delil yetersizliği
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 4. Ceza Dairesi09.03.2026
Sosyal medya paylaşımıyla hakaret suçunda delil yetersizliği ve siyasi eleştiri
Sanığın hakaret suçundan mahkûmiyetine ilişkin hükme yönelik istinaf başvurusu Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedilmiş, karar sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanığın yorumu kendisinin yapmadığını savunması, araştırma raporunda suça konu yoruma ulaşılamaması ve şikâyet dilekçesi ekindeki paylaşımın fotokopi olması karşısında mahkûmiyete yeterli, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığını kabul etmiştir. Kabule göre de paylaşımın muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp siyasi ve ağır eleştiri niteliğinde olduğunu, ayrıca adli sicildeki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı suç tarihinden sonra kesinleştiği hâlde dosyayla uyumlu olmayan gerekçeyle 5271 sayılı Kanun'un 231. maddesinin uygulanmadığını belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 4. CD, E. 2024/3846, K. 2026/4856, T. 09.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Danıştay · 2. Daire12.02.2025
Disiplin işleminde davayı takip eden avukatın vekâlet ücreti
Uyuşmazlık, polis memuruna kasıtlı olarak gerçek dışı rapor düzenleme isnadıyla yürütülen disiplin dosyasının zamanaşımı nedeniyle işlemden kaldırılmasına ilişkin işlemin iptali ve vekâlet ücretine hükmedilmesidir. İdare Mahkemesi, ceza soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığı ve disiplin fiilinin kesin, somut delillerle kanıtlanmadığı gerekçesiyle işlemi iptal etmiş, davacı lehine vekâlet ücreti belirlemiştir. Danıştay İkinci Dairesi, iptal hükmünü onamış; avukatın bozma sonrası dosyaya katkısı bulunmadığını belirterek vekâlet ücretine ilişkin hükmü kaldırıp kararı düzelterek onamıştır.
Danıştay 2. D, E. 2025/583, K. 2025/396, T. 12.02.2025İdare ve Vergi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi07.10.2024
Silahlı terör örgütü üyeliğinde yeterli delil bulunmadığından verilen beraatin onanması
İlk derece mahkemesi sanığı iletişim tespiti, fiziki takip ve tanık beyanına dayanarak silahlı terör örgütüne üye olma suçundan mahkûm etmiş, bölge adliye mahkemesi bu hükmü kaldırarak beraat kararı vermiştir. Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanığın örgüt toplantılarına katıldığını ileri sürerek hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, mahkûmiyete yeterli, her türlü şüpheden arınmış, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği yönündeki kabul ve takdirde hukuka aykırılık görmemiştir. Temyiz istemi esastan reddedilerek hüküm Tebliğname'ye aykırı olarak onanmıştır.
Yargıtay 3. CD, E. 2022/4259, K. 2024/11828, T. 07.10.2024Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 15. Ceza Dairesi27.01.2020
Sahte ruhsat ve ehliyetle kiralık araç satışında nitelikli dolandırıcılık
Kiralanan aracın, katılan adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ve ruhsat kullanılarak noterde verilen vekâletnameyle başkasına satıldığı olayda Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkûm etmiştir. Yargıtay, noterliğin TCK'nın 158/1-d maddesindeki kamu kurumu niteliğinde olmadığını, ancak sanıkların kamu kurumu olan emniyet müdürlüğünün maddi varlığı olan ruhsat ve sürücü belgesini sahte olarak düzenleyip kullanmaları nedeniyle bu bentten hüküm kurulmasının kanuna uygun olduğunu belirterek dört sanık yönünden hükümleri onamıştır. Menfaatin paylaşılmasında görev aldığı ileri sürülen sanık yönünden ise suç tarihinde yürürlükte bulunan CMK'nın 135. maddesi gereğince yargılamaya esas alınamayacak iletişim kayıtları dışında mahkûmiyete yeterli somut ve inandırıcı delil bulunmadığından beraat gerektiği gerekçesiyle hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 15. CD, E. 2017/9805, K. 2020/1000, T. 27.01.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 10. Ceza Dairesi26.11.2019
Uyuşturucu ticaretinde bir sanık yönünden delil yetersizliğiyle bozma, diğerlerinde onama
Uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanıkların mahkûmiyetine karar verilmiş, hükümler temyiz edilmiştir. Yargıtay, sanıkların bir kısmı hakkındaki mahkûmiyet hükümlerini delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı ve suç tipinin doğru belirlendiği gerekçesiyle onamıştır. Bir sanık yönünden ise suç unsuru içeren telefon konuşmasına rastlanmadığını ve diğer sanıkların suçuna iştirak ettiğine ya da ele geçen uyuşturucu maddeyle ilgisi olduğuna dair kuşku sınırlarını aşan kesin ve yeterli delil bulunmadığını belirterek beraat yerine mahkûmiyet kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Karşı oy: onanan sanıklardan birinin telefon konuşmalarının hâkim veya Cumhuriyet savcısı kararı olmadan dinlendiği, bu kayıtların hukuka aykırı delil olduğu ve sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği görüşündedir.
Yargıtay 10. CD, E. 2014/7089, K. 2019/7379, T. 26.11.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi