boşanma
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
21 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi16.02.2026
Tedbir nafakasının başlangıç tarihinde usuli kazanılmış hak
Karşılıklı boşanma davasında Bölge Adliye Mahkemesi, kadının nafaka istemi üzerine tedbir nafakasını dava tarihinden başlatmıştır. Yargıtay, kadının ilk hükme karşı istinafa başvurmaması nedeniyle erkeğin ilk karar tarihinden önceki dönem için usuli kazanılmış hakkı oluştuğunu ve bu döneme geriye yürütülen tedbir nafakasının hatalı olduğunu belirterek bu yönden bozma, diğer temyiz itirazları yönünden onama kararı vermiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/7554, K. 2026/1702, T. 16.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi04.02.2026
Boşanmada iştirak nafakası ve tazminat miktarları
Karşılıklı boşanma davasında taraflar kusur, nafaka, tazminat ve ziynet alacağı yönlerinden temyize başvurmuştur. Yargıtay, ziynet alacağı tutarının kesinlik sınırının altında kaldığı için erkeğin bu yöndeki temyizini reddetmiş; kadın yararına hükmedilen maddi ve manevi tazminat ile çocuklar için iştirak nafakasını düşük bularak bu bölümleri bozmuş, kalan bölümleri onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/6302, K. 2026/1130, T. 04.02.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.12.2025
Boşanmada kusur belirlemesi, yoksulluk nafakası ve maddi tazminat
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi kadını tamamen kusurlu sayarak erkeğin karşı davasını kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi erkeğe verilen manevi tazminatı kaldırmıştır. Yargıtay, tanık anlatımlarının kadına kusur yüklemeye elverişli olmadığını, ancak boşanma hükmünün kesinleştiğini belirterek kusur belirlemesi ile erkek lehine maddi tazminat ve kadının yoksulluk nafakası yönünden kararı bozmuş, diğer temyiz itirazlarını reddederek kalan kısımları onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/5128, K. 2025/11200, T. 15.12.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi08.04.2025
Karşılıklı boşanmada kusur, tazminat ve iştirak nafakası
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu sayarak boşanmaya karar vermiş, bölge adliye mahkemesi istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay, erkeğin daha ağır kusurlu olduğunu belirleyerek kadının maddi ve manevi tazminat talepleri ile iştirak nafakasının miktarı yönünden kararı bozmuş, kalan temyiz itirazlarını reddederek diğer bölümleri onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/6651, K. 2025/3406, T. 08.04.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi20.02.2025
Temyiz dilekçesinin süresinde olup olmadığı ve ek kararın onanması
Taraflar arasındaki boşanma ve ziynet alacağı davasında, davalı erkek vekilinin temyiz dilekçesinin süreden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı verilmiştir. Yargıtay, temyiz dilekçesinin yasal süresi geçirildikten sonra verildiğini ve ek kararın ilgili kanun hükümlerine uygun olduğunu kabul etmiştir. Bu nedenle temyiz isteminin reddi ile ek kararın onanmasına karar verilmiştir. Karşı oy: Elektronik tebligatta sürenin hesaplanmasına ilişkin farklı görüş belirtilmiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/1058, K. 2025/1781, T. 20.02.2025Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi23.10.2024
Boşanma sonrası manevi tazminat ve iştirak nafakası
Karşılıklı boşanma davalarında önceki bozma, kadın lehine manevi tazminat ile ortak çocuk için iştirak nafakasının artırılmasını gerektirmiş; mahkeme bozma doğrultusunda yeni miktarlara hükmetmiştir. Yargıtay, bozma ilamına uygun karar verildiğini belirterek tarafların temyiz itirazlarını reddedip kararı onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2024/8251, K. 2024/7760, T. 23.10.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi05.06.2024
Gerekçeli kararın elektronik tebligatla tebliği ve istinafın süreden reddi
Boşanma davasında davalı kadın gerekçeli kararı istinaf etmiş, ilk derece mahkemesi 26.03.2023 tarihinde usulüne uygun tebliğ edilen karara karşı istinaf dilekçesinin iki haftalık süre geçtikten sonra 17.04.2023 tarihinde verildiği gerekçesiyle ek kararla başvuruyu süreden reddetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davalının elektronik tebligat adresi bulunduğunu, önceki tebligatların bu yolla yapıldığını ve itiraz edilmediğini belirterek ek karara yönelik istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, davalının gerekçeli kararın UETS ile tebliğ edildiği ve bildirim yapılmadığı yönündeki temyiz nedenlerini ayrıca gerekçe açıklamadan bozmayı gerektirecek nitelikte görmemiş ve bölge adliye mahkemesi kararını onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/7556, K. 2024/4282, T. 05.06.2024Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi07.06.2023
Yurt dışındaki davalıya tebligat itirazı içeren boşanma kararının onanması
Davacı kadın, davalı erkeğin 15.07.2016 tarihinde yurt dışına gidip dönmediğini ve başka bir kadınla evlendiğini ileri sürerek boşanma, velâyet, nafaka ve tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kabul ederek tarafların 4721 sayılı Kanun'un 166. maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanmalarına, nafaka ile 25.000,00 TL maddî ve 25.000,00 TL manevî tazminata hükmetmiştir. Bölge adliye mahkemesi, davalının Almanya adresine 7201 sayılı Kanun'un 25/a maddesi uyarınca usulünce tebligat yapıldığı ve davalının vekil aracılığıyla savunma yaptığı gerekçesiyle istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Daire, kararın usul ve kanuna uygun olduğunu, davalı erkek vekilinin temyiz nedenlerinin bozmayı gerektirecek nitelikte olmadığını belirterek bölge adliye mahkemesi kararını 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2023/30, K. 2023/3050, T. 07.06.2023Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi15.04.2021
Affedilen kusur vakıaları ve boşanma davasında ağır kusur
Karşılıklı boşanma davalarında ilk derece mahkemesi tarafların boşanmasına karar vermiş, bölge adliye mahkemesi tarafları eşit kusurlu sayarak hükmü kısmen değiştirmiştir. Yargıtay, tarafların yeniden bir araya gelmesinden önceki vakıaların karşılıklı olarak affedildiğini veya hoşgörüldüğünü, başka kadınla mesajlaşma iddiasının kanıtlanmadığını; buna karşılık erkeğin bağımsız konut sağlamadığını belirledi. Evlilik birliğinin sarsılmasına erkeğin davranışları neden olduğundan erkeğin boşanma davasının reddi gerekirken kabulüne karar verilmesini bozdu.
Yargıtay 2. HD, E. 2021/1295, K. 2021/3152, T. 15.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi09.03.2021
Temyiz dilekçesinin bilinen son adres yerine mernis adresine tebliği nedeniyle iade
Boşanma davasında bölge adliye mahkemesi kararını temyiz eden davacı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş; Daire, HMK'nın 336/3. ve 337/1. maddeleri uyarınca talebi değerlendirerek kadının kanun yolu giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatiyle adli yardım talebinin kabulü gerektiğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı ve temyiz dilekçesinin davalıya, önceki tebligatların yapıldığı bilinen son adresi yerine doğrudan mernis şerhli adrese Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiğini saptamıştır. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca bilinen son adrese tebligat yapılamadığı görülmeden adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek usulüne uygun tebliğ ve temyiz süresinin beklenmesi için dosyanın bölge adliye mahkemesine iadesine karar vermiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2021/931, K. 2021/2069, T. 09.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.03.2021
Boşanmanın eki taleplerinde bozma sonrası vekâlet ücretinin yeniden belirlenmesi
Karşılıklı boşanma davalarında Hukuk Genel Kurulu (HGK), ilk derece mahkemesinin tarafların haklılık durumuna göre hükmettiği vekâlet ücretlerinin boşanma hükmü kesinleşince kesinleştiğini belirtti. Yargıtay bozmasından sonra bölge adliye mahkemesi, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 373/3 uyarınca temyiz bozmasına uyup maddi tazminat miktarını yeniden karara bağlamak için duruşma yapmıştı. Bu işlem istinaf incelemesi değil, alt derece hüküm mahkemesi sıfatıyla bozmaya uyma yargılamasıdır; bu nedenle istinaf duruşması ücreti doğmaz. Boşanmanın eki talepler hakkındaki bu yargılamada yeniden vekâlet ücreti belirlenmesini gerektiren bir neden bulunmadığından direnme kararı onandı.
Yargıtay HGK, E. 2021/96, K. 2021/205, T. 04.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi24.06.2020
Bozma kapsamı dışında kesinleşen bölümlerde yeniden hüküm kurulmasının düzeltilmesi
Boşanma kararının önceki bozma kapsamı yalnızca kadın lehine hükmedilen tazminat miktarlarıyla sınırlıydı. İlk derece mahkemesi bozma sonrasında kesinleşmiş bölümlerde yeniden hüküm kurdu; Yargıtay bunun temyiz ve bozma sınırlarını aştığını belirtti. Yeniden yargılama gerekmeyen bu usul hatasını hüküm fıkrasını düzelterek onadı.
Yargıtay 2. HD, E. 2020/2310, K. 2020/3287, T. 24.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.06.2020
Boşanmada kusur, maddi tazminat ve yoksulluk nafakası
Tarafların boşanmasına ve eşit kusurlu olduklarına karar verilmiş, kadının maddi tazminat talebi reddedilmiş ve lehine düşük miktarda yoksulluk nafakası belirlenmiştir. Hukuk Genel Kurulu, erkeğin aşırı kıskanç davranarak eşine baskı yaptığını, kadına yüklenen diğer vakıaların soyut ve delilsiz kaldığını, kadının kusurunun kanıtlanmadığını kabul etti. Bu kusur belirlemesine bağlı olarak maddi tazminat koşullarının değerlendirilmesi ve sosyal-ekonomik durum ile hakkaniyete göre daha uygun nafaka belirlenmesi gerektiğinden direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2017/2295, K. 2020/436, T. 17.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi26.12.2019
Boşanmada erkeğin ağır kusuru, tazminat ve yoksulluk nafakası
İlk derece mahkemesi tarafları eşit kusurlu saymış, Bölge Adliye Mahkemesi de kadının tazminat talebinin reddini ve yoksulluk nafakasını kaldırmıştır. Daire, erkeğin eşinin bekâretine ilişkin söylenti çıkarıp onu evden göndermesinin kusur ağırlığını artırdığını; bu olaylarda kadın ağır ya da eşit kusurlu olmadığından kişilik haklarının zedelendiğini ve erkeğin maddi desteğini kaybettiğini belirtti. Kadın yararına uygun maddi ve manevi tazminat ile yoksulluk nafakası değerlendirilmesi gerektiğinden karar bu yönlerden bozuldu; diğer temyiz itirazları onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2019/6118, K. 2019/12831, T. 26.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi06.03.2019
İstinaf sınırlarının aşılması ile nafaka ve tazminat miktarları
Daire, bölge adliye mahkemesinin reddedilen istinaf başvuruları hakkında esastan retle yetinmesi gerekirken boşanma, velayet ve nafakalar yönünden yeniden hüküm kurmasını bozma nedeni saymıştır. Ayrıca kadın eşin eşit veya ağır kusurlu olmadığı ve boşanmayla yoksulluğa düşeceği için yoksulluk nafakası alması; ekonomik durum ve hakkaniyete göre çocuklar lehine iştirak nafakalarının ve kadın lehine maddi-manevi tazminatın artırılması gerektiğini belirtmiştir. Bu nedenlerle bazı temyiz itirazları kabul edilerek hüküm kısmen bozulmuş, kalan bölümler onanmıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/3677, K. 2019/2197, T. 06.03.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi31.10.2018
Ziynet talebi boşanmanın ferisi değildir; mal rejimi boşanma kesinleşince incelenir
Kadın boşanmayla birlikte ziynet eşyalarının iadesi ve katılma alacağı da istemiş; ilk derece mahkemesi boşanma davasını reddedince bu talepleri de feri oldukları gerekçesiyle reddetmiştir. Daire, ziynet alacağının boşanmadan bağımsız olduğunu ve adli yardım kararı nedeniyle esasının incelenmesi gerektiğini belirtti. Katılma alacağı için ise boşanma hükmü kesinleşmeden mal rejimi sona ermeyeceğinden talep ayrılmalı, boşanma sonucunun kesinleşmesi beklenip sonrasında karar verilmelidir. Hüküm bu iki bölüm yönünden bozuldu, diğer bölümler onandı.
Yargıtay 2. HD, E. 2017/217, K. 2018/12153, T. 31.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu20.04.2016
Cevap dilekçesi vermeyen davalının süresinden sonra delil sunması
Boşanma ve fer'ileri davasında davalı cevap dilekçesi vermemiş, ön incelemeden sonra delil sunmak için süre istemiştir. Hukuk Genel Kurulu, cevap dilekçesi ve delillerin süresinde sunulması gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 145'teki istisnaların bulunmadığını ve delil bildirme süresi geçirildikten sonra ek süre verilemeyeceğini kabul ederek direnme kararını yerinde bulmuştur. Esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 2. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oylar, velayet ve hukuki dinlenilme hakkı bakımından davalının delil sunabilmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2014/695, K. 2016/522, T. 20.04.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.12.2015
Boşanma için evlilik birliğinin temelinden sarsıldığının ispatı
Davacı, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını ileri sürerek boşanma istemiş, mahkeme tanık anlatımlarına dayanıp davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu, tanıkların bir bölümünün temelinden sarsılmayı göstermediğini, kalan anlatımların da sebebi açıklanmayan ve inandırıcı olmayan beyanlar olduğunu belirterek boşanma koşullarının kanıtlanmadığı sonucuna varmış ve direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, yerel mahkemenin boşanma kararının onanması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay HGK, E. 2014/594, K. 2015/2795, T. 04.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.02.2012
Temyiz dilekçesinin feragat sayılması için açık irade aranması
Hukuk Genel Kurulu (HGK), davacının boşanma kararındaki kusur gerekçesini ve buna bağlı sonuçları eleştiren temyiz dilekçesinin davadan feragat anlamına gelmediğini kabul etti. Dilekçede açık, kesin ve koşulsuz feragat iradesi bulunmadığı gibi davacının kusur gerekçesini temyiz etmekte hukuki yararı da vardı. Direnme uygun bulundu ve dosya tarafların esas temyiz itirazlarının incelenmesi için 2. Hukuk Dairesine gönderildi.
Yargıtay HGK, E. 2011/733, K. 2012/87, T. 22.02.2012Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu04.11.2009
Haklı nedenle evi terk eden eşin dönüş ihtarına uymaması
Davacı koca, daha önceki nafaka davasında evden ayrılmakta haklı bulunan eşinin dönüş ihtarına uymaması üzerine terk nedeniyle boşanma istemiş; yerel mahkeme ihtarın samimi olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Hukuk Genel Kurulu, ihtarın şekil ve süre koşullarına uygun olduğunu ve eşin ayrılmasına yol açan olaylardan sonra iki yılı aşkın zaman geçtiğini belirterek, haklı nedenle evi terk etmiş olmanın usulüne uygun davete rağmen dönmemeyi süresiz olarak haklı kılmayacağını kabul etmiştir. Direnme kararı değişik gerekçeyle onanmıştır. Karşı oy, önceki şiddet ve kovma olaylarının dönüşü hâlâ haklı kıldığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2009/402, K. 2009/484, T. 04.11.2009Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.01.2006
Muhtara yapılan tebligat ve temyiz süresinin başlangıcı
Muhatabın adreste geçici olarak bulunmama nedeni komşudan sorulup tebliğ belgesine yazılmış, ihbar kâğıdı kapıya yapıştırılmış ve muhtara teslim işlemleri tamamlanmıştır. Tebligat Kanunu’nun 21. maddesine göre tebliğ tarihi ihbar kâğıdının kapıya yapıştırıldığı gündür; bu tarihten başlayan 15 günlük temyiz süresi geçirildiğinden başvuru reddedilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2005/772, K. 2006/17, T. 25.01.2006Özel Hukuk ve Medeni Usul