hukuki yarar
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
48 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 5. Ceza Dairesi02.07.2025
Zimmet suçunda bozma öncesi hükümden doğan kazanılmış hakkın gözetilmesi
Sanık hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi hükmü kurulmuş, hükümler sanık müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, derhal beraat kararını gerektiren bir durum bulunmadığından düşme hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı olmadığını kabul ederek bu temyiz istemini reddetmiştir. Zimmet suçu yönünden, yalnız sanık müdafiinin temyiz ettiği önceki hükümde verilen erteli 6 ay 7 gün hapis cezası ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesini, düşme yerine düşürülme denilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilerek hükümler onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2024/1026, K. 2025/7756, T. 02.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi28.12.2023
Muhammen bedelin üzerindeki ihalede feshi istemde hukuki yarar ve görüş değişikliği
Borçlu, taşınmaza ilişkin 02.02.2023 tarihli ihalenin feshini istemiş; ilk derece mahkemesi ihale bedeli muhammen değerin üzerinde olduğundan zarar unsuru gerçekleşmediği ve hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle şikâyeti reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, Dairenin görüş değişikliğiyle, mal muhammen bedelin üstünde satılmış olsa da usulsüzlük malın daha yüksek bedelle satılmasını önlemişse zarar gören ilgilinin ihalenin feshini istemekte hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. Satış ilanının Tebligat Kanunu 21/2 uyarınca tebliğine ilişkin iddia bakımından borçlunun 02.01.2023 tarihinde fiilen o adreste oturup oturmadığının kolluk araştırmasıyla tespiti gerektiğinden, Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2023/8610, K. 2023/9477, T. 28.12.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.07.2023
Emekli aylığında destek primine tabi bildirilmeyen hizmetin tespiti
Davacı, yaşlılık aylığı alırken bildirilmeyen sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma döneminin tespitini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, bu çalışmalar sigortalılık süresinden sayılmadığı için davacının hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek davayı reddetmiş ve direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, destek primine tabi çalışmanın iş kazası, meslek hastalığı ve işçilik alacakları bakımından sonuç doğurduğunu; bu nedenle davacının çalışmanın tespitinde güncel hukuki yararı bulunduğunu belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, kısa vadeli sigorta kolları ve işçilik alacakları bakımından ayrı dava imkânlarını esas alıp hukuki yarar bulunmadığı görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/403, K. 2023/712, T. 05.07.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.05.2023
Faktoring şirketinin lehtarı olduğu teminat bonosunda yetkili hamillik
Borçlular, faktoring şirketi alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi Özel Daire bozma kararına karşı alacaklının lehtar olduğu bononun 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen borçluların direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığını; keşideci borçlu şirket yönünden ise faktoring şirketinin 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile Yönetmeliğin 8 inci maddesine uygun olarak temlik almadığı kambiyo senedinde yetkili hamil olamayacağını, vadesiz senedin Ek Faktoring Sözleşmesi kapsamında teminat olarak alındığının kabulü gerektiğini ve koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yargılamayı gerektirdiğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. İki borçlu yönünden temyiz istemi hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş, borçlu şirket yönünden direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karşı oy: somut temyiz sebebi bildirilmediğinden incelemenin kamu düzeniyle sınırlı yapılması ve direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2021/410, K. 2023/416, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi08.02.2023
Usulsüz tebligat iddiasına dayanan ihalenin feshi şikâyetinin reddinin onanması
Borçlu, ödeme emri ve kıymet takdir raporunun usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ihalenin ilanda belirtilen saatte yapılmadığını ve ilanın yalnız ilçede yayımlanan bir gazetede yapıldığını ileri sürerek taşınmaz ihalesinin feshini istemiştir. İlk derece mahkemesi, ödeme emrinin usulsüz tebliğinin fesih nedenleri arasında bulunmadığını, kıymet takdirine itiraz edilmediğinden raporun kesinleştiğini, 144.000,00 TL muhammen bedelli taşınmazın 212.500,00 TL'ye satıldığını belirterek şikâyeti hukuki yarar yokluğundan reddetmiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, borçlunun temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını gerekçe açıklamadan onamıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2022/13217, K. 2023/698, T. 08.02.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.12.2022
İhalenin feshi, hukuki yarar ve usulsüz satış ilanı tebliği
Borçlu, birden çok taşınmazın ihalesinin feshi istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, muhammen bedelin üzerinde satılan 984 parsel yönünden borçlunun hukuki yararını kanıtlayamadığını, bu usulden ret nedeniyle yüzde 10 para cezası verilemeyeceğini kabul etmiştir. Diğer taşınmazların satış ilanı, borçlunun adreste bulunmadığı saptanmadan aynı konutta oturan kişiye tebliğ edildiğinden usulsüzdür ve ihalenin feshi gerekir; direnme kararları bu gerekçelerle bozulmuştur. Muhammen bedel üzerindeki satışta zarar unsurunun değerlendirilmesini esasa ilişkin gören karşı oy, para cezası yönünden farklı düşünmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2021/345, K. 2022/1820, T. 21.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi11.10.2022
Kiracının talep edilen kira bedelini ödemesi kira tespit davasını sonuçsuz bırakmaz
Döviz üzerinden belirlenen kira bedelinin Türk lirasına çevrilmesi ve artışı konusunda taraflar anlaşamayınca kiraya veren yeni dönem bedelinin tespitini istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı, kiracının bilirkişi hesabından biraz fazla ödeme yaptığı gerekçesiyle reddetmiş; bölge adliye mahkemesi de bu kararı korumuştur. Yargıtay, kiracının tespit edilebilir bedeli ödemesinin davayı reddetmeyi gerektirmediğini, mahkemenin en az kiracının kabul ettiği tutarı tespit etmesi gerektiğini ve bu tespitte davacının hukuki yararı bulunduğunu belirterek ilk derece kararını bozdu, istinaf kararını kaldırdı.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/6076, K. 2022/7585, T. 11.10.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.02.2022
Yıllık izin ücretinin belirsiz alacak davasına konu edilmesi ve hizmet süresi çelişkisi
Yurt dışında asıl ve alt işveren ilişkisi bulunan davalılar bünyesinde çalıştığını ileri süren davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiş; İlk Derece Mahkemesi asıl davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, davacının çalışma süresini, son ücretini ve izin süresini belirleyebilecek durumda olduğundan yıllık izin ücretinin dava tarihinde belirlenebilir nitelikte olduğunu, ıslahla dava türünün değiştirilemeyeceğini ve bu alacak için belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Yargıtay ayrıca çalışma belgesinde işe başlama 02/02/2011 olarak gösterilmişken davacının 01/02/2012'de yurt dışına çıktığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna girişinin 30/01/2012'de yapıldığı çelişkisi giderilerek hizmet süresinin belirlenmesi ve bu sürenin tamamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında çalışılıp çalışılmadığı tespit edilerek temyiz eden davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/829, K. 2022/1542, T. 09.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.09.2021
İşyeri değişikliğinin esaslı değişiklik olduğunun tespitinde işçinin hukuki yararı
Davalı işverence Antalya'daki işyerinden Kumluca ilçesindeki işyerine görevlendirilen ve yeni görev yerinde çalışmaya devam eden davacı işçi, bu değişikliğin iş sözleşmesinde esaslı değişiklik olduğunun tespitini istemiş; İş Mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi hukuki yarar yokluğundan davayı reddetmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işçinin görevlendirmenin esaslı değişiklik olup olmadığı konusunda şüpheye düştüğünü, yazılı kabulü bulunmadığı hâlde sözleşmenin feshini de istemediğini, yeni işyerine gitmemesi durumunda işverence feshedilme ihtimali ve haklı nedenle kendisinin feshetmesi hâlinde ihbar ve iş güvencesi tazminatları gibi haklarından mahrum kalma riski bulunduğunu belirtmiştir. Bu nedenle davacının HMK 106 kapsamında tespit davası açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunduğunu kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2018/926, K. 2021/983, T. 14.09.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.11.2020
Belirsiz alacak olarak açılan sigorta tazminatı davasının kısmi dava sayılması
Eczane hırsızlığı nedeniyle sigortacıdan tazminat isteyen davacı, alacağının bilirkişi incelemesiyle belirleneceğini ileri sürerek belirsiz alacak davası açmıştır. Yerel mahkeme davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiş, Hukuk Genel Kurulu ise talep edilen miktarın bir kısmının dava edildiğinin dilekçeden anlaşılması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 109. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması karşısında davanın kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiğini kabul etti. Direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2019/853, K. 2020/907, T. 17.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi14.09.2020
Kıdem tazminatının belirsiz alacak davasına konu edilmesi ve hukuki yarar
Davacı; kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını belirsiz alacak davası olarak talep etmiş, iş mahkemesinin kararını davalılar vekili temyiz etmiştir. Daire, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine dayanarak davanın açıldığı tarihte miktarı belirlenebilir olan alacak için belirsiz alacak davası açılamayacağını, bu durumda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini ve hukuki yarar eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olmadığını kabul etmiş; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini belirtmiştir. Somut olayda kıdem tazminatının belirlenebilir olduğunu, ancak Dairenin önceki kararlarında hukuki yarar yokluğundan ret kararı verilmediği için bu uygulamaya güvenilerek açılan davada bu hususu bozma nedeni yapmadığını ve ilkelerin ilk kararın yayımından sonra açılan davalarda uygulanacağını açıklamıştır. Temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/26476, K. 2020/7547, T. 14.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.07.2020
Muvazaalı taşınmaz devri iddiasında alacaklının hukuki yararı ve eksik inceleme
Davacı, eşinin Fransa’daki boşanma davasından sonra taşınmazı alacağını etkisiz bırakmak amacıyla üçüncü kişiye muvazaalı devrettiğini ileri sürerek tapu iptali istedi. Hukuk Genel Kurulu, üçüncü kişinin muvazaa iddiasında hukuki yararın alacağın ve boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin hükümlerin varlığına bağlı olduğunu; tarafların Fransa’da boşanma davası bulunduğunu doğrulamasına rağmen mahkemenin dosyayı ve olası tenfiz kararını araştırmadığını belirtti. Bu belgeler getirtilip mali sonuçlar incelenerek hukuki yarar değerlendirilmeliydi; direnme kararı eksik inceleme nedeniyle bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2017/1507, K. 2020/525, T. 07.07.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 13. Hukuk Dairesi22.04.2020
Tüketici hakem heyetine başvurmadan dershane ücreti için itirazın iptali davası açılması
Davacı, davalının dershane ücretinin bakiye 2.300,00 TL'sini ödemediğini, başlattığı icra takibinin itiraz üzerine durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir. Mahkeme, tüketici hakem heyetine başvurulmadan icra takibi yapılamayacağı ve dava açılamayacağı gerekçesiyle hukuki yarar yokluğundan davayı usulden reddetmiştir. Yargıtay, tüketici hakem heyetlerinin mahkeme niteliği taşımadığını, itirazın iptali davasına bakmanın heyetin görevine girmediğini ve 7063 sayılı Kanun'la değişik 6502 sayılı Kanun'un 68/1. maddesine göre tarafların İcra ve İflas Kanunu'ndaki haklarının saklı olduğunu, bu nedenle davacının hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. Hüküm, esasa girilerek karar verilmesi için davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 13. HD, E. 2020/1155, K. 2020/3580, T. 22.04.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi17.03.2020
Ödeme emri tebliğ edilemeyince haricen öğrenilen takibe itirazın geçerliliği
Kira alacağı ve tahliye için başlatılan ilamsız takipte ödeme emri bila tebliğ iade edilmiş, borçlu takibi haricen öğrenerek itiraz etmiş, sonradan ödeme emri tebliğ edilmiştir. İcra mahkemesi davayı reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi tahliyeye karar verip itirazın kaldırılması istemini hukuki yarar yokluğundan reddetmiştir. Yargıtay, İİK 269. madde gereğince ödeme emri tebliğ edilmeden yapılan itirazın hukuki sonuç doğurmamasının hiç tebligat çıkarılmaması ya da tebliğ edilememesi hali için geçerli olduğunu, somut olayda sonradan tebligat yapıldığından itirazın geçerli ve alacaklının itirazın kaldırılmasında hukuki yararı bulunduğunu kabul etmiştir. İtirazın kaldırılması ve tahliye şartlarının incelenmesi için Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/1200, K. 2020/2827, T. 17.03.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.12.2019
İşe başlatılmayan işçinin tazminat ve alacaklarının belirsiz alacak sayılması
İşe iade kararı sonrası işe başlatılmayan davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer işçilik alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; Mahkemenin kısmen kabul kararını Özel Daire, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti dışındaki taleplerin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı gerekçesiyle bozmuş, Mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, HMK'nın 107. maddesi kapsamında belgeye bağlama görev ve yetkisinin işverende olduğunu, işçilik alacaklarının belirli olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İki yılı aşkın süre iş yerinden ayrı kalan davacının bu dönemde yapılan ücret artışlarını ve sağlanan sosyal hakları bilmesinin mümkün olmadığını, hesaba esas ücret belirsiz olduğundan alacakların belirsiz olduğunu kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuştur. Davalının esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2019/166, K. 2019/1414, T. 19.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu26.11.2019
Borçlunun iflasıyla ihtiyati haczin fekki şikâyetinde temyizde hukuki yararın kalmaması
Borçlu şirket, takipten önce açtığı menfi tespit davasında takip konusu çekin icra takibine konu edilmemesi yönünde verilen ihtiyati tedbir kararına dayanarak ihtiyati hacizlerin kaldırılması talebinin icra müdürlüğünce reddine karşı şikâyette bulunmuş; icra mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, ihtiyati haczin takip işlemi olmadığını belirten 12. Hukuk Dairesinin bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak borçlu şirketin kesinleşen kararla iflasına karar verildiğini saptamış, İİK'nın 186. maddesi uyarınca ihtiyaten haczedilen malların iflas masasına girdiğini ve 193. maddenin kamu düzenine ilişkin olduğunu belirterek şikâyetin konusunun kalmadığını kabul etmiştir. Alacaklının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz istemi oy çokluğuyla reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/738, K. 2019/1220, T. 26.11.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.05.2019
İlk uzayan dönemden itibaren endeks artışıyla kira tespiti
Davacı, 05.06.2011 tarihli sözleşmeyle aylık 1.250,00 Türk Lirası bedelle kiralanan taşınmazda 2015 Haziran ayında 1.350,00 Türk Lirası ödediğini, emsalin altında kalan kiranın 05.06.2015 tarihinden itibaren 1.685,00 Türk Lirası olarak belirlenmesini istedi. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek kiranın 05.06.2015 tarihinden itibaren net 1.350,00 Türk Lirası olarak tespitine karar verdi. Yargıtay, sözleşme başlangıcı 05.06.2011 olduğundan Türk Borçlar Kanunu 344. maddesinin 1. ve 2. fıkraları gereğince bir önceki kira yılının Üretici Fiyat Endeksi artışını geçmemek üzere belirleme yapılması, ilk dönemlerin eksik ödendiği iddiası varken son dönem bedeli esas alınamayacağını kabul etti. Kararın davacı yararına bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/7543, K. 2019/4573, T. 15.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi27.06.2018
Kurum taşınmazında yeniden değerleme oranıyla tespit
Davacı, kurumlarına ait ve otel olarak işletilen taşınmazda önceki dönem aylık 3.185,00 Türk Lirası kiranın yüzde 60 artışla 01.08.2002 tarihinden itibaren aylık 5.099,20 Türk Lirası olarak tespitini, birleşen davalarda ise 01.08.2004 tarihinden itibaren 7.422,78 Türk Lirası ve 01.08.2005 tarihinden itibaren 8.194,01 Türk Lirası olarak tespitini istedi. Mahkeme, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 02.03.2015 tarihli bozma ilamına uyarak yapılan yargılamada endeks yıllarında hukuki yarar olmadığı gerekçesiyle birleşen davaların reddine karar verdi. Yargıtay, kira miktarında uyuşmazlık varken ret kararı değil tespit kararı verilmesi gerektiğini, 5502 sayılı Kanun 35/6 maddesi gereği kurum taşınmazlarının Vergi Usul Kanunu uyarınca belirlenen yeniden değerleme oranından az olmamak üzere rayiç ve emsallere göre belirleneceğini ve bu usule göre hüküm kurulması gerektiğini kabul etti. Hükmün davacı yararına bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/12463, K. 2018/7223, T. 27.06.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2018
İlave tediye alacağının belirsiz alacak davasına konu edilmesi
İşçi, ödenmediğini veya eksik ödendiğini ileri sürdüğü ilave tediye alacağını belirsiz alacak davasında istemiş; ilk derece mahkemesi kabul kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, kanunen belirlenen ilave tediye miktarının ve ücretin davacı tarafından hesaplanabileceğini, bu nedenle alacağın belirsiz olmadığını ve dava açıldığı tarihte hukuki yarar bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı görüşte, hukuki yararın tamamlanabilir olduğu ve işçinin talebinin belirsiz alacak sayılabileceği savunulmuş, çoğunluk bunu benimsememiştir.
Yargıtay HGK, E. 2015/186, K. 2018/479, T. 14.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi02.10.2017
Endeks döneminde ret kararı verilememesi
Davacı, 01.03.2013 başlangıç tarihli 1 yıllık sözleşmede ihtarla 01.03.2015 tarihinden itibaren 4.000.-TL istenmesine rağmen 2.395.-TL ödendiğini belirterek 01.03.2015 tarihinden itibaren aylık kiranın 4.000.-TL olarak tespitini istedi. Mahkeme, rayiç artış şartının 4 yıl dolmadan uygulanamayacağını ve davanın 4. yıl açılması gerektiğini, Üretici Fiyat Endeksi artışının da yapıldığını gerekçe göstererek davanın reddine karar verdi. Yargıtay, kira miktarında uyuşmazlık varken ret kararı değil tespit kararı verilmesi gerektiğini, sözleşme başlangıcı 01.03.2013 olduğundan Türk Borçlar Kanunu 344. maddesi 1. ve 2. fıkraları gereğince Üretici Fiyat Endeksi artışıyla ve ödenenden az olmamak üzere üçüncü artış yılı 01.04.2015 tarihinden itibaren tespit gerektiğini kabul etti. Hükmün davacı yararına bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/2323, K. 2017/13052, T. 02.10.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi31.05.2017
Kullanılamayan kiralanan bölüm için menfi tespitte ayıpla orantılı kira indirimi
Davacı kiracı, kiralananı kullanmasına izin verilmediğini ileri sürerek takipte istenen kira bedelinden borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkeme, ayıpla orantılı kira indirimi yaparak davayı kısmen kabul etmiş ve önceki bozma kararına direnmiştir. Yargıtay, kiralananın yalnız bir bölümünün kullandırılması karşısında kira indirimi değerlendirmesini içeren tespit talebinde hukuki yarar bulunduğunu ve yapılan indirimin yerinde olduğunu kabul ederek hükmü onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/11754, K. 2017/8716, T. 31.05.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.05.2017
Bağ-Kur sigorta başlangıcının tespitinde hukuki yarar
Davacı, Bağ-Kur sigortalılık başlangıcının 15.10.1983 olarak bir gün tespitini istemiş; mahkeme davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 1479 ve 2926 sayılı kanunlarda yaşlılık aylığı hakkının sigortalılık süresine değil ödenmiş prim günlerine bağlandığını, istenen başlangıç tarihinin aylığa etkisi olmadığından davacının bu talepte hukuki yararı bulunmadığını kabul ederek direnme kararını onamıştır. Karşı görüş, davacının vergi kaydına dayalı daha uzun hizmet dönemini isteyebileceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/840, K. 2017/1042, T. 31.05.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi18.01.2017
Ayrıca ödeme şartı bulunmayan sözleşmede katma değer vergisinin kira bedeline dahil olması
Davacı, katma değer vergisinin kira bedeline dahil olduğunun ve ayrıca vergi ödemesi için ek sözleşme gerekmediğinin tespitini istemiştir. Mahkeme, tahliye tehdidi karşısında hukuki yarar bulunduğunu ve verginin kira bedeline dahil olduğunu belirterek önceki bozma kararına direnmiştir. Yargıtay, sözleşmede verginin ayrıca ödeneceğine ilişkin düzenleme bulunmadığından kira bedeli dışında katma değer vergisi ödenmesi gerekmediğini kabul ederek hükmü onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/752, K. 2017/261, T. 18.01.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi15.03.2016
Yenileme bedelinin rayice uygunluğuna göre tespit
Davacı, 2004 yılından beri kiracı olan davalının 01.09.2013 tarihli sözlü yenilemeyle net 10.513 TL ödediğini belirterek 01.09.2014 tarihinden itibaren net 20.000 TL tespitini istedi. Davalı 2013 uzlaşmasıyla 4.800 TL'den 10.513 TL'ye çıkıldığını, 3 yıl geçmeden emsal artışı istenemeyeceğini, 01.09.2014 tarihinden Üretici Fiyat Endeksi ile net 11.433 TL artırıldığını savunmuş, mahkeme yasal artış yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Daire, işyerinde 3 yıldan fazla süre geçtiğinden kural olarak hak ve nesafet uygulanacağını, 01.09.2004 başlangıç tarihli 1 yıllık sözleşmenin 01.09.2013 sözlü sözleşmeyle yenilendiğini, bedel rayice uygun değilse 3 yıl geçmese de hak ve nesafet istenebileceğini, miktar uyuşmazlığında ret değil kabul edilen ve endeks artışından az olmamak üzere tespit gerektiğini kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2015/5038, K. 2016/2005, T. 15.03.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (24 karar)
- Yargıtay 6. HD, E. 2015/2276, K. 2016/236, T. 21.01.2016 — Tek taraflı aidat belirlenmesine karşı menfi tespit ve muarazanın giderilmesi
- Yargıtay 6. HD, E. 2015/6255, K. 2015/10146, T. 19.11.2015 — Esnaf kirada beş yıl dolmadan ret kararı verilememesi
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/2078, K. 2014/12959, T. 25.11.2014 — Kira uyarlama davasının ret gerekçesinin düzeltilmesi
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/10956, K. 2014/12400, T. 13.11.2014 — Karar düzeltmede önceki bozmanın kaldırılarak hükmün onanması
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/10958, K. 2014/12395, T. 13.11.2014 — KDV uyuşmazlığında tespit davası için hukuki yararın kabulü
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/10960, K. 2014/12399, T. 13.11.2014 — Kira KDV'sine ilişkin muarazada tespit davasının hukuki yararı
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/959, K. 2014/11017, T. 14.10.2014 — Ödeme yapılsa bile tespit kararı verilmesi gerekirliği
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/4710, K. 2014/7102, T. 29.05.2014 — KDV uyuşmazlığında bağımsız tespit davası için hukuki yarar bulunmaması
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/4714, K. 2014/6682, T. 22.05.2014 — KDV uyuşmazlığında tespit davası açmak için hukuki yarar bulunmaması
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/4718, K. 2014/6684, T. 22.05.2014 — KDV uyuşmazlığında bağımsız tespit davası açmakta hukuki yarar
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/4719, K. 2014/6685, T. 22.05.2014 — KDV uyuşmazlığında bağımsız tespit davası açmanın hukuki yararı
- Yargıtay 6. HD, E. 2014/4704, K. 2014/6379, T. 15.05.2014 — Kira KDV'si için tespit davasında hukuki yarar değerlendirmesi
- Yargıtay 9. HD, E. 2014/1962, K. 2014/6034, T. 26.02.2014 — İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası ve davanın açılmamış sayılması
- Yargıtay HGK, E. 2013/561, K. 2013/733, T. 22.05.2013 — Ücret Garanti Fonundan yararlanma koşuluna ilişkin tespit davasında hukuki yarar
- Yargıtay 22. HD, E. 2012/30463, K. 2012/30091, T. 31.12.2012 — İşçilik alacaklarında kısmi dava ile belirsiz alacak davası ayrımı ve açılmamış sayılma
- Yargıtay HGK, E. 2012/838, K. 2012/715, T. 17.10.2012 — İşçilik alacaklarında kısmi dava ve hukuki yarar
- Yargıtay 3. HD, E. 2012/12866, K. 2012/19833, T. 25.09.2012 — Kira dönemi bitmeden açılan tespit davasının reddi
- Yargıtay 3. HD, E. 2012/7441, K. 2012/12818, T. 21.05.2012 — Alacak davası görülürken kira tespiti isteminin konusuz sayılması
- Yargıtay HGK, E. 2011/642, K. 2012/38, T. 01.02.2012 — Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespitinde hukuki yarar
- Yargıtay HGK, E. 2011/608, K. 2011/649, T. 19.10.2011 — Hizmet tespitinde bildirilen süre ve prime esas ücret
- Yargıtay 3. HD, E. 2011/10053, K. 2011/11699, T. 05.07.2011 — Erken açılan kira tespit davasında ekonomik koşulların temyiz sırasında oluşması
- Yargıtay 3. HD, E. 2011/7135, K. 2011/9294, T. 31.05.2011 — Kiracının kira tespiti davasında sulh hukuk mahkemesinin görevi
- Yargıtay 20. HD, E. 2008/1564, K. 2008/5261, T. 03.04.2008 — 2/B ile orman dışına çıkarılan taşınmazda belediye tapusunun iptali ve Hazine adına tescil
- Yargıtay HGK, E. 2007/848, K. 2007/840, T. 14.11.2007 — İcra dosyasında fazla tahsil edilen paranın iadesi yolu