iletişimin tespiti
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
18 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi05.02.2026
İzinsiz kazıya iştirak nedeniyle istinafta kurulan mahkûmiyetin onanması
Sit alanında iş makinesiyle yapılan izinsiz kazı eylemi nedeniyle 2863 sayılı Kanuna aykırılık suçundan açılan davada İlk Derece Mahkemesi sanığın beraatine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi iletişim tespit kayıtlarına dayanarak sanığın kazıya fiilen katılmasa da TCK'nın 37/1. maddesi gereğince suça iştirak ettiğini kabul edip beraat kararını kaldırmış ve mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, beraat kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin karara yönelik katılan vekilinin temyiz istemini, CMK'nın 286. maddesi uyarınca bu kararın temyiz incelemesine tabi olmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Sanık müdafiinin temyizi yönünden ise yargılama işlemlerinin usule uygun yapıldığını, vicdani kanının kesin verilere dayandırıldığını ve suç vasfının doğru belirlendiğini belirterek hukuka aykırılık görmemiş, Tebliğnameye aykırı olarak temyiz istemlerini esastan reddedip hükmü onamıştır.
Yargıtay 12. CD, E. 2024/2095, K. 2026/1071, T. 05.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 4. Ceza Dairesi05.02.2026
Fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında katalog dışı iletişim kayıtları
Yerel Mahkeme, bozma üzerine yapılan yargılamada sanıkları fuhuş ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından cezalandırmış, hükümler sanıklar ve müdafileri tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, suç tarihinde bu suçların 5271 sayılı Kanun'un 135. maddesindeki katalog suçlar arasında yer almaması nedeniyle iletişimin tespiti kararlarıyla elde edilen görüşme kayıtlarının yasal delil niteliği taşımadığını belirterek bu kayıtları değerlendirme dışı bırakmış; kalan delillere göre suçların sanıklarca işlendiğini, dava zamanaşımının gerçekleşmediğini ve fikri içtima koşullarının oluşmadığını kabul etmiştir. Fuhuş suçunun aynı mağdura karşı birden fazla kez işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 43/1. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükümler Tebliğnameye uygun olarak oy birliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 4. CD, E. 2025/8924, K. 2026/2748, T. 05.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi15.09.2025
Hükümlü sanığın son savunması alınmadan mahkûmiyet ve iletişim tapelerinin aslı
Sanık hakkında bozma üzerine uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiş, müdafi süresinden sonra temyiz etmiştir. Yargıtay, hükmün sanığa tebliğ edildiğine dair belge bulunmadığından temyiz isteminin süresinde olduğunu kabul etmiştir. Başka suçtan hükümlü olan sanığın son oturumda hazır bulundurulmadan veya SEGBİS yoluyla son savunması alınmadan hüküm kurulmasını 5271 sayılı CMK'nın 196. maddesine aykırı bularak savunma hakkının kısıtlandığını, ayrıca hükme esas alınan iletişim tespit tutanaklarının aslı veya onaylı örneklerinin dosyaya alınmamasını ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararını veren mahkemelere ihbara ilişkin eksiklikleri hukuka aykırı saymıştır. Hüküm Tebliğname'ye uygun olarak bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2025/1277, K. 2025/8135, T. 15.09.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi26.03.2025
Şüpheli sıfatı olmayan ihbar edilen hakkında iletişimin tespiti ve BTK'nın itiraz yetkisi
CİMER ihbarı üzerine açılan ihbar dosyasında Sulh Ceza Hâkimliği, silahlı terör örgütüne üyelikle ihbar edilen kişinin HTS kayıtlarının CMK 135/6 uyarınca tespitine karar vermiş, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunun itirazı merci hâkimlikçe esastan reddedilmiştir. Yargıtay, iletişimin tespiti tedbirinin yalnız şüpheli veya sanık hakkında uygulanabileceğini, CMK 158/6 gözetildiğinde şüpheli sıfatı bulunmayan ihbar edilen hakkında bu tedbire başvurulmasının lekelenmeme hakkıyla bağdaşmadığını kabul etmiştir. Ayrıca kurumun yönetmelikten doğan başvuru yetkisinin CMK 265 ve devamındaki itiraz yetkisi sayılamayacağını, merciin itirazı önce bu yönden reddetmesi gerekirken esasa girmesinin hukuka aykırı olduğunu belirtmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek her iki karar oy birliğiyle kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2023/14811, K. 2025/9601, T. 26.03.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi04.12.2024
Örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu ticareti ve HAGB kararına karşı yanlış kanun yolu
Çok sanıklı davada İlk Derece Mahkemesi sanıkları uyuşturucu madde ticareti, örgüt kurma ve örgüte üye olma suçlarından mahkûm etmiş, bir sanık hakkında örgüt üyeliğinden hükmün açıklanmasını geri bırakmış; Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiş, bir kısım hükümleri düzelterek istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi gereği itiraza tabi olduğunu ve 264. maddesi uyarınca incelemenin itiraz merciince yapılması gerektiğini belirterek bu yönden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermiştir. Beş yıl veya daha az hapis cezasına ilişkin örgüt suçları yönünden temyiz istemlerini, süresinden sonra yapılan temyiz yönünden de ek kararı onayarak temyiz istemini reddetmiştir. Uyuşturucu madde ticareti hükümlerinde suçun vasfı, delillerin değerlendirilmesi, etkin pişmanlık, iletişimin tespiti ve 5237 sayılı Kanun'un 188/5. maddesinin uygulanmasına ilişkin takdirleri yerinde bularak temyiz istemlerinin esastan reddi ile hükümleri onamıştır.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/3531, K. 2024/25639, T. 04.12.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi07.12.2021
Uyuşturucu ticaretinde okula mesafenin uydu fotoğrafıyla belirlenmesi ve etkin pişmanlık
Sanık, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, sanığın uyuşturucu aldığını beyan ettiği kişiler hakkındaki soruşturmaların akıbeti araştırılıp iletişimin tespiti tutanaklarının aslı veya onaylı örnekleri dosyaya konularak TCK'nın 192/3 maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca suç yerinin okula mutat ulaşım yollarıyla iki yüz metreden yakın olup olmadığı gerektiğinde keşif yapılarak kesin olarak belirlenmeden, kolluğun uydu fotoğraflarına dayanılarak TCK'nın 188/4-b maddesine göre artırım yapılmasını eksik araştırma saymıştır. Hüküm bozulmuş, tutuklu sanığın tahliye talebi reddedilmiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/13527, K. 2021/13124, T. 07.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi21.01.2021
Tefecilik suçunda katalog dışı suç için yapılan iletişim tespitinin yasak delil sayılması
Asliye Ceza Mahkemesi sanıklar hakkında tefecilik suçundan mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan CMK'nın 135. maddesi uyarınca elde edilen iletişim tespit tutanaklarının, TCK'nın 220. maddesi kapsamındaki suçtan beraat kararı verilmesi ve tefeciliğin suç tarihi itibarıyla katalog suçlar arasında bulunmaması karşısında yasak delil niteliğinde olduğunu kabul etmiş, diğer delillerle yaptığı incelemede hükümleri eleştirilen hususlar dışında usul ve kanuna uygun bulmuştur. Adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrileceğinin ihtarı ile TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasının infaz sırasında gözetilebileceğini belirtmiştir. Hükümden sonra öldüğü nüfus kaydından anlaşılan sanık yönünden ise TCK'nın 64 ve CMK'nın 223/8. maddeleri uyarınca karar verilmesi için hüküm bozulmuş, diğer sanıklar yönünden onanmıştır.
Yargıtay 9. CD, E. 2020/7522, K. 2021/229, T. 21.01.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi29.09.2020
Uyuşturucu ticaretinde bozma kararına Başsavcılık itirazının yerinde görülmemesi
Uyuşturucu madde ticareti suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine dair karar, Yargıtay (Kapatılan) 20. Ceza Dairesince telefon görüşmeleri dışında her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığı ve sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, uyuşturucu maddelerin iletişimin tespitiyle elde edilen bilgilerle ele geçirildiğini ileri sürerek hükmün onanması istemiyle itiraz etmiştir. Daire, itiraza konu kararın itiraz nedenleri tartışılarak verildiğini ve kararda yanlışlık bulunmadığını belirterek itirazı yerinde görmemiş, CMK'nın 308. maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar vermiştir. Karşı oy: itirazın kabulü gerektiği görüşündedir.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/4962, K. 2020/4531, T. 29.09.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi10.06.2020
Sabit hat ve ankesörlü hatlardan ardışık aranmanın örgüt üyeliğine delil sayılması
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan verilen mahkûmiyet hükmüne ilişkin istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince düzeltilerek esastan reddedilmiş, hüküm temyiz edilmiştir. Yargıtay, sabit ve ankesörlü hatlara yönelik CMK'nın 135/6. maddesi uyarınca hâkim kararıyla elde edilen HTS kayıtlarının hukuka uygun delil olduğunu kabul etmiş; sanığın hattının ücret karşılığı kullanılan farklı sabit hatlardan ardışık ve tekil olarak arandığı, aramaların sayısı, zamanı ve süresi ile sanığın makul açıklama getirememesi ve tanık beyanı birlikte değerlendirildiğinde örgüt üyeliğine ilişkin kabulde isabetsizlik bulunmadığını belirtmiştir. Duruşmalı inceleme talebi reddedilmiş, hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2020/252, K. 2020/2704, T. 10.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi18.03.2020
Hırsızlık katalog suç değilken verilen iletişim tespiti kararının delil değeri
Asliye ceza mahkemesi sanıkları hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, süresinden sonra yapılan temyiz istemlerini reddetmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara karşı yolun itiraz olduğunu belirterek bir sanığın dosyasını itiraz merciine iletilmek üzere iade etmiş, ikrarı bulunan sanığın bazı hırsızlık hükümlerini onamıştır. Diğer hükümlerde, iletişimin tespiti ve teknik araçlarla izleme kararlarının verildiği tarihte hırsızlığın CMK 135 ve 140. maddelerdeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle elde edilen delillerin hükme esas alınamayacağını ve başka delil bulunmayan sanıklar hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Ayrıca çalınan araçlara verilen zararın ayrıca mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı ve 7188 sayılı Kanun'la getirilen uzlaştırma yönlerinden hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 13. CD, E. 2019/7358, K. 2020/4422, T. 18.03.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi27.01.2020
Sahte ruhsat ve ehliyetle kiralık araç satışında nitelikli dolandırıcılık
Kiralanan aracın, katılan adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ve ruhsat kullanılarak noterde verilen vekâletnameyle başkasına satıldığı olayda Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, noterliğin TCK'nın 158/1-d maddesindeki kamu kurumu niteliğinde olmadığını, ancak sanıkların kamu kurumu olan emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan ruhsat ve sürücü belgesini sahte olarak düzenleyip kullanmaları nedeniyle bu bentten hüküm kurulmasının kanuna uygun olduğunu belirterek dört sanık yönünden hükümleri onamıştır. Menfaatin paylaşılmasında görev aldığı ileri sürülen sanık yönünden ise suç tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 135. maddesi gereğince yargılamaya esas alınamayacak iletişim kayıtları dışında mahkûmiyete yeterli somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat gerektiği gerekçesiyle hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2017/9805, K. 2020/1000, T. 27.01.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi02.12.2019
4733 sayılı Kanun'a muhalefette dinleme kayıtlarının tek başına delil olamaması
Asliye ceza mahkemesi, araçta 9390 paket kaçak sigara ele geçirilen olayda sanıkları 4733 sayılı Kanun'a muhalefetten mahkûm etmiş, araçta yakalanmayan bir sanığı da iletişimin tespiti kayıtlarına dayanarak cezalandırmıştır. Yargıtay, araçta yakalanan sanıklar yönünden takdiri indirim ve müsadere uygulama maddelerinin yanlış gösterilmesini yeniden yargılama gerektirmediğinden düzelterek hükmü onamıştır. Araçta yakalanmayan sanık yönünden, CMK 135/6. maddede 4733 sayılı Kanun kapsamındaki suçlar için dinleme yapılabileceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından iletişimin tespiti tutanaklarının tek başına delil kabul edilemeyeceğini, başka yeterli delil bulunmayan sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bu sanık hakkındaki hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2015/27872, K. 2019/38042, T. 02.12.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi13.11.2019
Silahlı örgüt üyeliğinde ankesörlü ve sabit hatlardan aranmanın delil değeri
Sanık silahlı örgüte üye olma suçundan mahkûm edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiş ve hüküm sanık müdafince temyiz edilmiştir. Daire, örgütün askerî yapılanmasında kamuya açık ankesörlü ve sabit hatlardan yapılan aramaların örgütsel haberleşme amacıyla gerçekleştirildiğini ve sulh ceza hâkimliği kararıyla Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 135/6 uyarınca geçmişe dönük alınan iletişimin tespiti kayıtlarının hükme esas alınmasında hukuki isabetsizlik bulunmadığını kabul etmiştir. Sanığın hattının 9 ayrı ankesörlü telefondan 51 kez arandığını ve aramalara aynı rütbedeki kişilerin de dâhil olduğunu gösteren analiz tutanağı ile sanığın örgütsel toplantılara katıldığını anlatan tanık beyanı karşısında, Daire mahkemenin örgüt üyeliği kabulünde isabetsizlik görmemiştir. Temyiz davası esastan reddedilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 16. CD, E. 2018/5526, K. 2019/6842, T. 13.11.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi02.05.2019
Gümrük kaçakçılığında kast yokluğu ve zincirleme suç için dosyaların birleştirilmesi
Asliye Ceza Mahkemesi 5607 sayılı Kanun'a muhalefetten bir sanık hakkında beraat, diğer sanıklar hakkında mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, beraat hükmüne yönelik temyiz nedenlerini yerinde görmeyerek bu hükmü onamıştır. Eşiyle birlikte gezmek amacıyla araçta bulunduğunu savunan sanık yönünden, diğer sanığın beyanı ve iletişimin tespiti kayıtlarındaki konuşmalar karşısında suça yönelik kastının bulunmadığı anlaşıldığından beraati gerektiğini; diğer üç sanık yönünden ise aynı suçtan açılan diğer davalar getirtilip mümkün olanların birleştirilmesi ve hukuki kesintinin iddianameyle gerçekleşeceği gözetilerek TCK'nın 43/1. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğini belirterek mahkûmiyet hükümlerini bozmuştur.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/7672, K. 2019/7818, T. 02.05.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi29.01.2019
Tefecilikte katalog dışı suç nedeniyle iletişim tespit tutanaklarının yasak delil olması
Asliye ceza mahkemesi, bozmaya uyarak yaptığı yargılamada sanıkları tefecilik suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, örgüt kurma suçundan CMK 135. madde uyarınca yapılan iletişimin tespiti sırasında elde edilen tutanakların, TCK 220/1 kapsamındaki suçtan beraat edilmesi ve tefeciliğin katalog suçlar arasında bulunmaması nedeniyle yasak delil olduğunu kabul ederek diğer delillere göre inceleme yapmış ve sair temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilmesine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükümler bozulmuş, ilgili kısımlar çıkarılarak düzeltilmiş ve onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2016/931, K. 2019/954, T. 29.01.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi20.12.2018
Orman alanında işgal ve faydalanmada yalnız iletişim tespitine dayanılarak mahkûmiyet
Asliye ceza mahkemesi, bozma üzerine yaptığı yargılamada sanıkları 6831 sayılı Kanun'a aykırılık oluşturan işgal ve faydalanma eylemlerinden mahkûm etmiştir. Yargıtay, iletişimin tespiti içeriklerinin yalnız CMK 135. maddedeki katalog suçlar için delil olabileceğini, işgal ve faydalanma eylemlerinin katalog suç olmadığını belirterek suç tarihinde şirketi temsile yetkili olmayan sanık hakkında hukuka uygun başka delil gösterilmeden yalnız bu içeriklere dayanılarak mahkûmiyet kurulmasını hatalı bulmuştur. Suç tutanaklarının sahada ölçüm yapılmadan düzenlendiğini, aşımların ruhsat alanı içinde kalıp kalmadığını ve şirketçe yapılıp yapılmadığını belirleyen bilirkişi raporu bulunmadığını, şüpheden arınmış delil olmadan mahkûmiyete karar verildiğini de belirtmiştir. Kabule göre de orman kadastrosu tespiti olmadan 6831 sayılı Kanun'un 93/2. maddesi uyarınca artırım yapılması, TCK 62/1 indiriminde eksik ceza tayini ve TCK 53'ün uygulanmaması nedenleriyle hükümler bozulmuştur.
Yargıtay 19. CD, E. 2018/4514, K. 2018/13608, T. 20.12.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi03.10.2018
Teslim edilmeden ele geçirilen uyuşturucunun alıcısı yönünden teşebbüs indirimi
Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceğini belirterek hükmü onamıştır. Alıcı konumundaki sanık yönünden ise arama tutanağı ve iletişimin tespitine ilişkin tutanaklardan tarafların alım satım konusunda anlaştıkları, ancak uyuşturucu maddenin sanığa teslim edilmeden diğer sanıkta ele geçirildiği anlaşıldığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığını ve TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğini, ayrıca TCK'nın 53. maddesi yönünden durumunun yeniden belirlenmesi zorunluluğunu gözeterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 20. CD, E. 2015/13597, K. 2018/3983, T. 03.10.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu14.10.2008
Onaysız fotokopilerin ceza yargılamasında delil olarak kullanılması
Suç örgütü kurma ve örgüte yardım iddiasına ilişkin dosyada iletişim tespiti kararlarının dayanak yazıları ile bazı belge asılları bulunmamış, dosyadaki fotokopiler de onaysız kalmıştır. Ceza Genel Kurulu, kayıtların hukuka uygun elde edilmesini ve belgelerin güvenilirliğini denetlemeye yarayan asıl veya onaylı örnekler getirtilmeden bunlara delil değeri verilemeyeceğini belirterek direnme kararını esasa girmeden bozmuştur; karşı oylar önce mevcut delillerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/49, K. 2008/219, T. 14.10.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi