genel kredi sözleşmesi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
4 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi29.01.2026
Genel kredi sözleşmesinden doğan alacakta itirazın iptali kararının onanması
Davacı banka, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağı için asıl borçlu şirket ve kefil aleyhine başlattığı icra takibine yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiştir. İlk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş; bölge adliye mahkemesi, hesap kat ihtarının kefile 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi uyarınca 04.10.2017 tarihinde tebliğ edildiğini ve kefilin 06.10.2017 tarihinde temerrüde düştüğünü belirterek kefil yönünden nakdi alacak hükmünü kaldırıp yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, bölge adliye mahkemesi kararında hukuk kurallarına aykırılık ve 6100 sayılı Kanun'un 369/1 ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektiren bir neden bulunmadığını belirterek kararı onamıştır.
Yargıtay 11. HD, E. 2025/3575, K. 2026/600, T. 29.01.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu16.09.2021
Kredi alacağına dayalı itirazın iptalinde bankacılık uzmanı bilirkişi gerekliliği
Davacı banka, genel kredi sözleşmesinden doğan alacak için yaptığı takibe borçlu ve kefillerin itirazlarının iptalini istemiş; asliye hukuk mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, bilirkişi raporlarının uzman olmayan kişilerce düzenlendiği ve banka kayıtlarının incelenmediği gerekçesiyle verilen Özel Daire bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, HMK 266 uyarınca çözümü özel veya teknik bilgi gerektiren hâllerde bilirkişiye başvurulacağını, hukukçu bilirkişilerin raporlarına dayanılarak hüküm kurulmasının doğru olmadığını kabul etmiştir. Mahkemenin, HMK 273 uyarınca görev alanını açıkça belirleyerek bankacılık konusunda uzman bilirkişiye banka kayıt ve defterleri üzerinde inceleme yaptırması gerektiğini belirtmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1311, K. 2021/1016, T. 16.09.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.02.2020
Miktarı bankanın takdirine bırakılan ticari kredi erken kapama ücretinin denetimi
Davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredileri erken kapatırken bankanın tahsil ettiği 20.080,20 TL erken kapama ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek şimdilik 9.000,00 TL'nin iadesini istemiş; mahkeme sözleşmenin 15.6. maddesinin bağlayıcı olduğu gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bankanın erken kapama talebini kabul yükümlülüğü bulunmasa da bu hakkını kullanırken ve ücreti belirlerken 4721 sayılı Kanun'un 2. maddesindeki dürüstlük kuralına ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uymak zorunda olduğunu, sözleşmede öngörülebilir bir oran belirlenmediğini belirtmiştir. Diğer bankaların aynı özellikteki kredilerde uyguladığı erken kapama ücreti oranları ve tarafların menfaatleri gözetilerek alınan ücretin bankacılık uygulamalarına ve bu maddeye uygunluğunun değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/410, K. 2020/189, T. 20.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu12.12.2019
Ticari kredinin erken kapatılmasında erken kapama ücretinin dürüstlük kuralıyla sınırı
Davacı, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandığı kredileri erken kapatırken davalı bankanın tahsil ettiği 1.558.378,24 Euro erken kapama ücretinin fahiş olduğunu ileri sürerek istirdadını istemiş; yerel mahkeme %2 oranını hakkaniyete uygun bularak davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmenin 34.9. maddesinin belirli bir oran öngörmeyip erken kapama tarihindeki faiz oranlarına dayanan bir hesap yöntemi içerdiğini, bu nedenle davacı açısından öngörülemez ve belirsiz olduğunu, bankanın bu hesapla davacının kredilerinden elde etmeyi düşündüğü tüm faizi elde ettiğini saptamıştır. Bankanın erken kapama ücretini serbestçe belirleyebileceğini, ancak bunun sınırının TMK'nın 2. maddesindeki dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağı olduğunu belirterek diğer bankaların aynı özellikteki kredilerde uyguladığı oranlar ve tarafların menfaatleri gözetilerek değerlendirme yapılması gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı Özel Daire bozma kararındaki ve ilave gerekçelerle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2019/567, K. 2019/1346, T. 12.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul