gizliliğin ihlali
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
2 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi19.02.2020
Katalog dışı suçta tesadüfen elde edilen iletişim kaydının delil olamaması
Polis memuru sanık, hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunan tanığı telefonla arayıp dinlendiğini bildirdiği iddiasıyla gizliliğin ihlali suçundan mahkûm edilmiş, hüküm sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanık hakkında iletişimin denetlenmesi kararı bulunmadığını ve isnat edilen gizliliğin ihlali ile görevi kötüye kullanma suçlarının CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmadığını, bu nedenle CMK'nın 138/2. maddesi karşısında tanık hakkındaki iletişim tespit tutanaklarının delil olarak kullanılamayacağını, hukuka aykırı delil dışlandığında mahkûmiyete yeter delil bulunmadığından CMK'nın 223/2-e maddesi uyarınca beraat kararı verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabul ve uygulamaya göre de TCK'nın 7/2. maddesi uyarınca lehe kanunun somut olarak belirlenmemesi, 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni yönünden değerlendirme yapılmaması ve önceki hükümdeki cezanın CMUK'un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesi bozma nedeni sayılmıştır. Hüküm CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2018/4825, K. 2020/1777, T. 19.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi29.05.2019
Arama kararını sızdıran polis memuru hakkında soruşturma izni araştırılmaması
İletişimin tespiti tedbirinin ardından verilen arama kararını soruşturmada şüpheli olan gazino işletenlerine önceden bildirdiği iddia edilen polis memuru sanık, Asliye Ceza Mahkemesince gizliliğin ihlali suçundan mahkûm edilmiştir. Yargıtay, il emniyet müdürlüğü polis merkezi amirliğinde görevli sanığın ilgili soruşturmada adli bir görevinin bulunup bulunmadığı ile suç tarihindeki görevi ve kapsamı araştırılarak 4483 sayılı Kanun'a göre soruşturma izni için durma kararı verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. CMK'nın 161/5. maddesi uyarınca izin gerekmediği kabul edilerek Cumhuriyet savcısınca doğrudan yapılan soruşturma sonunda mahkûmiyet hükmü kurulmasını kanuna aykırı bulmuş ve hükmü bozmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2019/444, K. 2019/6846, T. 29.05.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi