bilinen son adres
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
5 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi03.03.2026
Usulsüz ilk tebligata dayanılarak Tebligat Kanunu 21/2 uyarınca ödeme emri tebliği
Borçlu, ilamsız icra takibinde bilinen adrese çıkarılan ilk tebligatın usulsüz olduğunu, buna dayanarak Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre yapılan ödeme emri tebliğinin de usule aykırı olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin 14.01.2024 olarak düzeltilmesini ve hacizlerin kaldırılmasını istemiştir. İlk derece mahkemesi şikâyeti kabul etmiş, bölge adliye mahkemesi ise alacaklının istinaf başvurusunu kabul ederek şikâyeti reddetmiştir. Yargıtay, bilinen adrese çıkarılan ilk tebligatın muhatabın tanınmadığını bildiren komşunun ismi alınmadan iade edildiğini, bu nedenle 7201 sayılı Kanun'un 21/1. maddesi ile Yönetmeliğin 30. maddesine aykırı ve usulsüz olduğunu, 21/2. madde uygulamasının ön şartı usulüne uygun ilk tebligatın bila tebliğ iadesi olduğundan bu tebligata dayanılamayacağını kabul etmiştir. Bölge adliye mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddedilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2025/9078, K. 2026/1465, T. 03.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi30.12.2025
Gerekçeli kararın usulsüz tebliği nedeniyle dosyanın mahkemesine gönderilmesi
Hırsızlık suçundan verilen hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin bölge adliye mahkemesi kararı sanıklar tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay ön incelemede, 7201 sayılı Kanun'un 10/2. maddesindeki iki aşamalı yöntem gereği önce bilinen en son adrese 21/1. maddeye göre tebligat çıkarılması, bila tebliğ dönmesi hâlinde adres kayıt sistemindeki adrese 21/2. madde uyarınca şerh düşülerek tebligat yapılması gerektiğini, katılanın yokluğunda verilen kararın doğrudan 21/2. madde gereğince tebliğinin usule aykırı olduğunu saptamıştır. Yokluğunda mahkûmiyet hükmü kurulan bir sanığa da kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğini belirterek gerekçeli kararın katılana ve bu sanığa usulüne uygun tebliği ve ek tebliğname düzenlenmesi için dosyanın geri gönderilmek kaydıyla mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar vermiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2023/23140, K. 2025/24671, T. 30.12.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi09.03.2021
Temyiz dilekçesinin bilinen son adres yerine mernis adresine tebliği nedeniyle iade
Boşanma davasında bölge adliye mahkemesi kararını temyiz eden davacı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuş; Daire, HMK'nın 336/3. ve 337/1. maddeleri uyarınca talebi değerlendirerek kadının kanun yolu giderlerini ödeme gücünden yoksun olduğu kanaatiyle adli yardım talebinin kabulü gerektiğini belirtmiştir. Bölge adliye mahkemesi kararı ve temyiz dilekçesinin davalıya, önceki tebligatların yapıldığı bilinen son adresi yerine doğrudan mernis şerhli adrese Tebligat Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca tebliğ edildiğini saptamıştır. Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca bilinen son adrese tebligat yapılamadığı görülmeden adres kayıt sistemindeki adrese yapılan tebligatın usulsüz olduğunu kabul ederek usulüne uygun tebliğ ve temyiz süresinin beklenmesi için dosyanın bölge adliye mahkemesine iadesine karar vermiştir.
Yargıtay 2. HD, E. 2021/931, K. 2021/2069, T. 09.03.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi15.06.2020
Bilinen adrese usulüne uygun tebligat çıkarılmadan mernis adresine tebligat yapılması
Borçlu, genel haciz yoluyla takipte bilinen adrese çıkarılan ödeme emrinin adres yetersizliğiyle iade edilmesi üzerine mernis adresine TK'nın 21/2. maddesine göre yapılan tebligatın usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin düzeltilmesini istemiş; icra mahkemesi şikâyeti reddetmiş, bölge adliye mahkemesi gerekçe değiştirerek istinaf talebini esastan reddetmiştir. Yargıtay, Tebligat Kanunu'nun 10. maddesine göre tebligatın öncelikle bilinen en son adrese yapılması gerektiğini, takip talebinde bildirilen adres açıkça yazılmadan çıkarılan ve adres yetersizliği nedeniyle tebliğ edilemeyen tebligatla bu kuralın yerine getirilmiş sayılamayacağını kabul etmiştir. Alacaklı, borçlunun takibi daha önce öğrendiğini yazılı delille ispatlayamadığından Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi uyarınca tebliğ tarihinin borçlunun bildirdiği öğrenme tarihine göre düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle bölge adliye mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2019/10278, K. 2020/4652, T. 15.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 19. Hukuk Dairesi29.01.2020
Bilinen son adrese tebligat bozmasından sonra kefilin itirazın iptali davası
Kredi borcuna kefil olan davacı, alacaklı bankaya yaptığı ödeme nedeniyle asıl borçlu davalı şirket aleyhine başlattığı takibe yapılan itirazın iptalini ve icra inkâr tazminatını istemiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi önceki bozma ilamında, genel kredi sözleşmesindeki davalı adresinin Tebligat Kanunu'nun 10. maddesi uyarınca bilinen son adres kabul edilerek dava dilekçesinin buraya tebliğ edilmesi gerektiğini, usulsüz tebligatla esasa girilmesinin HMK'nın 27. maddesindeki hukuki dinlenilme hakkına aykırı olduğunu belirtmiştir. Bozmaya uyan mahkeme, davacının kefil olarak borca mahsuben 164.000,00 TL ödediğini ve 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 496. maddesine göre alacaklının haklarına halef olduğunu kabul ederek davayı kabul etmiştir. Daire, ayrıca gerekçe göstermeden delillerin takdirinde isabetsizlik bulunmadığını belirterek hükmü onamıştır.
Yargıtay 19. HD, E. 2018/3400, K. 2020/142, T. 29.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul