dava açma süresi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
25 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.04.2026
Yurt dışı borçlanmasında yenilenen başvuru ve makul sürede açılan dava
Davacı, eksik belgeler nedeniyle işlemden kaldırılan yurt dışı borçlanmasının ilk başvuru tarihine göre yapılmasını istemiş; mahkeme bu talebi kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davacının belgeleri tamamladıktan sonra 07.07.2020 tarihli başvurusuyla borçlanma talebini yenilediğini ve bu başvuru sonrasında davanın makul sürede açıldığını belirlemiştir. Yenilenen başvuru değerlendirilerek karar verilmesi gerektiğinden direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/14, K. 2026/232, T. 08.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.04.2026
Yurt dışı borçlanma başvurusunda makul dava süresi ve uygulanacak prim tutarı
Davacı, ıslak imza eksikliği nedeniyle kabul edilmeyen yurt dışı borçlanma başvurusunun ilk başvuru tarihine göre işleme alınmasını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, ret yazısının tebliği kanıtlanmamış olsa da başvuru sonrasında üç aylık bekleme ve üç aylık makul dava süresinin geçirildiğini kabul etmiştir. Davacının istemesi hâlinde dava dilekçesinin yeni borçlanma başvurusu sayılarak dava tarihindeki mevzuat ve prim tutarlarıyla değerlendirilmesi gerektiğinden direnme kararı bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/644, K. 2026/233, T. 08.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Danıştay · 6. Daire23.10.2025
Nazım imar planının iptali davasında dava açma süresi
Uyuşmazlık, 1/5000 ölçekli revizyon nazım imar planının iptali istemiyle açılan davanın süre yönünden reddedilip reddedilemeyeceğine ilişkindir. İdare Mahkemesi davayı esastan reddetmiş, Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Altıncı Dairesi, planın son askı tarihi olan 20/02/2018'den başlayan 60 günlük sürenin 24/04/2018'de sona erdiğini ve 19/06/2018'de açılan davanın geç kaldığını belirterek sonucu itibarıyla kararı onamıştır. Karşı oy: Süre gerekçesiyle esasa ilişkin kararın onanması yerine kararın bozulması gerektiği belirtilmiştir.
Danıştay 6. D, E. 2022/838, K. 2025/5259, T. 23.10.2025İdare ve Vergi - Danıştay · 13. Daire22.06.2023
Doğal kaynak suyunun kiraya verilmesine ilişkin ihalenin iptali istemi
Doğal mineralli su arama ruhsatı sahibi şirket, ruhsat sahasındaki kaynağın on yıllığına kiralanmasına ilişkin ihalenin iptali başvurusunun reddine karşı dava açmıştır. İlk derece mahkemesi, ihale ivedi yargılama usulüne tabi olduğundan ihalenin öğrenilmesinden itibaren 30 gün içinde doğrudan dava açılması gerektiğini, idari başvurunun süreyi durdurmayacağını belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir. Daire, bu ret kararını onamıştır. Karşı oy, başvuru yolu ve özel sürenin davacıya bildirilmemesi nedeniyle genel 60 günlük sürenin uygulanması ve davanın süresinde sayılması gerektiğini savunmuştur.
Danıştay 13. D, E. 2023/1445, K. 2023/3318, T. 22.06.2023İdare ve Vergi - Danıştay · 6. Daire24.05.2023
Stabilize yol teknik altyapı bedelinin iadesi başvurusunda dava süresi
Taşınmaz için ödenen stabilize yol teknik altyapı katılım bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurular reddedilince dava açılmıştır. İlk derece mahkemesi, ödemenin vergi olmadığını ve düzeltme-şikâyet başvurusunun geçmiş dava süresini canlandırmayacağını belirterek davayı süre aşımından reddetmiştir. Daire, iade başvurusunun özünde mülkiyet hakkı ihlalinin giderilmesini isteyen 2577 sayılı Kanun'un 10. maddesi başvurusu olduğunu; ret işlemi tebliğinden itibaren 60 gün içinde açılan davanın süresinde bulunduğunu belirterek bölge mahkemesi kararını bozmuştur.
Danıştay 6. D, E. 2020/11143, K. 2023/5071, T. 24.05.2023İdare ve Vergi - Danıştay · 10. Daire12.04.2022
Kanal kazasında idarenin sorumluluğu ve dava açma süresi
Aracıyla DSİ tarafından yapılan kanala düşerek hayatını kaybeden kişinin yakınları, idarelerden tazminat istemiştir. Bölge İdare Mahkemesi davacıların yakınının yüzde 75, idarelerin yüzde 25 kusurlu olduğunu kabul ederek tazminata hükmetmiştir. Daire, idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl içinde başvuru yapılması gerekirken olaydan iki yılı aşkın süre sonra başvurulduğunu ve idariliğin daha sonra öğrenildiğini gösteren belge bulunmadığını belirterek davanın süre aşımından reddedilmesi gerektiği sonucuna varmış ve kararı bozmuştur. Karşı oy, bölge mahkemesi kararının onanması gerektiğini savunmuştur.
Danıştay 10. D, E. 2021/7277, K. 2022/1998, T. 12.04.2022İdare ve Vergi - Danıştay · 8. Daire04.11.2020
Zorunlu trafik sigortası genel şartlarına ilişkin düzenlemelerin iptali
Davacı, zorunlu trafik sigortası genel şartlarındaki tazminat hesaplama ekleri ile sigortacının mirasçılara rücu etmesine ve ağır kusurlu trafik ihlaline ilişkin düzenlemelerin iptalini istemiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 2015 tarihli ve 2016 değişikliğiyle değiştirilmeyen değer kaybı hesaplama bölümünün bazı bentlerine yönelik iptal kararını, düzenleyici işlemin yayımlanmasından itibaren dava açma süresi geçirildiği ve birlikte dava edilmiş bir uygulama işlemi bulunmadığı için bozmuştur. Danıştay Sekizinci Dairesi bozma üzerine ısrar olanağı olmadığını belirterek yalnız bozulan bu bentler yönünden davayı süre aşımından reddetmiştir. Diğer düzenlemeler hakkındaki önceki ret kısmı temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir.
Danıştay 8. D, E. 2020/4074, K. 2020/4800, T. 04.11.2020İdare ve Vergi - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi15.05.2019
Artış şartı yokken önceki dönemi kapsar şekilde kira tespiti
Davacı, 01.07.2009 başlangıç tarihli sözleşmeyle kiralanan taşınmazda emsalin altında kalan kiranın 01.03.2014 tarihinden itibaren 7.000,00 Türk Lirası olarak tespitini istedi. Mahkeme davayı kısmen kabul ederek kiranın 01.03.2014 tarihinden itibaren aylık brüt 4.500,00 Türk Lirası olarak tespitine karar verdi. Yargıtay, sözleşmede uzayan dönemler için artış hükmü bulunmadığını, dava tarihi 27.02.2014 olduğundan Türk Borçlar Kanunu 345. maddesi uyarınca en erken 01.07.2014 tarihinden tespit istenebileceğini ve önceki dönemi kapsar hükmün hatalı olduğunu kabul etti. Hükmün davalı yararına bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/7997, K. 2019/4565, T. 15.05.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi04.04.2019
Beş yıl dolmadan açılan davada sonraki dönem için tercih sorulması
Davacı, 30.04.2012 tarihli sözlü sözleşmeyle aylık 300,00 Türk Lirası bedelle kiralanan taşınmazda artış şartı bulunmadığını ve üç yıldır artış yapılmadığını belirterek 18.06.2015 tarihinde açtığı davada kiranın 500,00 Türk Lirası olarak tespitiyle 30.04.2015 tarihinde başlayan dönemden geçerli sayılmasını istedi. Davalı 01.01.2011 başlangıç tarihli 5 yıl süreli yazılı sözleşme bulunduğunu savunmuş, mahkeme davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay, dava tarihinde beş yıllık süre dolmadığından 30.04.2015 tarihinden tespit verilemeyeceğini, ancak yargılama sırasında 01.01.2016 döneminin başladığını, bu yüzden davacıdan bir sonraki dönem için tespit isteyip istemediğinin sorulması ve istemesi durumunda hak ve nesafete göre karar verilmesi gerekirken davanın uyarlama davası sayılarak reddedilmesinin hatalı olduğunu kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/6958, K. 2019/3016, T. 04.04.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.10.2018
Artış hükmü bilinmeden tespit kararı verilememesi
Davacı, 01.11.2010 başlangıç tarihli sözleşmeyle kiralanan taşınmazda aylık 300,00 Türk Lirası ödenen kiranın rayiçlere göre düşük olduğunu belirterek aylık kiranın 1.650,00 Türk Lirası olarak tespitini istedi. Davalı 2014 yılı için stopaj bedeli dahil toplam 5.000,00 Türk Lirası ödediğini savunmuş, mahkeme bilirkişi raporuyla 01.11.2014 tarihinden itibaren aylık 1.485,00 Türk Lirası tespitine karar vermiştir. Yargıtay, dosyada sözleşme aslı bulunmadığından artış hükmü olup olmadığının bilinmediğini, aslın temin edilip artış hükmü araştırılması gerektiğini, hüküm yoksa otuz gün önce ihtar tebliğ edilmediğinden 2014 dönemi istenemeyeceğini ve davacıdan sonraki dönem tercihinin sorulması gerektiğini kabul etti. Hükmün davalı yararına bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/4026, K. 2018/10143, T. 17.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi17.05.2018
Artış şartlı sözleşmede sonraki dönem tercihine göre tespit
Davacı, 15 yıldır kiracı olan davalının aylık 1.250,00 Türk Lirası ödediğini belirterek 01.05.2011 tarihinden itibaren aylık kiranın 3.000,00 Türk Lirası olarak tespitini istedi. Mahkeme, iki bozma ilamından sonra iddianın genişletilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Yargıtay, 01.03.1997 başlangıç tarihli sözleşmede artış şartı bulunduğunu, bu yüzden 13.11.2013 tarihinde açılan davayla 01.03.2013 tarihinden tespit istenebileceğini, davacı vekilinin 05.01.2017 tarihli celsede 01.03.2014 tarihinden tespit istemesi karşısında bu tarihten hüküm kurulması gerekirken ret kararı verildiğini kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 3. HD, E. 2017/12034, K. 2018/5409, T. 17.05.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi26.10.2015
Artış hükümlü sözleşmede süresinde açılan davanın esasına girilmesi
Davacı, 01.04.2001 tarihinden beri kiracı olan davalının yıllık 6.000 TL ödediğini, kira başlangıcının 01.04.2011 olduğunun tespitini ve 01.04.2012 tarihinden itibaren yıllık net 10.000 TL tespitini istedi. Mahkeme süresinde açılmadığı, döneminin 2013-2014 olacağı ve yeni malikin bu dönemi istemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verdi. Daire, dar yetkili icra mahkemesi kararının kesin hüküm oluşturmadığını, 01.04.2001 tarihli sözleşme ve protokoldeki yeni mukavele ve cari fiyat hükümlerinin kayıtsız şartsız artışa ilişkin olduğunu, artış öngörülmüşse dönem öncesi ihtar gerekmeyeceğini, 01.04.2012 dönemi için 29.06.2012 tarihinde açılan davanın süresinde olduğunu kabul etti. İşin esasına girilmeden ret hükmü bozuldu.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/12974, K. 2015/8967, T. 26.10.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi15.10.2015
Artış şartsız sözleşmede süresiz davada sonraki dönem tercihi
Davacı, 01.09.2005 başlangıç tarihli 5 yıl süreli sözleşmede yıllık 17.000 Euro kararlaştırıldığını, artırım öngörülmediğini, opsiyonla 01.09.2015 tarihine uzatıldığını, emsallerin yıllık 96.000 TL olduğunu belirterek 01.09.2012 tarihinden itibaren yıllık net 30.000 Euro (68.640 TL) olarak uyarlama ve tespit istedi. Mahkeme bilirkişi bedelinden %5 indirimle 01.09.2012-01.09.2013 dönemi için yıllık 58.140,00 TL tespitine karar verdi. Daire, sözleşmede artış hükmü bulunmadığını, 31.08.2012 tarihinde açılan davayla 01.09.2012-01.09.2013 dönemine tespit verilemeyeceğini, yargılamada yeni dönem başladığından davacıdan 01.09.2013-01.09.2014 dönemi tercihi sorulup sonucuna göre hüküm gerektiğini kabul etti. Hükmün bozulmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/11268, K. 2015/8540, T. 15.10.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi02.04.2015
Sabit bedelli sözleşmede süre bitmeden tespit istenememesi
Davacı, 15/01/2001 başlangıç tarihli 15 yıllık sözleşmenin 3. maddesinde ilk 5 yıl aylık 27.500 USD, sonraki 10 yıl 30.000 USD ve artış yapılmayacağının kararlaştırıldığını belirterek 16/01/2012 tarihinde açtığı davayla 15/01/2011 tarihinden itibaren aylık 100.000 TL tespitini istedi. Mahkeme dönem içinde açılmama nedeniyle süresinde açılmayan davanın reddine karar verdi. Daire, 3. madde hükmünün geçerli ve bağlayıcı olduğunu, süre bitmeden tespit istenemeyeceğini, ret gerekçesi yanlış olsa da sonucun doğru olduğunu ve yeniden yargılamaya yarar bulunmadığını kabul etti. Hükmün değiştirilmiş gerekçeyle düzeltilerek onanmasına karar verildi.
Yargıtay 6. HD, E. 2015/3049, K. 2015/3306, T. 02.04.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi17.11.2014
Kira ilişkisi belirsiz davada öncelikle ilişkinin ispatı
Davacı, aylık 600,00 TL kiranın aylık 700,00 TL olarak tespitini istedi. Davalı, kira ilişkisi bulunmadığını ve bedelin 150,00 TL olduğunu savunmuş, mahkeme 08/07/2013 tarihinden itibaren aylık 600,00 TL tespitine karar vermiştir. Yargıtay, Türk Borçlar Kanunu 344 ve 345. maddelerindeki ilkeleri aktardıktan sonra öncelikle kira ilişkisi uyuşmazlığının giderilmesi gerektiğini, ispat külfeti davacıda olduğundan delillerinin sorulması, başlangıç ve dönem ile son bedel belirlenip endeks ya da hak ve nesafetle hüküm gerektiğini, bunlar belirlenmeden yazılı hükmün hatalı olduğunu kabul etti. Yargıtay, hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/10939, K. 2014/12542, T. 17.11.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi27.10.2014
Artış iradesiyle dönem düzeltilerek hükmün onanması
Dava, kira bedelinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek 01/01/2014 tarihinden hak ve nesafetle takdiren aylık brüt 5.482,50 TL tespitine karar verdi. Yargıtay, 01.01.2011 sözleşmenin 5. maddesindeki belirsiz artış kaydını artış iradesi saydığını, 31.05.2013 davasıyla ihtarsız 01.01.2013 tarihinden artırım istenebileceğini, dönem başlangıcının yanlış yazıldığını ancak yeniden yargılamaya gerek görmediğini kabul etti. Yargıtay, 1. fıkradaki tarih düzeltilerek hükmün onanmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/10617, K. 2014/11594, T. 27.10.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi02.07.2014
Hakimin yanıltmasıyla tasarruf hakkına müdahale edilmesi
Davacı, 01.06.2003 başlangıç tarihli 3 yıllık sözleşmede 04.05.2012 tarihinde tebliğ edilen ihtarla 01.06.2012 tarihinden 1500,00 TL istendiğini belirterek 01.06.2012 tarihinden aylık 1500,00 TL tespitini istedi. Mahkeme, 19.07.2012 dava tarihiyle Türk Borçlar Kanunu 345. maddesindeki 30 günü uygulayıp mehil vermiş, davacı önce 01.06.2012 sonra 01.06.2013 demiş, mahkeme 01.06.2013 tarihinden tespite karar vermiştir. Yargıtay, hakimin kanunu kendiliğinden uyguladığını ve tarafları yanıltamayacağını, artırım dönemi başlangıcının kanun öncesi 01.06.2012 olduğunu, 21/11/1966 gün ve 19/10 sayılı içtihadı birleştirme kararıyla 15 gün önce 04.05.2012 ihtarıyla 01.06.2012 tarihinden tespit hakkı bulunduğunu, ön incelemede yanıltmayla tasarruf hakkına müdahale edildiğini kabul etti. Yargıtay, davacının itirazlarının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/5312, K. 2014/8818, T. 02.07.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi24.06.2014
Süresinde ihtar ve davada ret yerine esasa girilmesi
Davacı, halen 2.000 TL ödenen kiranın 27.09.2011 tarihinden net 6.000 TL tespitini istedi. Mahkeme, davanın reddine karar verdi. Yargıtay, 27.09.2006 başlangıç tarihli 4 yıllık ve aylık 1.100 TL sözleşmenin uyuşmazlık dışı olduğunu, artış şartı bulunmadığını, 23.08.2011 keşide ve 26.08.2011 tebliğ ihtarnameyle 27.09.2011 döneminden istendiğini, 6570 sayılı Kanun 11. maddesindeki 15 gün kuralıyla 13.01.2012 tarihinde dönem içinde süresinde açılan davada esasa girilmesi gerekirken ret kararı verildiğini kabul etti. Yargıtay, hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/6965, K. 2014/8299, T. 24.06.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi20.02.2014
Uyarlama araştırılmadan ve süresinde karşı dava reddedilerek hüküm
Asıl davada kiracı 2012 yılında 2658 TL ödediğini belirterek 1.1.2013 tarihinden 1.000 TL indirilmesini, karşı davada kiraya veren 1.1.2013 tarihinden 5.000 TL tespitini istedi. Mahkeme, asıl davayı kısmen kabul ederek 01.01.2013 tarihinden 1.750 TL tespitine, karşı davayı süresizlikten reddine karar verdi. Yargıtay, 01.05.2009 başlangıç tarihli 32 ay sözleşme ve 6. madde %10 artışın uyuşmazlık dışı olduğunu, asıl talebin uyarlama olduğunu ve Türk Borçlar Kanunu 138. maddesi koşullarının araştırılması gerekirken eksik inceleme yapıldığını, karşı davanın 02.01.2013 tarihinde süresinde açıldığını ve esasa girilmesi gerektiğini kabul etti. Yargıtay, hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2014/1250, K. 2014/1852, T. 20.02.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi27.11.2013
Artış şartsız sözleşmede dönem içi davada sonraki dönem tercihi
Davacı, 15.03.2012 dilekçesiyle 01.03.2012 tarihinden aylık 5.500,00 TL. tespitini talep etti. Mahkeme, davayı kısmen kabul ederek 01.03.2012 döneminden aylık 3.000,00 TL tespitine karar verdi. Yargıtay, 01.10.2004 başlangıç tarihli 7 yıl 6 ay sözleşmede artış şartı bulunmadığını, süresinde ihtar ve dava olmadığını, 15.03.2012 davasıyla 01.03.2012 dönemine tespit verilemeyeceğini, 01.03.2013 dönemi tercihinin sorulması ve sonucuna göre hüküm gerektiğini kabul etti. Yargıtay, davalının itirazının kabulüyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 6. HD, E. 2013/5130, K. 2013/15986, T. 27.11.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.02.2013
Haksız tutuklama tazminatı davasında süre ve temyiz
Haksız tutuklama nedeniyle açılan tazminat davasında, eski 466 sayılı Kanun’un üç aylık süresinin başlangıcı ile ret kararına karşı temyiz hakkı tartışılmıştır. Ceza Genel Kurulu, reddedilen tazminat miktarı temyiz sınırını aştığından davacı ve buna bağlı olarak Hazine vekilinin temyizini kabul etmiş; beraat kararının kesinleştiğinin davacıya tebliğ edildiği veya öğrenildiği kanıtlanmadığı için davanın süresinde olduğunu belirleyerek hükmün esasının incelenmesi için dosyayı 12. Ceza Dairesine göndermiştir. Dört üye, davacının başka dosyada sabıka kaydını öğrenmiş olabileceğinin araştırılması gerektiği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1384, K. 2013/68, T. 26.02.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi14.11.2012
Artış şartlı sözleşmede önceki döneme tespit gerekirliği
Davacı, ¼ hisse oranında malik olduğu mecurun yeni kira döneminden aylık 1.500 TL tespitini istedi; mahkeme 01.01.2013 tarihinden 750 TL tespitine karar verdi. Yargıtay, davalının itirazlarını yerinde görmediğini değerlendirdi. Yargıtay, 01.01.2009 1 yıl sözleşmedeki 6. madde TEFE-TÜFE artışı şartıyla ihtarın önemini yitirdiğini ve 20.04.2011 davasının dönem içinde süresinde açıldığını değerlendirdi ve 01.01.2011 dönemine tespit gerekirken yazılı hükmün hatalı olduğunu kabul etti. Yargıtay, hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 3. HD, E. 2012/18806, K. 2012/23534, T. 14.11.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi03.10.2012
Artış şartsız sözleşmede 15 gün kuralıyla sonraki dönem tercihi
Dava dilekçesinde 01.06.2007-01.06.2011 arası 5 yıllık dönem başları itibarıyla bedellerin tespiti ve mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsili istendi; mahkeme 01.06.2011-01.06.2012 dönemi yıllık 76.500,00 TL tespitine ve diğer taleplerin reddine karar verdi. Yargıtay, sözleşmede artış şartı bulunmadığını değerlendirdi. Yargıtay, 01.06.2011 döneminden 15 gün önce ihtar veya dava bulunmadığından bu döneme tespit verilemeyeceğini, ancak 01.06.2012 dönemi başladığından davacıdan sonraki dönem tercihinin sorulması gerektiğini kabul etti. Yargıtay, yanılgılı değerlendirme nedeniyle hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 3. HD, E. 2012/14322, K. 2012/20528, T. 03.10.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi24.01.2012
Artış iradesiyle dönem içinde açılan davanın reddedilememesi
Davada 01.08.2010 tarihinden yıllık 30.000 TL tespiti istendi; mahkeme dönemin başlamasından sonra açıldığı gerekçesiyle davayı reddetti. Yargıtay, 01.08.2002 1 yıl sözleşmenin özel koşullar 2. maddesindeki artış şartının yenilenen dönemde artış iradesini yansıttığını değerlendirdi. Yargıtay, bu şartla ihtarın önemini yitirdiğini ve 27.08.2010 davasının dönem içinde açıldığını kabul etti. Yargıtay, ret yerine hüküm gerekirken hükmün bozulmasına karar verdi.
Yargıtay 3. HD, E. 2011/18364, K. 2012/1629, T. 24.01.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul