faiz
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
17 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.04.2026
Kamulaştırma bedelinde iptal kararının derdest davaya etkisi ve uygulanacak faiz
Hukuk Genel Kurulu, kamulaştırma bedelinin hesabında çelişkili tarım verilerine dayanan bilirkişi raporuyla yetinilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararını bu yönden bozmuştur. Faize ilişkin kanun hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesi kararının kesinleşmemiş davada uygulanması gerektiğini kabul ederek, dava tarihinden karar tarihine kadar talep aranmaksızın kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesini uygun bulmuştur. Faiz yönünden direnme onanmıştır. Karşı görüş, taleple bağlılık gereği yalnız yasal faiz uygulanabileceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/116, K. 2026/228, T. 08.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi01.04.2026
İptal kararı öncesi açılan kamulaştırma davasında faiz başlangıcı ve türü
Bölge adliye mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar vermiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı ve iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle dava tarihinden dört ay sonrasından başlayan yasal faiz uygulanması gerektiğini kabul ederek hükmü düzelterek onamıştır. Karşı oy, iptal kararının derdest davada uygulanması gerektiğini savunmuş; açık temyiz talebi bulunmaması nedeniyle sonuca katılırken çoğunluğun faiz gerekçesine katılmamıştır.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/15486, K. 2026/5522, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi31.03.2026
Kamulaştırmada hesaba katılmayan pay ve istinafta ileri sürülmeyen faiz itirazı
Yargıtay, kamulaştırma bedeli belirlenirken bir davalının payı hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmadığını tespit ederek kararı bozmuştur. Ayrıca faiz türü ve başlangıcına ilişkin itiraz istinafta ileri sürülmediği ve kamu düzeni kapsamında görülmediği için bu itirazı temyizde incelememiştir.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/14724, K. 2026/5451, T. 31.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi30.03.2026
Komşu kamulaştırma dosyasından ayrılan objektif değer artışının açıklanması
Yargıtay, aynı kamulaştırmadaki komşu taşınmaz için onanmış objektif değer artış oranından neden ayrıldığını açıklayan ek rapor alınmadan bedel belirlenmesini eksik inceleme saymıştır. Ayrıca dava tarihinden dört ay sonra başlayacak yasal faiz gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Karşı oy: Faiz yönünden Anayasa Mahkemesi iptalinin derdest davaya uygulanması ve talep sahibi davalılara dava tarihinden itibaren en yüksek kamu alacağı faizi verilmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/11214, K. 2026/5252, T. 30.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi30.03.2026
Kamulaştırma bedelinde miktardan temyiz reddi ve iptal kararı sonrası faiz tartışması
Yargıtay, kamulaştırma bedeli tespitinde miktar kesinlik sınırına bakılmadan temyiz incelemesi yapılabileceğini belirterek ret ek kararını kaldırmıştır. Çoğunluk, dava iptal kararından önce açıldığı için dava tarihinden dört ay sonra başlayan yasal faizi uygun bularak esas kararı onamıştır. Karşı oy: Anayasa Mahkemesi iptalinin derdest davada uygulanması ve dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/17058, K. 2026/5251, T. 30.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
Kamulaştırma faizinin türü ve başlangıcında görüş ayrılığı
Kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin türü ve başlangıcı temyizde tartışıldı. 5. Hukuk Dairesi çoğunluğu, dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren yasal faiz uygulanacak biçimde kararı düzelterek onadı. Karşı oy: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiği savunuldu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/17609, K. 2026/4543, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
Bozma sonrası kamulaştırma bedeli ve faiz hükmünün düzeltilmesi
Kamulaştırma bedeli davasında mahkeme, önceki bozmayla ortadan kalkan hükmün bazı bölümlerinde yeniden karar verilmesine yer olmadığına hükmetmişti. 5. Hukuk Dairesi, tescil ve faiz konusunda yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirleyerek faiz başlangıcı ile fark bedelin faiz süresini düzeltti ve kararı düzelterek onadı.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/9896, K. 2026/4634, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi14.12.2022
Kısmen kabulde arabuluculuk giderinin paylaştırılması ve faizde usuli kazanılmış hak
Davacı işçi, ücretinin rızası alınmadan düşürüldüğünü ileri sürerek fark ücret ve fark ilave tediye alacağı istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, Dairenin önceki bozma kararına uyarak ilave tediye alacağını reddetmiş, ücret farkı alacağını kabul etmiş ve arabuluculuk giderinin tamamını davalıdan tahsile hükmetmiştir. Yargıtay, 6325 sayılı Kanun'un 18/A maddesine göre arabuluculuk giderinin yargılama gideri olduğunu, 6100 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesi uyarınca kısmen kabul edilen davada tarafların haklılık oranına göre paylaştırılması gerektiğini ve bozmadan önceki kararı davacı temyiz etmediğinden faiz başlangıç tarihlerinin davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturduğunu kabul etmiştir. Hataların giderilmesi yeniden yargılama gerektirmediğinden hüküm fıkrasının (2) ve (4) numaralı bentleri değiştirilerek karar düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/16498, K. 2022/16753, T. 14.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Tüketici kredi kartı borcunda TBK 88 ve 120 faiz hükümlerinin uygulanmaması
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takipte zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının, olmazsa Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre faiz hesaplanarak borcunun tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tüketici olup faizin fahiş olduğunu ileri sürerek dava açtığını, mahkemece 4822 sayılı Kanun'la 4077 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1 inci madde hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre borç hesabı yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. Karşı oy: direnme kararını yalnız davalı temyiz ettiğinden ve faiz oranı kamu düzenine ilişkin olmadığından kararın temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/973, K. 2022/1556, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi10.03.2022
Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönem alacakları ve ikramiye faizi
Kadroya geçirilen davacı işçi, ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek fark ücret, fark ikramiye ve fark ilave tediye alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca 10.03.2020 tarihli son tutanak ile dava tarihi arasındaki dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddedilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Yüksek Hakem Kurulu kararıyla bağıtlanan toplu iş sözleşmesi davacının 6356 sayılı Kanun hükümlerine göre yararlandığı bir sözleşme olmadığından ikramiye alacağına en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmasını da isabetsiz bulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış, ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/2460, K. 2022/3325, T. 10.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi07.03.2022
Kadroya geçen işçinin fark alacaklarında arabuluculuk dava şartı ve faiz başlangıcı
696 sayılı KHK ile sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı, ücretinin düşürüldüğünü ileri sürerek fark ücret, ikramiye ve ilave tediye alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, arabuluculuk son tutanak tarihi ile 11.01.2021 dava tarihi arasındaki dönem için arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. İş sözleşmesinde ödeme günü belirlenmediği, ikramiye ve ilave tediye için de kesin vade bulunmadığı ve önceden temerrüt ispat edilemediğinden faizin 15.09.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağından itibaren başlatılması, ikramiye farkına en yüksek işletme kredisi faizi yerine en yüksek banka mevduat faizi uygulanması gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/2602, K. 2022/2888, T. 07.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi28.02.2022
Arabuluculuk son tutanağından sonraki dönem alacakları için dava şartı ve ikramiye faizi
Sürekli işçi kadrosuna geçirildikten sonra ücreti düşürülen davacı, ücret, ikramiye ve ilave tediye farkı alacaklarını istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, bilirkişi hesabının dava tarihine kadar yapıldığını, arabuluculuk son tutanak tarihi ile dava tarihi arasındaki dönem için 7036 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesindeki dava şartı yerine getirilmediğinden bu dönem yönünden davanın usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Toplu iş sözleşmesinde ikramiye için belirli bir vade bulunmadığından kendiliğinden temerrüt oluşmadığını, faizin son tutanak tarihinden başlatılması ve en yüksek işletme kredisi faizi uygulanmaması gerektiğini de belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı ortadan kaldırılmış ve ilk derece mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/1934, K. 2022/2551, T. 28.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.10.2021
Kesinleşen takipte türü belirtilmeyen aylık %10 faizin dosya hesabına esas alınması
Alacaklı, genel haciz yoluyla ilamsız takipte itiraz edilmeden kesinleşen aylık %10 faiz yerine icra müdürlüğünce değişen oranlarda avans faizi uygulanarak yapılan dosya hesabının iptalini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, takip talebindeki faiz oranına süresinde itiraz edilmezse bu oranın kesinleşeceğini, türü belirtilmeyen ve yasal ya da ticari faiz oranlarından birine denk gelmeyen faizde kesinleşen oran üzerinden hesap yapılması gerektiğini kabul etmiştir. İcra takibi derdest dava olmadığından 6101 sayılı Kanun'un 7. maddesi yoluyla TBK'nın 88 ve 120. maddelerinin kesinleşen takipte uygulanamayacağını belirterek, dosya hesabının yıllık %120 oranı üzerinden yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: 01.07.2012 tarihinden sonraki dönem için TBK'nın 120. maddesindeki tavan sınırı uygulanarak hesap yapılması gerektiği görüşüyle direnme kararının değişik gerekçeyle bozulması istenmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/715, K. 2021/1250, T. 19.10.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi13.02.2020
Mal rejiminin sona ermesinden önce edinilen arsa ve sonradan yapılan binanın tasfiyesi
Taşınmazın arsası eşler arasında mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu 1993’te, üzerindeki bina ise edinilmiş mallara katılma rejimi döneminde yapılmıştır. Daire, arsa için katkı payı alacağı, bina için katılma alacağı hesaplanması gerekirken arsa ve bina değerinin birlikte katılma alacağına konu edilmesini bozma nedeni saydı. Ayrıca asıl davada istenmeyen faizin birleşen davada talep edilmesi, asıl alacak davasıyla aynı konu ve tarafları taşısa bile derdestlik oluşturmaz; faiz istemi esastan değerlendirilmelidir.
Yargıtay 8. HD, E. 2019/6645, K. 2020/1328, T. 13.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi11.02.2020
Aynı borç için ikinci tazyik hapsi ve faizleri açık olmayan taahhüdün geçersizliği
Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanık hakkında iki ayrı dosyada verilen 3 aya kadar tazyik hapsi kararlarına yapılan itirazların reddine ilişkin merci kararları aleyhine kanun yararına bozma isteminde bulunulmuştur. Yargıtay, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarname içeriğini yerinde görmüştür. İhbarnamede, İİK'nın 340. maddesi karşısında aynı borç ilişkisi nedeniyle tekrar tazyik hapsine karar verilemeyeceği; taahhütnamede işleyecek faizin gösterilmemesi ve belirtilen faizlerin hangi dönemi kapsadığının açık olmaması nedeniyle taahhüdün geçerli olmadığı ve suçun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Merci kararları CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca bozulmuş, tazyik hapisleri kaldırılmıştır.
Yargıtay 12. HD, E. 2020/450, K. 2020/1104, T. 11.02.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 18. Hukuk Dairesi28.10.2014
Kamulaştırma bedelinde tarımsal gelir, objektif değer artışı ve faiz
Kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmazın idare adına tescili davasında taraflar hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, tarımsal ürün verileriyle bilirkişi raporu arasındaki çelişkinin giderilmesini, taşınmazın konumuna bağlı objektif değer artışının değerlendirilmesini ve acele kamulaştırmada yatırılan tutarın bedelden düşülerek yalnız bakiye için faize hükmedilmesini gerekli görerek kararı bozmuştur.
Yargıtay 18. HD, E. 2014/10567, K. 2014/15008, T. 28.10.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu06.07.2005
Kamulaştırma bedeline kesinleşme sonrası faiz
Kamulaştırma bedeline, ilam kesinleşinceye kadar ilgili dönemlerdeki kanuni faiz; kesinleşmeden sonra ise Anayasa’nın 46. maddesi uyarınca kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz yürütülmelidir. Faiz hesabı bu dönemleri ayırıp denetime elverişli biçimde yapılmadığından direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/471, K. 2005/442, T. 06.07.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul