imza inkârı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
2 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.09.2020
Menfi tespitte icra mahkemesi ve soruşturmadaki imza raporlarıyla yetinilmesi
Davacı, icra takibine konu 55.000 TL bedelli bonodaki borçlu imzasının kendisine ait olmadığını ileri sürerek borçlu olmadığının tespitini ve ödemelerin istirdadını istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiş, imzanın davacıya ait olduğuna dair açık görüş içermeyen bilirkişi raporu nedeniyle yeni rapor alınmasını gerekli gören 19. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, icra mahkemesince 6100 sayılı HMK'nın 211. maddesine göre Adli Tıp Kurumuna yaptırılan inceleme ile sahtecilik soruşturmasında alınan Kriminal Polis Laboratuvarı raporunun imzanın davacının eli ürünü olduğunu belirlediğini, yerel mahkemenin aldığı raporun bunlarla çelişmediğini kabul etmiş ve yeniden rapor alınmasını istemenin HMK'nın 30. maddesindeki usul ekonomisi ilkesine aykırı olacağını belirtmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: icra mahkemesi kararı kesin hüküm oluşturmadığından orada alınan raporun genel mahkemede doğrudan hükme esas alınamayacağı ve yeni rapor alınması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/931, K. 2020/700, T. 30.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.04.2019
Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
Davacı, bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını, olsa da senetlerin bedelsiz olduğunu ileri sürerek menfi tespit istemiş; mahkeme sahtecilik iddiasını reddetmiş, davalının beyanıyla ispat yükünün yer değiştirdiğini kabul ederek bedelsizlik nedeniyle bonolar ve taahhütname yönünden davayı kabul etmiş ve 19. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kademeli davada önce sahtecilik iddiasının inceleneceğini, raporlar arasındaki çelişkinin HMK 281/3 uyarınca önceki raporlarda imzası bulunmayan uzman yeni bir bilirkişi kurulundan rapor alınarak giderilmesi gerektiğini, maddi vakıayı tespit edecek ceza davasının bekletici mesele yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Nakden kaydını içeren bonolarda bedelsizliği ispat yükünün davacıda olduğunu ve yer değiştirmediğini belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: bedelsizlik iddiasının ispatlandığı ve yerel mahkeme kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul