eşya hukuku
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
26 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu01.04.2026
Elatmanın önlenmesi ve ecrimisilde istinaf kesinlik sınırının toplam değere göre hesabı
Bölge adliye mahkemesi, elatmanın önlenmesiyle birlikte istenen ecrimisili ayrı değerlendirerek bu talebe ilişkin istinafı miktardan reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, kesinlik sınırında elatılan yerin değeri ile ecrimisil talebinin toplamının esas alınması ve ecrimisil yönünden de esastan inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: Bölge adliye mahkemesi kararının onanması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/225, K. 2026/196, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi26.03.2026
Mera iddiasında eski kayıtların uygulanması ve çelişkili bilirkişi raporları
Hazinenin tapu iptali ve mera olarak sınırlandırma davası, taşınmazın tarım arazisi olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay, bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, tahrir ve tapu kayıtlarının zemine usulünce uygulanmadığını ve yeterli mera araştırması yapılmadığını belirlemiştir. Eski haritalar, hava fotoğrafları, tarafsız yerel bilirkişiler ve uzman kurullarla yeniden keşif yapılması gerektiğinden hükmü bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2026/815, K. 2026/2354, T. 26.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi24.03.2026
Ön incelemede muris muvazaası olarak belirlenen uyuşmazlığın bu temelde incelenmesi
Mahkeme, taşınmaz devrini inançlı işlem olarak değerlendirerek yazılı delil yokluğundan davayı reddetmiştir. Yargıtay, ön inceleme tutanağında uyuşmazlığın muris muvazaası olarak belirlendiğini ve tahkikatın bu tutanak esas alınarak yürütülmesi gerektiğini belirtmiştir. Mirasbırakanın gerçek iradesini gösterecek tüm deliller bu çerçevede değerlendirilmediğinden hükmü bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2025/1508, K. 2026/2098, T. 24.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi12.03.2026
Taşınmaz tescilinde eksik inceleme nedeniyle bozma
Taşınmazın mülkiyetine ilişkin uyuşmazlıkta 1. Hukuk Dairesi, zilyetlik, imar ve ihya, komşu parseller ile taşınmazın dere yatağı niteliği hakkında yeterli araştırma yapılmadığını belirledi. Yerel tanıklar, eski hava fotoğrafları ve uzman bilirkişi incelemesiyle eksikliklerin giderilmesi gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Yargıtay 1. HD, E. 2025/2580, K. 2026/2047, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi12.03.2026
Vekâlet görevinin kötüye kullanılması ve düşük bedelli taşınmaz satışı
Vekil aracılığıyla satılan taşınmazın bedeli ile satış tarihindeki bilirkişi değerinin belirgin biçimde farklı olduğu tapu iptali ve tescil davasında tartışıldı. 1. Hukuk Dairesi, vekilin sadakat ve özen borcuna aykırı davrandığını, alıcının da kötüye kullanmayı bilebilecek durumda olduğunu değerlendirerek tescil talebinin kabulü gerektiği gerekçesiyle kararı bozdu.
Yargıtay 1. HD, E. 2025/2729, K. 2026/2063, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi12.03.2026
Zilyetlik ve dere yatağı niteliğinde eksik araştırma
Taşınmazın tesciline ilişkin davada 1. Hukuk Dairesi, mülkiyetin intikali ve zilyetlik olgularının yerel tanıklarla, imar ve ihyanın hava fotoğraflarıyla, dere yatağı niteliğinin ise uzman raporuyla araştırılmasını istedi. Eksik inceleme ve hükmün infazında tereddüt yaratan pay düzenlemesi nedeniyle kararı bozdu.
Yargıtay 1. HD, E. 2025/3711, K. 2026/2005, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2018
İyiniyetli olmayan yapı sahibinin malzeme bedeli talebi
Davacı, başkasına ait taşınmazda yaptığı binanın tapu iptali ve tescilini, bu olmazsa bedelini istemiş; mahkeme tescil istemini reddedip binanın tam bedeline hükmetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, önceki muvazaa kararının davacının taşınmazı edinirken iyiniyetli olmadığını gösterdiğini ve iyiniyetin inşaatın başlangıcından tamamlanmasına kadar sürmesi gerektiğini kabul ederek tam yapı bedeline hükmedilemeyeceğini belirtmiş ve direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1759, K. 2018/466, T. 14.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.12.2015
İnanç sözleşmesinde yemin delilinin hatırlatılması
Davacı, bedelini kendisinin ödediği taşınmazın kızı adına tescil edildiğini ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş; mahkeme yazılı delil bulunmadığından davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının inanç sözleşmesini yazılı delille kanıtlayamasa da yemin deliline dayandığını, diğer deliller yetersiz kaldığında mahkemenin yemin teklif etme hakkını hatırlatması gerektiğini kabul etmiştir. Bu hatırlatma yapılmadan verilen direnme kararı bozulmuştur. Karşı oyda, davanın inançlı işlem değil bağıştan rücuya dayandığı ve temyizde yemin konusunun ileri sürülmediği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2014/516, K. 2015/2838, T. 09.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi18.09.2014
Hileyle devredildiği ileri sürülen taşınmazda ceza davasının bekletici sorun yapılması
Davacı, taşınmazlarını borç karşılığı ipotek ettireceğini sanarak satış yoluyla devrettiğini ve hileyle yanıltıldığını ileri sürerek tapu iptali ve tescil istemiş; mahkeme fiil ehliyetine dayanarak davayı reddetmiştir. Yargıtay, aynı olayla ilgili dolandırıcılık ve tefecilik ceza davasının henüz kesinleşmediğini, orada belirlenecek olguların hukuk davası bakımından önem taşıdığını belirterek ceza dosyasının kesinleşmesinin beklenmesi ve delillerin birlikte değerlendirilmesi için hükmü bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2014/11612, K. 2014/14462, T. 18.09.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi13.01.2014
Hile ve korkutma iddialarında taraf delillerinin toplanması
Tapu iptali ve tescil davasında davacılar, taşınmaz satışlarının hile ve korkutmayla yapıldığını ileri sürmüştür. Daire, irade sakatlığı iddiaları hakkında hüküm kurmaya yetecek araştırma ve delil değerlendirmesi yapılmadan davanın reddedilmesini eksik inceleme sayarak kararı bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2013/21405, K. 2014/50, T. 13.01.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.02.2012
Tapu iptali davasında kayıt malikiyle taraf teşkili
Hukuk Genel Kurulu (HGK), tapuda paydaş görünen Emine’ye dava dilekçesi ve yargılama işlemleri usulünce tebliğ edilmeden taraf teşkili tamamlanmış sayılamayacağını belirtti. Adresi araştırılmalı, ölmüşse mirasçılarına tebligat yapılmalı ve gerektiğinde ilan yoluna başvurulmalı; ancak bundan sonra esasa girilmelidir. Bu usul eksikliği nedeniyle direnme kararı, diğer temyiz itirazları incelenmeden bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/763, K. 2012/85, T. 22.02.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.06.2011
2/B ile orman dışına çıkarılan taşınmazlarda hak düşürücü süre
Hukuk Genel Kurulu (HGK), Hazine’nin orman kadastrosu ve 2/B uygulamasına dayanarak açtığı tapu iptali davasında, uygulanacak 3402 sayılı Kanun’un 12/3. maddesinin Anayasa Mahkemesi kararıyla değiştiğini dikkate aldı. Önceki bozmanın taşınmazın niteliğine dayalı esas değerlendirmesi hükümden çıkarıldı; yeni yasal metin uyarınca on yıllık hak düşürücü sürenin uygulanıp uygulanmayacağı yeniden incelenmek üzere direnme kararı bozuldu.
