haksız şart
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
9 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi23.12.2025
Avukatlık sözleşmesindeki tahkim şartının haksız şart olması ve hakem kararının iptali
Davacı, vekâlet ücreti alacağına ilişkin tek hakem kararının iptalini istemiştir. Bölge adliye mahkemesi, iptal sebeplerinin bulunmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, dava takibinden doğan vekâlet ücreti alacağına ilişkin uyuşmazlığın tüketici işlemi niteliğinde olduğunu ve davacının 6502 sayılı Kanun kapsamında tüketici sıfatını taşıdığını, avukatlık sözleşmesindeki tahkim şartının Tüketici Sözleşmelerindeki Haksız Şartlar Hakkında Yönetmeliğin Ek-1 (n) bendi karşısında haksız şart olarak geçersiz olduğunu, bu nedenle uyuşmazlığın tahkime elverişli sayılamayacağını kabul etmiştir. Hakem kararının 6100 sayılı Kanun'un 439. maddesinin (ç) ve (ğ) bentleri uyarınca iptali gerekirken davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunarak karar davacı yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2025/3647, K. 2025/6353, T. 23.12.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.11.2025
Tüketici kredisinde takas-mahsup talimatıyla emekli maaşına banka blokesi
Malulen emekli olan davacı, kullandığı tüketici kredileri nedeniyle davalı bankanın emekli maaşına koyduğu blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarların iadesini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi blokenin kaldırılmasına, alacak talebinin reddine karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilmiş olan davacının direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığından temyiz başvurusunu reddetmiştir. Davalının temyizi yönünden, kredi sözleşmeleri ve ek taahhütnamelerle verilen virman-takas-mahsup muvafakatinin haksız şart sayılamayacağını, somut olayda cebri icra işlemi değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, blokenin kaldırılmasının istenmesinin TMK'nın 2. maddesi gereğince hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve bu yönde 21.03.2025 tarihli, 2022/2 Esas, 2025/1 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı bulunduğunu belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: emekli maaşının haczedilemezliği ve bundan feragatin geçersizliğine ilişkin hükümlerin emredici olduğu, takas-mahsup yetkisi veren sözleşme hükümlerinin 2004 sayılı Kanun'un 83/a ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesine aykırı olduğu görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2023/593, K. 2025/686, T. 05.11.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi13.05.2024
Tasarruf finansman sözleşmesinde organizasyon ücretinin iadesi ve karar ilam harcı
Davacı tüketici, davalı şirketle imzaladığı sıra tespitli tasarruf planı sözleşmesinden caydığını belirterek sözleşmenin iptalini ve ödediği bedelin iadesini istemiştir. İlk Derece Mahkemesi sözleşmenin iptaline ve 5.665,00 TL'nin iadesine karar vermiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7292 sayılı Kanun'la 6361 sayılı Kanun'a eklenen 39/A maddesi yürürlüğe girmeden önce sözleşmenin feshi için mahkemeye başvurulduğundan ödenen organizasyon ücretinin iade edilmesi gerektiğini kabul ederek davalının temyiz itirazlarını reddetmiş; ancak karar ilam harcının yalnız iadesine karar verilen bedel üzerinden değil, feshine karar verilen sözleşme bedeli üzerinden alınması gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararını ortadan kaldırarak İlk Derece Mahkemesi kararını harç yönünden düzelterek onamıştır.
Yargıtay 3. HD, E. 2024/1566, K. 2024/1654, T. 13.05.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu31.01.2024
Emekli maaş hesabından kredi taksiti kesilmesine verilen muvafakatin geçerliliği
Davacı, kredi kullandığı davalı bankanın emekli maaş hesabına bloke koyarak kesinti yaptığını ileri sürerek blokenin kaldırılmasını ve kesintilerin durdurulmasını istemiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiş, bölge adliye mahkemesi haczi yasak haklara ilişkin önceden yapılan anlaşmaların geçersiz olduğu gerekçesiyle davayı kabul etmiş ve Özel Dairenin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının üç kredide de ilk taksitten itibaren maaş hesabından virman yoluyla ödemeyi tercih ettiğini, hesapta tasarrufuna engel bir bloke bulunmadığını, bu nedenle muvafakat hükümlerinin haksız şart sayılamayacağını belirtmiştir. İİK ve 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki haczedilemezlik kurallarının cebri icraya ilişkin olduğunu, somut olayda cebri icra değil borcun ifa biçimine ilişkin bir yetki bulunduğunu, düzenli kesintilere itiraz etmeyen davacının sonradan kesintilerin iptalini ve iadesini istemesinin TMK'nın 2. maddesi gereği hakkın kötüye kullanılması olduğunu kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesindeki devir ve temlik yasağı emredici ve kamu düzenine ilişkin olduğundan bankanın aldığı muvafakat geçersizdir.
Yargıtay HGK, E. 2023/52, K. 2024/29, T. 31.01.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi07.11.2022
Yurt dışı program sözleşmesinde pandemi kesintisi ve hukuki dinlenilme hakkı
Yurt dışı eğitim danışmanlığı hizmeti veren davacı, pandemi nedeniyle iptal edilen program için yaptığı kesintinin iadesine ilişkin tüketici hakem heyeti kararının iptalini istemiş; mahkeme davayı kesin olarak kabul etmiştir. Adalet Bakanlığı kararın kanun yararına bozulmasını istemiştir. Yargıtay, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilip cevap verme imkânı tanınmadan dosyanın bilirkişiye gönderilmesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini; sözleşmenin 7.4. maddesindeki kesinti düzenlemesinin tüketiciyle müzakere edilmeden konulan ve tüketici aleyhine dengesizlik yaratan haksız şart olduğunu, davacının ancak davalı adına yaptığı ve ispat edebildiği zaruri giderleri talep edebileceğini kabul etmiştir. Karar, sonuca etkili olmamak üzere kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 3. HD, E. 2022/6567, K. 2022/8531, T. 07.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.06.2021
Kayıp-kaçak bedeline ilişkin haksız şart davasının çekişmenin giderilmesi niteliği
Davacı abone, elektrik abonelik sözleşmesindeki kayıp-kaçak bedeline ilişkin hükümlerin haksız şart olduğunun tespiti ve iptalini, bundan sonra bu ad altında kesinti yapılmamasını ve şimdilik 100 TL'nin tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi, miktarın tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırının altında kaldığı gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davayı reddetmiş ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki zorunlu başvurunun emredici olduğunu belirtmekle birlikte, verilecek hükmün ileriye dönük etki doğuracağını ve tüm aboneleri ilgilendiren toplu bir uyuşmazlık bulunduğunu, bu nedenle davanın belirsiz alacak davası değil çekişmenin giderilmesi davası olduğunu kabul etmiştir. Abonelik sözleşmesi sürdüğünden ve haksız şartların ileriye yönelik iptali istendiğinden davanın tüketici mahkemesinde görülmesi gerektiğini belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/2214, K. 2021/711, T. 08.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.02.2020
Konut kredisinin yeniden finansmanında yapılandırma komisyonu tahsili
Davacı tüketici, konut kredisi nedeniyle kesilen dosya masrafı ile kredinin yapılandırılması sırasında kesilen 2.400 TL yapılandırma ücretinin iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi yapılandırma ücretine ilişkin talebi reddetmiş, Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bu yöndeki bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erken ödeme ile yeniden finansmanın farklı kavramlar olduğunu, yeniden finansmanda 4077 sayılı Kanun'un 10/B maddesi çerçevesinde erken ödeme ücreti istenemeyeceğini, bankanın masraf talep edebilmesi için tüketicinin mevzuata uygun bilgilendirilmesi, karşılıklı mutabakat ve açık yazılı onay gerektiğini, uyuşmazlıkta ispat yükünün bankada olduğunu kabul etmiştir. Somut olayda yeniden finansman sözleşmesinde masraf ve komisyon miktarına ilişkin açıklama bulunmadığını, sözleşme anında alınan rıza belgesinin tüketici için bağlayıcı olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/583, K. 2020/137, T. 13.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.04.2019
Konut satışından dönen tüketicide bağlı kredi ve matbu taahhütnamenin haksız şart olması
Konut satış sözleşmesinden dönen davacı tüketici, satış bedelini finanse etmek için kullandığı konut kredisinde bankanın erken kapama işlemi yaparak iade etmediği 19.301,46 TL'nin tahsilini istemiş; yerel mahkeme davacının taahhütname vererek sözleşmeden caydığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, müzakere edilmeden önceden hazırlanmış, matbu, boşlukları dahi doldurulmamış ve tüketici aleyhine açık dengesizlik yaratan taahhütnamelerin 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi anlamında haksız şart olduğunu ve tüketici yönünden geçerli sayılamayacağını belirtmiştir. Banka ile yüklenici arasındaki protokol ve proje tanıtımları gözetilerek kredinin 10/5. madde uyarınca bağlı kredi olduğu, mahkemece feshin haklı olup olmadığı tartışılarak bankanın sorumlu olacağı miktarın belirlenmesi gerektiği kabul edilmiş; direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/623, K. 2019/488, T. 18.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.05.2014
Elektrik abonesinden tahsil edilen kayıp-kaçak bedelinin iadesi ve hakem heyeti kararı
Davacı elektrik kurumu, 26,64 TL kayıp-kaçak bedelinin davalı aboneye iadesine hükmeden tüketici sorunları hakem heyeti kararının kaldırılmasını istemiştir. Yerel mahkeme, bedelin tebliğ gereğince tahsil edildiğini ve 4077 sayılı Kanun'un 6. maddesi gereğince haksız şart niteliği taşıdığını belirterek davayı reddetmiş; Özel Daire, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) kararı idari yargı yerinde iptal edilmedikçe tüm tüketicileri bağladığı gerekçesiyle bozmuş, yerel mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu önsorun olarak, hakem heyeti kararının tespit hükmü taşıyıp ileriki dönemlere etkili olduğundan yerel mahkeme kararının kesin olmadığını ve 4077 sayılı Kanun'un 22. maddesinin 6. fıkrası gereğince hakem heyeti kararının delil niteliğinde olduğunu kabul etmiştir. Esas yönünden Genel Kurul, 4628 sayılı Kanun'un 4. maddesinin EPDK'ya sınırsız fiyat belirleme yetkisi vermediğini, nakil kaybı ile hırsızlanan elektrik bedellerinin kurallara uyan abonelerden tahsilinin hukuk devleti ve adalet düşünceleriyle bağdaşmadığını belirterek direnme kararını oyçokluğuyla onamıştır. Karşı oy: kayıp-kaçak bedeli EPDK'nın kanuni yetkisiyle belirlediği, idari yargıda iptal edilmedikçe bağlayıcı bir bedel olduğundan haksız şart sayılamaz ve direnme kararı bozulmalıdır.
Yargıtay HGK, E. 2013/2454, K. 2014/679, T. 21.05.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul