husumet
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
14 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
İmar değişikliği sonrası kamulaştırmasız el atmada sorumlu idare
Kamulaştırmasız el atma davasında taşınmazın imar planındaki kullanım amacı ve fiilî el atmanın sona ermesi, hangi belediyenin bedelden sorumlu olduğu yönünden tartışıldı. 5. Hukuk Dairesi, aynı taşınmaza ilişkin kesinleşen plan değişikliğini dikkate alarak sorumlu idare ve husumet yönünden verilen hükmü bozdu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/7066, K. 2026/4656, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
Hastane alanında kalan taşınmaz için sorumlu idare
İmar planında hastane alanı olarak ayrılan taşınmaza ilişkin kamulaştırmasız el atma davası, sorumlu idare olmadığı gerekçesiyle Sağlık Bakanlığı yönünden reddedilmişti. 5. Hukuk Dairesi, parselasyon ve taşınmazın durumunu değerlendirerek kamulaştırma sorumluluğunun Bakanlığa ait olduğunu ve işin esasına girilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/8880, K. 2026/4636, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi22.01.2025
Birden fazla kiraya verenin bulunduğu sözleşmede birlikte dava açılması
Davacı, üç bağımsız bölümün birlikte kiralandığı sözleşmede kendi taşınmazı yönünden kira uyarlaması istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davayı husumet yokluğu nedeniyle reddetmiştir. Yargıtay, birden fazla kiraya verenin taraf olduğu sözleşmenin uyarlanması davasının tüm kiraya verenlerce birlikte açılması gerektiğini ve tek bağımsız bölüm malikinin tek başına dava açamayacağını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/1504, K. 2025/434, T. 22.01.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi27.11.2024
İtirazın iptali davasında husumet ve organik bağ iddiası
Davacı, işe iade kararı sonrası davalılar arasında organik bağ bulunduğunu ileri sürerek alacaklarının tahsili için icra takibi başlatmış ve itirazın iptalini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi davanın kabulüne karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi ise davalılar vekilinin istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, icra takibinde borçlu olarak gösterilen ... Uluslararası İnşaat Yatırım Sanayi ve Ticaret AŞ'nin işe iade davasında davalı olarak yer almadığını ve hakkında hüküm kurulmadığını, bu nedenle sıfat yokluğu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına hükmetmiştir.
Yargıtay 9. HD, E. 2024/11412, K. 2024/15313, T. 27.11.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi17.09.2020
İşe başlatmama tazminatından hatalı gelir vergisi kesintisinde işverenin sorumluluğu
Davacı işçi, işe iade kararına rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, prim ve diğer alacaklarını istemiş; mahkeme davayı kısmen kabul etmiş, bakiye işe başlatmama tazminatını ise işverenin gelir vergisi kesintisini vergi dairesine yatırdığı gerekçesiyle husumetten reddetmiştir. Yargıtay, davalının temyiz istemini sekiz günlük süre geçirildikten sonra yapıldığı için süre aşımından reddetmiştir. Davacının temyizinde, 5904 sayılı Kanun ile işe başlatmama tazminatının gelir vergisinden istisna edildiği 16.06.2009 tarihinden sonra işverenin hatasıyla yapılan vergilendirme nedeniyle vergi dairesinden iade isteyecek olanın işveren olduğunu, bakiye tazminatın kabulü gerekirken husumetten reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir. Karar bu yönden bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/34823, K. 2020/8167, T. 17.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi28.03.2019
İntifa hakkı terkininden önceki döneme kira tespit edilememesi
Davacı, 01.01.2012 başlangıç tarihli sözleşmeyle kiralanan taşınmazda son ödenen aylık 500,00 Türk Lirası kiranın değeri yansıtmadığını belirterek 01.01.2013 ile 31.12.2013 arası dönemin 3.000,00 Türk Lirası, olmazsa 01.01.2014 ile 31.12.2014 arası dönemin 3.500,00 Türk Lirası olarak tespitini istedi. Mahkeme, Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesinin 16.09.2015 tarihli bozma ilamına uyarak davayı kabul etmiş ve 01.01.2013 tarihinde başlayan dönem kirasının aylık brüt 3.000,00 Türk Lirası olarak tespitine karar vermiştir. Yargıtay, kiraya veren intifa hakkının 11.01.2013 tarihinde terkin edildiğini ve bu tarihten öncesine tespit verilemeyeceğini, sözleşmede artış şartı bulunduğundan 03.09.2013 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunu, 11.01.2013 tarihinden dönem sonu 31.12.2013 tarihine kadar Türk Borçlar Kanunu 344. maddesi 1. ve 2. fıkraları gereğince Üretici Fiyat Endeksi artışıyla ödenenden az olmamak üzere tespit gerektiğini kabul etti. Hükmün davalı yararına bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2019/1075, K. 2019/2746, T. 28.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi21.11.2018
Paydaşın tahsil edilen kira bedelindeki payını diğer paydaştan istemesi
Davacı, paydaşı olduğu taşınmazın davalı paydaşça kiraya verilmesinden elde edilen bedelin payına düşen kısmını istemiş, mahkeme davayı husumetten reddetmiştir. Yargıtay, taşınmazı kiraya veren paydaşın diğer paydaşlara düşen kira bedellerini vermesi gerektiğini ve davacının payını davalıdan isteyebileceğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/10782, K. 2018/11852, T. 21.11.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi04.06.2018
Hizmet binasında uyarlama ve husumet yönünden bozma
Davacı, 12.11.1972 tarihli protokolle 49 yıllığına kiralanan hizmet binasında hiç ödeme yapılmadığını belirterek protokolün iptalini, dava tarihi itibarıyla kiranın belirlenmesini ve geriye doğru beş yıllık kiranın tahsilini istedi, yargılamada iptal talebinden vazgeçti. Mahkeme, kiracılığın Türk Telekom Anonim Şirketine devredildiği gerekçesiyle Posta ve Telgraf Teşkilatı Anonim Şirketi yönünden husumet yokluğundan ret, iptal ve 2.000,00 Türk Lirası alacak taleplerinin reddi ile 20.12.2016 tarihinden itibaren 2.500,00 Türk Lirası tespitine karar verdi. Yargıtay, kullanım hakkı devrinin sözleşme taraflarını değiştirmeyeceğini ve husumet reddinin hatalı olduğunu, protokolde artış şartı bulunmadığından tespit usulüyle değil uyarlama koşullarıyla değerlendirme gerektiğini, ayrıca kullanım alanları dikkate alınmadan bedelin tamamından bir davalının sorumlu tutulamayacağını kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11362, K. 2018/6297, T. 04.06.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi13.10.2014
İşe iade davasında iş ilişkisi kabulünden sonra husumet nedeniyle ret
Davacı, İncirlik Üssü’nde ev hizmetleri ve çocuk bakımında çalıştığını belirterek işçilik alacaklarını istemiş; önceki bozma sonrasında mahkeme, işverenin evinde çalışılan ABD personeli olduğu gerekçesiyle davayı husumetten reddetmiştir. Yargıtay, önceki bozma ilamında davacı ile şirket arasında bağımlılık ve devamlılık unsurları taşıyan iş sözleşmesinin bulunduğunun kabul edildiğini ve mahkemenin bozmaya uyarak işin esasını incelemesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2014/27686, K. 2014/29486, T. 13.10.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.02.2013
Husumet yokluğu ve emsal incelemesiz raporla eksik tespit
Davacılar, 15.11.2011 tarihinde başlayan döneme ilişkin aylık 15.000 TL tespitini talep etti; mahkeme hak ve nesafetle aylık 13.500 TL tespitine karar verdi. Bilirkişi raporunda emsal incelemesi yapılamadığı, yalnızca resen araştırma yapıldığı belirtildi. Yargıtay, 15/11/2001 başlangıç tarihli 3 yıllık sözleşmenin siyasi parti ilçe teşkilatı adına imzalandığını değerlendirdi ve davalı hakkında husumetten ret gerekirken hüküm kurulduğunu kabul etti. Yargıtay, eksik incelemeyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 3. HD, E. 2013/559, K. 2013/2262, T. 14.02.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.02.2012
Kabul edilebilir taraf yanılgısında taraf değişikliği
İşçi, işveren sandığı yerine yanlışlıkla Türk Telekom Genel Müdürlüğüne karşı işçilik alacağı davası açmıştır. Hukuk Genel Kurulu, yanlışlığın kabul edilebilir temsilci yanılgısından kaynaklandığını ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 124 uyarınca davacının davayı gerçek hasım olan Türk Telekom Yardım Sandığına yöneltmesine imkân verilmesi gerektiğini belirtmiştir. Husumetten ret kararı bu nedenle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2011/718, K. 2012/36, T. 01.02.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi11.11.2010
Kiracı şirket kurduğu için husumet yokluğundan ret kararı verilmesi
Kira tespiti davası, taşınmazda şirket faaliyet gösterdiği gerekçesiyle husumet yokluğundan reddedilmiştir. Daire, davalının kiracılığı sürdürdüğünü ve kira ödemelerini yaptığını belirterek esasa girilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2010/16010, K. 2010/18786, T. 11.11.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.02.2010
Kadastro davasında yanlış davalı gösterilmesinin temsil hatası sayılması
Kadastro tutanağındaki malik adının düzeltilmesini isteyen davacı davalı olarak Kadastro Müdürlüğünü göstermiş; yerel mahkeme talebin esasını inceleyip kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bu istemde doğru hasmın Hazine olduğunu, davacının asıl dava etmek istediğinin Hazine olduğunun dilekçeden anlaşıldığını ve Kadastro Müdürlüğünün gösterilmesinin temsilcide yanılma sayılması gerektiğini kabul etmiştir. Davacıya doğru hasma yönelme olanağı tanınıp esasın incelenmesi gerekirken direnilmesi nedeniyle karar bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2010/70, K. 2010/86, T. 17.02.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.04.2007
Köy okulunun taşınmaza el atmasında davalı sıfatı
Köy ilköğretim okuluna ait duvarın maliklerin taşınmazlarına taşması üzerine Milli Eğitim Bakanlığına karşı el atmanın önlenmesi ve duvarın yıkılması istenmiş, yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 222 sayılı Kanun uyarınca köy okulunun arsa ve tesislerinin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu; bu nedenle köy sınırlarındaki el atma davasında gerçek hasmın köy tüzel kişiliği olduğunu kabul etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığına yöneltilen davanın husumetten reddi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/233, K. 2007/221, T. 18.04.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul