icra hukuku
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
18 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi02.07.2025
İcra takibine vaki itirazın iptali davası
Taraflar arasında vakıf senedinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davası görülmüştür. İlk Derece Mahkemesi, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar vermiştir. Yargıtay, Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek temyiz başvurularını reddetmiştir. Sonuç olarak, Bölge Adliye Mahkemesi kararı onanmıştır.
Yargıtay 8. HD, E. 2024/6163, K. 2025/5152, T. 02.07.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi17.02.2025
İcra takibinin iptali ve belgesiz takip
Uyuşmazlık, genel haciz yoluyla icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın kabulü ile takibin iptaline ilişkindir. Yerel mahkeme, borçlunun şikayetini kabul ederek takibin iptaline karar vermiştir. Yargıtay, alacaklının belgeye dayanmadan icra takibi başlatabileceğini belirterek, mahkemenin kararını bozmuştur. Sonuç olarak, yerel mahkeme kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/154, K. 2025/1263, T. 17.02.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.10.2012
Temyiz aşamasında feragat beyanının yerel mahkemede değerlendirilmesi
Adi ortaklık adına yapılan haciz şikâyetinin reddine ilişkin direnme kararı Hukuk Genel Kurulunda incelenirken, şikâyetçi vekili davadan feragat ettiğini bildirmiştir. Vekâletnamede feragat yetkisi bulunduğundan Kurul, bu yeni beyanın yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı, feragat hakkında işlem yapılması için bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/429, K. 2012/679, T. 05.10.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu11.05.2011
Belediye borcunun icra baskısıyla ödenmesinin şikâyeti konusuz bırakmaması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), belediyenin haczedilmezlik şikâyetinden sonra borcun cebri icra tehdidi altında ödenmesinin, açıkça şikâyetten vazgeçilmedikçe başvuruyu konusuz bırakmayacağını kabul etti. Şikâyet, başvuru tarihindeki koşullara ve belediye mallarının haczedilmezliğine ilişkin yasal düzenlemeye göre incelenmeliydi; direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/177, K. 2011/300, T. 11.05.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.07.2010
İcra inkâr tazminatında alacağın likit olması
Banka, yatırım müşterisine kullanım için verdiği bilgisayarların iade edilmediği gerekçesiyle takip başlatmış; uyuşmazlıkta cihazların yıpranma payı ve bedeli bilirkişi incelemesi gerektirmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takipteki alacak miktarının borçlu tarafından tek başına belirlenemediği ve teknik değerleme gerektirdiği için likit olmadığını kabul etmiştir. Likit olmayan alacak nedeniyle borçluya icra inkâr tazminatı yükletilemeyeceğinden direnme kararı onanmıştır. Karşı oy, yıpranma payının borçluya değil alacaklıya yüklenmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2010/376, K. 2010/397, T. 14.07.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi17.06.2010
İpotekli taşınmaz için önce rehnin paraya çevrilmesi yolu
Kredi sözleşmesinin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olan borçlu, aynı borç için taşınmazını ipotek olarak vermiştir. Daire, taşınmazı ipotek eden kefil hakkında da İcra ve İflas Kanunu (İİK) 45’in uygulanacağını ve alacaklının önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapması gerektiğini belirtmiştir. Dosya kapsamındaki gerekçeler karşısında karar düzeltme koşulları oluşmadığından başvuru reddedilmiş ve para cezasına hükmedilmiştir.
Yargıtay 12. HD, E. 2010/3174, K. 2010/15516, T. 17.06.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu30.12.2009
Belediyeye yapılan tebligatta başkanlığa tebliğ koşulu
Belediyenin kesin hakediş borcu için başlatılan takipte ödeme emri, belediye başkanlığı yerine hukuk işleri müdürlüğüne tebliğ edilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, belediyeye tebligatın belediye başkanına veya yetkili başkan yardımcısına yapılması gerektiğini, bu koşul gerçekleşmediğinden tebligatın usulsüz olduğunu değerlendirmiştir. Hüküm fıkrasındaki icra müdürlüğü şikâyetinin reddi kararı, tebliğ usulsüzlüğü nedeniyle düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2009/563, K. 2009/600, T. 30.12.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi10.11.2009
Müteselsil kefilin ipotek takibiyle birlikte genel haciz yoluyla takibi
Banka, müteselsil kefiller hakkında genel haciz yoluyla takip yapmış; kefillerden bazılarının aynı zamanda taşınmazlarını ipotek vermesi nedeniyle takibin mükerrer olduğunu ileri sürmüştür. Yargıtay, müteselsil kefilin asıl borçluya ve rehne başvurulmadan takip edilebileceğini, ipotek veren kefiller hakkında da tahsilde tekerrür olmamak koşuluyla hem ipotek hem genel haciz takibi yapılabileceğini kabul etmiştir. Karar düzeltme istemi kabul edilmiş, önceki onama kaldırılarak mahkeme kararı bozup faiz itirazlarının incelenmesi gerektiğine hükmedilmiştir.
Yargıtay 12. HD, E. 2009/13472, K. 2009/22005, T. 10.11.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.06.2006
Faturaya dayalı alacağın likitliği ve icra inkâr tazminatı
Tacir olan alıcı, asfalt alımındaki miktar, maliyet ve piyasa fiyatlarını bilmesi veya bilmesinin beklenmesi nedeniyle faturadaki borç tutarını kendisi belirleyebilir. Bu nedenle alacak likittir ve borca itiraz eden alıcı icra inkâr tazminatından sorumludur. Tazminat isteminin reddinde direnen karar bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/295, K. 2006/341, T. 07.06.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.04.2006
Kambiyo takibinde imzaya itiraz ve ispat yükü
Kambiyo senedindeki imzaya itiraz reddedilmiş; bilirkişi, borçludan alınan örnekleri yetersiz bulmuş ve küçük harflerle yazı örneği istemiş, borçlu bunu yapamadığını bildirmiştir. Hukuk Genel Kurulu, imzanın borçluya ait olduğunu kanıtlama yükünün alacaklıda olduğunu ve bu yük yerine getirilmediğinden itirazın kabul edilmesi gerektiğini benimseyerek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, borçlunun imza örneklerini sağlamaya yardımcı olmaması ve mevcut örneklerdeki benzerlikler nedeniyle mahkeme kararının yerinde olduğunu savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/259, K. 2006/231, T. 26.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.03.2006
İlamda belirli olmayan masraflar için icra takibi
İlamların yalnız infaz edilebilir nitelikteki hüküm bölümleri icraya konulabilir; yorum veya tahmin gerektiren, tutarı ve kapsamı belirlenmemiş çocuk okul ve yuva masrafları için ilamlı takip yapılamaz. Direnme kararı bu nedenle bozulmuş, birleştirilen dosyalara ilişkin yeni hükümlerin temyizi incelenmek üzere 12. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2006/92, K. 2006/85, T. 22.03.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.09.2005
Usulsüz ödeme emri tebliğinin tahliye takibine etkisi
Kiraya veren, kira ve yan gider borçları için haciz ve tahliye takibi başlatmış; ödeme emrinin usulsüz tebliği nedeniyle tahliye talebi reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tahliye davası dilekçesi usulünce tebliğ edildiğinde kiracının takipteki tebligat kusurunu öğrendiğini, buna rağmen süresinde itiraz ve şikâyet yoluna başvurmadığından takibin kesinleştiğini kabul etmiştir. Tahliye koşulları oluştuğundan direnme kararı bozulmuştur; karşı oy, dava tarihindeki temerrüt koşullarının oluşmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/518, K. 2005/518, T. 28.09.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.07.2005
Kamulaştırma bedeline kesinleşme sonrası faiz
Kamulaştırma bedeline, ilam kesinleşinceye kadar ilgili dönemlerdeki kanuni faiz; kesinleşmeden sonra ise Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz yürütülmelidir. Faiz hesabı bu dönemleri ayırıp denetime elverişli biçimde yapılmadığından direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/471, K. 2005/442, T. 06.07.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.04.2005
Kıymet takdiri tebligatında usulsüzlük ve şikâyet süresi
Borçlu, haczedilmezlik şikâyetinin kıymet takdiri raporuna ilişkin tebligat nedeniyle süre aşımından reddedilmesine itiraz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tebliğ memurunun muhatabın adreste bulunmama nedenini araştırıp bunu tebliğ belgesinde belgelemediği durumda Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre yapılan bildirimin usulsüz olduğunu ve şikâyetin öğrenme tarihine göre süresinde bulunduğunu kabul etmiştir. Ayrıca temyiz gideri için verilen muhtıra Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu (HUMK)’un 434. maddesindeki açık sonucu bildirmediğinden vekilin temyizden vazgeçmiş sayılması mümkün değildir; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/237, K. 2005/248, T. 13.04.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.03.2005
Tasarrufun iptali davasında geçici aciz belgesi
Alacaklı, borçlunun malvarlığındaki tasarrufların iptalini istemiş; dava, geçici veya kesin aciz belgesi sunulmadığı gerekçesiyle reddedilmiştir. Hukuk Genel Kurulu, haciz sırasında borçlunun hacze değer malı bulunmadığını gösteren tutanağın geçici aciz belgesi niteliğinde olduğunu ve bu belgenin dava açıldıktan sonra, temyiz veya bozma aşamasında da sunulabileceğini kabul etmiştir. Mahkeme dava şartını gözeterek işin esasını incelemeliydi; direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/100, K. 2005/119, T. 02.03.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.12.2004
Bütçe Kanunundaki yüksek faiz oranının kapsamı
2003 Mali Yılı Bütçe Kanunu’ndaki aylık yüzde 2,5 kanuni faiz oranının yalnız genel ve katma bütçeli idarelerin ilama bağlanmış borçlarına uygulanacağı, özel kişiler arasındaki borçları kapsamadığı belirtilmiştir. Boşanma ilamındaki tazminat borcu bu kapsamda olmadığından direnme kararı yerinde bulunmuş ve onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2004/667, K. 2004/628, T. 01.12.2004Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.02.2003
Vakıf üniversitesi gelirlerinin haczedilmezliği
Vakıf üniversitesinin kamu tüzel kişisi olması, işletme niteliğindeki hastane ve otel gelirlerini kendiliğinden devlet malı veya haczedilmez hâle getirmez. Haczedilmezlik için özel kanunda açık hüküm bulunması gerekir; Başkent Üniversitesinin hastane ve otel gelirlerine konulan haczin kaldırılmasını isteyen karar düzeltme talebi reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2003/116, K. 2003/111, T. 26.02.2003Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.02.2001
Boşanma sonrasında hükmedilen manevi tazminatın icrası
Boşanma kararının eklentisi olarak aynı ilamda hükmedilen manevi tazminat, boşanma kararı kesinleşmeden takibe konulamaz. Ancak bu olayda manevi tazminata boşanma kararının kesinleşmesinden sonra hükmedildiğinden, tazminat ilamının ayrıca kesinleşmesi beklenmeden takip yapılabilir. Hukuk Genel Kurulu, takibin iptali istemini reddeden direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2001/206, K. 2001/217, T. 28.02.2001Özel Hukuk ve Medeni Usul