Yargıtay HGK, E. 2011/231, K. 2011/425, T. 15.06.2011Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.02.2010
Canlı yakalanıp salınan yasa dışı av hayvanı için tazminat
Yasa dışı avlanan 20 saka kuşunun canlı olarak doğaya salınması üzerine tazminat davası reddedilmiş; mahkeme ilk bozma ilamına uyduktan sonra da zararın bulunmadığı gerekçesiyle ret kararında direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bozma ilamıyla davacı lehine usuli kazanılmış hak doğduğunu ve hayvanların canlı salınmasının tazminat sorumluluğunu ortadan kaldırmadığını kabul etmiştir. Olay tarihindeki ölçütlere göre tazminat belirlenmesi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2010/40, K. 2010/54, T. 03.02.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.04.2009
Muris muvazaası iddiasında satış bedelinin gerçek değerin altında olması
Miras bırakan, kanser tedavisi ve artan sağlık giderleri nedeniyle yanında kalıp kendisine destek olan gelinine taşınmazını satış yoluyla devretmiştir. Hukuk Genel Kurulu, satış bedelinin gerçek değerden düşük olmasının tek başına mirasçılardan mal kaçırma amacıyla muvazaayı kanıtlamayacağını; sağlık giderleri, bakım ve destek olgularının gerçek satış iradesini doğruladığını benimseyerek davanın reddi gerektiği yönündeki bozma kararına direnilmesini hukuka aykırı bulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/130, K. 2009/150, T. 29.04.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 16. Hukuk Dairesi19.01.2009
Kadastroda eski rızai paylaşım iddiasıyla tapu tespiti
Davacı, miras bırakanın taşınmazlarının yaklaşık yetmiş yıl önce mirasçılar arasında yapılan rızai paylaşımda kendisine bırakıldığını ileri sürerek kadastro tespitine itiraz etmiş, ilk derece mahkemesi davayı reddetmiştir. Yargıtay 16. Hukuk Dairesi, dosya kapsamı ve hükmün dayandığı delillerde hukuka aykırılık görmeyerek temyiz itirazlarını reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Yargıtay 16. HD, E. 2008/10205, K. 2009/205, T. 19.01.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi02.07.2008
Millî park alanındaki fidanların sökülmesinde uzman incelemesi
Millî park sınırları içindeki taşınmaza fidan dikilmesi nedeniyle elatmanın önlenmesi ve fidanların sökülmesi istenmiş, mahkeme davayı kabul etmiştir. Yargıtay, taşınmaza elatmanın önlenmesine karar verilmesini uygun bulmuş; ancak fidanların kesilip sökülmesinin doğal ve ekolojik dengeyi bozup bozmayacağının uzman bilirkişi incelemesiyle belirlenmesi gerektiğinden hükmü bu yönden bozmuştur.
Yargıtay 1. HD, E. 2008/6404, K. 2008/8270, T. 02.07.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu12.03.2008
Kadastro dışı bırakılan Devlet ormanında zilyetlikle kazanma ve tescil
Davacılar, taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla Medeni Yasanın 713. maddesi uyarınca adlarına tescilini istemiş; yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Özel Daire, taşınmazın genel arazi kadastrosunda Devlet ormanı belirtmesiyle kadastro dışı bırakıldığını, orman bitki örtüsünün kaldırılmasının orman niteliğini gidermediğini, ormanlar üzerindeki zilyetliğe değer verilemeyeceğini ve 1992 orman kadastrosunda orman sınırı dışında bırakılmanın bu niteliği değiştirmediğini belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme önceki kararında direnmiş, direnme kararını davalı Hazine ve Orman Genel Müdürlüğü temyiz etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Daire bozma kararındaki nedenleri benimseyerek bozmaya uyulması gerektiğini kabul etmiş ve direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/214, K. 2008/241, T. 12.03.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.11.2007
Orman dışına çıkarılan taşınmazda kadastro mahkemesinin görevi
Davacı, orman sınırı dışına çıkarılmış taşınmazın kadastro tespitinin iptali ve adına tescilini istemişti; ancak taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağı düzenlenmemiş, yalnızca orman parseli olarak tapuya aktarılmıştı. Hukuk Genel Kurulu, kadastro mahkemesinin görevinin taşınmaz için tespit tutanağı düzenlenmesiyle başlayacağını belirterek uyuşmazlığın genel mahkemede görülmesi gerektiği sonucuna vardı ve direnme kararını görev yönünden bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2007/909, K. 2007/891, T. 28.11.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.04.2007
Köy okulunun taşınmaza el atmasında davalı sıfatı
Köy ilköğretim okuluna ait duvarın maliklerin taşınmazlarına taşması üzerine Milli Eğitim Bakanlığına karşı el atmanın önlenmesi ve duvarın yıkılması istenmiş, yerel mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 222 sayılı Kanun uyarınca köy okulunun arsa ve tesislerinin köy tüzel kişiliğine ait olduğunu; bu nedenle köy sınırlarındaki el atma davasında gerçek hasmın köy tüzel kişiliği olduğunu kabul etmiştir. Milli Eğitim Bakanlığına yöneltilen davanın husumetten reddi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2007/233, K. 2007/221, T. 18.04.2007Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi04.12.2006
Belediyenin taşınmaz mülkiyetinde kazanılmış hak iddiası
Belediye, taşınmazın geçmişteki imar düzenlemeleri uyarınca kendi adına tescil edilmesini istemişti; dayanak düzenlemeler karar tarihinden önce yürürlükten kalkmış veya iptal edilmişti. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, bu değişikliklerden önce mülkiyetin belediyeye kesin olarak geçmiş olması hâlinde kazanılmış hak bulunabileceğini, ancak kanunların idareye yalnız tescil isteme yetkisi vermiş olmasının mülkiyeti kendiliğinden geçirmediğini belirtti. Mahkeme kazanılmış hakkın oluşup oluşmadığını araştırmadığından karar bozuldu.
Yargıtay 1. HD, E. 2006/10253, K. 2006/12063, T. 04.12.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2006
Satış vaadine dayalı tapu tescilinde dava değeri ve görev
Birden çok taşınmazdaki payların satış vaadine dayanarak tapu iptali ve tescili istenmiş, mahkeme sözleşmede yazılı değer üzerinden görev belirlemiştir. Hukuk Genel Kurulu, görev kurallarının kamu düzeninden olduğunu ve taşınmazın dava tarihindeki gerçek değerinin tarafların sözleşmede belirlediği tutarla sınırlı kalmadan mahkemece araştırılması gerektiğini kabul etmiştir. Dava konusu taşınmazların güncel değeri görev ve harç hesabına esas alınacağından direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2006/91, K. 2006/115, T. 29.03.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu21.09.2005
Önalım hakkı süresinde noter bildirimiyle başlar
Yasal önalım hakkı için öngörülen üç aylık hak düşürücü süre, satışın alıcı veya satıcı tarafından noter aracılığıyla hak sahibine bildirilmesiyle başlar; başka yoldan öğrenme süreyi başlatmaz. Hak sahibinin alıcılara gönderdiği ihtarname, kanunun aradığı bildirim olmadığından iki yıllık süre içinde açılan dava süresindedir. Direnme yerinde bulunmuş, esasa ilişkin temyiz incelemesi için dosya 6. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2005/358, K. 2005/470, T. 21.09.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.03.2005
Vakıf şerhi talebinde taşınmaz kayıtlarının incelenmesi
Tapuya vakıf şerhi işlenmesi talebi, taşınmazın vakıf malı olup olmadığı ve taviz bedeli yükümlülüğü araştırılarak karara bağlanmalıdır. Hukuk Genel Kurulu, delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, hak düşürücü süre nedeniyle davayı reddeden direnme kararını onamıştır.
Yargıtay HGK, E. 2005/172, K. 2005/195, T. 23.03.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu02.04.2004
Vakıf şerhi davalarında on yıllık kadastro süresi
Vakıf şerhinin tapuya yazılması veya sicilden silinmesi istemli davalarda, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki on yıllık hak düşürücü süre uygulanır. Vakfa ait taviz bedeli, taşınmaz yükü niteliğindedir; vakıf şerhinin sonradan kayda yazılması taşınmaz malikini bu yükümlülükten kurtarmaz. Karşı oyda, vakıf mallarının kamusal niteliği nedeniyle on yıllık sürenin uygulanmaması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay İBGK, E. 2003/1, K. 2004/1, T. 02.04.2004Özel Hukuk ve Medeni Usul