icra inkâr tazminatı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
12 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2026
İtirazın iptali davasında direnme kararına karşı temyizde miktar yönünden kesinlik sınırı
Davacı, rücuen tahsil amacıyla başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırarak davayı reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, temyiz edilebilirliğin kararın verildiği tarihteki kesinlik sınırına göre belirleneceğini, buradaki kararın direnme kararını da kapsadığını ve sınırın belirlenmesinde faiz, icra tazminatı ve yargılama gideri gibi kalemlerin değil yalnız asıl alacağın dikkate alınacağını kabul etmiştir. Takip ve davaya konu 184.667,01 TL, direnme kararı tarihinde geçerli 378.290,00 TL temyiz sınırının altında kaldığından davacı vekilinin temyiz istemi miktardan reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2025/555, K. 2026/252, T. 15.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.10.2024
İcra inkâr tazminatına ilişkin direnme kararında temyiz kesinlik sınırı
Davacı, fuel oil tankı imalatına ilişkin sözleşmeden kaynaklanan bakiye alacak için başlattığı takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali ve icra inkâr tazminatı istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi alacağın likit olmadığı gerekçesiyle icra inkâr tazminatı istemini reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ön sorun olarak, kesinlik sınırının belirlenmesinde yalnız asıl alacağın esas alınacağını ve karar tarihindeki sınırın direnme kararını da kapsadığını belirterek, 106.173,66 TL asıl alacağın direnme kararının verildiği 25.05.2023 tarihindeki 238.730,00 TL temyiz sınırının altında kaldığını kabul etmiştir. Davacı vekilinin temyiz istemi miktardan reddedilmiştir. Karşı görüş: parasal sınır artışının bozma üzerine yeniden bakılan davalarda uygulanamayacağı, ön sorun bulunmadığı ve esasın incelenmesi gerektiği ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2023/964, K. 2024/532, T. 23.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi18.05.2023
Taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takipte itirazın kaldırılması
Alacaklı, noterde düzenlenen rehin sözleşmesine dayanarak başlattığı taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla ilamsız takipte borçlunun itirazının kaldırılmasını ve icra inkâr tazminatını istemiştir. İlk derece mahkemesi, rehin sözleşmesinin İİK 147 göndermesiyle İİK 68/1'de sayılan belgelerden olduğu ve borçlunun aksini bu nitelikte belgeyle ispat edemediği gerekçesiyle itirazın kaldırılmasına ve tazminata karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, kararı usul ve kanuna uygun bularak borçlunun temyiz sebeplerini bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiş ve gerekçe açıklamadan kararı onamıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2022/11060, K. 2023/3492, T. 18.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2023
Faturaya dayalı alacağın bilirkişiyle hesaplanmasının likitliği ve icra inkâr tazminatı
Davacı, sözleşme kapsamında sattığı ürünlerin faturalarından kalan 151.011,50 TL alacak için başlattığı takibe davalının itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; bölge adliye mahkemesi itirazı 150.849,70 TL yönünden iptal etmiş, alacağın bilirkişi incelemesiyle saptandığı ve likit olmadığı gerekçesiyle icra inkâr tazminatı talebini reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı da direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, alacağın faturalara dayalı ve hesaplanabilir olduğunu, davalının borç tutarını bildiğini ve itiraz dilekçesinde tutarı belli borcun bir kısmına itiraz ettiğini, alacağın ticari kayıt ve belgelere göre hesaplanması için bilirkişi incelemesi yapılmasının likit olma niteliğini değiştirmeyeceğini kabul etmiştir. 2004 sayılı Kanun'un 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatının koşulları oluştuğundan direnme kararı Özel Daire bozma kararındaki nedenlerle oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı oy: alacağın cari hesaptan kaynaklandığı, hesap mutabakatı bulunmadığı ve bilirkişi raporuyla belirlendiğinden likit olmadığı, direnme kararının onanması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2022/1019, K. 2023/267, T. 29.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.10.2022
İşveren imzası bulunmayan ibra sözleşmesine dayalı işçilik alacağında itirazın iptali
Davacı işçi, iş sözleşmesinin feshinden sonra düzenlenen ibra sözleşmesinde kararlaştırılan tutarın bakiyesi için başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; ilk derece mahkemesi ibra sözleşmesinde davalının imzası bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, taraflar arasında 21.10.2013-25.07.2014 tarihleri arasında iş ilişkisi bulunduğunu, ibra sözleşmesi işveren imzası bulunmadığı için geçersiz sayılsa dahi davacının takip dayanağı belgeyle iş ilişkisinden kaynaklanan ücret ve tazminat alacaklarını istediğini ve bu alacakların ücret ile ihbar tazminatı olduğunun sabit bulunduğunu kabul etmiştir. Bu alacakların hesaplandığı 31.08.2021 tarihli bilirkişi raporu değerlendirilmeden davanın reddi hatalı bulunarak Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/9580, K. 2022/12697, T. 18.10.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.03.2022
İcra inkâr tazminatına ilişkin direnme kararının temyizinde kesinlik sınırı
Davacı Kurum, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı hâlde ölüm aylığı aldığını ileri sürdüğü davalı hakkında başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi itirazın iptaline karar vermiş, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebini reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak, temyiz sınırının direnme kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre belirleneceğini ve kesinlik sınırında yalnız alacağın aslının dikkate alınacağını kabul etmiştir. Uyuşmazlık konusu icra inkâr tazminatının hesabında esas alınan 52.354,02 TL asıl alacak, 10.12.2019 tarihinde geçerli temyiz sınırının altında kaldığından davacı Kurum vekilinin temyiz istemi miktardan reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2020/468, K. 2022/254, T. 03.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi06.04.2021
İşe iade sonrası alacaklarda icra inkâr tazminatı ve taleple bağlılık
İşe iade kararından sonra işe başlatılmayan davacı işçi, işe iade sonrası alacaklar için başlattığı takiplere yapılan itirazın iptalini, icra inkâr tazminatını ve fark kıdem, ihbar, ikramiye ve prim alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tarafların istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, reddedilen 23.835,20 TL'lik kısım temyiz kesinlik sınırı içinde kaldığından davacının temyiz istemini reddetmiştir. Davalının temyizi üzerine, boşta geçen süre ücreti ve işe başlatmama tazminatına hak kazanılıp kazanılmadığı yargılamayı gerektirdiğinden alacağın likit olmadığını ve icra inkâr tazminatına hükmedilemeyeceğini, ayrıca 6100 sayılı Kanun'un 26. maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olarak dava dilekçesindeki dönem aşılarak prim alacağının kabul edilmesini hatalı bulmuş ve ilk derece ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarını bozarak ortadan kaldırmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/761, K. 2021/7663, T. 06.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.11.2020
Eser bedeli için itirazın iptalinde kesin hesap ve icra inkâr tazminatı için likitlik
Yüklenici davacı, iş bedeli alacağına ilişkin ilamsız takiplere davalı iş sahibinin itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; Asliye Ticaret Mahkemesi asıl davada karar verilmesine yer olmadığına ve icra inkâr tazminatına, birleşen davada kısmen kabule hükmetmiş, keşifle kesin hesap çıkarılmasını ve icra inkâr tazminatının koşullarının oluşmadığını belirten 15. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, asıl davadaki alacağın taraflarca imzalanan devir protokolü ile davalının itiraz etmeden ticari defterlerine işlediği faturalara dayandığını, davalı tarafından belirlenebilir ve likit olduğunu, bu nedenle itirazın yerinde olmadığını ve 2004 sayılı İİK'nın 67. maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesinin yerinde olduğunu kabul etmiştir. Birleşen davadaki iki faturanın davalının ticari defterlerinde yer almadığını, alacağın gerekirse keşifle bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğini ve likit olmadığını saptamıştır. Direnme kararı asıl dava yönünden onanmış, birleşen dava yönünden bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/495, K. 2020/904, T. 17.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.07.2010
İcra inkâr tazminatında alacağın likit olması
Banka, yatırım müşterisine kullanım için verdiği bilgisayarların iade edilmediği gerekçesiyle takip başlatmış; uyuşmazlıkta cihazların yıpranma payı ve bedeli bilirkişi incelemesi gerektirmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takipteki alacak miktarının borçlu tarafından tek başına belirlenemediği ve teknik değerleme gerektirdiği için likit olmadığını kabul etmiştir. Likit olmayan alacak nedeniyle borçluya icra inkâr tazminatı yükletilemeyeceğinden direnme kararı onanmıştır. Karşı oy, yıpranma payının borçluya değil alacaklıya yüklenmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2010/376, K. 2010/397, T. 14.07.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.06.2010
Tahsilat makbuzunun çek borcunun ödendiğini kanıtlama gücü
Zamanaşımına uğramış çeke dayalı icra takibine itirazın iptali davasında, borçlu “tahsilat makbuzu” başlıklı belgeyi ödeme kanıtı olarak sunmuştu. Hukuk Genel Kurulu, belgenin çek bedelinin ödendiğini değil, iki çekin teslim edildiğini gösterdiğini; çekler ödenmeden borcun ifa edilmiş sayılamayacağını belirtti. Bu nedenle direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2010/286, K. 2010/330, T. 16.06.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.03.2009
İşçi kredisi borcunda tek taraflı cezai şart ve icra inkâr tazminatı
Hukuk Genel Kurulu, işçiye sağlanan kredi sözleşmesindeki yalnız işçi aleyhine öngörülmüş yüzde 20 cezai şart hükmünün geçerli olmadığını kabul etti. Borcun iş sözleşmesinin feshiyle muaccel hâle gelip gelmediği tartışmalı olduğundan alacak likit sayılamaz ve icra inkâr tazminatına da hükmedilemez; her iki konuda direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2009/57, K. 2009/110, T. 04.03.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.06.2006
Faturaya dayalı alacağın likitliği ve icra inkâr tazminatı
Tacir olan alıcı, asfalt alımındaki miktar, maliyet ve piyasa fiyatlarını bilmesi veya bilmesinin beklenmesi nedeniyle faturadaki borç tutarını kendisi belirleyebilir. Bu nedenle alacak likittir ve borca itiraz eden alıcı icra inkâr tazminatından sorumludur. Tazminat isteminin reddinde direnen karar bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/295, K. 2006/341, T. 07.06.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul