gerekçe
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Ceza Dairesi23.03.2026
İddianamede anlatılmayan kart işlemlerinden mahkûmiyet kurulması
Sahte banka kartlarının kullanılması davasında iddianame bazı bankalara yönelen eylemleri delillerle ilişkilendirerek anlatmıyordu. 11. Ceza Dairesi, usulüne uygun açılmış dava bulunmayan fiillerden mahkûmiyet kurulmasını ve zincirleme suçun hangi işlemlerle oluştuğunun gerekçelendirilmemesini hukuka aykırı bulup kararı bozdu.
Yargıtay 11. CD, E. 2026/372, K. 2026/2987, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi24.04.2024
Örgüt üyeliğinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmamasına yetersiz gerekçe
Sanık hakkında silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûmiyet, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs etme suçundan beraat kararı verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurularını esastan reddetmiştir. Yargıtay, katılan vekilinin istinaf başvurusunun reddine dair ek karara yönelik temyizini CMK 279/1 uyarınca itiraza tabi olduğundan incelemeksizin iade etmiş; katılan vekilinin beraat hükmüne ve sanık müdafiinin resmi belgede sahtecilik ile haberleşmenin gizliliğini ihlal etme hükümlerine yönelik temyiz istemlerini reddetmiştir. Örgüt üyeliği yönünden ise temel cezası asgari hadden belirlenen, hükümlülüğü ve dosyaya yansıyan olumsuz davranışı bulunmayan sanık hakkında "sanığın kişiliği göz önüne alınarak" şeklindeki yetersiz gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararı bu suç yönünden bozulmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/13877, K. 2024/5638, T. 24.04.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi17.02.2020
İşçilik alacağında tam süreli çalışma kabulünün gerekçesizliği ve eksik inceleme
Davacı işçi, işçilik alacakları için başlattığı ilamsız takibe davalı işverenin itirazının iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; İş Mahkemesi bozma sonrasında bilirkişi ek raporuna dayanarak davacının tam süreli çalıştığını kabul etmiş ve itirazın kısmen iptaline karar vermiştir. Yargıtay, kararın tam süreli çalışma kabulüne dair gerekçe içermediğini ve HMK'nın 297. ve 298/2. maddelerine aykırı olduğunu, davalı tanıklarının yarı zamanlı çalışmayı bildirdiğini, sözleşmelerin saatlik ücret öngördüğünü ve SGK kayıtlarında tam süreli bildirim bulunmadığını, çalışma olgusunu ispat yükünün işçide olduğunu ve istenen puantaj kayıtları hakkında karar verilmediğini saptamıştır. Daire ayrıca tam süreli çalışma belirlenirse ücret içinde ödenen ikramiye, senelik izin ve bayram yardımlarının mahsup edilmesi gerektiğini ve kıdem tazminatına esas sürenin SGK kayıtlarındaki 9 yıl 25 gün olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2020/608, K. 2020/2613, T. 17.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.05.2019
Dava şartı yokluğundan ret kararının gerekçesinde esasa ilişkin değerlendirme yapılması
Davacı, köy tüzel kişiliğine borç verdiği 9.400 Euro için başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiş; yerel mahkeme takip talebinin İİK'nın 58. maddesindeki zorunlu unsurları taşımadığı gerekçesiyle davayı ön şart yokluğundan reddetmiş, gerekçesinde borcun miktarının da açık olmadığını belirtmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, usulî ret sebepleri varsa davanın esasına girilmeden usulden reddedilmesi gerektiğini, hem usulden hem esastan ret sebeplerine dayanılarak davanın reddedilemeyeceğini belirtmiştir. Gerekçedeki ifadenin delilleri değerlendiren ve işin esasına temas eden kabuller içerdiğini, yeni uyuşmazlıklar doğurabileceğinden hukuka uygun bir gerekçeden söz edilemeyeceğini kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/697, K. 2019/514, T. 02.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi25.12.2018
Kaçak sigara suçunda fazla ceza ve iletişim tespiti kararlarının getirtilmemesi
Sanıklar 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkûm edilmiş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden TCK'nın 61. ve 3/1. maddelerine göre vehamet arz etmeyen fiillerde alt sınırdan uzaklaşılarak fazla ceza tayin edildiğini, bunlardan biri yönünden ayrıca benzer eylemlerin TCK'nın 43/1. maddesi kapsamında zincirleme suç oluşturduğu gözetilmeden iki ayrı mahkûmiyet hükmü kurulduğunu kabul etmiştir. Üçüncü sanık yönünden, mahkûmiyete esas alınan iletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınmasına dair kararların denetime olanak verecek şekilde dosyaya getirtilmediğini ve CMK'nın 230. maddesine uygun gerekçe gösterilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu belirlemiştir. Hükümler CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuştur.
Yargıtay 7. CD, E. 2015/15595, K. 2018/14823, T. 25.12.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi