düşme
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
17 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.03.2026
Vergi suçlarında bozma üzerine düşme, beraat, vekâlet ücreti ve zamanaşımı
Sahte belge düzenleme ve defter, kayıt ve belgeleri ibraz etmeme suçlarından açılan davada Yargıtay 11. Ceza Dairesinin bozma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesi, vergi dairesince mütalaa verilmediği gerekçesiyle bazı suçlardan davanın düşmesine, bir sanık hakkında 2009, 2010, 2011 takvim yıllarındaki sahte belge düzenleme suçundan beraatine karar vermiş ve sanıklar lehine vekâlet ücreti takdir etmemiştir. Yargıtay, sanıkların yüklenen bütün suçlardan beraat etmemesi nedeniyle vekâlet ücreti verilmemesini usul ve kanuna uygun bularak sanıklar müdafilerinin temyizini ve katılan vekilinin düşme hükümlerine yönelik temyizini yerinde görmeyip hükümleri onamıştır. Beraat hükmü yönünden ise 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının inceleme tarihinden önce gerçekleştiğini belirleyerek hükmü 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/2391, K. 2026/2115, T. 03.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 7. Ceza Dairesi05.02.2026
Kaçakçılık suçlarında olağan zamanaşımı dolduğundan davanın düşmesi
Sanıklar hakkında 5607 ve 4733 sayılı Kanunlara muhalefet suçlarından bozma üzerine kurulan hükümler temyiz edilmiş; Daire, doğrudan MERNİS adresine yapılan gıyabi karar tebligatını geçersiz sayarak bir sanığın temyiz istemini öğrenme üzerine süresinde kabul etmiştir. Daire, tapelerin maddi delillerle desteklenmediğini, 02.11.2012 tarihli sigaralar yönünden eylemin 4733 sayılı Kanun'un 8/4, 07.11.2012 tarihli çaylar yönünden 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi kapsamında kaldığını kabul etmiştir. Zamanaşımını kesen son işlem olan 09.05.2016 tarihli mahkûmiyet kararından hüküm tarihine kadar 8 yıllık olağan zamanaşımı süresi dolduğundan davanın düşmesi gerekirken yargılamaya devamla hüküm kurulmasını hukuka aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, kamu davaları zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş, suça konu eşyaların müsaderesine ve nakil aracının hak sahibine iadesine karar verilmiştir.
Yargıtay 7. CD, E. 2024/6715, K. 2026/908, T. 05.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi08.01.2026
2863 sayılı Kanun'a aykırılıkta açıklanan hükmün zamanaşımı nedeniyle bozulması
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılıktan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresi içinde çevrenin kasten kirletilmesi suçunu işlediğinin ihbarı üzerine açıklanmış ve Asliye Ceza Mahkemesi mahkûmiyet hükmü kurmuştur. Yargıtay, 2863 sayılı Kanun'un 65/1. maddesindeki suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, zamanaşımını kesen son işlem olan 10.04.2013 tarihli sorgudan itibaren bu sürenin durma süresi de eklendiğinde inceleme tarihinden önce dolduğunu belirlemiştir. Hüküm 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca bozulmuş ve 322. maddenin verdiği yetkiyle kamu davasının düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2025/580, K. 2026/220, T. 08.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi30.12.2025
Rüşvet ve ihaleye fesat davasında katılma hakkı, ölüm ve zamanaşımı nedeniyle düşme
Yerel mahkeme sanıklar hakkında rüşvet alma, rüşvet verme, icbar suretiyle irtikap, ihaleye fesat karıştırma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarından beraat, kamu görevlisinin ticareti suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı vermiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik temyizi 5271 sayılı Kanun'un 231/12 ve 264. maddeleri gözetilerek itiraz kabul edip dosyayı incelenmeksizin iade etmiş; suçtan doğrudan zarar görmeyen kurumların bazı suçlar yönünden katılma ve temyiz hakkı bulunmadığından temyiz istemlerini reddetmiş ve bir kısım beraat hükümlerini onamıştır. Sanıklardan ikisinin hükümden sonra öldüğünü, ihaleye fesat karıştırma ve kamu görevlisinin suçu bildirmemesi suçlarının 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesine göre 8 yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ve 08.05.2015 tarihli sorgudan bu yana sürenin dolduğunu belirterek ilgili hükümleri bozmuş, kamu davalarının ölüm ve zamanaşımı sebebiyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 5. CD, E. 2021/12360, K. 2025/15679, T. 30.12.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi27.10.2025
Çocuğun cinsel istismarında bozma üzerine verilen düşme kararının onanması
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan açılan davada, bozma üzerine yapılan yargılamada Ağır Ceza Mahkemesi kamu davasının düşmesine karar vermiş; Cumhuriyet savcısı zamanaşımının gerçekleşmediğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. Yargıtay, 10 yıllık olağan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden denetim süresinde ikinci suçun işlendiği tarihe kadar duran süre de eklendiğinde 18.08.2022 tarihinde dolduğunun gözetilmemesini sonuca etkili görmediğinden bozma nedeni yapmamış ve düşme hükmünü eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulmuştur. Temyiz sebepleri reddedilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 9. CD, E. 2023/10277, K. 2025/8286, T. 27.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi09.10.2025
HAGB denetim süresinde duran zamanaşımı ve konut dokunulmazlığının ihlalinde düşme
Asliye Ceza Mahkemesi sanığı tehdit ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından mahkûm etmiş, hükümler sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, tehdit suçundan doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dâhil adli para cezalarına ilişkin mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından bu suça yönelik temyiz istemini reddetmiştir. Konut dokunulmazlığının ihlali yönünden, CMK'nın 231/8. maddesi uyarınca denetim süresinde duran zamanaşımının, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 19.03.2015 tarihinden sonra, kesinleşen sonraki mahkûmiyete konu suçun işlendiği 22.10.2015 tarihinde yeniden işlemeye başladığını ve TCK'nın 66/1-e ve 66/4. maddelerine göre hesaplanan 8 yıllık olağan dava zamanaşımının ilk karar tarihi olan 24.05.2016'dan inceleme tarihine kadar dolduğunu kabul etmiştir. Hüküm bozulmuş ve kamu davası CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle oy birliğiyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2024/15912, K. 2025/17729, T. 09.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi08.07.2025
Zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması denetim süresinde uyuşturucu bulundurma
Sanık, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde işlediği kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan ayrıca yargılanmış ve 6.000,00 TL adli para cezasıyla mahkûm edilmiştir. Yargıtay, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararlarıyla benzer sonuç doğurduğunu, TCK'nın 191/5. maddesi uyarınca denetim süresindeki eylemin ayrı soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağını ve yalnız önceki kararın ihlali sayılabileceğini kabul etmiştir. Mahkemenin CMK'nın 223/8. maddesi uyarınca düşme kararı verip önceki kararı veren mahkemeye ihbarda bulunması gerekirken mahkûmiyet kurması kanuna aykırı bulunmuştur. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuş ve CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine ve önceki mahkemeye ihbarda bulunulmasına doğrudan hükmedilmiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/307, K. 2025/7656, T. 08.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi02.07.2025
Zimmet suçunda bozma öncesi hükümden doğan kazanılmış hakkın gözetilmesi
Sanık hakkında zimmet suçundan mahkûmiyet, icrai davranışla görevi kötüye kullanma suçundan zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşürülmesi hükmü kurulmuş, hükümler sanık müdafii ve katılan vekilince temyiz edilmiştir. Yargıtay, derhal beraat kararını gerektiren bir durum bulunmadığından düşme hükmüne karşı sanık müdafiinin temyizde hukuki yararı olmadığını kabul ederek bu temyiz istemini reddetmiştir. Zimmet suçu yönünden, yalnız sanık müdafiinin temyiz ettiği önceki hükümde verilen erteli 6 ay 7 gün hapis cezası ve 5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesinin uygulanmamasının 1412 sayılı Kanun'un 326/son maddesi gereği kazanılmış hak oluşturduğunun gözetilmemesini, düşme yerine düşürülme denilmesini kanuna aykırı bulmuştur. Hükümler bozulmuş, ancak bu hususlar yeniden duruşma yapılmaksızın düzeltilerek hükümler onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2024/1026, K. 2025/7756, T. 02.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi26.06.2025
2863 sayılı Kanun'a aykırılıkta hüküm açıklandıktan sonra zamanaşımıyla düşme
Sanık hakkında 2863 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresinde suç işlendiği ihbarı üzerine açıklanmış ve mahkûmiyet kurulmuştur. Bölge adliye mahkemesi, 23.11.2013 tarihinden hükmün açıklandığı 23.02.2023 tarihine kadar TCK'nın 66/1-e maddesindeki 8 yıllık dava zamanaşımının dolduğu gerekçesiyle mahkûmiyeti kaldırıp kamu davasının düşmesine karar vermiştir. Yargıtay, katılan vekilinin temyizi üzerine yargılama işlemlerinin usule ve kanuna uygun olduğunu ve hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek ayrıca gerekçe açıklamadan temyiz istemini esastan reddetmiş ve hükmü onamıştır.
Yargıtay 12. CD, E. 2023/4805, K. 2025/5734, T. 26.06.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 11. Ceza Dairesi17.09.2024
HAGB sonrası açıklanan hükümde olağanüstü zamanaşımı nedeniyle kanun yararına bozma
Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, denetim süresinde yeni suç işlenmesi üzerine açıklanmış ve bozma sonrası 03.11.2022 tarihinde kurulan mahkûmiyet hükümleri temyiz edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma talep etmiştir. Yargıtay, 5237 sayılı Kanun'un 66. ve 67. maddelerine göre 12 yıllık olağanüstü zamanaşımının, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca 21.10.2013 ile 03.02.2014 arasındaki durma süresi de dikkate alındığında 22.06.2010 suç tarihinden hükme kadar dolduğunu kabul etmiştir. İstem kabul edilerek karar kanun yararına bozulmuş ve 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesi uyarınca kamu davasının düşmesine doğrudan karar verilmiştir.
Yargıtay 11. CD, E. 2023/7149, K. 2024/10098, T. 17.09.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi05.06.2024
Denetim süresinde işlendiği iddia edilen suçun davası sürerken düşme talebinin reddi
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan hükmün açıklanması geri bırakılan sanığın müdafii, denetim süresinde suç işlenmediğini ileri sürerek davanın düşmesini istemiş, talep denetim süresinde işlendiği iddia edilen suçtan açılan davanın derdest olduğu gerekçesiyle reddedilmiş, itiraz da reddedilmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, kesinleşmiş ilam bulunmadığından düşmeye engel olmadığını ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi ve Ceza Genel Kurulu kararı uyarınca ikinci suçun denetim süresinde işlenmesinin yeterli olduğunu, sanığın denetim süresinde kasten yeni suç işleyip işlemediğinin derdest yargılamanın sonucuna bağlı olduğunu, bu nedenle düşme şartlarının henüz oluşmadığını ve itirazın reddinin yerinde olduğunu kabul etmiştir. Kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
Yargıtay 12. CD, E. 2023/5963, K. 2024/2989, T. 05.06.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 6. Ceza Dairesi26.02.2024
Nitelikli tehdit suçunda dava zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Asliye Ceza Mahkemesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına ilişkin ihbar üzerine sanığı silahla tehdit suçundan TCK'nın 106/2-a maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasıyla cezalandırmış, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, eylemin TCK'nın 150/1. maddesi delaletiyle hukuki alacağın tahsili amacıyla nitelikli tehdit suçunu oluşturduğunu, bu suç için 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin öngörüldüğünü ve zamanaşımını kesen son işlem olan 17.02.2016 tarihli mahkûmiyet kararından temyiz incelemesi tarihine kadar bu sürenin dolduğunu belirlemiştir. Hükmün bozulmasına ve yeniden yargılamayı gerektirmediğinden kamu davasının zamanaşımı nedeniyle tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 6. CD, E. 2023/7698, K. 2024/2565, T. 26.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi06.02.2024
Reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuk kaçırmada zamanaşımı nedeniyle düşme
Mahkeme, iki sanık hakkında çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan kurulan hükümlerin açıklanmasını geri bırakmış; diğer sanığı reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan 10 ay, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması suçundan 3 ay hapis cezası ile cezalandırmıştır. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğunu ve mahallinde itiraz merciince karar verildiğini belirterek bu sanıkların temyiz isteklerini reddetmiştir. Mahkûm edilen sanık yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 66. ve 67. maddelerine göre 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin suç tarihi ile inceleme günü arasında dolduğunu kabul ederek Tebliğnamedeki düşünceye katılmamıştır. Bu sanık hakkındaki hükümler bozulmuş ve yeniden yargılama gerekmediğinden kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiştir.
Yargıtay 9. CD, E. 2021/15814, K. 2024/840, T. 06.02.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi08.01.2024
Hükmün açıklanmasında olağan dava zamanaşımının gözetilmemesi, kanun yararına bozma
Asliye ceza mahkemesi, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlendiğinin ihbarı üzerine hükmün açıklanmasına ve hükümlünün kasten yaralama suçundan hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar vermiş, hüküm istinaf edilmeksizin kesinleşmiştir. Adalet Bakanlığının istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, olağan dava zamanaşımı gerçekleştiğinden davanın düşmesi gerektiğini ileri sürerek kanun yararına bozma istemiştir. Daire, suçun 09.07.2008 tarihinde işlendiğini, zamanaşımının 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesi uyarınca 1 yıl 4 ay 25 gün durduğunu, bu süre de gözetildiğinde 8 yıllık olağan zamanaşımının hükmün açıklandığı 12.05.2022 tarihinden önce 07.10.2020 tarihinde dolduğunu kabul ederek istemi yerinde görmüştür. Hüküm kanun yararına bozulmuş ve 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmesine doğrudan karar verilmiştir.
Yargıtay 1. CD, E. 2023/9249, K. 2024/10, T. 08.01.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi15.12.2021
Tutuklu sanığa yapılan usulsüz tebliğ, eski hale getirme ve zamanaşımıyla düşme
Hırsızlık suçundan yokluğunda verilen mahkûmiyet hükmü sanığa Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca tebliğ edilmiş, sanık 02.06.2021 tarihli dilekçesiyle eski hale getirme ve temyiz isteminde bulunmuştur. Daire, eski hale getirme istemi hakkında karar yetkisinin CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca kendisine ait olduğunu, sanığın tebliğ aşamasında askeri cezaevinde tutuklu bulunduğu anlaşıldığından tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek istemi kabul etmiş ve temyizi süresinde saymıştır. Esasa ilişkin incelemede, 765 sayılı Kanun'daki 7 yıl 6 aylık dava zamanaşımının daha lehe olduğunu ve suç tarihi olan 26.12.2001 gününden inceleme tarihine kadar dolduğunu saptamıştır. Hüküm bozulmuş ve 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiyle kamu davası CMK'nın 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle düşürülmüştür.
Yargıtay 2. CD, E. 2021/19010, K. 2021/21490, T. 15.12.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi27.10.2021
Önceki tedbirin infazı sırasında işlendiği tespit edilmeden verilen düşme kararı
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine Asliye Ceza Mahkemesi, eylemin önceki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar vermiş; Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, yargılama konusu suçun önceki tedbirin infazı sırasında işlendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmediğini, önceki tedbir kararının kesinleşme ve infaz tarihleri belirlenmeden eksik araştırmayla düşme kararı verildiğini kabul ederek istemi değişik gerekçeyle yerinde görmüştür. Kabule göre de, komşunun kimliği gösterilmeden yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet kurulamayacağını ve CMK'nın 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması gerektiğini belirtmiştir. Karar, CMK'nın 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/5644, K. 2021/10749, T. 27.10.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 18. Ceza Dairesi20.11.2017
HAGB sonrası şikâyetten vazgeçmenin kamu davasına etkisi
Hakaret suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı sanık hakkında denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine hüküm açıklanmıştır. Açıklanan hükme ilişkin duruşmada mağdur şikâyetinden vazgeçtiği hâlde mahkûmiyet kurulmasını hukuka aykırı bulan Daire, kararı kanun yararına bozmuş ve hakaret davasının düşmesine karar vermiştir.
Yargıtay 18. CD, E. 2017/4372, K. 2017/13189, T. 20.11.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi