ceza muhakemesi
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
37 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Ceza Dairesi02.03.2026
HAGB denetim süresi geçtikten sonra işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanması
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş, denetim süresi içinde yeni bir kasıtlı suç işlendiği iddiasıyla hükmün açıklanmasına ve mahkûmiyetine karar verilmiştir. Yerel mahkeme, denetim süresi içinde suç işlendiği gerekçesiyle hükmü açıklamıştır. Yargıtay, denetim süresi dolduktan sonra işlenen suç nedeniyle hükmün açıklanamayacağını, bu nedenle hükmün açıklanmasının Kanun’a aykırı olduğunu belirtmiştir. Sonuç olarak, kanun yararına bozma talebi kabul edilerek karar bozulmuştur.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/534, K. 2026/1499, T. 02.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu19.02.2013
Suç örgütü kurma davasında mağdurların katılma hakkı
Yağma ve dolandırıcılık mağdurlarının, sanıkların örgüt suçlarından beraat hükümlerine yönelik temyizi, doğrudan zarar görmedikleri gerekçesiyle Özel Dairece reddedilmiştir. Ceza Genel Kurulu, amaç suçlardan doğrudan zarar gören mağdurların örgütün organizasyon gücü ve korkutuculuğu nedeniyle örgüt suçları yönünden de haklı çıkarlarının zedelendiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, temyiz istemini reddeden bent kaldırılarak tüm suçlar hakkında yeniden inceleme için dosya Özel Daireye gönderilmiştir. Sekiz üye itirazın reddi gerektiği yönünde karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1490, K. 2013/59, T. 19.02.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.01.2013
Birden çok kişiyle konut dokunulmazlığını ihlalde uzlaşma
Sanıklar geceleyin birlikte konuta girerek konut dokunulmazlığını ihlalden mahkûm edilmiş; mağdur soruşturmada uzlaşmayı reddetmiş, duruşmada zararı karşılanırsa kabul edebileceğini belirtmiştir. Yerel mahkeme, Türk Ceza Kanunu (TCK) 119’daki birden fazla kişiyle işleme nitelikli hâli nedeniyle suçun uzlaşma kapsamında olmadığına direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 253’te yalnız TCK 116’nın uzlaşma kapsamına alınmasını esas alarak 116 ve 119’un birlikte uygulandığı olayda suçun uzlaşma kapsamında olmadığına ve soruşturmada usulüne uygun teklif reddedildiğinden sonradan uzlaşma yapılamayacağına karar vermiştir. Direnme onanmıştır; dokuz üye nitelikli hâlde de uzlaşma mümkün olduğu görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/1142, K. 2013/17, T. 22.01.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.01.2013
Tedavi ve denetimli serbestlik kararına karşı başvurulacak kanun yolu
Uyuşturucu kullanma suçundan sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri kararı verilmiş; Cumhuriyet savcısı fiilin uyuşturucu ticareti olduğunu ileri sürerek temyiz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 191/2 uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulmadan verilen tedavi ve denetimli serbestlik kararının durma kararı sonuçlarını doğurduğunu ve itiraz yoluna tabi olduğunu kabul etmiştir. Başvurunun temyiz olarak incelenmesi mümkün olmadığından, dosyanın itiraz merciine gönderilmesine karar verilmiştir. Kurul çoğunluğu itiraz merciinin maddi olay ve hukuki nitelendirmeyi incelemesi gerektiğini belirtmiş; sekiz üye incelemenin yalnız şekli olabileceği görüşüyle karşı oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2012/534, K. 2013/15, T. 22.01.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi03.01.2013
Uzun tutuklulukta infaz indiriminden yararlanamama nedeniyle tazminat
Davacı, çocukken başlayan tutukluluğunun yargılamanın uzun sürmesi nedeniyle cezaevinde geçirmesi gerekenden fazla sürdüğünü ve erken tahliyeye yarayan infaz hükümlerinden hükümlü statüsüne geçemediği için yararlanamadığını ileri sürerek tazminat istemiştir. Mahkeme, tutuklu kaldığı sürenin hükmolunan cezayı aşmadığı gerekçesiyle talebi reddetmiştir. Daire, 466 sayılı Kanun ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 141'deki koşul gerçekleşmese de uzun tutukluluğun Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 5/3'teki makul sürede yargılanma ve özgürlük hakkını ihlal edebileceğini; Anayasa ve Sözleşme çerçevesinde tazminat değerlendirmesi yapılması gerektiğini belirtmiştir. Ret kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2012/24083, K. 2013/1, T. 03.01.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 13. Ceza Dairesi02.02.2012
İddianame için şüphelinin ifadesinin alınması ve önemli delillerin toplanması
Kilitli araçtan hırsızlık ve dolandırıcılık soruşturmasında, şüphelinin ifadesi alınmadan ve telefon hattını kullanıp kullanmadığı araştırılmadan iddianame düzenlenmiştir. Daire, şüpheli ifadesinin suçun sübutuna etkili olabilecek önemli bir delil olduğunu, bu delil toplanmadan iddianame düzenlenmesinin Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 174’e aykırı bulunduğunu kabul etmiştir. İddianamenin iadesine itirazın reddi yerinde görülerek kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir.
Yargıtay 13. CD, E. 2011/27923, K. 2012/2008, T. 02.02.2012Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu01.02.2011
Aleyhe bozma sonrası sanığın bozmaya karşı dinlenmesi
Sanıklar kamu sermayeli bir şirketteki görevleri nedeniyle zimmet veya hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçlamalarıyla yargılanmıştır. Ceza Genel Kurulu, mahkûmiyetin sanık aleyhine bozulması üzerine yeniden yargılamada sanığın duruşmada hazır edilerek bozmaya karşı diyeceklerinin sorulmasının zorunlu olduğunu belirtmiştir. Bu işlem yapılmadan verilen direnme hükmü, suç vasfına ilişkin esas uyuşmazlık incelenmeden bozulmuş; sanık B’nin geç yapılan temyiz istemi ise ayrıca reddedilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/244, K. 2011/14, T. 01.02.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.01.2011
Ceza hükmünde delillerle sonucu bağlayan gerekçe bulunması
Haksız mal edinme mahkûmiyetine ilişkin direnme kararında savunma, tanık anlatımları ve bilirkişi raporu sıralanmış; ancak bunların ulaşılan sonuçla bağlantısı açıklanmamıştır. Ceza Genel Kurulu, Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 230 uyarınca hükmün delil değerlendirmesini, kanaati ve sanığa yüklenen fiili anlaşılır biçimde göstermesi gerektiğini belirtmiştir. Yeterli ve geçerli gerekçesi olmayan direnme hükmü, esasa ilişkin diğer temyiz itirazları incelenmeden bozulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2010/192, K. 2011/1, T. 25.01.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu15.07.2010
Bozma sonrası dosyanın temyiz incelemesinde görevli ceza dairesi
Mahkûmiyet hükmü, lehe kanunun yeniden değerlendirilmesi için Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulmuş; bozma sonrası verilen hüküm üzerine Daireler arasında görev uyuşmazlığı çıkmıştır. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, önceki hükmü inceleyip bozan dairenin bozma sonrası verilen hükmü de incelemesi gerektiğini kabul etmiştir. 4. Ceza Dairesinin görevsizlik kararı kaldırılmış ve dosya bu daireye gönderilmiştir.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2010/27, K. 2010/28, T. 15.07.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu07.04.2009
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında kanun yararına bozmanın kapsamı
Ceza Genel Kurulu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı kanun yararına bozma yoluna başvurulabilse de incelemenin bu kararın koşullarıyla sınırlı olduğunu, henüz hukuki varlık kazanmamış mahkûmiyet hükmündeki hukuka aykırılıkların bu yolla denetlenemeyeceğini kabul etmiştir. Bu nedenle Başsavcılık itirazı kabul edilerek Özel Dairenin kararı kaldırılmış ve Adalet Bakanlığının kanun yararına bozma istemi reddedilmiştir; karşı oy, hüküm içeriğindeki aykırılıkların da incelenebileceği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2009/64, K. 2009/83, T. 07.04.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu31.03.2009
Yağma suçunda ispat ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi
Eski eşinin işyerindeki tartışma sırasında para aldığı ileri sürülen sanık hakkında, çelişkili deliller yağma suçunun kuşkuya yer vermeyecek biçimde kanıtlandığını göstermediğinden mahkûmiyet kurulamayacağı kabul edilmiştir. Ceza Genel Kurulu, sabit yaralama eyleminin 765 sayılı Kanun kapsamında kaldığını ve zamanaşımının dolduğunu belirterek direnme hükmünü bozmuş, kamu davasının düşmesine karar vermiştir; karşı oylar yağmanın sabit olduğu kanaatindedir.
Yargıtay CGK, E. 2008/256, K. 2009/79, T. 31.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.03.2009
Zamanaşımı nedeniyle düşme kararının temyiz edilebilirliği
Kaçakçılık suçunda kamu davası zamanaşımı nedeniyle düşürülmüş, verilebilecek para cezasının üst sınırının temyiz kesinlik sınırının altında olduğu ileri sürülmüştür. Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, kanunda kesin sayılan kararların mahkûmiyet ve beraat hükümleriyle sınırlı olduğunu, düşme kararları için kesinlik istisnası öngörülmediğini belirterek Başsavcılık itirazını reddetmiştir; karşı oy düşme kararına da beraat kararındaki sınırın uygulanması gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/38, K. 2009/55, T. 10.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.03.2009
Hapis cezasının hukuka aykırı biçimde para cezasına çevrilmesinde temyiz edilebilirlik
Ceza Genel Kurulu çoğunluğu, hapis cezasının hukuka aykırı biçimde adli para cezasına çevrilmesinin hükmü temyize elverişli hâle getirmeyeceğini ve temyiz edilebilirliğin hükümde öngörülen cezanın niteliği ile miktarına göre belirlenmesi gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, Özel Dairenin bozma kararı kaldırılmış ve sanık müdafiinin temyiz istemi kesinlik nedeniyle reddedilmiştir; karşı oy, açık hukuka aykırılığın temyiz denetimini gerektirdiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2009/43, K. 2009/56, T. 10.03.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.02.2009
Sanık yokken son söz hakkının hazır müdafiye verilmesi
Kasten öldürme davasında sanığın katılmadığı son oturumda savcı beyanını sunduktan sonra hazır bulunan müdafiye son söz verilmeden direnme kararı kurulmuştur. Ceza Genel Kurulu, sanığın duruşmada bulunmadığı hâlde hazır müdafiinin son söz hakkından yararlanması gerektiğini ve bu eksikliğin savunma hakkının mutlak biçimde kısıtlanması olduğunu kabul ederek direnme hükmünü diğer yönleri incelemeden bozmuştur; karşı oy bu hakkın müdafiye tanınmasının zorunlu olmadığını savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2008/172, K. 2009/26, T. 17.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.02.2009
Kesinleşmiş mahkûmiyet için hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet hükmü hakkında sonradan yürürlüğe giren düzenleme uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmış, infaz edilen taksitlerin iadesine de karar verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, bu kurumun lehe kanun niteliği nedeniyle koşulları varsa kesinleşmiş, infaz edilen veya infaz edilmekte olan hükümlere de uyarlama yargılamasıyla uygulanabileceğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, Özel Daire kararını kaldırmış ve dosyayı yeniden inceleme için göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/36, K. 2009/35, T. 17.02.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu14.10.2008
Onaysız fotokopilerin ceza yargılamasında delil olarak kullanılması
Suç örgütü kurma ve örgüte yardım iddiasına ilişkin dosyada iletişim tespiti kararlarının dayanak yazıları ile bazı belge asılları bulunmamış, dosyadaki fotokopiler de onaysız kalmıştır. Ceza Genel Kurulu, kayıtların hukuka uygun elde edilmesini ve belgelerin güvenilirliğini denetlemeye yarayan asıl veya onaylı örnekler getirtilmeden bunlara delil değeri verilemeyeceğini belirterek direnme kararını esasa girmeden bozmuştur; karşı oylar önce mevcut delillerin değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2008/49, K. 2008/219, T. 14.10.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.06.2008
Görevini yapmayan müdafi ve cezaevindeki sanığın duruşmaya katılması
Sanığın talebiyle görevlendirilen müdafi yargılamada görevini açıkça yerine getirmemiş, başka suçtan cezaevinde bulunan sanık ise bozma sonrası duruşmaya katılmak istediğini bildirmesine rağmen hazır edilmeden direnme kararı verilmiştir. Ceza Genel Kurulu, müdafinin yerine yenisinin görevlendirilmesi ve duruşmaya katılmak isteyen sanığın hazır edilerek müdafi huzurunda dinlenmesi gerektiğini belirterek direnme hükmünü savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2008/148, K. 2008/169, T. 10.06.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.06.2008
Çocuk sanık hakkında seçenek yaptırıma çevrilmiş hüküm ve HAGB
Suç tarihinde çocuk olan sanığa verilen kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırıma çevrilmiş, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşulları değerlendirilmemiştir. Ceza Genel Kurulu, suç tarihinde yürürlükte bulunan çocuklara özgü düzenlemede seçenek yaptırımın geri bırakmaya engel olmadığını ve koşulların hâkimce istem aranmaksızın değerlendirilmesi gerektiğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, Özel Dairenin onama kararını kaldırıp yerel mahkeme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2008/149, K. 2008/163, T. 03.06.2008Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu27.11.2007
Suç unsuru yoksa sanığın sorgusu olmadan beraat
Vergi borcu nedeniyle araçları yalnızca trafik siciline kayden haczedilen sanık, araçları idareye teslim etmediği için kamu alacağının tahsiline engel olmakla suçlanmıştır. Ceza Genel Kurulu, 6183 sayılı Kanun’daki suçun oluşması için araçlara fiilî haciz uygulanmış olması gerektiğini ve bu unsurun yokluğunun dosyadan açıkça anlaşıldığını belirterek sanık sorgulanmadan verilen beraate yönelik Başsavcılık itirazını reddetmiştir; karşı oy delillerin değerlendirilmesi için sanığın sorgusunu gerekli görmüştür.
Yargıtay CGK, E. 2007/248, K. 2007/251, T. 27.11.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu09.10.2007
Not değiştirme iddiasında iddianamenin çizdiği yargılama sınırı
Üniversite öğrencilerinin sınav notlarının bilişim sistemi üzerinden değiştirilmesi nedeniyle açılan davada, Özel Daire eylemlerin resmî belgede sahtecilik oluşturabileceği gerekçesiyle ağır ceza mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiştir. Ceza Genel Kurulu, iddianamede yalnız bilişim verilerinin değiştirildiği fiilinin anlatıldığını ve resmî belge sahteciliği isnadı bulunmadığını kabul ederek bu suçtan yargılama yapılamayacağını, asliye ceza mahkemesinin görevli olduğunu belirtmiş; Başsavcılık itirazını kabul edip dosyayı esastan inceleme için göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2007/44, K. 2007/200, T. 09.10.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu17.07.2007
Kanun yararına bozma isteminde bildirilmeyen aykırılıklar
Muhafaza görevini kötüye kullanma mahkûmiyetine ilişkin kanun yararına bozma incelemesinde, Ceza Genel Kurulu kararında istemde ileri sürülmeyen ceza hesaplama hataları da bulunduğunu saptamıştır. Kurul, bu aykırılıklar giderilmeden dosyanın esası hakkında karar verilemeyeceğini belirterek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, Özel Daire kararını kaldırmış ve bildirilmeyen hatalar için ek kanun yararına bozma istemi gerekip gerekmediğinin değerlendirilmesi üzere dosyayı geri göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2007/145, K. 2007/172, T. 17.07.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu12.07.2007
Bozma sonrası temyiz incelemesinde görevli ceza dairesi
İlk derece mahkemesinin hükmünü temyizen inceleyip bozan Yargıtay 4. Ceza Dairesi ile bozma sonrası karara bakması istenen 5. Ceza Dairesi arasında görev uyuşmazlığı çıkmıştır. Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, bozma öncesi hükmü inceleyen dairenin bozma sonrası hükmün temyiz incelemesini de yapması gerektiğini kabul ederek 4. Ceza Dairesinin görevsizlik kararını kaldırmış ve dosyayı bu daireye göndermiştir.
Yargıtay Ceza Daireleri Başkanlar Kurulu, E. 2007/23, K. 2007/23, T. 12.07.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu22.05.2007
Uyuşturucu ticareti ve kenevir yetiştirme davalarının birleştirilmesi
Sanık hakkında uyuşturucu madde ticareti ile uyuşturucu elde etmek amacıyla izinsiz kenevir yetiştirme suçlarından birlikte hüküm kurulmuş, Ceza Genel Kurulunun önündeki uyuşmazlık davaların birleştirilip birleştirilemeyeceği olmuştur. Kurul, 2313 sayılı Kanun’un 27. maddesindeki atıf ile kaçakçılık mevzuatındaki özel yargılama ve birleştirmeme kurallarının sürdüğünü; 2007’de yürürlüğe giren 5607 sayılı Kanun sonrasında da bu iki suçun birlikte görülemeyeceğini kabul etmiştir. Direnme hükmü bozulmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2007/85, K. 2007/109, T. 22.05.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu10.04.2007
Adli tatilde tebliğ edilen ceza kararında temyiz süresinin başlaması
Sanık müdafiine hüküm adli tatil içinde tebliğ edilmiş, temyiz dilekçesi tatil sonrasında verilince Özel Daire istemi süre aşımından reddetmiştir. Ceza Genel Kurulu, adli tatilde görülemeyen işler bakımından bu dönemde süre işlemeyeceğini ve temyiz süresinin tatilin bitiminden başlaması gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, ret kararı kaldırılarak dosya temyiz incelemesi için Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2007/78, K. 2007/85, T. 10.04.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi
Devamı (13 karar)
- Yargıtay CGK, E. 2007/2, K. 2007/63, T. 13.03.2007 — Kısmen kabul edilen haksız tutuklama tazminatında vekâlet ücreti
- Yargıtay CGK, E. 2006/317, K. 2006/319, T. 26.12.2006 — Birden çok suçtan verilen cezaların kesinleşmeden toplanması
- Yargıtay CGK, E. 2006/213, K. 2006/229, T. 07.11.2006 — Uyarlama kararında kanun yolu gösterilmemesi ve temyiz başvurusu
- Yargıtay CGK, E. 2006/227, K. 2006/228, T. 07.11.2006 — Temyiz ilamındaki sanık adının maddi hata olarak düzeltilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2006/172, K. 2006/168, T. 27.06.2006 — Lehe yasa incelemesinden sonra temyiz hakkı
- Yargıtay CGK, E. 2006/173, K. 2006/169, T. 27.06.2006 — Uyarlama sonrası hükmün ayrıca temyiz edilmesi
- Yargıtay CGK, E. 2006/177, K. 2006/173, T. 27.06.2006 — Lehe yasa incelemesinden sonra yeniden temyiz gereği
- Yargıtay CGK, E. 2006/123, K. 2006/127, T. 25.04.2006 — İcra taahhüdünü ihlal kararında kanun yolu
- Yargıtay CGK, E. 2005/162, K. 2005/173, T. 27.12.2005 — Lehe kanun uyarlama kararına karşı kanun yolu
- Yargıtay CGK, E. 2005/144, K. 2005/150, T. 29.11.2005 — Hukuka aykırı konut aramasında elde edilen deliller
- Yargıtay CGK, E. 2005/88, K. 2005/98, T. 20.09.2005 — Haksız tutuklama tazminatında faiz ve vekâlet ücreti
- Yargıtay CGK, E. 2005/61, K. 2005/82, T. 21.06.2005 — Kesin nitelikteki ön ödeme kararının temyizi
- Yargıtay CGK, E. 2005/51, K. 2005/47, T. 10.05.2005 — Belediye encümeni kararında görev uyuşmazlığının kesinleşmesi