belirsiz alacak davası
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
25 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 2. Hukuk Dairesi01.04.2026
Katılma alacağı davasının belirsiz alacak davası sayılması
Katılma alacağı davasında Bölge Adliye Mahkemesi, davayı kısmi dava kabul ederek fazlaya ilişkin talebin reddi ibaresini hükümden çıkarmıştır. Yargıtay, dava dilekçesinde gerçek değere göre artırılmak üzere fazlaya ilişkin haklar saklı tutulduğundan davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğunu ve kısmi dava olarak nitelendirilmesinin yanlış olduğunu belirtmiş; yeniden yargılama gerekmediği için kararı gerekçesini düzelterek onamıştır.
Yargıtay 2. HD, E. 2025/3076, K. 2026/3486, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi31.05.2022
Muvazaaya dayalı ilave tediye alacağında belirsiz alacak davası ve zamanaşımı def'i
Alt işveren işçisi olarak çalışan davacı, davalı ile alt işverenler arasındaki ilişkinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek ücret farkı, ikramiye, ilave tediye, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını istemiştir. İlk Derece Mahkemesi, önceki bozmaya uyarak muvazaayı kabul etmiş, ilave tediye alacağını davacının fiilen aldığı ücret üzerinden hesaplamış ve ıslaha karşı zamanaşımı def'i nedeniyle dava dilekçesindeki miktarla sınırlı hüküm altına alarak davayı kısmen kabul etmiştir. Daire, davalının bütün temyiz itirazlarını reddetmiş ve muvazaa tespitini yerinde bulmuştur. Daire, davacının ilave tediye alacağının davalının kadrolu emsal işçisinin ücretine göre hesaplanmasını istediğini belirterek, muvazaa kabulünün bir sonucu olarak hesaplanan bu alacağın belirli veya belirlenebilir nitelikte olmadığını, belirsiz alacak davasında dava tarihinde alacağın tamamı için zamanaşımının kesildiğini ve talep artırımına karşı zamanaşımı def'inin sonuca etkisi olmadığını kabul etmiştir. Davanın kısmi dava olarak nitelendirilip zamanaşımı def'ine değer verilmesi hatalı bulunarak hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/5909, K. 2022/6892, T. 31.05.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi19.04.2022
İş kazası tazminatında belirsiz alacak ve talep artırımı
İş kazasında sürekli iş göremez kalan işçinin maddi tazminat talebi, uzman hesabı ve yargılama delilleriyle belirleneceğinden dava tarihinde miktarın tam belirlenmesi beklenemez. Yargıtay, davanın Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 107 kapsamında belirsiz alacak davası olarak ele alınması gerektiğini; miktar belirlenince yapılan artırımın ıslah değil talep artırımı olduğunu ve zamanaşımının tüm alacak bakımından dava tarihinde kesildiğini belirtti. Bölge adliye mahkemesinin, artırılan tutar yönünden zamanaşımı itirazını kabul ederek tazminatı reddetmesini hukuka aykırı bulup kararını bozdu.
Yargıtay 10. HD, E. 2021/3834, K. 2022/5880, T. 19.04.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.02.2022
Yıllık izin ücretinin belirsiz alacak davasına konu edilmesi ve hizmet süresi çelişkisi
Yurt dışında asıl ve alt işveren ilişkisi bulunan davalılar bünyesinde çalıştığını ileri süren davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiş; İlk Derece Mahkemesi asıl davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, davacının çalışma süresini, son ücretini ve izin süresini belirleyebilecek durumda olduğundan yıllık izin ücretinin dava tarihinde belirlenebilir nitelikte olduğunu, ıslahla dava türünün değiştirilemeyeceğini ve bu alacak için belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Yargıtay ayrıca çalışma belgesinde işe başlama 02/02/2011 olarak gösterilmişken davacının 01/02/2012'de yurt dışına çıktığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna girişinin 30/01/2012'de yapıldığı çelişkisi giderilerek hizmet süresinin belirlenmesi ve bu sürenin tamamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında çalışılıp çalışılmadığı tespit edilerek temyiz eden davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/829, K. 2022/1542, T. 09.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu24.06.2021
Hakem heyeti sınırında değerle açılan belirsiz alacak davasında dava şartı yokluğu
Davacı tüketici, konut kredisi nedeniyle bankanın kestiği dosya masrafı, ekspertiz ücreti ve komisyonun iadesi için 100 TL üzerinden belirsiz alacak davası açmış; Mahkeme, dava değerinin tüketici hakem heyetinin zorunlu başvuru sınırında kaldığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiş ve kapatılan 13. Hukuk Dairesinin bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, davalının katılma yoluyla temyizini süre aşımı nedeniyle reddetmiş; 6502 sayılı Kanun'un 68. maddesindeki zorunlu başvurunun emredici olduğunu ve belirsiz alacak davasında gösterilen asgari miktar görev sınırı içindeyse önce tüketici hakem heyetine başvurulması gerektiğini kabul etmiştir. Tüketici hakem heyeti mahkeme niteliğinde olmadığından davanın görevsizlik değil dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, bu yanılgı dışında direnme kararının sonucu itibarıyla yerinde olduğunu belirterek kararı değişik gerekçeyle onamıştır. Karşı oy: görevin dilekçedeki asgari değere göre değil, tahkikatla belirlenecek uyuşmazlık değerine göre belirlenmesi gerektiği görüşüyle bozma yönünde oy kullanılmıştır.
Yargıtay HGK, E. 2017/2234, K. 2021/830, T. 24.06.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi17.05.2021
Kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilememesi
Davacı, işe iade kararının kesinleşmesine rağmen işe başlatılmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti, kıdem ve ihbar tazminatı ile diğer işçilik alacaklarını belirsiz alacak davası olarak istemiş; ilk derece mahkemesi davayı kısmen kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davalının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Yargıtay, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine göre alacağın belirlenebilir olduğu hâllerde belirsiz alacak davası açılamayacağını, davacının çalışma süresi, son ücreti, sosyal menfaatleri ve izin sürelerini belirleyebilecek durumda olduğundan kıdem, ihbar ve yıllık ücretli izin alacaklarına ilişkin taleplerin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Kabule göre de yedi yılı aşan sürede hiç izin kullanılmadığı iddiası hayatın olağan akışına aykırı olduğundan hâkimin davayı aydınlatma ödevi çerçevesinde davacının beyanı alınmadan karar verilmesini hatalı bularak Bölge Adliye Mahkemesi kararını kaldırmış ve ilk derece mahkemesi kararını bozmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2021/4831, K. 2021/9009, T. 17.05.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.11.2020
Belirsiz alacak olarak açılan sigorta tazminatı davasının kısmi dava sayılması
Eczane hırsızlığı nedeniyle sigortacıdan tazminat isteyen davacı, alacağının bilirkişi incelemesiyle belirleneceğini ileri sürerek belirsiz alacak davası açmıştır. Yerel mahkeme davayı hukuki yarar yokluğundan usulden reddetmiş, Hukuk Genel Kurulu ise talep edilen miktarın bir kısmının dava edildiğinin dilekçeden anlaşılması ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 109. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükten kaldırılmış olması karşısında davanın kısmi dava olarak görülüp sonuçlandırılması gerektiğini kabul etti. Direnme kararını bozdu.
Yargıtay HGK, E. 2019/853, K. 2020/907, T. 17.11.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi14.09.2020
Kıdem tazminatının belirsiz alacak davasına konu edilmesi ve hukuki yarar
Davacı; kıdem tazminatı, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarını belirsiz alacak davası olarak talep etmiş, iş mahkemesinin kararını davalılar vekili temyiz etmiştir. Daire, 6100 sayılı Kanun'un 107. maddesine dayanarak davanın açıldığı tarihte miktarı belirlenebilir olan alacak için belirsiz alacak davası açılamayacağını, bu durumda dava şartı yokluğundan davanın usulden reddi gerektiğini ve hukuki yarar eksikliğinin tamamlanabilir dava şartı olmadığını kabul etmiş; kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti ve ücret alacaklarının kural olarak belirsiz alacak davasına konu edilemeyeceğini belirtmiştir. Somut olayda kıdem tazminatının belirlenebilir olduğunu, ancak Dairenin önceki kararlarında hukuki yarar yokluğundan ret kararı verilmediği için bu uygulamaya güvenilerek açılan davada bu hususu bozma nedeni yapmadığını ve ilkelerin ilk kararın yayımından sonra açılan davalarda uygulanacağını açıklamıştır. Temyiz itirazları reddedilerek hüküm onanmıştır.
Yargıtay 9. HD, E. 2016/26476, K. 2020/7547, T. 14.09.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi21.01.2020
Belirsiz alacakta hukuki yarar yokluğu, ek süre ve zamanaşımı
İşçinin toplu iş sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle usulden reddedilmiş ve kesinleşmişti. Yargıtay, bu ret sonrasında 60 günlük ek süreden yararlanılabileceğini kabul etmekle birlikte sürenin onama kararının tebliğinden değil onama tarihinden başlayacağını belirtti. Yeni dava bu süre geçtikten sonra açıldığından ücret, ikramiye ve sosyal hak alacakları zamanaşımına uğramıştı; zamanaşımı itirazı değerlendirilmeden kabul kararı verilmesi bozmayı gerektirdi.
Yargıtay 22. HD, E. 2016/27790, K. 2020/825, T. 21.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu19.12.2019
İşe başlatılmayan işçinin tazminat ve alacaklarının belirsiz alacak sayılması
İşe iade kararı sonrası işe başlatılmayan davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı, işe başlatmama tazminatı, boşta geçen süre ücreti ve diğer işçilik alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; Mahkemenin kısmen kabul kararını Özel Daire, fazla çalışma ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti dışındaki taleplerin belirsiz alacak davasına konu olamayacağı gerekçesiyle bozmuş, Mahkeme direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, HMK'nın 107. maddesi kapsamında belgeye bağlama görev ve yetkisinin işverende olduğunu, işçilik alacaklarının belirli olup olmadığının somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir. İki yılı aşkın süre iş yerinden ayrı kalan davacının bu dönemde yapılan ücret artışlarını ve sağlanan sosyal hakları bilmesinin mümkün olmadığını, hesaba esas ücret belirsiz olduğundan alacakların belirsiz olduğunu kabul ederek direnmeyi yerinde bulmuştur. Davalının esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2019/166, K. 2019/1414, T. 19.12.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi24.10.2019
Usulden reddedilen davadan sonra zamanaşımı ek süresi
Belirsiz alacak davası olarak açılamadığı için hukuki yarar yokluğundan reddedilen davanın ardından, Türk Borçlar Kanunu’nun 158. maddesindeki 60 günlük ek sürede açılan yeni davada zamanaşımı ilk dava tarihi esas alınarak değerlendirilmelidir. İlk davada talep edilen miktar bakımından süre o tarihte, talep artırımındaki fazlalık bakımından ise artırım tarihinde kesilir. Toplu iş sözleşmesi fark ücretlerine işletme kredilerine uygulanan en yüksek faiz uygulanması gerekir; bu yönler gözetilmediğinden ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları kaldırılarak bozulmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2019/7815, K. 2019/19996, T. 24.10.2019Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu02.10.2018
Belirsiz alacak davasında artırılan işçilik alacaklarına faiz başlangıcı
Davacı, fazla çalışma, hafta tatili ve genel tatil alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; mahkeme artırılan kısma faiz yürütmemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, dava dilekçesinde temerrüt faizi istendiğinden alacak miktarının sonradan artırılması için bu talebin yeniden yazılmasının gerekmediğini kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, cüzi başlangıç talebi nedeniyle davanın kısmi eda ve külli tespit niteliğinde olduğunu, artırılan kısma faiz verilemeyeceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1070, K. 2018/1392, T. 02.10.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.09.2018
İşçilik alacaklarının belirsiz alacak davasına konu edilmesi
Kurul, işçinin ücret eki belgelerini düzenleme ve elinde tutma yükümlülüğünün işverende olduğunu; değişken prim ile yemek ve servis yardımlarının giydirilmiş ücret hesabını etkilediğini belirtmiştir. Bu veriler işçiye verilmediğinden, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağının dava açılırken tam ve kesin belirlenmesi beklenemez; bu somut olayda belirsiz alacak davası açılabilir. Direnme uygun bulunmuş, dosya esas temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2015/856, K. 2018/1350, T. 25.09.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu09.05.2018
Belirsiz alacak davasında kıdem ve ihbar tazminatı istemleri
İşçi, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarını belirsiz alacak davasında istemiş; işveren kayıtlarında bulunan yemek yardımı ve ücret ekleri ücretin belirlenmesini gerektirmiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, işçinin alacak miktarını işveren belgeleri olmadan belirleyemediği somut olayda istemin belirsiz alacak davasına konu olabileceğini kabul ederek direnme kararını uygun bulmuş ve dosyayı diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için ilgili daireye göndermiştir. Karşı oyda, yemek yardımının dışsal ticari verilerden belirlenebileceği ileri sürülmüş, çoğunluk bu görüşü benimsememiştir.
Yargıtay HGK, E. 2015/569, K. 2018/1017, T. 09.05.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu28.03.2018
İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası şartları
İşçi; kıdem, ihbar, ücret, ikramiye ve yakacak yardımı alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş, iş mahkemesi direnme kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, işçinin çalışma süresi ve ücretini, ayrıca toplu iş sözleşmesinden doğan ikramiye ve yakacak yardımı tutarlarını belirleyebildiğini; alacakların miktarı bilindiğinden belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığını kabul etmiştir. Direnme kararı bozulmuştur. Karşı oyda, ilk derece kararının usulden bozulması için gerekli şartların bulunmadığı ve direnmenin onanması gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/127, K. 2018/559, T. 28.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu14.03.2018
İlave tediye alacağının belirsiz alacak davasına konu edilmesi
İşçi, ödenmediğini veya eksik ödendiğini ileri sürdüğü ilave tediye alacağını belirsiz alacak davasında istemiş; ilk derece mahkemesi kabul kararı vermiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, kanunen belirlenen ilave tediye miktarının ve ücretin davacı tarafından hesaplanabileceğini, bu nedenle alacağın belirsiz olmadığını ve dava açıldığı tarihte hukuki yarar bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı görüşte, hukuki yararın tamamlanabilir olduğu ve işçinin talebinin belirsiz alacak sayılabileceği savunulmuş, çoğunluk bunu benimsememiştir.
Yargıtay HGK, E. 2015/186, K. 2018/479, T. 14.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.03.2018
Tır şoförünün işçilik alacaklarında belirsiz alacak davası koşulu
Uluslararası tır şoförü davacı, kıdem tazminatı, yıllık izin ve ücret alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, davacının hizmet süresi, sefer sayısı ve ücret bileşenlerini bildirdiği; kıdem ve izin alacaklarını hesaplayabileceği için bu talepler yönünden belirsiz alacak davası koşullarının ve hukuki yararın bulunmadığını kabul ederek direnme kararını bozmuştur. Karşı oy, davanın bu şekilde nitelendirilmesinin tek başına bozma nedeni yapılamayacağını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2014/2350, K. 2018/439, T. 07.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu07.03.2018
İşçilik alacaklarının belirsiz alacak davasında talep edilmesi
Alt işveren işçisi, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarını belirsiz alacak davasında istemiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarında hâkimin takdir edeceği indirim nedeniyle miktarın dava başında kesin belirlenemeyeceğini; kıdem, ihbar ve yıllık izin alacaklarında ise hizmet süresi, ücret ve izin verileri işverenden sağlanmadığı için belirsizlik bulunduğunu kabul ederek direnme kararını uygun bulmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir. Karşı oy, davacının kendi bildirdiği hizmet ve ücret verileriyle alacaklarını belirleyebileceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/2283, K. 2018/421, T. 07.03.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.01.2018
Toplu iş sözleşmesinden doğan ücret farklarının belirsizliği
İşçi, sendika üyeliği sonrasında geçmiş hizmetleri gözetilmeden yapılan derece ve kademe intibakına bağlı ücret, yıpranma primi, ilave tediye ve ikramiye farklarını talep etmiştir. Hukuk Genel Kurulu (HGK) çoğunluğu, hesap için işverendeki bordro ve kayıtların, toplu iş sözleşmesi artışlarının uygulanmasıyla birlikte incelenmesi gerektiğinden alacakların dava başında kesin belirlenemeyeceğini kabul etmiş ve belirsiz alacak davası olarak verilen direnme kararını uygun bulmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya özel daireye gönderilmiştir. Karşı oyda, işçinin toplu iş sözleşmesi ve bordrolardan alacağını belirleyebileceği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/2177, K. 2018/29, T. 17.01.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.01.2018
Toplu iş sözleşmesinden doğan işçilik alacaklarında belirsizlik
Davacı, geçici işçilikteki hizmetinin derece ve kademe hesabına katılmasını ve toplu iş sözleşmesinden doğan fark alacaklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; mahkeme davayı kabul etmiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, bordro ve işveren kayıtları olmadan ücret farkı, ikramiye, ilave tediye ve yıpranma primi farklarının hesaplanamayacağını, bu nedenle alacakların belirsiz olduğunu kabul ederek direnme kararını yerinde bulmuştur. Karşı görüş, işçinin bordro ve toplu iş sözleşmelerinden alacakları belirleyebileceğini savunmuştur. Diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için dosya 22. Hukuk Dairesine gönderilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2016/2181, K. 2018/24, T. 17.01.2018Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu22.06.2016
İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davasının koşulları
İşçi, toplu iş sözleşmesinden doğan ücret, ikramiye ve sosyal hak farklarını belirsiz alacak davasıyla istemiş; mahkeme talepleri kabul etmiştir. Özel Daire, davacının bilinen ücret ve toplu iş sözleşmesindeki oranlarla alacakları hesaplayabileceği gerekçesiyle davayı hukuki yarar yokluğundan reddetmek gerektiğini belirtmiştir. Hukuk Genel Kurulu direnme gerekçesini yerinde bulmuş ve esas temyiz itirazlarının incelenmesi için dosyayı 22. Hukuk Dairesine göndermiştir. Karşı oyda alacakların basit hesapla belirlenebileceği ve davanın usulden reddi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/874, K. 2016/824, T. 22.06.2016Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu17.06.2015
İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası koşulları
İşçi, işverenin kaydi işe giriş çıkış işlemleriyle toplu iş sözleşmesindeki ücret artışı ve ikramiye haklarını düşürdüğünü ileri sürerek fark alacaklarını belirsiz alacak davasında istemiş; mahkeme davayı kabul etmiş, Hukuk Genel Kurulu önüne direnme kararı gelmiştir. Kurul çoğunluğu, işçinin ücret ve çalışma süresine ilişkin kayıtlar işverende bulunduğundan yaklaşık altı yıllık ücret ve ikramiye farkını dava açarken hesaplamasının beklenemeyeceğini kabul ederek direnme kararını onamıştır. Karşı oy: Ücret ve çalışma süresi verileriyle alacak miktarının belirlenebileceği, belirsiz alacak davası koşullarının bulunmadığı görüşüyle bozma gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2015/1156, K. 2015/1598, T. 17.06.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi26.02.2014
İşçilik alacaklarında belirsiz alacak davası ve davanın açılmamış sayılması
Davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, genel tatil ve hafta tatili ücreti alacaklarını belirsiz alacak davası olarak istemiş; yerel mahkeme, talepleri belirlenebilir miktarlara artırması için verilen bir haftalık kesin sürede artırım yapılmadığı ve harç tamamlanmadığı gerekçesiyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 119/2 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Yargıtay, HMK 107 uyarınca alacağın miktarı karşı tarafın vereceği bilgi veya tahkikat sonucu, örneğin bilirkişi hesap raporuyla belirlenecekse davacıdan bunu dava açıldığında belirlemesinin beklenemeyeceğini ve belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararın bulunduğunu kabul etmiştir. Daire, davaların yığılması hâlinde dava şartlarının her talep için ayrı değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş; somut olayda tanık dinlenmediğini ve bilirkişi raporu alınmadığını, her talep yönünden eda niteliğinde belirsiz alacak davası açıldığını ve alacakların dava açıldığı anda belirlenebilir olmadığını saptamıştır. Esastan karar verilmesi gerekirken davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi nedeniyle hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2014/1962, K. 2014/6034, T. 26.02.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 19. Hukuk Dairesi16.01.2014
Alacak belirliyken açılan belirsiz alacak davasında tam davaya geçiş için kesin süre
Davacı, davalıya inşaat malzemesi sattığını ve bakiye 12.681,00 TL alacağının ödenmediğini belirterek fazlaya ilişkin hakkını saklı tutup 10.000,00 TL belirsiz alacağın ticari faiziyle tahsilini istemiştir. Mahkeme, davalının borcu ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davayı kabul etmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir. Yargıtay, dava tarihinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) yürürlükte olduğundan ve alacak belirli olduğundan kısmi dava ve belirsiz alacak davası açılamayacağını, mahkemenin HMK 115/2 uyarınca davacı vekiline davayı tam dava olarak sürdürmesi ve harcı tamamlaması için kesin süre vererek sonucuna göre karar vermesi gerektiğini kabul etmiştir. Hüküm bu nedenle bozulmuş, diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer görülmemiştir.
Yargıtay 19. HD, E. 2013/17366, K. 2014/1329, T. 16.01.2014Özel Hukuk ve Medeni Usul