denetimli serbestlik
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
33 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Ceza Dairesi27.03.2026
Salgın iznindeki denetimli serbestlik süresinin cezaevi süresi sayılamaması
Hükümlü, salgın izninde geçen denetimli serbestlik sürelerinin cezaevinde geçmiş sayılmasını istemiş; infaz hâkimliği talebi kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, izin nedeniyle yükümlülük uygulanmamasının denetimli serbestlik kararını ortadan kaldırmadığını ve bu sürenin denetimli serbestlik kapsamında infaz edilmiş sayılacağını belirtmiştir. Şikâyetin reddi gerektiği gerekçesiyle itirazın reddine ilişkin kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/5465, K. 2026/2262, T. 27.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi27.03.2026
Denetimli serbestlik başvurusunun yapılmadığı kabulünden önce iddianın araştırılması
Hükümlü, denetimli serbestlik müdürlüğüne süresinde gittiğini ancak salgın nedeniyle işlem yapılmayıp çağrı beklemesinin söylendiğini ileri sürmüştür. Yargıtay, başvurunun yapılıp yapılmadığı ve müdürlükte hangi işlemlerin gerçekleştirildiği araştırılmadan denetimli serbestliğin kaldırılarak açık cezaevine dönüş kararı verilmesini eksik inceleme saymıştır. Kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/7584, K. 2026/2266, T. 27.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi13.03.2026
Denetimli serbestlik ihlalinde infaz süresinin hesabı
Denetimli serbestlik yükümlülüklerini ikinci uyarıdan sonra ihlal eden hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesi tartışıldı. 1. Ceza Dairesi, ihlalden sonraki sürenin fiilî denetim uygulanmadıkça denetimli serbestlikte geçmiş sayılamayacağını ve yükümlülüklerin yeniden yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi gerektiğini belirterek itiraz kararını kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/451, K. 2026/1976, T. 13.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi13.03.2026
Denetimli serbestlikte uyarı yazısının bilinen son adres dışına tebliği
İnfaz hâkimliği, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle hükümlünün denetimli serbestlik kararını kaldırarak kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiş, Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı kanun yararına bozma istemiştir. Daire, 7201 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesi uyarınca tebligatın önce bilinen en son adrese çıkarılması, bu adreste tebligat yapılamazsa 21 inci maddenin ikinci fıkrası uyarınca MERNİS adresine yapılması gerektiğini belirtmiştir. Uyarı yazısının hükümlünün bildirdiği bilinen son adres yerine başka bir adrese 21/1. madde uyarınca tebliğ edildiğini, usulsüz tebligatın geçerli kabul edilerek verilen kararın Kanun'a aykırı olduğunu kabul etmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/477, K. 2026/1979, T. 13.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi13.03.2026
Denetimli serbestlik yükümlülüğünü mahkemenin değiştirmesi
Orta riskli hükümlü için denetimli serbestlik planında belirlenen gözetim günleri infaz hâkimliğince uygun bulunmuştu. 1. Ceza Dairesi, itiraz merciinin yasal gerekçe göstermeden bu günleri azaltıp idarenin yükümlülük belirleme yetkisine müdahale etmesini hukuka aykırı bularak kararı kanun yararına bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/916, K. 2026/1982, T. 13.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi13.01.2026
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda usulsüz tebligat ve kovuşturma şartı
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, yükümlülük ihlali nedeniyle mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yerel mahkeme, tebligat işlemlerinin usulüne uygun yapıldığını kabul ederek mahkûmiyet kararı vermiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilmediğini, bu nedenle kovuşturma şartının gerçekleşmediğini ve mahkûmiyet kararı verilemeyeceğini belirterek durma kararı verilmesi gerektiğine hükmetmiştir. Sonuç olarak, yerel mahkeme kararı kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2024/8208, K. 2026/163, T. 13.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi04.07.2025
Denetimli serbestlik kararının usulsüz tebliği nedeniyle kanun yararına bozma
Covid-19 izninde iken cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infazına karar verilen hükümlünün, süresinde denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmadığı gerekçesiyle açık ceza infaz kurumuna iadesine karar verilmiş, bu karara itiraz Ağır Ceza Mahkemesince reddedilmiş ve Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma isteminde bulunmuştur. Yargıtay, bilinen en son adrese çıkarılan tebligatın iade edilmesi üzerine MERNİS adresine 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebligat çıkarılması gerekirken aynı Kanun'un 35. maddesine göre yapılan tebliğin usulsüz olduğunu kabul etmiştir. Hükümlüye infaz durumuyla ilgili SMS gönderilip gönderilmediği ve içeriği araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kanun yararına bozma istemini yerinde görmüş ve itirazın reddine dair kararı kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2025/1777, K. 2025/5514, T. 04.07.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi20.09.2024
Tebliğ araştırılmadan denetimli serbestlik kararının kaldırılmasına itirazın reddi
İnfaz hâkimliği, cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmı denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak infaz edilmesine karar verilen hükümlünün yasal sürede başvurmadığı gerekçesiyle denetimli serbestlik kararını kaldırmış ve hükümlünün açık ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiş, bu karara itiraz ağır ceza mahkemesince reddedilmiştir. Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, denetimli serbestlik kararının hükümlüye usulüne uygun tebliğ edildiğine dair kayıt bulunmadığı gerekçesiyle kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, hükümlünün yokluğunda verilen denetimli serbestlik kararının usulüne uygun tebliğ edilip edilmediği ve UYAP'ta kayıtlı GSM numarasına SMS gönderilip gönderilmediği araştırılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek istemi yerinde görmüş ve itirazın reddi kararını kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2024/5021, K. 2024/5780, T. 20.09.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi07.11.2023
Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyet kararı verilmiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin ilk kararda itiraz süresi ve merciinin gösterilmemesi nedeniyle kararın kesinleşmediğini belirtmiştir. Bu nedenle aynı sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına karşı başvuru yolu bildirilmediği için karar kesinleşmemiştir. Yargıtay, kararın kesinleşmesine kadar gerçekleşen eylemlerin tek suç oluşturup oluşturmadığının, diğer dava dosyası getirtilerek değerlendirilmesi gerektiğinden hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/1436, K. 2023/9585, T. 07.11.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi11.07.2023
Kullanma amacıyla uyuşturucu dosyalarında erteleme kararının kesinleşmesi
Sanığın kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan verilen mahkûmiyet hükmü, savcının istinafı üzerine kaldırılmış ve ceza iki yıla çıkarılmıştır. Yargıtay, önceki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının usulüne uygun tebliğ edilip kesinleştiğini gösteren dosyanın bulunmadığını ve önceki eylemler arasında hukuki kesinti olup olmadığının araştırılması gerektiğini belirterek kararı bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2022/13613, K. 2023/6376, T. 11.07.2023Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi03.10.2022
Kullanmak için uyuşturucu bulundurmada önceki tedbir ve erteleme kararının etkisi
Uyuşturucu ticareti iddiasıyla yargılanan sanığın eylemi kullanmak için bulundurma olarak nitelendirilmiş, mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. Yargıtay, ticaret kastını gösteren kesin delil bulunmadığını belirtmekle birlikte önceki kullanma suçuna ilişkin tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin veya kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bu eyleme etkisinin araştırılmadığını saptamıştır. Önceki kararın niteliğine göre davanın düşmesi ya da Türk Ceza Kanunu (TCK) 191 kapsamında hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerekebileceğinden; ayrıca müsadere ve TCK 53 uygulamasındaki eksiklikler nedeniyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/9761, K. 2022/9857, T. 03.10.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi14.06.2022
Denetimli serbestlik çağrısının usulsüz tebliği üzerine hükmün açıklanması
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açıklanması geri bırakılan hüküm, denetimli serbestlik yükümlülüklerine uymadığı gerekçesiyle Asliye Ceza Mahkemesince açıklanmış ve sanık temyiz etmiştir. Yargıtay, önceki dava ve tedbirler araştırılmadan TCK'nın 191 inci maddesi ile 5320 sayılı Kanun'un geçici 7 nci maddesi yönünden eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu ve CMK'nın 251 inci maddesindeki basit yargılama usulünün sanık lehine yeniden değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de, adresten taşındığı saptanan sanığa çağrı yazısının 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki usule göre tebliğ edilmediğini, ısrar uyarısını içeren ikinci davetiye tebliğ edilmeden hükmün açıklandığını, açıklanan hükümde TCK'nın 62 nci maddesinin uygulanmadığını ve TCK'nın 53 üncü maddesi yönünden durumun yeniden belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/9229, K. 2022/7797, T. 14.06.2022Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi27.10.2021
Önceki tedbirin infazı sırasında işlendiği tespit edilmeden verilen düşme kararı
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen sanığın denetim süresinde yeni suç işlemesi üzerine Asliye Ceza Mahkemesi, eylemin önceki tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararının ihlali niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın düşmesine karar vermiş; Adalet Bakanlığı kanun yararına bozma istemiştir. Yargıtay, yargılama konusu suçun önceki tedbirin infazı sırasında işlendiğinin tereddüde yer vermeyecek şekilde tespit edilmediğini, önceki tedbir kararının kesinleşme ve infaz tarihleri belirlenmeden eksik araştırmayla düşme kararı verildiğini kabul ederek istemi değişik gerekçeyle yerinde görmüştür. Kabule göre de, komşunun kimliği gösterilmeden yapılan tebliğin usulsüz olduğunu, sanığın sorgusu yapılmadan mahkûmiyet kurulamayacağını ve CMK'nın 231 inci maddesinin on birinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanması gerektiğini belirtmiştir. Karar, CMK'nın 309 uncu maddesi uyarınca kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2021/5644, K. 2021/10749, T. 27.10.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi16.06.2021
Erteleme kararı tebliğ edilmeden uyuşturucu tedbiri infazı ve beraat hükmü
Sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmiştir. Yargıtay, kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve buna bağlı denetimli serbestlik kararının sanığa tebliğ edilmediğini, itiraz süresi beklenip karar kesinleşmeden tedbirin infazına başlanamayacağını belirtti. Bu koşul gerçekleşmeden beraat kararı verilmesi yerine kovuşturma şartının beklenmesi ve gerekli tebligatın tamamlanması gerektiğinden hükmü bozdu.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/18965, K. 2021/7640, T. 16.06.2021Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi02.11.2020
Komşu adı ve imzası bulunmayan uyarı tebligatının geçersizliği ve kanun yararına bozma
İnfaz hâkimliği, denetim planını ihlal ettiği gerekçesiyle denetimli serbestlikten yararlanan hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca kapalı ceza infaz kurumuna gönderilmesine karar vermiş, itiraz mercii ise hükümlünün doğrudan açık ceza infaz kurumuna alındığı gerekçesiyle bu kararı kaldırmıştır. Yargıtay, Başsavcılığın kanun yararına bozma istemini yerinde görmüştür. Daireye göre uyarı yazısı 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine göre tebliğ edilmiş gösterilse de tebliğ mazbatasında beyanda bulunan komşunun adı ve imzası bulunmadığından tebligat geçerli sayılamaz ve yükümlülüğe uymamakta ısrar koşulu oluşmamıştır; itirazın bu gerekçeyle kabulü gerekirken farklı gerekçeyle kabulü isabetsizdir. Merci kararı CMK 309. madde uyarınca kanun yararına bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2019/3609, K. 2020/2637, T. 02.11.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi02.11.2020
Denetimli serbestlik çağrısının doğrudan MERNİS adresine tebliği ve mahkûmiyetin bozulması
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uyulmaması üzerine sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş, hüküm sanık tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, önce TCK 191/5 ve 5320 sayılı Kanun'un geçici 7. maddesinin uygulanabilirliği için sanık hakkında önceki dava ve infazdaki tedbir olup olmadığının araştırılması gerektiğini, CMK 251. maddedeki basit yargılama usulü yönünden sanık lehine olan uygulamanın TCK 7. madde gözetilerek belirlenmesi gerektiğini belirtmiştir. Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün çağrı yazısının önce bilinen en son adrese normal tebligat çıkarılmadan doğrudan Tebligat Kanunu 21/2. madde gereği MERNİS adresine tebliğ edildiğini, tebligatın usulsüz olduğunu, tedbirin infazına devam edilmesi gerekirken mahkûmiyet kurulduğunu ve adli para cezasında TCK 52/2. maddenin gösterilmediğini saptayarak hükmü bozmuştur.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/6984, K. 2020/6381, T. 02.11.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi01.07.2020
Usulsüz tebligat nedeniyle ihlal şartı gerçekleşmeyince düşme değil durma kararı
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunda kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, yükümlülüklerin ihlali gerekçesiyle açılan davada mahkeme, tebligatların usulsüz olduğu gerekçesiyle CMK 223/8 uyarınca davanın düşmesine karar vermiştir. Yargıtay, Tebligat Kanunu 10/2. maddedeki iki aşamalı yöntem gereği çağrı yazılarının önce bilinen en son adrese 21/1. maddeye göre çıkarılması gerektiğini, MERNİS adresine doğrudan 21/2. madde gereğince yapılan tebligatların geçerli sayılamayacağını ve mahkemenin bu değerlendirmesinin yerinde olduğunu kabul etmiştir. Ancak ihlal şartı gerçekleşmediğinden düşme kararı verilemeyeceğini, CMK 223/8-2. cümle uyarınca durma kararı verilip tedbirin infazına devam edilmesi gerektiğini belirterek kanun yararına bozma istemini yerinde görmüş ve kararı CMK 309. madde uyarınca kanun yararına bozmuştur.
Yargıtay 20. CD, E. 2020/538, K. 2020/3626, T. 01.07.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi24.02.2020
Ertelemede itiraz hakkı bildirilmeden yükümlülük ihlali
Şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararı verilmiş; yükümlülük ihlallerinden sonra düzenlenen iddianame iade edilmiş, bu karara itiraz da reddedilmişti. Yargıtay, erteleme kararına karşı başvuru hakkı, süresi ve merciinin bildirilmesi gerektiğini, bu bilginin soruşturma ve denetimli serbestlik sürecinde şüpheliye hiç verilmediğini saptadı. Bu nedenle itirazın reddine ilişkin karar hakkında kanun yararına bozma talep edilip edilmeyeceğinin değerlendirilmesi için dosya Başsavcılığa gönderildi.
Yargıtay 10. CD, E. 2020/250, K. 2020/1242, T. 24.02.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi08.01.2020
Denetimli serbestlikte ısrar için ikinci ihtar ve önceki dosyanın beklenmesi
Denetimli serbestlik çağrısına ilk kez uymamak, yükümlülüklere uymamakta ısrar sayılmaz; kişiye önceki çağrıya başvurmadığı ve ikinci çağrıya da uymazsa ısrar etmiş sayılacağı ayrıca bildirilmelidir. İlk dosyada bu koşul gerçekleşmeden beraat yerine durma kararı verilip tedbirin infaz sonucu beklenmeliydi. Daha sonraki uyuşturucu kullanma dosyasında ise önceki kararın hatalı olduğu düşünülüyorsa kanun yararına bozma yoluna başvurulup sonucu beklenmeden bu gerekçeyle beraat kararı verilemez. Daire iki kararı da kanun yararına bozdu ve gerekli işlemler için dosyayı Başsavcılığa gönderdi.
Yargıtay 20. CD, E. 2019/1720, K. 2020/179, T. 08.01.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi16.04.2019
Hırsızlıkta teknik takip ve iletişim tespiti kayıtlarının delil olamaması
Sanıklar hırsızlık suçundan mahkûm edilmiş ve hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıklardan biri yönünden mükerrir olduğu hâlde TCK'nın 58/7. maddesi gereğince infazdan sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmamasını bozma nedeni saymış, ancak bu aykırılığı CMUK'un 322. maddesi uyarınca hüküm fıkrasına 5275 sayılı Kanun'un 108/4. maddesine göre denetimli serbestlik tedbiri ekleyerek düzeltmiş ve hükmü düzelterek onamıştır. Diğer sanık yönünden, suç tarihi olan 02/01/2012'de hırsızlığın CMK'nın 135/8. maddesindeki katalog suçlardan olmaması nedeniyle teknik takip ve iletişimin tespiti kayıtlarının 138/2. madde gereğince delil olarak kullanılamayacağını, kabule göre de denetimli serbestlik tedbirine karar verilmemesinin hatalı olduğunu kabul ederek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 2. CD, E. 2018/1699, K. 2019/7365, T. 16.04.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi08.02.2018
HAGB ile birlikte tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine hükmedilmesi
Uyuşturucu madde kullanma suçunun vasfı değiştirilerek mahkûmiyet ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararı verilmiş, ayrıca sanıklara tedavi ve denetimli serbestlik uygulanmıştır. Ceza Dairesi, Türk Ceza Kanunu (TCK) 191/3'teki bu tedbirlere soruşturma aşamasında kamu davasının açılmasının ertelenmesiyle Cumhuriyet savcısının karar verebileceğini, kovuşturma hükmü veya HAGB ile birlikte mahkemenin tedbir koyamayacağını belirtmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuş ve dosya gerekli işlem için Başsavcılığa gönderilmiştir.
Yargıtay 20. CD, E. 2017/2699, K. 2018/681, T. 08.02.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi26.05.2016
Uyuşturucu kullanımında erteleme kararı tebliğ edilmeden tedbirin infazı ve ısrar koşulu
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve tedavi ile denetimli serbestlik tedbirine karar verilmiş, şüphelinin Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün ihtarlı çağrısına uymaması üzerine düzenlenen iddianameyi Asliye Ceza Mahkemesi iade etmiş, Cumhuriyet Başsavcılığının itirazını Ağır Ceza Mahkemesi reddetmiştir. Adalet Bakanlığı, çağrıya uymayan şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiğini ileri sürerek itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasını istemiştir. Yargıtay, şüpheliye yeni bir süre verilerek tekrar ihtarda bulunulmadığından ilk ihtara uymamanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/4 maddesindeki ısrar sayılamayacağını; ayrıca erteleme kararı şüpheliye tebliğ edilmeden tedbirin infazına başlanamayacağını, 14/10/2015 tarihli erteleme kararı tebliğ edilmeden önce 15/10/2015 tarihinde düzenlenen ihtarlı çağrı kâğıdının tebliğinin hukuki sonuç doğurmayacağını kabul etmiştir. İtirazın reddi kararı usul ve yasaya uygun bulunarak kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
Yargıtay 20. CD, E. 2016/1582, K. 2016/3201, T. 26.05.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 9. Ceza Dairesi16.05.2016
Erteleme kararı kesinleşmeden denetimli serbestliğin uygulanması
Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma soruşturmasında kamu davasının açılmasının ertelenmesi ve denetimli serbestlik kararlarına uymadığı gerekçesiyle iddianame düzenlenmiş, iddianamenin iadesine yönelik itiraz reddedilmiştir. Daire, erteleme kararına itiraz süresi beklenmeden denetimli serbestlik tedbirinin uygulanamayacağını ve dosyada yükümlülüklere uymamakta ısrar edildiğini gösteren belge bulunmadığını belirterek kanun yararına bozma talebini reddetmiştir.
Yargıtay 9. CD, E. 2016/927, K. 2016/4447, T. 16.05.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi22.12.2015
Uyuşturucu kullanımında erteleme süresinde ısrar şartı ve iddianamenin iadesi
Kamu davasının açılmasının ertelenmesinden sonra denetimli serbestlik müdürlüğüne başvurmayan şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan davada asliye ceza mahkemesi, şüphelinin Cumhuriyet savcısınca uyarılmadığı ve yükümlülüklere uymamakta ısrarlı davranması durumunda iddianame düzenlenebileceği gerekçesiyle iddianamenin iadesine karar vermiş, ağır ceza mahkemesi de itirazı reddetmiştir. Adalet Bakanlığı, tebligata rağmen başvurmayan şüpheli hakkında kamu davası açılması gerektiğini ileri sürerek itirazın reddi kararının kanun yararına bozulmasını istemiştir. Yargıtay, Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 191. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendindeki ısrarın kabulü için sanığa önceki tebligat gereğince başvurmadığı ve öngörülen sürede de başvurmazsa ısrar etmiş sayılacağı uyarısıyla yeniden tebligat yapılması, buna rağmen başvurmazsa dava açılması gerektiğini belirtmiştir. Somut olayda ısrar koşulunun gerçekleşmediğini, bunun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 174. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi kıyasen uygulanarak bir kovuşturma şartı olduğunu kabul ederek iddianamenin iadesi ve itirazın reddi kararlarını doğru bulmuş ve kanun yararına bozma talebini reddetmiştir.
Yargıtay 10. CD, E. 2015/1717, K. 2015/33429, T. 22.12.2015Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (9 karar)
- Yargıtay 20. CD, E. 2015/8259, K. 2015/3572, T. 14.09.2015 — Uyuşturucu ticareti ve kullanma suçlarında ceza ve soruşturma koşulları
- Yargıtay 8. CD, E. 2014/915, K. 2014/6613, T. 17.03.2014 — Denetimli serbestlikte geçirilen sürenin cezadan mahsubu
- Yargıtay 15. CD, E. 2014/2207, K. 2014/3249, T. 24.02.2014 — Mükerrirlikte denetimli serbestlik süresinin belirlenmesi
- Yargıtay 11. CD, E. 2013/20450, K. 2013/17234, T. 20.11.2013 — Denetimli serbestlik için açık kuruma ayrılma koşullarının aranması
- Yargıtay CGK, E. 2013/151, K. 2013/304, T. 18.06.2013 — Tekerrür için geçmiş ilamın hükümde gösterilmesi ve infazda esas alınması
- Yargıtay CGK, E. 2013/280, K. 2013/250, T. 21.05.2013 — Uyuşturucu bulundurmada tedavi ve denetimli serbestlik seçenekleri
- Yargıtay CGK, E. 2012/534, K. 2013/15, T. 22.01.2013 — Tedavi ve denetimli serbestlik kararına karşı başvurulacak kanun yolu
- Yargıtay CGK, E. 2011/61, K. 2011/79, T. 03.05.2011 — HAGB denetiminde kanuni olmayan yükümlülüğün bozulması
- Yargıtay 2. CD, E. 2006/10559, K. 2007/4396, T. 22.03.2007 — Adli para cezasında tekerrüre özgü infaz rejiminin uygulanması