ifade özgürlüğü
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
6 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 4. Ceza Dairesi09.03.2026
Sosyal medya paylaşımıyla hakaret suçunda delil yetersizliği ve siyasi eleştiri
Sanığın hakaret suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanığın yorumu kendisinin yapmadığını savunması, araştırma raporunda suça konu yoruma ulaşılamaması ve şikâyet dilekçesi ekindeki paylaşımın fotokopi olması karşısında mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını kabul etmiştir. Kabule göre de paylaşımın muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, ayrıca adli sicildeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı suç tarihinden sonra kesinleştiği hâlde dosyayla uyumlu olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmadığını belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2024/3846, K. 2026/4856, T. 09.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Danıştay · 8. Daire29.12.2021
Akademisyenin bildiriye imzası nedeniyle görev süresinin uzatılmaması
Üniversitede yardımcı doçent olan davacının görev süresi, imzaladığı bildiri hakkında idari ve adli soruşturmalar yürütülmesi gerekçe gösterilerek uzatılmamıştır. Daire, Anayasa Mahkemesinin bildiri nedeniyle ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine karar vermesinin ardından davacının ceza davasında beraat ettiğini ve bu kararın kesinleştiğini tespit etmiştir. İşleme dayanak soruşturmanın beraatle sonuçlanması gerekçeyi ortadan kaldırdığından, görev süresinin uzatılmamasına karşı davayı reddeden bölge mahkemesi kararını bozmuştur. Karşı oy, görevden çıkarma davasıyla bağlantı kurulması gerektiği görüşündedir.
Danıştay 8. D, E. 2018/2379, K. 2021/7111, T. 29.12.2021İdare ve Vergi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi09.02.2016
İzinli gösteride atılan sloganın terör örgütü propagandası sayılması
Cumhuriyet savcısı, izinsiz olmayan 1 Mayıs gösterisinde sanığın attığı slogan nedeniyle verilen beraat hükmünü temyiz etmiştir. Daire çoğunluğu, sloganın olaysız gösteride hükümet icraatlarını eleştiri bağlamında kullanıldığını ve örgüt propagandası kastının kanıtlanmadığını belirterek beraat hükmünü onamıştır. Karşı oy, sloganın şiddeti teşvik ettiğini ve terör örgütü propagandası suçunu oluşturduğunu savunmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/7466, K. 2016/1025, T. 09.02.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi18.04.2012
Suçu ve suçluyu övme suçunun yasal unsurları
Sanık, soruşturmalara tepki olarak savcılığa verdiği dilekçede suçu işlediğini söyleyip kendisini ihbar etmiştir. Daire, bu şekilde kanaatini açıklamanın suçu ve suçluyu övme suçunun yasal unsurlarını oluşturmadığını, sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Mahkûmiyet hükmü bozulmuştur.
Yargıtay 9. CD, E. 2010/8911, K. 2012/5154, T. 18.04.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.04.2007
Parti yönetimine verilen yazıda övme ve terör propagandası ayrımı
Sanığın parti il yönetimine sunduğu özgeçmiş yazısındaki ifadelerin suç ve suçluyu övme mi yoksa terör örgütü propagandası mı oluşturduğu tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu, yazının partililerce öğrenilebilir olması nedeniyle aleniyetin gerçekleştiğini, örgüt eylemlerini iyi görmenin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 215. maddesindeki suçu oluşturduğunu; ancak şiddete teşvik içermediğinden 3713 sayılı Kanun’un 7. maddesindeki propaganda suçunun oluşmadığını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı reddedilmiştir; karşı oy, yazının terör yöntemlerine teşvik içerdiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2007/69, K. 2007/99, T. 17.04.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.05.2006
Basın yoluyla kişilik haklarına saldırı ve manevi tazminat
Gazetede yayımlanan intihal eleştirisinin gerçekliği ve güncelliği, bilirkişi raporları dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Çoğunluk, yazının gerçek ve güncel olmadığını, eleştiri sınırını aşarak kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu kabul etmiş ve direnme kararını yerinde bulmuştur; tazminat miktarına ilişkin temyiz incelemesi için dosya 4. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oyda ise intihal iddiasının dayanaklı olduğu, yazının kamu yararı taşıyan eleştiri kapsamında kaldığı ve kişilik hakkı ihlali bulunmadığı savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/230, K. 2006/288, T. 10.05.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul