ikinci kadastro
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
2 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 20. Hukuk Dairesi27.06.2008
Kesinleşmiş orman sınırında kalan 2/B alanında ikinci kadastro ile oluşan tapunun iptali
Hazine, kesinleşen 2/B madde uygulama sahasında kaldığını ileri sürdüğü ve 1984 yılındaki genel arazi kadastrosunda gerçek kişi adına tespit edilen taşınmazın tapusunun iptali ile Hazine adına tescilini istemiş; Asliye Hukuk Mahkemesi davayı kabul etmiştir. Yargıtay, taşınmazın 1949 yılında kesinleşen orman kadastrosu sınırı içinde kalıp Hazine adına orman niteliğiyle tescil edildiğini, 1984 yılındaki arazi kadastrosunun 766 sayılı Kanun'un 46. ve 3402 sayılı Kanun'un 22. maddesi gereğince ikinci kadastro olarak hükümsüz sayılacağını, aslı orman olan taşınmaz hakkında sonradan oluşturulan tapu kaydının malikine mülkiyet kazandırmayacağını kabul etmiştir. Taraflar arasında daha önce görülen davanın dava sebebi farklı olduğundan kesin hüküm oluşturmayacağını, orman niteliğindeki yerleri edinenlerin tapuya güven ilkesinden yararlanamayacağını ve Hazinenin 3402 sayılı Kanun'un 12. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süreye bağlı kalmadan dava açabileceğini belirtmiştir. Bu gerekçelerle hüküm oybirliğiyle onanmıştır.
Yargıtay 20. HD, E. 2008/4257, K. 2008/9287, T. 27.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.03.2006
Tespit dışı bırakılan yerde sonraki orman sınırlandırmasının ikinci kadastro sayılması
Davacı, zilyetliğe dayanarak taşınmazın adına tescilini istemiş; yerel mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir. Özel Daire, karar düzeltme aşamasında, taşınmazın 1957'de kesinleşen gezici arazi kadastro mahkemesi kararıyla orman olarak tespit dışı bırakıldığını, bu kararın Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (HUMK) 237. maddesi anlamında kesin hüküm oluşturduğunu ve sonraki orman sınırlandırmasının bu sonucu ortadan kaldırmayacağını belirterek hükmü davanın reddi için bozmuş; yerel mahkeme önceki kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kadastro sırasında bir yerin tespit dışı bırakılmasının da kadastro işlemi olduğunu, 31.07.1957 tarihi itibarıyla tesis kadastrosunun yapıldığını, 08.07.1970 tarihinde kesinleşen orman sınırlandırmasının ise ikinci kadastro niteliği taşıdığını kabul etmiştir. Genel Kurula göre bu orman sınırlandırması 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca yok hükmündedir ve bütün sonuçlarıyla geçersizdir; direnme kararı oyçokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/106, K. 2006/68, T. 15.03.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul