çocuğun üstün yararı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
3 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi04.04.2023
İdrak çağındaki çocuğun soyadı değişikliğinde görüşünün alınması
Bölge adliye mahkemesi, annenin ortak çocuğun soyadını kendi soyadıyla değiştirme talebini üstün yararı kanıtlanmadığı gerekçesiyle reddetmiştir. Yargıtay, velâyet hakkının tek başına soyadı değişikliği için yeterli olmadığını; ancak idrak çağındaki çocuğun bu konudaki görüşü alınarak diğer delillerle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Çocuğun görüşü üstün yarar gerektirirse aksi yönde karar verilebileceğini de vurgulayarak soyadı talebi yönünden kararı bozdu.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/276, K. 2023/1575, T. 04.04.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu23.12.2020
Kuruma yerleştirilen çocukta ana baba rızasının aranmaması kararı
Kurum korumasındaki küçük geçici bakım sözleşmesiyle evlat edinecek aile yanına yerleştirildikten sonra kurum, ana ve babanın rızasının aranmaması kararını istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, yerleştirmeden sonra yapılan istemin evlat edinme işlemleri sırasında karara bağlanması gerektiğini kabul ederek direnme kararını bozdu. Karşı oy: Çocuğun üstün yararı gerektiriyorsa rızanın aranmaması kararının aile yanına yerleştirmeden sonra ve evlat edinme davasından önce de verilebileceği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2017/1926, K. 2020/1057, T. 23.12.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi14.10.2010
Tanıma yoluyla soybağı kurulan çocukta babaya velayet olanağı
Evlilik dışında doğan çocuk, babası tarafından tanınmış; velayet sahibi annesinin ölümü üzerine çocuk velisiz kalmıştı. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, babanın soybağı kurulduğu için velayet talep etme hakkı bulunduğunu belirterek, vasi atanmadan önce davanın babaya bildirilmesini, beyanının alınmasını ve velayet talebi varsa sonucunun beklenmesini istedi. Bu araştırma yapılmadan karar verilmesi nedeniyle hüküm bozuldu.
Yargıtay 2. HD, E. 2010/4292, K. 2010/16873, T. 14.10.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul