direnme
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
57 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu18.02.2026
Vekil varken asıla yapılan tebligat nedeniyle dosyanın geri çevrilmesi
Alacaklılar, tahliye talepli ilamsız takipte itirazın kaldırılması ve tahliye istemiş; İlk Derece Mahkemesi istemi reddetmiş, Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, borçlu vekilinin takibe vekâletname sunarak itiraz ettiğini ve azil ya da istifaya ilişkin bir belge bulunmadığını, buna rağmen tebligatların borçlu asıla çıkarıldığını saptamıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 03.06.2022 tarihli ve 2021/1 Esas, 2022/3 Karar sayılı kararının gerekçesine dayanarak itirazın kaldırılması isteminin borçlunun vekiline tebliğ edilmesi gerektiğini, vekil varken asıla yapılan tebliğin usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı ile temyiz dilekçesinin borçlu vekiline usulüne uygun tebliği için dosyanın mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2025/491, K. 2026/103, T. 18.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu05.02.2025
Bakiye süre ücretini tekrarlayan sözleşme hükmünün cezai şart sayılmaması
Belirli süreli olarak imzalanan iş sözleşmesi süresinden önce feshedilen davacı, sözleşmenin belirsiz süreli olduğunun başka bir davada kesinleşmesinden sonra sözleşmenin 4. maddesine dayanarak cezai şart alacağı istemiş, İlk Derece Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş ve Özel Dairenin davanın reddi gerektiği yönündeki bozmasına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, cezai şart ifadesi içermeyen ve kalan ay sayısı ile son aylık brüt ücretin çarpımı tutarında tazminat öngören hükmün 6098 sayılı Kanun'un 438. maddesindeki bakiye süre ücreti tutarında tazminatın tekrarı niteliğinde olduğunu, cezai şart olmadığını kabul etmiştir. Sözleşmenin belirsiz süreli olduğu kesinleştiğinden 438. maddenin de uygulanamayacağını belirterek davanın reddi gerektiği gerekçesiyle direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2024/429, K. 2025/3, T. 05.02.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.12.2023
Arabuluculuk son tutanağında muaccel olmayan ilave tediye alacağının hesaba katılması
Davacı işçi, sürekli işçi kadrosuna geçişte imzalanan iş sözleşmesine göre fark ücret ve fark ilave tediye alacaklarını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davanın kısmen kabulüne ilişkin kararında, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, iş uyuşmazlıklarında arabulucuya başvurunun dava şartı olduğunu ve muaccel olmayan alacak için henüz uyuşmazlık ve korunmaya değer menfaat bulunmadığını belirtmiştir. Arabuluculuk son tutanak tarihi olan 25.11.2020'de henüz muaccel olmayan, Cumhurbaşkanı kararıyla 14.12.2020'de ödenecek ilave tediye alacağının kıst yevmiye esasına göre hesaplanarak hüküm altına alınmasını hatalı bulmuştur. Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2023/988, K. 2023/1244, T. 13.12.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.12.2023
Arabuluculuk son tutanak tarihinde muaccel olmayan ilave tediye alacağının hesaplanması
Davacı işçi, sürekli işçi kadrosuna geçişte imzalanan iş sözleşmesine göre fark ücret, ilave tediye, ikramiye ve genel tatil ücreti fark alacaklarının tahsilini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin, 25.11.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı itibarıyla muaccel olmayan 14.12.2020 dönemine ait ilave tediye alacağının hesaba katılmasının hatalı olduğu gerekçesiyle verdiği bozma kararına Bölge Adliye Mahkemesi direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, muaccel olmayan alacak hakkında henüz uyuşmazlık oluştuğunun ve korunmaya değer menfaat bulunduğunun söylenemeyeceğini, bu alacağın kıst yevmiye esasına göre hesaplanarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2023/992, K. 2023/1248, T. 13.12.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.12.2023
Arabuluculuk son tutanak tarihinde muaccel olmayan ilave tediye alacağı
Davacı işçi, sürekli işçi kadrosuna geçişte imzalanan iş sözleşmesindeki asgari ücretin % 17 fazlası ödeme hükmüne dayanarak fark ücret ve fark ilave tediye alacaklarını istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi, alacakların arabuluculuk son tutanak tarihine kadar kıst yevmiye esasına göre hesaplandığı gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 25.11.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağı itibarıyla ödeme tarihi Cumhurbaşkanı kararıyla 14.12.2020 olarak belirlenen ilave tediye alacağının muaccel olmadığını, bu alacağın kıst yevmiye esasına göre hesaplanarak hüküm altına alınmasının hatalı olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2023/993, K. 2023/1249, T. 13.12.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.12.2023
Arabuluculuk son tutanak tarihinde muaccel olmayan ilave tediye alacağı
Sürekli işçi kadrosuna geçirilen davacı, iş sözleşmesindeki asgari ücretin % 17 fazlası düzenlemesi uygulanmadan ödeme yapıldığını ileri sürerek fark ücret, ilave tediye ve diğer fark alacaklarını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı da direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 7036 sayılı Kanun'un 3. maddesi uyarınca arabuluculuğa başvurunun dava şartı olduğunu, muaccel olmayan alacak hakkında henüz uyuşmazlıktan ve korunmaya değer menfaatten söz edilemeyeceğini belirtmiştir. Cumhurbaşkanı kararıyla ödeme tarihi 14.12.2020 olarak belirlenen ilave tediye alacağının, arabuluculuk son tutanak tarihi olan 25.11.2020 itibarıyla muaccel olmadığı hâlde kıst yevmiye esasına göre hesaplanarak hüküm altına alınmasını hatalı bulmuştur. Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2023/994, K. 2023/1250, T. 13.12.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.11.2023
Ön ödemeli devre mülk satışında başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri sayılmaması
Davacı, 19.03.2017 tarihli hisseli gayrimenkul satış sözleşmesinin iptalini, ödediği 10.875,00 TL'nin iadesini ve tapunun davalı adına tescilini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi davacının başka bir tesiste konakladığını teslim sayarak davayı reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, sözleşmede ileriye etkili aidat düzenlemeleri bulunduğundan kararın yalnız sözleşme bedeli üzerinden kesin sayılamayacağını oy çokluğuyla kabul etmiştir. Esas yönünden, 6502 sayılı Kanun'un mülga 50/9. maddesi uyarınca tüketicinin devir ve teslim anına kadar dönme hakkı bulunduğunu, teslim için tapu tescilinin yanında taşınmazın kullanıma hazır hâlde zilyetliğinin devrinin gerektiğini ve bunun ispat yükünün satıcıda olduğunu, hediye tatil olarak başka tesiste konaklamanın zilyetliğin devri anlamı taşımadığını belirterek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: sözleşme bedeli kesinlik sınırının altında kaldığından direnme hükmünün onanması gerektiği görüşüdür.
Yargıtay HGK, E. 2022/1272, K. 2023/1142, T. 29.11.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.11.2023
İtirazın iptali davasında takip tarihinde muaccel olmayan ödünç borcu
Davacı, davalıya verdiği paranın bakiyesi için başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesinin ret kararı istinafta kaldırılarak dava kısmen kabul edilmiş, Bölge Adliye Mahkemesi Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, taraflar arasındaki ilişkinin ödünç sözleşmesi olduğunu, yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığından TTK'nın cari hesap hükümlerinin uygulanamayacağını ve itirazın iptali davasında alacağın takip tarihinde muaccel olmasının aranacağını belirtmiştir. Belgelerdeki "1-1,5 yıl sonra", "imkânlar dâhilinde taksitlerle" gibi belirsiz ifadelerle kesin bir vade öngörülmediğini, takipten önce ihtar da bulunmadığını, bu nedenle borcun takip tarihinde muaccel olmadığını ve ret kararının hukuka uygun olduğunu kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy: iki üye, 29.04.2017 tarihli belgeye göre borcun 29.10.2018'de muaccel olduğu görüşüyle direnmenin uygun bulunması gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2022/1269, K. 2023/1106, T. 15.11.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu13.09.2023
Önce rehne başvurma zorunluluğu karşısında ipotek takibinin mükerrerlik nedeniyle iptali
Borçlu, alacaklı bankanın aynı alacak için genel haciz yoluyla ilâmsız takipten sonra başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilâmlı takibin mükerrer olduğunu ileri sürerek iptalini istemiş; İlk Derece Mahkemesi şikâyeti kabul etmiş ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 2004 sayılı Kanun'un 45 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca rehin alacaklısının ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapmak zorunda olduğunu, bu nedenle mükerrerlik iddiasının ancak bu takip dışındaki takipler yönünden ileri sürülebileceğini kabul etmiştir. Kambiyo senetlerine özgü takip başlatılmadığından 45 inci maddenin üçüncü fıkrası ile 167 nci maddenin birinci fıkrasının uygulanma kabiliyeti bulunmadığını ve alacaklının tercih hakkı olmadığını belirterek direnme kararını bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2021/997, K. 2023/801, T. 13.09.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.05.2023
Faktoring şirketinin lehtarı olduğu teminat bonosunda yetkili hamillik
Borçlular, faktoring şirketi alacaklının kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlattığı takibe dayanak bononun teminat senedi olduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi Özel Daire bozma kararına karşı alacaklının lehtar olduğu bononun 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası kapsamında değerlendirilemeyeceği gerekçesiyle direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, Özel Dairece temyiz itirazları reddedilen borçluların direnme kararını temyizde hukuki yararı bulunmadığını; keşideci borçlu şirket yönünden ise faktoring şirketinin 6361 sayılı Kanun'un 9 uncu maddesinin ikinci fıkrası ile Yönetmeliğin 8 inci maddesine uygun olarak temlik almadığı kambiyo senedinde yetkili hamil olamayacağını, vadesiz senedin Ek Faktoring Sözleşmesi kapsamında teminat olarak alındığının kabulü gerektiğini ve koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği yargılamayı gerektirdiğinden takibin iptaline karar verilmesi gerektiğini kabul etmiştir. İki borçlu yönünden temyiz istemi hukuki yarar yokluğundan reddedilmiş, borçlu şirket yönünden direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur. Karşı oy: somut temyiz sebebi bildirilmediğinden incelemenin kamu düzeniyle sınırlı yapılması ve direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2021/410, K. 2023/416, T. 03.05.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.03.2023
Matbu TL ibaresi bulunan döviz bonosunun kambiyo vasfı
Borçlu, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte bonoda TL ibaresi çizilmeden Amerikan Doları ibaresi eklendiğini ve iki para birimi bulunduğunu ileri sürerek takibin iptalini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi senedin belirli bir bedeli ödeme vaadini içermediği gerekçesiyle takibi iptal etmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, bonoda rakamla ve yazıyla belirtilen bedelin aynı olduğunu, para biriminin açıkça Amerikan Doları olarak yazıldığını ve tahrifat iddiası bulunmadığını belirterek senedin 2.250.000 Amerikan Doları olarak düzenlendiğini ve kambiyo vasfını taşıdığını kabul etmiştir. Matbu senetteki TL ve Türk Lirası yazılarının hukuki sonuç doğurmadığını, aksinin kabulünün aşırı şekilcilik olacağını belirterek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2021/862, K. 2023/174, T. 08.03.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.02.2023
Asıl işveren-alt işveren ilişkisinde muvazaanın emsal kararlarla kabulü ve eksik inceleme
Davacı işçi, Türkiye Taşkömürü Kurumu ile alt işveren şirket arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek işçilik alacaklarının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiş; İlk Derece Mahkemesi, emsal kararlar ve başka dosyada alınan bilirkişi raporuna dayanarak muvazaayı kabul etmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, alt işverenlik ilişkisinin muvazaalı olup olmadığının İş Kanunu'nun 2. maddesi, Alt İşverenlik Yönetmeliği ve Kurum Ana Statüsü birlikte değerlendirilerek belirlenmesi gerektiğini, yapılan araştırmanın yetersiz olduğunu kabul etmiştir. Verilen işin kapsamı ile asıl iş mi yardımcı iş mi olduğu, davacının sözleşme ve şartnamelerdeki iş kapsamında çalışıp çalışmadığı ve çalıştığı sahada Kurumun aynı işi yapan işçisi bulunup bulunmadığı gerekirse tanık ve keşifle araştırılmalıdır. Özel Daire bozma kararına uyulması gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2022/547, K. 2023/56, T. 08.02.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.12.2022
Direnme kararının ihale alıcısına usulsüz tebliği nedeniyle geri çevirme
Borçlu, satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğu gibi nedenlerle taşınmaz ihalesinin feshini istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi şikâyeti reddedip para cezasına hükmetmiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu esastan önce ön sorun olarak direnme kararı ile temyiz dilekçesinin ihale alıcısına usulüne uygun tebliğ edilip edilmediğini incelemiştir. Kurul, ihale alıcısının bilinen en son adresine önce normal yolla tebligat çıkarılmadan UYAP üzerinden bulunan adrese ve ardından Tebligat Kanunu'nun 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre yapılan tebliğin, aynı Kanun'un 10 uncu maddesinin birinci fıkrasına aykırı ve usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Direnme kararı ve temyiz dilekçesinin ihale alıcısına usulüne uygun tebliği için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2019/664, K. 2022/1745, T. 15.12.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Dava konusunun devrinde seçimlik hakkın bir kez kullanılması ve tüketilmesi
Davacı, hile ile temlik ettiği taşınmaz için önceki davada seçimlik hakkını kullanarak davayı yeni malike yöneltmeyip devreden hakkında alacak davası olarak sürdürdükten sonra, taşınmazı devralan davalılar aleyhine tapu iptali ve tescil davası açmış; Bölge Adliye Mahkemesi davayı kabul etmiş ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, HUMK'nın 186 ncı (HMK'nın 125 inci) maddesindeki tercih hakkının aynı ya da farklı dava içinde bir kez kullanılabileceğini, kullanılmakla sonuç doğuran ve tüketilen bir hak olduğunu, tazminat yolunu seçen davacının bu tercihten dönerek yeni maliklere karşı aynî nitelikte talepte bulunamayacağını kabul etmiştir. Davanın reddi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2020/130, K. 2022/1576, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.11.2022
Tüketici kredi kartı borcunda TBK 88 ve 120 faiz hükümlerinin uygulanmaması
Davacı, kredi kartı borcu nedeniyle başlatılan takipte zamanaşımı nedeniyle borçlu olmadığının, olmazsa Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre faiz hesaplanarak borcunun tespitini istemiş; Tüketici Mahkemesi 6101 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi gereğince bu hükümlerin uygulanması gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının tüketici olup faizin fahiş olduğunu ileri sürerek dava açtığını, mahkemece 4822 sayılı Kanun'la 4077 sayılı Kanun'a eklenen geçici 1 inci madde hükmü değerlendirilerek faiz hesabı yapılması gerektiğini ve Türk Borçlar Kanunu'nun 88 ve 120 nci maddelerine göre borç hesabı yapılmasının mümkün olmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçe ve nedenlerle bozulmuştur. Karşı oy: direnme kararını yalnız davalı temyiz ettiğinden ve faiz oranı kamu düzenine ilişkin olmadığından kararın temyiz edenin sıfatına göre onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/973, K. 2022/1556, T. 22.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.11.2022
Dava açıldıktan sonra onarıma izin veren tüketicinin seçimlik hakkını tüketmesi
Davacı tüketici, satın aldığı aracın sinyal kolundaki arıza nedeniyle aracın ayıpsız misli ile değişimini, ıslahla da olmazsa sözleşmeden dönülerek bedelin iadesini istemiş; ilk derece mahkemesi aracın gizli ayıplı olduğu gerekçesiyle değişime karar vermiş, Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6502 sayılı Kanun'un 11. maddesindeki seçimlik haklarda tüketicinin serbestliğinin asıl olduğunu, ancak somut olayın özelliklerine göre bu tercihin TMK'nın 2/2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması sayılabileceğini belirtmiştir. Davacının davayı açtıktan yirmi iki gün sonra yetkili servise başvurarak arızayı onartmasıyla, servis formundaki ihtirazi kayda rağmen seçimlik hakkını tükettiğini kabul ederek direnme kararını oy çokluğuyla bozmuştur. Karşı oy: Dava hakları saklı tutularak yapılan onarım seçimlik hakkın değiştirildiği anlamına gelmez, direnme kararı onanmalıydı.
Yargıtay HGK, E. 2021/246, K. 2022/1480, T. 09.11.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2022
Harici satışla alınan bağımsız bölümü görmeden satın alan kayıt malikinin iyi niyeti
Davacı, yüklenici şirketten harici sözleşmeyle satın alıp bedelini ödediği ve teslim alarak kullandığı bağımsız bölümün tapu devri yapılmadan üçüncü kişiye satılması üzerine tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde bedel istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kabul etmiş, kapatılan 14. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu ön sorunlarda, TK'nın 21/1. maddesine aykırı tebligat nedeniyle temyizin süresinde olduğunu ve tüketici mahkemesi kurulduktan sonra görevi sona eren genel mahkemenin verdiği uyma kararının usulî kazanılmış hak doğurmadığını kabul etmiştir. Esasta, taşınmazı görmeden satın aldığını kabul eden kayıt malikinin tutumunun hayatın olağan akışına uymadığını, üzerine düşen özeni göstermediğini ve TMK'nın 1024. maddesi uyarınca yolsuz tescili bilen veya bilmesi gereken kişi olarak 1023. maddenin korumasından yararlanamayacağını belirtmiştir. Direnme kararı, gerekçesinden bazı bentler çıkarılarak düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2018/402, K. 2022/391, T. 29.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu29.03.2022
Kapatılan belediyenin şirketince imzalanan toplu iş sözleşmesinin onay gerektirmemesi
Davacı işçi, belediye şirketinde çalışırken üyesi olduğu sendika ile şirket arasında imzalanan toplu iş sözleşmesine göre işçilik alacaklarını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi, belediyenin 6360 sayılı Kanun'la kapatılmasından iki gün önce imzalanan sözleşmenin katılınan belediyece onaylanmadığı için geçersiz olduğunu kabul etmiş ve Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin bu yöndeki bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, 6360 sayılı Kanun'un geçici 1 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki onay şartının kapatılan belediyenin kendisinin toplu iş sözleşmesi yapmasına ilişkin olduğunu, belediye şirketi olan davalı şirketin imzaladığı sözleşmenin onaya ihtiyaç duymadığını ve alacakların bu sözleşmeye göre değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Direnme kararı genişletilmiş gerekçeyle bozulmuş, bozmaya uyularak kurulan yeni hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/906, K. 2022/414, T. 29.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.03.2022
İcra inkâr tazminatına ilişkin direnme kararının temyizinde kesinlik sınırı
Davacı Kurum, boşandığı eşiyle fiilen birlikte yaşadığı hâlde ölüm aylığı aldığını ileri sürdüğü davalı hakkında başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi itirazın iptaline karar vermiş, alacak likit olmadığından icra inkâr tazminatı talebini reddetmiş ve Özel Dairenin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak, temyiz sınırının direnme kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre belirleneceğini ve kesinlik sınırında yalnız alacağın aslının dikkate alınacağını kabul etmiştir. Uyuşmazlık konusu icra inkâr tazminatının hesabında esas alınan 52.354,02 TL asıl alacak, 10.12.2019 tarihinde geçerli temyiz sınırının altında kaldığından davacı Kurum vekilinin temyiz istemi miktardan reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2020/468, K. 2022/254, T. 03.03.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.02.2022
Takip öncesi emekli maaşına kredi için bloke konulmasına muvafakatin geçersizliği
Davacı emekli, davalı bankanın kredi sözleşmesine dayanarak icra takibi başlatmadan emekli maaşına bloke koyduğunu ileri sürerek blokenin kaldırılmasını ve kesilen tutarın iadesini istemiş; Tüketici Mahkemesi davayı kabul etmiş ve Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak talep aşımı bulunmadığını kabul etmiş; esasta, İcra ve İflas Kanunu'nun 83/a maddesi gereğince haczedilemezlikten önceden feragatin geçersiz olduğunu, 5510 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesine eklenen muvafakat hükmünün icra takibinin kesinleşmesinden sonraki aşamaya ilişkin olup kredinin alınması sırasında verilen takas ve virman muvafakatine uygulanamayacağını belirterek direnmeyi yerinde bulmuştur. Direnme uygun bulunarak davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Yargıtay 3. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy: kararın talep aşımı nedeniyle, ayrıca sözleşme hükümlerinin haksız şart olmadığı ve talebin dürüstlük kuralıyla bağdaşmadığı gerekçesiyle bozulması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2021/144, K. 2022/164, T. 22.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Konut teslim tutanağına düşülen genel ihtirazi kaydın açık ayıp ihbarı sayılmaması
Davacı tüketici, satın aldığı konutun önüne otopark yerine istinat duvarı yapılması nedeniyle oluşan değer kaybının tahsilini istemiş; Tüketici Mahkemesi teslim tutanağına düşülen notu süresinde ayıp ihbarı sayarak davayı kabul etmiş ve Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, açık ayıplarda 4077 sayılı Kanun'un 4 üncü maddesi uyarınca teslimden itibaren otuz gün içinde ihbar gerektiğini, ihbarda tespit edilen ayıpların somutlaştırılarak tek tek açıklanması gerektiğini ve teslim tutanağındaki genel ihtirazi kaydın ihbar külfetinin gerektirdiği açıklık ve somutluğu taşımadığını kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla bozulmuştur. Karşı görüş: ayıp ihbarının şekle bağlı olmadığı ve ihtirazi kaydın ihbar iradesini gösterdiği ileri sürülmüştür.
Yargıtay HGK, E. 2019/470, K. 2022/66, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Maddi hataya dayalı bozma kararı ve direnme kararının ortadan kaldırılması
Davacı işçi, işe iade kararı sonrası işe başlatmama tazminatı ve diğer alacakları için başlattığı takibe itirazın iptalini istemiş; İş Mahkemesi işe başlama talebinin samimi olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiş, Özel Dairenin davalılar arasındaki ilişkinin muvazaalı olup olmadığının araştırılması gerektiğine ilişkin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak, fark ücret ve sosyal yardım alacaklarının tefrik edildiğini ve eldeki davada çözülmesi gereken meselenin işe başlama başvurusunun samimi olup olmadığı olduğunu belirterek muvazaa incelemesini öngören bozma kararının somut olaya uygun olmadığını ve açıkça maddi hataya dayandığını kabul etmiştir. Özel Daire bozma kararı ile direnme kararı ortadan kaldırılmış ve temyiz itirazlarının yöntemince incelenmesi için dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2019/662, K. 2022/64, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.01.2022
Objektif neden olmadan yapılan belirli süreli sözleşmede işverenin belirsiz süre savunması
Davacı işçi, belirli süreli iş sözleşmesinin süresinden önce haklı neden olmaksızın feshedildiğini ileri sürerek bakiye süre ücreti ve cezai şart istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi sözleşmenin 4857 sayılı Kanun'un 11. maddesine göre belirsiz süreli olduğu gerekçesiyle bakiye süre ücreti talebini reddetmiş, Özel Dairenin bozma kararına bu yönden direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, direnme kararının yeni hüküm niteliğinde olmadığını ve kesinlik sınırını aştığını belirledikten sonra, davacının yaptığı işin süreklilik taşıdığı için objektif koşulların bulunmadığını kabul etmiştir. Ancak işçiyi koruyan bu kuralın ancak işçi tarafından ileri sürülebileceğini, işverenin sözleşmenin belirsiz süreli olduğunu savunmasının TMK'nın 2/2. maddesi anlamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu ve mahkemenin objektif nedeni re'sen araştıramayacağını belirterek sözleşmeyi belirli süreli saymıştır. Direnme kararı bozulmuş, bozmanın uyulan kısmına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/778, K. 2022/65, T. 27.01.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.12.2021
İş sözleşmesindeki cezai şarta ilişkin direnme kararının temyizinde kesinlik sınırı
Davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ile iş sözleşmesinin 8. maddesinde haksız fesih hâlinde öngörülen 12 aylık ücret tutarındaki cezai şartı istemiş; Bölge Adliye Mahkemesi cezai şart alacağının brüt 59.248,98 TL olduğunu tespit ederek davayı kabul etmiş ve cezai şart talebinin reddi gerektiğine ilişkin Özel Daire bozmasına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ön sorun olarak, temyiz sınırının direnme kararının verildiği tarihteki hukuki duruma göre belirleneceğini ve kesinlik sınırının kamu düzenine ilişkin olup re'sen gözetileceğini kabul etmiştir. Direnmeye konu 59.248,98 TL cezai şart alacağı, 07.07.2021 tarihinde geçerli 78.630,00 TL temyiz sınırının altında kaldığından davalı vekilinin temyiz istemi miktardan reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2021/829, K. 2021/1649, T. 09.12.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul
Devamı (33 karar)
- Yargıtay HGK, E. 2017/715, K. 2021/1250, T. 19.10.2021 — Kesinleşen takipte türü belirtilmeyen aylık %10 faizin dosya hesabına esas alınması
- Yargıtay HGK, E. 2017/2234, K. 2021/830, T. 24.06.2021 — Hakem heyeti sınırında değerle açılan belirsiz alacak davasında dava şartı yokluğu
- Yargıtay HGK, E. 2017/2903, K. 2021/837, T. 24.06.2021 — Objektif neden olmadan yapılan belirli süreli iş sözleşmesinde bakiye süre ücreti
- Yargıtay HGK, E. 2017/2214, K. 2021/711, T. 08.06.2021 — Kayıp-kaçak bedeline ilişkin haksız şart davasının çekişmenin giderilmesi niteliği
- Yargıtay HGK, E. 2017/2517, K. 2021/628, T. 27.05.2021 — Devre tatil sözleşmesinde teslim ispatlanmadıkça cayma süresinin askıda kalması
- Yargıtay HGK, E. 2017/2453, K. 2021/522, T. 27.04.2021 — Adi ortaklığın kendi borcu için ortaklığın üçüncü kişideki hak ediş alacağının haczi
- Yargıtay HGK, E. 2016/1257, K. 2021/498, T. 15.04.2021 — Adi ortaklık işverenin bir ortağına yapılan işe başlama başvurusunun yeterliliği
- Yargıtay HGK, E. 2020/6, K. 2021/342, T. 25.03.2021 — İstinafta ileri sürülmeyen sendikal tazminat hesabının temyizde bozma nedeni olmaması
- Yargıtay HGK, E. 2016/1900, K. 2021/324, T. 23.03.2021 — Muvazaalı alt işverenlik tespitinin işe iade kararından işçilik alacağı davasına etkisi
- Yargıtay HGK, E. 2017/1989, K. 2021/309, T. 18.03.2021 — Cevap vermeyen davalı yararına hayat sigortası ödemesinin itiraz olarak gözetilmesi
- Yargıtay HGK, E. 2017/2042, K. 2020/1016, T. 09.12.2020 — Çelişkili ve açık hataya dayalı bozma kararı ile direnme kararının kaldırılması
- Yargıtay HGK, E. 2017/273, K. 2020/1009, T. 08.12.2020 — Tasarrufun iptalinde kaldırılan ihtiyati haczin yeniden konulmasının niteliği
- Yargıtay HGK, E. 2016/1200, K. 2020/931, T. 24.11.2020 — Feshin geçerli nedene dayandığı kesinleşince kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanılması
- Yargıtay HGK, E. 2018/172, K. 2020/934, T. 24.11.2020 — Maaş haczinde muvazaa nedenine dayalı haciz sırasına itirazın niteliği
- Yargıtay HGK, E. 2017/931, K. 2020/700, T. 30.09.2020 — Menfi tespitte icra mahkemesi ve soruşturmadaki imza raporlarıyla yetinilmesi
- Yargıtay HGK, E. 2018/18, K. 2020/486, T. 30.06.2020 — Tüketici hakem heyetine zorunlu başvuru sınırındaki uyuşmazlıkta dava şartı
- Yargıtay HGK, E. 2017/583, K. 2020/137, T. 13.02.2020 — Konut kredisinin yeniden finansmanında yapılandırma komisyonu tahsili
- Yargıtay HGK, E. 2016/570, K. 2020/92, T. 06.02.2020 — Tarihsiz ibraname ve nakden ödeme bordrosunun kıdem tazminatından mahsup edilememesi
- Yargıtay HGK, E. 2019/571, K. 2020/23, T. 16.01.2020 — Psikolojik taciz davasında deliller toplanmadan ret ve hukuki dinlenilme hakkı
- Yargıtay HGK, E. 2017/1637, K. 2020/13, T. 14.01.2020 — Şirket adına alınan araçtaki ayıp davasında tüketici mahkemesinin görevsizliği
- Yargıtay HGK, E. 2019/567, K. 2019/1346, T. 12.12.2019 — Ticari kredinin erken kapatılmasında erken kapama ücretinin dürüstlük kuralıyla sınırı
- Yargıtay HGK, E. 2017/618, K. 2019/792, T. 27.06.2019 — Sınırlı üretim araçta orijinal boya kalınlığı farkı: gizli ayıp ve bedel indirimi
- Yargıtay HGK, E. 2017/1657, K. 2019/744, T. 20.06.2019 — İcra dairesince geri alınan satılan makinelerde zapt değil ayıba karşı tekeffül
- Yargıtay HGK, E. 2017/724, K. 2019/529, T. 07.05.2019 — Borcu kabul edip ödeme savunan borçlunun dekontunun itirazın kaldırılmasında incelenmesi
- Yargıtay HGK, E. 2017/697, K. 2019/514, T. 02.05.2019 — Dava şartı yokluğundan ret kararının gerekçesinde esasa ilişkin değerlendirme yapılması
- Yargıtay HGK, E. 2017/832, K. 2019/459, T. 16.04.2019 — Kademeli menfi tespitte çelişkili imza raporları, bekletici ceza davası ve ispat yükü
- Yargıtay HGK, E. 2015/3237, K. 2019/160, T. 19.02.2019 — Otel çalışanının otele ait ürünleri izinsiz dolabında bulundurmasının haklı neden olması
- Yargıtay HGK, E. 2017/2077, K. 2019/119, T. 12.02.2019 — Kredi kartı borcunda 5464 sayılı Kanun'un özel faiz hükmü ve ek rapora uymama gerekçesi
- Yargıtay HGK, E. 2015/2548, K. 2019/92, T. 07.02.2019 — Sigortasız çalışma şikâyeti sonrası feshin kötü niyetli olup olmadığının araştırılması
- Yargıtay HGK, E. 2019/90, K. 2019/115, T. 07.02.2019 — İşe iade davasında Özel Daire bozma kararının kesinliği ve direnme yasağı
- Yargıtay 3. HD, E. 2017/789, K. 2017/492, T. 24.01.2017 — Direnme kararında indirimle hüküm düzeltilerek onama
- Yargıtay HGK, E. 2012/123, K. 2012/353, T. 06.06.2012 — Kira parasının tespiti davası
- Yargıtay HGK, E. 2005/474, K. 2005/510, T. 21.09.2005 — İşe iade kararında Yargıtay bozmasına direnilememesi