asıl işveren alt işveren
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
8 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi09.02.2022
Yıllık izin ücretinin belirsiz alacak davasına konu edilmesi ve hizmet süresi çelişkisi
Yurt dışında asıl ve alt işveren ilişkisi bulunan davalılar bünyesinde çalıştığını ileri süren davacı işçi, kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ve diğer işçilik alacaklarını talep etmiş; İlk Derece Mahkemesi asıl davayı kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi davacının istinaf başvurusunu kabul ederek kararı kaldırmış ve yeniden hüküm kurmuştur. Yargıtay, davacının çalışma süresini, son ücretini ve izin süresini belirleyebilecek durumda olduğundan yıllık izin ücretinin dava tarihinde belirlenebilir nitelikte olduğunu, ıslahla dava türünün değiştirilemeyeceğini ve bu alacak için belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, bu talebin dava şartı yokluğundan usulden reddi gerektiğini kabul etmiştir. Yargıtay ayrıca çalışma belgesinde işe başlama 02/02/2011 olarak gösterilmişken davacının 01/02/2012'de yurt dışına çıktığı ve Sosyal Güvenlik Kurumuna girişinin 30/01/2012'de yapıldığı çelişkisi giderilerek hizmet süresinin belirlenmesi ve bu sürenin tamamında asıl işveren-alt işveren ilişkisi kapsamında çalışılıp çalışılmadığı tespit edilerek temyiz eden davalının sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini belirtmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Yargıtay 9. HD, E. 2022/829, K. 2022/1542, T. 09.02.2022Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi18.02.2021
İşçilik alacaklarında banka ödemeleri, çalışma tanıkları ve ıslah zamanaşımı
İşçilik alacağı hükmünde, bilirkişi raporundan sonra dosyaya sunulan banka kayıtları belirli aylarda ücret ödendiğini gösterdiğinden ücret farkı bu ödemeler hesaba katılarak yeniden hesaplanmalıydı; çalışma koşullarını 31 Temmuz 2013 sonrasında görgüye dayalı bilmeyen tanıkların anlatımları sonraki dönem alacaklarına dayanak yapılamaz. Dava dilekçesi alacakları miktarlandırıp fazlaya ilişkin hakkı saklı tuttuğu, belirsiz alacak davası olduğunu açıkça belirtmediği ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 107’ye dayanmadığı için kısmi dava sayılmalı; ıslaha karşı zamanaşımı savunması değerlendirilmeliydi. İki davalı bulunduğundan gider ve vekâlet ücreti infaz edilebilir biçimde düzenlenmeliydi. İlk derece ve bölge adliye mahkemesi kararları bozularak ortadan kaldırıldı.
Yargıtay 9. HD, E. 2019/4774, K. 2021/4322, T. 18.02.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi30.06.2020
İşe başlatmama tazminatında asıl işverenin birlikte sorumluluğu
Alt işveren işçisi olarak çalışırken askerlik nedeniyle ayrılan işçi, dönüşte başvurduğu hâlde işe alınmadığını ileri sürerek üç aylık ücret tutarında tazminat istemiş; ilk derece mahkemesi ile bölge adliye mahkemesi, başvuru tarihinde alt işveren işçisi olmadığı gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, asıl işverenin birlikte sorumluluğu için işçinin başvuru tarihinde hâlâ alt işverenin işçisi olmasının gerekmediğini, aranan koşulların yükümlülüğün o işyeriyle ilgili olması ve kanundan, iş sözleşmesinden ya da toplu iş sözleşmesinden doğması olduğunu kabul etmiştir. İşe alma yükümlülüğünün İş Kanunu'nun 31. maddesinden doğduğunu ve başvuru tarihinde asıl işveren ile alt işveren ilişkisinin sürdüğünü belirlemiştir. Diğer koşullar gerçekleştiği takdirde asıl işverenin bu tazminattan alt işverenle birlikte sorumlu tutulması gerektiğini belirterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 22. HD, E. 2017/11884, K. 2020/8226, T. 30.06.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 22. Hukuk Dairesi10.12.2015
İşe başlatmama tazminatında başvuru ve işe alma imkânının araştırılması
İş sözleşmesi askerlik sebebiyle sona eren işçi, dönüşte başvurmasına rağmen işe alınmadığını ileri sürerek kıdem tazminatı ve işe başlatmama tazminatı istemiş; mahkeme davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, uyuşmazlığın işçinin İş Kanunu'nun 31. maddesi kapsamında işe başlatmama tazminatına hak kazanıp kazanmadığında toplandığını belirtmiştir. Davacının askerlik sonrası işverene başvurup başvurmadığı, başvurunun kanuni süre içinde yapılıp yapılmadığı ve işverenin işten ayrılma tarihindeki şartlarla davacıyı işe başlatma imkânının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Bu hususlar araştırılmadan eksik incelemeyle hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır.
Yargıtay 22. HD, E. 2014/21166, K. 2015/34184, T. 10.12.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi17.12.2013
Elektrik üretim tesisinde hizmet alımıyla verilen işte muvazaa ve fark alacakları
Davacı işçi, davalıya ait termik santral işletmesinde yüklenici firmalar aracılığıyla çalıştığını, hizmet alım sözleşmesinin muvazaalı olduğunu ileri sürerek başlangıçtan itibaren davalının işçisi sayılmasını ve eşit davranma ilkesine göre ücret ve sosyal hak farklarının tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, muvazaalı işlemle işçi temin edildiği ve işçilerin baştan itibaren davalının işçisi sayılması gerektiği gerekçesiyle davayı kısmen kabul etmiştir. Yargıtay, 4628 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu'nun 15. maddesine göre elektrik üretim tesislerinin işletilmesi ve bakım onarım işlerinin ihale mevzuatı çerçevesinde hizmet alımıyla yaptırılabileceğini, davalının kömür konveyörlerinin işletilmesi, bakım onarımı ve temizliği işlerini bu yolla dava dışı şirketlere verdiğini belirtmiştir. Yargıtay, davalı ile dava dışı işverenler arasında 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinin 6. fıkrası kapsamında asıl işveren alt işveren ilişkisi bulunduğu gözetilmeden muvazaadan söz edilerek fark alacaklarına hükmedilmesini hatalı bulup kararı bozmuştur.
Yargıtay 7. HD, E. 2013/23916, K. 2013/22377, T. 17.12.2013Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi19.01.2010
Kamu ihale makamının işçi ücretlerinden sorumluluğunun sınırı
Daire, anahtar teslimi yapım ihalesini alan yüklenicinin işçilerine karşı kamu idaresinin İş Kanunu kapsamında yalnız ücret alacağından, her hakediş dönemi için en çok üç aylık tutarla sınırlı sorumlu olduğunu belirtti. Fazla çalışma, hafta tatili ve bayram/genel tatil alacaklarından ihale makamı değil işveren sorumlu olduğundan, bu alacakların idareden tahsiline hükmedilmesi hatalı bulundu ve karar bozuldu.
Yargıtay 9. HD, E. 2009/12074, K. 2010/378, T. 19.01.2010Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 9. Hukuk Dairesi16.12.2008
Kamyon şoförünün geçici iş ilişkisinde birden fazla işverenin sorumluluğu
Daire, işçinin kamyonuyla birlikte kiralandığı ilişkide araç sahibi ile taşımacılık şirketinin birlikte istihdam sağlayıp sağlamadığının ve asıl işveren–alt işveren ilişkisinin unsurlarının araştırılması gerektiğini belirtti. Birlikte istihdam varsa işçilik alacakları toplam ücret üzerinden hesaplanır ve iki işveren birlikte sorumlu olur; alt işverenlik ya da muvazaa varsa sorumluluk bu ilişkiye göre değerlendirilmelidir. Eksik incelemeyle husumet yokluğundan davanın reddi hatalı bulundu ve karar bozuldu.
Yargıtay 9. HD, E. 2007/26179, K. 2008/33761, T. 16.12.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu03.12.2008
Asıl işverenin işçilik alacaklarından sorumluluğu
Belediyenin temizlik işinde çalışan işçi, işçilik alacaklarının belediye ile yüklenici şirketten birlikte tahsilini istemiştir. Hukuk Genel Kurulu çoğunluğu, fiilen işçiyi çalıştıran şirketin de alacakların korunması ve tahsili bakımından sorumlu olduğu gerekçesiyle belediye ile şirketin müteselsil sorumluluğuna ilişkin direnme kararını uygun bulmuş ve dosyayı diğer temyiz itirazlarının incelenmesi için Özel Daireye göndermiştir; karşı oy şirketin işveren sıfatı bulunmadığını savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2008/704, K. 2008/730, T. 03.12.2008Özel Hukuk ve Medeni Usul