icra ve iflas hukuku
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
14 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.03.2013
Kredi sözleşmesi teminatı olduğu belirtilmeyen bono
Borçlular, bankanın kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe koyduğu bononun genel kredi sözleşmesinin teminatı olduğunu ve gerçek borcun yargılamayı gerektirdiğini ileri sürmüştür. Hukuk Genel Kurulu, bonoda veya kredi sözleşmesinde teminat bağlantısının açıkça belirtilmediğini, icra mahkemesinin şekli inceleme sınırını aşarak sözleşme yorumlayıp gerçek borcu araştıramayacağını kabul ederek alacaklı lehine direnme kararını bozmuştur; karşı oy, alacaklı beyanlarının bononun kredi ilişkisi için verildiğini gösterdiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2012/768, K. 2013/312, T. 06.03.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2012
İflas edip sicilden silinen şirketin şikâyet ehliyeti
Bir şirket, icra mahkemesinin hükmettiği icra inkâr tazminatının kesinleşmeden takibe konulamayacağını ileri sürerek takibin iptalini istemiştir. Yargılama sürerken iflas tasfiyesi kapanıp şirket ticaret sicilinden silindiğinden Hukuk Genel Kurulu, tüzel kişilik ve dava ehliyetinin sicilden silinmeyle sona erdiğini; şikâyetin artık aktif başvuru ehliyeti yokluğundan reddedilmesi gerektiğini belirterek kabul kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/850, K. 2012/147, T. 14.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.03.2012
Çekin tahrif edilmiş tarihi ve aleyhe bozma yasağı
Keşide tarihi değiştirilen çekle yürütülen kambiyo takibinin iptali kabul edilmiş, borçlu olmadığının tespiti istemi ise reddedilmiştir. Borçlu bu red hükmünü temyiz etmediğinden karar o yönden kesinleşmiş; Hukuk Genel Kurulu, alacaklının yalnız kendi lehine vekâlet ücretini temyiz ettiği dosyada kesinleşen esasa yeniden girilemeyeceğini ve kamu düzenine ilişkin istisna bulunmadığını belirterek direnme kararını uygun bulmuş, yalnız reddedilen kısım için vekâlet ücreti itirazının incelenmesi amacıyla dosyayı Daireye göndermiştir.
Yargıtay HGK, E. 2011/799, K. 2012/128, T. 07.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.06.2010
Tahsilat makbuzunun çek borcunun ödendiğini kanıtlama gücü
Zamanaşımına uğramış çeke dayalı icra takibine itirazın iptali davasında, borçlu “tahsilat makbuzu” başlıklı belgeyi ödeme kanıtı olarak sunmuştu. Hukuk Genel Kurulu, belgenin çek bedelinin ödendiğini değil, iki çekin teslim edildiğini gösterdiğini; çekler ödenmeden borcun ifa edilmiş sayılamayacağını belirtti. Bu nedenle direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2010/286, K. 2010/330, T. 16.06.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.09.2009
Taksitli ödeme taahhüdünün tekrar ihlalinde tazyik hapsi
Ceza Genel Kurulu, taksitli borç ödeme taahhüdünde ilk taksitin ödenmemesiyle ihlal oluşacağını; ilk ihlal için verilen tazyik hapsi tamamen infaz edilirse aynı borçtaki sonraki taksit ihlallerinin ayrıca yaptırıma bağlanamayacağını kabul etti. Borçlu ilk taksiti infaz sırasında ödeyip tahliye edilirse sonraki bir taksiti ödememesi yeni yaptırımı gerektirebilir; bu nedenle sonraki ihlal dosyasında önceki kararın infaz sonucu beklenmelidir. Başsavcılık itirazı kabul edildi, önceki ret kararı kaldırıldı ve hüküm kanun yararına bozuldu.
Yargıtay CGK, E. 2009/188, K. 2009/205, T. 29.09.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.05.2009
Şirkete ödeme emrinin çalışanına tebliğinde usul kuralları
Hukuk Genel Kurulu, şirkete ödeme emri tebliğinde yetkili temsilcinin bulunmadığı hâlde belgelendirilmesi gereken şartlara uyulmasının zorunlu olduğunu; önceki bir dosyada aynı çalışana yapılan tebligata itiraz edilmemesinin sonraki usulsüz tebliği geçerli kılmayacağını kabul etti. Muhasebe müdürüne yapılan tebligatın usulsüzlüğü değerlendirilip tebliğ tarihi düzeltilerek itirazın süresinde olup olmadığı ve diğer itirazlar incelenmeliydi; direnme kararı bozuldu. Karşıoy, muhasebe müdürünün görev itibarıyla temsilciden sonra gelen kişi olduğunu ve tebligatın geçerli sayılması gerektiğini savundu.
Yargıtay HGK, E. 2009/184, K. 2009/187, T. 13.05.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.06.2008
İşe iade ilamındaki eda ve tespit hükümlerinin icra edilebilirliği
Hukuk Genel Kurulu, işe iade, işe başlatmama koşuluna bağlı ücret ve tazminat hükümlerinin eda hükmü değil, tespit niteliğinde olduğuna; bu kalemlerin ilamlı icra takibine konulamayacağına karar verdi. İlamdaki vekâlet ücreti ve yargılama giderleri ise icra edilebilir olduğundan direnme kararı bu ayrım gözetilmeden kurulduğu için bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2008/451, K. 2008/453, T. 25.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.04.2008
Doğrudan gelir desteği ödemelerinin haczi
Borçlunun banka hesabına yatırılan 2006 ve 2007 yıllarına ait doğrudan gelir desteği ödemelerine haciz konulmuştur. Hukuk Genel Kurulu, önceki düzenlemedeki mahsup yasağının sonraki yıllarda devam ettirilmediğini ve güncel mevzuatta bu ödemeleri hacizden koruyan bir hüküm bulunmadığını belirterek haczedilmezlik şikâyetinin reddine ilişkin direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2008/310, K. 2008/301, T. 09.04.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.02.2008
İdari yargıdaki görevsizlikten sonra adli yargıda dava açma süresi
6183 sayılı Kanun uyarınca ödeme emrinin iptali için açılan dava önce idari yargıda görülmüş ve yargı yolu nedeniyle görevsizlikle sonuçlanmıştı. Hukuk Genel Kurulu, hak arama özgürlüğü için Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun (HUMK) görevsiz mahkemeye başvuruya ilişkin on günlük süresini yargı kolları arasındaki görevsizlik kararına da kıyasen uyguladı; koşulları varsa adli yargıda on gün içinde açılan davanın ilk başvuru tarihi itibarıyla süresinde sayılacağını belirtti. Bu nedenle direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2008/139, K. 2008/204, T. 27.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 15. Hukuk Dairesi25.02.2008
İflasın ertelenmesinde alacak davası ve takip yasağı
Eser sözleşmesinden doğan bakiye iş bedeli için açılan itirazın iptali davası, borçlu şirket hakkında iflasın ertelenmesi tedbiri bulunduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay, tedbirin takip yapılmasını engellediğini ancak alacak davası açılmasını veya sürdürülmesini yasaklamadığını, hüküm alınsa da tedbir süresince ilamlı takibe geçilemeyeceğini belirterek esasın incelenmesi için kararı bozmuştur.
Yargıtay 15. HD, E. 2007/4752, K. 2008/1114, T. 25.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.02.2008
Kambiyo senedindeki imzaya itirazda ispat yükü
Borçlu, takip dayanağı bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmüş; bilirkişi mevcut örneklerle kanaate ulaşamamış ve mahkeme ek imza örneklerini sunma yükünü borçluya vererek davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzanın borçluya ait olduğunu ispat yükünün alacaklıda bulunduğunu, yeterli örnekler toplanarak incelemenin tamamlanması ve sahtelik ceza davasında bilirkişi incelemesi veya tanık dinlenmesi kararı verilmişse sonucun bekletici mesele yapılması gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/77, K. 2008/90, T. 06.02.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.11.2007
İcra dosyasında fazla tahsil edilen paranın iadesi yolu
Kesinleşmiş ilama dayalı takipte icra dairesinin fazla tahsil ettiği faiz ve giderlerin genel hükümlere dayalı istirdat davasıyla geri alınması istenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, fazla tahsil edilen paranın İcra ve İflas Kanunu’nun 361. maddesi uyarınca ayrıca ilam gerekmeksizin icra dairesince iade edilmesi gerektiğini ve bu yola başvurmak mümkünken ayrı dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/848, K. 2007/840, T. 14.11.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu14.11.2006
Ödeme taahhüdünün ihlalinde tazyik hapsinin niteliği
Borçlu, icra takibi kesinleştikten sonra haciz sırasında borcunu belirli tarihte ödemeyi taahhüt etmiş, ancak süresinde ödememişti. Ceza Genel Kurulu, ödeme taahhüdüne aykırılık nedeniyle verilen tazyik hapsinin yükümlülüğü yerine getirmeye zorlayan disiplin yaptırımı olduğunu ve borcun ödenmesiyle sona ereceğini belirtti. Bu nedenle Dairenin bozma kararı kaldırıldı ve kanun yararına bozma istemi reddedildi.
Yargıtay CGK, E. 2006/220, K. 2006/231, T. 14.11.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.09.2006
Takipte işleyecek mevduat faizinin fiilî banka oranlarıyla hesaplanması
İcra takibindeki alacağa uygulanacak en yüksek mevduat faizi, tarafların bildirdiği bankaların fiilen uyguladığı oranlar yerine Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasının genel nitelikteki yazısına göre hesaplanmıştı. Hukuk Genel Kurulu, hakkın doğumundan itibaren yıllık dönemlerle bankaların fiilen uyguladığı en yüksek mevduat faizinin sorulması ve bilirkişi hesabının buna göre yenilenmesi gerektiğini belirtti. Bu inceleme yapılmadığından direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2006/594, K. 2006/534, T. 20.09.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul