayan ara karara sonuç bağlanamayacağını, taksim olgusunu ispat yükünün davalıda olduğunu belirtmiştir. Davalı tarafa yöntemine uygun yeniden süre verilip keşif yapılması gerektiği gerekçesiyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 16. HD, E. 2017/5299, K. 2021/1107, T. 12.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi01.07.2020
İş yeri dışında kurulan eğitim sözleşmesinde cayma hakkı ön bilgilendirmesinin ispatı
Davacı tüketici, davalıyla internetten eğitim hizmeti alınmasına ilişkin sözleşme imzaladığını, deneme süresi içinde bildirmesine rağmen sözleşmenin iptal edilmediğini ileri sürerek sözleşmenin feshini istemiş, mahkeme davayı reddetmiştir. Yargıtay, 6502 sayılı Kanun'un 47. maddesi ve İş Yeri Dışında Kurulan Sözleşmeler Yönetmeliği uyarınca cayma hakkı konusunda bilgilendirmenin ispat yükünün satıcı veya sağlayıcıda olduğunu, gerektiği gibi bilgilendirilmeyen tüketicinin on dört günlük süreyle bağlı olmadığını belirtmiştir. Davalının ön bilgilendirme yaptığına ve teslimine ilişkin belge sunmadığı, ön bilgilendirme formu düzenlenip düzenlenmediği araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulduğu gerekçesiyle hüküm davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2017/2571, K. 2020/5639, T. 01.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi17.02.2020
İşçilik alacağında tam süreli çalışma kabulünün gerekçesizliği ve eksik inceleme
Davacı işçi, işçilik alacakları için başlattığı ilamsız takibe davalı işverenin itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; İş Mahkemesi bozma sonrasında bilirkişi ek raporuna dayanarak davacının tam süreli çalıştığını kabul etmiş ve itirazın kısmen iptaline karar vermiştir. Yargıtay, kararın tam süreli çalışma kabulüne dair gerekçe içermediğini ve HMK'nın 297. ve 298/2. maddelerine aykırı olduğunu, davalı tanıklarının yarı zamanlı çalışmayı bildirdiğini, sözleşmelerin saatlik ücret öngördüğünü ve SGK kayıtlarında tam süreli bildirim bulunmadığını, çalışma olgusunu ispat yükünün işçide olduğunu ve istenen puantaj kayıtları hakkında karar verilmediğini saptamıştır. Daire ayrıca tam süreli çalışma belirlenirse ücret içinde ödenen ikramiye, senelik izin ve bayram yardımlarının mahsup edilmesi gerektiğini ve kıdem tazminatına esas sürenin SGK kayıtlarındaki 9 yıl 25 gün olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2020/608, K. 2020/2613, T. 17.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi20.01.2020
Sendikaya üyelikten kısa süre sonra yapılan feshin sendikal nedene dayanması
Davacı işçi, sendikaya üye olması ve sendikal faaliyetleri nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek feshin geçersizliğini ve işe iadesini istemiş, ilk derece mahkemesi feshin sendikal nedene dayandığını kabul ederek davayı kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise sendikal nedenin ispatlanamadığı gerekçesiyle ilk derece kararını kaldırmıştır. Yargıtay, davacının 30/07/2016 tarihinde sendikaya üye olduğunu, iş sözleşmesinin 05/08/2016 tarihinde fesih sebebi açık ve kesin gösterilmeden feshedildiğini, tanık beyanları ve Dairenin emsal dosyalarına göre işverenin sendikal örgütlenme istemediğini ve feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı bozularak ortadan kaldırılmış, feshin geçersizliğine ve işe iadeye karar verilmiş, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesi ve 4857 sayılı Kanun'un 21. maddesi çerçevesinde sendikal tazminat davacının bir yıllık brüt ücreti tutarında belirlenmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/6721, K. 2020/680, T. 20.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi21.10.2019
Sendika içi çekişmede feshin sendikal nedene dayandığının işçi tarafından ispatlanamaması
Davacı işçi, sendika temsilcilerinin görevden alınması ve işten çıkarılması üzerine yapılan eylemlere katıldığı için iş sözleşmesinin sendikal nedenle feshedildiğini ileri sürerek işe iade ve sendikal tazminat istemiştir. İlk derece mahkemesi feshi geçersiz bulup sendikal nedeni ispatlanmamış saymış, bölge adliye mahkemesi ise feshin sendikal nedene dayandığını kabul etmiştir. Yargıtay, 6356 sayılı Kanun'un 25. maddesine göre feshin sendikal nedene dayandığını ispat yükünün işçide olduğunu, işverenin sendika içi çekişmelerde sendika yanında yer alarak olaylara etki ettiğine dair delil bulunmadığını ve davacının bunu ispat edemediğini kabul etmiştir. Kararlar bozularak ortadan kaldırılmış, 4857 sayılı Kanun'un 20. maddesi uyarınca feshin geçersizliğine, işe iadeye ve işe başlatmama tazminatının 4 aylık ücret olarak belirlenmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/2714, K. 2019/18491, T. 21.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.05.2019
Borcu kabul edip ödeme savunan borçlunun dekontunun itirazın kaldırılmasında incelenmesi
Alacaklı, fatura, sözleşme ve cari hesaba dayalı ilamsız takipte borçlunun borcun tamamını ödediğini ileri sürerek yaptığı itirazın kaldırılmasını istemiş; icra mahkemesi ödemenin İİK'nın 68. maddesindeki belgelerle ispatlanamadığı gerekçesiyle itirazı kaldırmış, 50.000,00 TL'lik dekontun takip konusu borca mahsuben ödenip ödenmediğinin araştırılmasını isteyen 12. Hukuk Dairesi bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul edip itirazını ödemeye dayandırdığında takip dayanağı belgenin 68/1. maddedeki belgelerden olmasının aranmayacağını, ispat yükünün borçluya geçtiğini ve dekontun takip konusu borca mahsuben ödenip ödenmediğinin araştırılmasının icra mahkemesinin yetkisinde olup yargılamayı gerektirmediğini kabul etmiştir. Sözleşmenin dosyada bulunduğunu belirterek bozma kararındaki "celbi sağlanarak" ibaresini "değerlendirilerek" olarak değiştirmiş ve direnme kararını bu değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/724, K. 2019/529, T. 07.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.04.2019
Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
Davacı, bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, olsa da senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit istemiş; mahkeme sahtecilik iddiasını reddetmiş, davalının beyanıyla ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek bedelsizlik nedeniyle bonolar ve taahhütname yönünden davayı kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kademeli davada önce sahtecilik iddiasının inceleneceğini, raporlar arasındaki çelişkinin HMK 281/3 uyarınca önceki raporlarda imzası bulunmayan uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, maddi vakıayı tespit edecek ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Nakden kaydını içeren bonolarda bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu ve yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi13.03.2019
Kira başlangıç tarihinin ispatı için yanlış tarafa yemin teklif edilmesi
Kira bedelinin tespiti davasında mahkeme aylık kira bedelini 01.01.2014 tarihinden itibaren brüt 3.400 TL olarak belirlemiştir. Yargıtay, kira başlangıç tarihini ispat yükü davacıda olduğu hâlde davalıya yemin teklif edilmesini yanlış bulmuş; davacıya başlangıç tarihini kanıtlama olanağı tanınması ve gerekirse yemin teklif etme hakkının hatırlatılması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/6264, K. 2019/2020, T. 13.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.02.2019
Sigortasız çalışma şikâyeti sonrası feshin kötü niyetli olup olmadığının araştırılması
Bahçe ve villada bekçi olarak sigortasız çalıştırıldığını, işvereni Kuruma şikâyet etmesi üzerine kötü niyetle işten çıkarıldığını ileri süren davacı, kötü niyet tazminatı ve diğer işçilik alacaklarını istemiş; İş Mahkemesi kötü niyet tazminatını kabul etmiş, somut delil bulunmadığı gerekçesiyle bu yönden bozan Yargıtay 22. Hukuk Dairesi kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, iş güvencesi dışındaki işçinin 4857 sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatı isteyebileceğini, işvereni şikâyet ettiği için işten çıkarılmanın kötü niyetli fesih sayılacağını, ancak fesih ile kötü niyet arasında uygun nedensellik bulunması gerektiğini ve TMK'nın 3. maddesi gereğince kötü niyeti işçinin ispat etmesi gerektiğini kabul etmiştir. Şikâyet üzerine düzenlenen sigorta müfettişi raporu ve ekleri ile tebliğ tarihleri getirtilmeden eksik inceleme ile karar verildiği gerekçesiyle direnme kararını değişik gerekçeyle bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/2548, K. 2019/92, T. 07.02.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.06.2018
İmzalı kayıtların fazla çalışma ve yıllık izin alacağına etkisi
İşçi, fazla çalışma ve kullanılmayan yıllık izin ücretini talep etmiş; mahkeme talepleri kabul ederek direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ihtirazi kayıtsız imzalı bordrolarda tahakkuk eden fazla çalışma aylarının hesaptan çıkarılması ve imzalı izin defteri ile bordroların izinlerin kullandırıldığını kanıtlaması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1769, K. 2018/1182, T. 06.06.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.06.2016
Fazla çalışmanın husumetli tanık beyanlarıyla ispatı
İşçi, işçilik alacakları arasında fazla çalışma ücretini de istemiş, mahkeme davayı kısmen kabul ederek aynı işveren aleyhine benzer davalar açan tanıkların anlatımlarına dayanmıştır. Hukuk Genel Kurulu, menfaat birliği bulunan tanıkların başka yan delillerle desteklenmeyen beyanlarının fazla çalışmayı kanıtlamaya yetmeyeceğini ve bu talebin reddi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1444, K. 2016/869, T. 29.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi11.12.2014
Sözlü kira ilişkisinde yemin delilinin hatırlatılmaması
Kira bedelinin tespiti davasında aylık bedel belirlenmiş ve hüküm taraflarca temyiz edilmiştir. Davacının sözlü kira ilişkisini mevcut delillerle ispat edemediği, ancak yemin deliline de dayandığı gözetilerek bu hakkı hatırlatılmadan karar verilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/3817, K. 2014/13837, T. 11.12.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi18.11.2014
Otuz günlük ödeme süresi ve kira miktarının ispatı
Kira alacağına yönelik itirazın iptali ve tahliye davasında kabul hükmü verilmiştir. Ödeme emrinden sonra otuz gün dolmadan tahliye davası açılması ve kira miktarının ispatı için davacıya yemin teklif hakkı hatırlatılmadan karar verilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/1762, K. 2014/12581, T. 18.11.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi24.06.2013
İmzalı bordroya rağmen fazla çalışmanın yazılı delille kanıtlanması
Tır şoförü işçinin fazla çalışma iddiasında imzalı ve ihtirazi kayıtsız ücret bordrosunda gösterilenin üzerinde çalışma, yazılı delille kanıtlanmalıdır. Dosyadaki tanık anlatımları bu eşiği karşılamadığından fazla çalışma alacağının kabulü hatalı bulunmuş ve karar bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2012/25400, K. 2013/15235, T. 24.06.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi02.05.2013
Tır şoförünün fazla çalışma alacağının tanık anlatımıyla ispatlanması
Daire, fazla çalışmayı kanıtlama yükünün işçide olduğunu; işyeri kayıtları yoksa tanıkların çalışma düzenini bilmesi ve anlatımlarının somut olması gerektiğini vurguladı. Uluslararası taşımacılıkta çalışan davacının tanıkları onunla aynı seferlere katılmadığından ve çalışma gün/saatleri hakkında somut bilgi vermediğinden, kanıtlanamayan fazla çalışma alacağının kabulü hatalı bulundu ve karar bu yönden bozuldu.
Yargıtay 22. HD, E. 2012/20294, K. 2013/9333, T. 02.05.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi25.03.2013
Uluslararası tır şoförünün fazla çalışma alacağının ispatı
Daire, fazla çalışma iddiasının işçi tarafından kanıtlanması gerektiğini ve değerlendirmede işin niteliği ile çalışma kayıtlarının dikkate alınacağını belirtti. Uluslararası tır şoförünün araç kullanımının uluslararası trafik kurallarıyla sıkı denetlenmesi ve sürüş düzeninin kendi inisiyatifinde olması karşısında fazla çalışma alacağının kabulü hatalı bulundu; karar bozuldu.
Yargıtay 9. HD, E. 2013/1808, K. 2013/9914, T. 25.03.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.12.2010
Kasko hasarında ihbarın doğruluğunu sigortacının kanıtlaması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), teknik raporlar, trafik tutanağı ve olay yeri izlerinin aracın bildirilen yerde ve şekilde kaza yaptığını desteklediğini; sigortalının gerçeğe aykırı ihbarda bulunduğunun kanıtlanamadığını kabul etti. Bu durumda rizikonun teminat dışında kaldığını sigortacı kanıtlamalı ve araçtaki hasar ile olası pert durumu incelenerek tazminat belirlenmelidir; direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2010/655, K. 2010/688, T. 22.12.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.03.2008
İşe giriş bildirgesinin zamanında verildiğini ispat yükü
İş kazasında ölen işçinin işe giriş bildirgesinin kazadan önce kuruma gönderilip gönderilmediği ve işverenin Kuruma karşı rücu sorumluluğu tartışılmıştır. Hukuk Genel Kurulu, bildirge verme yükümlülüğü işverene ait olduğundan süresinde gönderildiğini kanıtlama yükünün de işverende olduğunu; posta kaydının ve kaza zamanının araştırılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/254, K. 2008/266, T. 19.03.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.02.2008
Kambiyo senedindeki imzaya itirazda ispat yükü
Borçlu, takip dayanağı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş; bilirkişi mevcut örneklerle kanaate ulaşamamış ve mahkeme ek imza örneklerini sunma yükünü borçluya vererek davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıda bulunduğunu, yeterli örnekler toplanarak incelemenin tamamlanması ve sahtelik ceza davasında bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi kararı verilmişse sonucun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/77, K. 2008/90, T. 06.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.04.2006
Kambiyo takibinde imzaya itiraz ve ispat yükü
Kambiyo senedindeki imzaya itiraz reddedilmiş; bilirkişi, borçludan alınan örnekleri yetersiz bulmuş ve küçük harflerle yazı örneği istemiş, borçlu bunu yapamadığını bildirmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükünün alacaklıda olduğunu ve bu yük yerine getirilmediğinden itirazın kabul edilmesi gerektiğini benimseyerek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, borçlunun imza örneklerini sağlamaya yardımcı olmaması ve mevcut örneklerdeki benzerlikler nedeniyle mahkeme kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/259, K. 2006/231, T. 26.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.12.2005
Kasko sigortasında alkolün kazaya münhasır etkisinin ispatı
Kasko sigortalı araç tek taraflı kazada hasarlanmış, sigortacı sürücünün alkollü olduğu gerekçesiyle ödeme yapmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, alkol alınmasının tek başına teminatı kaldırmadığını; kazanın yalnız alkolün etkisiyle meydana geldiğinin ispat yükünün sigortacıda olduğunu ve diğer etkenlerin de uzman bilirkişilerce incelenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Mevcut rapor bu ayrımı yapmadığından direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/624, K. 2005/713, T. 14.12.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul