hüküm fıkrası
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
9 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu10.10.2012
Direnme hükmünde bozma dışı taleplerin gösterilmesi
İşçinin kıdem tazminatı ve diğer işçilik alacaklarına ilişkin uyuşmazlıkta Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının hüküm fıkrasının kapsamını incelemiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 297 uyarınca hüküm sonucu her talep bakımından açık ve tereddütsüz olmalı; direnme kararı verilirken bozma kapsamı dışında kalan ve kesinleşmeyen kısımlar da hüküm fıkrasında gösterilmelidir. Bu usul eksikliği nedeniyle direnme kararı bozulmuş, iş akdinin feshinin haklılığına ilişkin esas temyiz itirazları incelenmemiştir. Karşı oy, bozma dışı kısımlar yönünden yeniden hüküm kurulmasının gerekmediğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/851, K. 2012/705, T. 10.10.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.03.2012
Temyiz gideri muhtırası ve direnme hükmünün kurulması
Tahliye ve alacak davasında davalının temyiz giderini tamamlama muhtırasında paranın yatırılacağı yer açıkça gösterilmeyip “dosyamıza yatırılması” denmiştir; Hukuk Genel Kurulu bu belirsiz bildirim nedeniyle temyizden vazgeçilmiş sayılamayacağını kabul ederek temyiz dilekçesini reddeden ek kararı kaldırmıştır. Ayrıca direnme kararında önceki hükme atıfla yetinilemeyeceğini, taraflara tanınan hak ve yükümlülüklerin açıkça yazılması gerektiğini belirterek direnme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2012/97, K. 2012/203, T. 16.03.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.05.2011
Direnme kararında hüküm fıkrası ile gerekçe uyumu
Bağ-Kur ve isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin birleştirilerek yaşlılık aylığı bağlanması isteminde yerel mahkemenin bozma sonrasındaki hükmü, ara kararındaki direnme açıklamasıyla çelişmiş ve hangi bölümlerde direnildiğini açıkça göstermemiştir. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının kısa kararla uyumlu, açık ve uygulanabilir hüküm fıkrası içermesi gerektiğini belirtmiştir. Bu usul eksikliği nedeniyle karar bozulmuş; sigortalılık sürelerinin esasına ilişkin itirazlar incelenmemiştir.
Yargıtay HGK, E. 2011/23, K. 2011/268, T. 04.05.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.04.2010
Direnme kararında taleplerin hüküm fıkrasında ayrı ayrı gösterilmesi
Haksız rekabet davasında mahkeme, önceki kararında ticaret unvanından “TEPE” ibaresinin silinmesi, kullanımın önlenmesi ve kararın ilanı taleplerini ayrı ayrı hükme bağlamış; direnme kararında yalnız “davanın kabulüne” demiştir. Hukuk Genel Kurulu, her talep hakkında açık, tereddütsüz ve infaz edilebilir hüküm kurulması; gerekçe ile hüküm fıkrasının da uyumlu olması gerektiğini belirterek direnme kararını usul eksikliği nedeniyle bozmuştur. Esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmemiştir.
Yargıtay HGK, E. 2010/195, K. 2010/238, T. 28.04.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.02.2010
Direnme kararında tüm taleplerin açıkça hükme bağlanması
Elatmanın önlenmesi, yıkım ve ecrimisil davasında direnme hükmü önceki karara atıf yapmış, ayrıca davalıların temliken tescil talebi gerekçede ele alındığı hâlde hüküm fıkrasında karara bağlanmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, her istem hakkında açık, çelişkisiz ve infaz edilebilir bir karar kurulması gerektiğini; önceki karara atfın ve talebi hüküm dışında bırakmanın bu koşulları karşılamadığını kabul etmiştir. Direnme kararı usul eksikliği nedeniyle bozulmuş, esasa ilişkin temyiz itirazları incelenmemiştir.
Yargıtay HGK, E. 2010/86, K. 2010/108, T. 24.02.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.06.2008
Bozmaya uyma kararından dönülmesi ve hüküm fıkrasının açıklığı
Yerel mahkeme, bozma kararına uyduğunu açıkladıktan sonra bazı yönlerden direnmiş ve kısa kararla gerekçeli kararda açık, infaz edilebilir bir hüküm kurmamıştı. Hukuk Genel Kurulu, uyma kararıyla doğan usulî kazanılmış hak nedeniyle bu karardan dönülemeyeceğini ve hüküm sonucunun açıkça kurulması gerektiğini belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2008/462, K. 2008/432, T. 18.06.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.01.2008
Direnme kararında açık ve infaz edilebilir hüküm kurulması
Yerel mahkeme, bozma sonrasında yalnızca “önceki kararda direnilmesine” demekle yetinmiş, talepler hakkında açık bir hüküm sonucu oluşturmamıştı. Hukuk Genel Kurulu, kısa ve gerekçeli kararda her talep için açık, tereddütsüz ve infaz edilebilir hüküm kurulmasının zorunlu olduğunu belirterek direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2008/29, K. 2008/4, T. 23.01.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.09.2007
Direnme kararında hüküm fıkrası kurulmadan önceki karara atıfla yetinilmesi
Men'i müdahale davasında Sulh Hukuk Mahkemesi davayı reddetmiş, davacıların temyizi üzerine Yargıtay 14. Hukuk Dairesi hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme önceki kararında direnmiş, direnme kararını davacılar vekili temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 388. maddesine göre hüküm sonucunda isteklerin her biri hakkında verilen hükmün açık ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerektiğini, bozma kararı ile ilk hüküm hayatiyetini yitirdiğinden ona atıf suretiyle hüküm kurulamayacağını kabul etmiştir. Somut olayda kısa ve gerekçeli kararda hüküm fıkrası oluşturulmayıp yalnızca "önceki kararda direnilmesine" denildiğinden direnme kararı bozulmuş, sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar verilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2007/778, K. 2007/611, T. 26.09.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.04.2006
Direnme kararında açık ve infaz edilebilir hüküm kurulması
Tazminat davasında yerel mahkeme, bozulan önceki kararına atıf yaparak yalnızca o kararda direnildiğini bildirmiş; talepler hakkında açık bir hüküm sonucu kurmamıştır. Hukuk Genel Kurulu, hüküm fıkrasında her istem hakkında taraflara tanınan hak ve yüklenen borçların açık ve tereddütsüz gösterilmesi gerektiğini, bozulan karara atıfla hüküm kurulamayacağını belirtmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/142, K. 2006/229, T. 19.04.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul