Anayasa Mahkemesi iptal kararı
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
18 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu08.04.2026
Kamulaştırma bedelinde iptal kararının derdest davaya etkisi ve uygulanacak faiz
Hukuk Genel Kurulu, kamulaştırma bedelinin hesabında çelişkili tarım verilerine dayanan bilirkişi raporuyla yetinilemeyeceği gerekçesiyle direnme kararını bu yönden bozmuştur. Faize ilişkin kanun hükmünü iptal eden Anayasa Mahkemesi kararının kesinleşmemiş davada uygulanması gerektiğini kabul ederek, dava tarihinden karar tarihine kadar talep aranmaksızın kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesini uygun bulmuştur. Faiz yönünden direnme onanmıştır. Karşı görüş, taleple bağlılık gereği yalnız yasal faiz uygulanabileceğini savunmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2025/116, K. 2026/228, T. 08.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi01.04.2026
İptal kararı öncesi açılan kamulaştırma davasında faiz başlangıcı ve türü
Bölge adliye mahkemesi, Anayasa Mahkemesinin iptal kararına dayanarak kamulaştırma bedeline dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesine karar vermiştir. Yargıtay 5. Hukuk Dairesi, davanın 01.08.2023 tarihinden önce açıldığı ve iptal kararlarının geriye yürümeyeceği gerekçesiyle dava tarihinden dört ay sonrasından başlayan yasal faiz uygulanması gerektiğini kabul ederek hükmü düzelterek onamıştır. Karşı oy, iptal kararının derdest davada uygulanması gerektiğini savunmuş; açık temyiz talebi bulunmaması nedeniyle sonuca katılırken çoğunluğun faiz gerekçesine katılmamıştır.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/15486, K. 2026/5522, T. 01.04.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi30.03.2026
Kamulaştırma bedelinde miktardan temyiz reddi ve iptal kararı sonrası faiz tartışması
Yargıtay, kamulaştırma bedeli tespitinde miktar kesinlik sınırına bakılmadan temyiz incelemesi yapılabileceğini belirterek ret ek kararını kaldırmıştır. Çoğunluk, dava iptal kararından önce açıldığı için dava tarihinden dört ay sonra başlayan yasal faizi uygun bularak esas kararı onamıştır. Karşı oy: Anayasa Mahkemesi iptalinin derdest davada uygulanması ve dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faize hükmedilmesi gerektiği savunulmuştur.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/17058, K. 2026/5251, T. 30.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi12.03.2026
Kamulaştırma faizinin türü ve başlangıcında görüş ayrılığı
Kamulaştırma bedeline uygulanacak faizin türü ve başlangıcı temyizde tartışıldı. 5. Hukuk Dairesi çoğunluğu, dava tarihinden dört ay sonrasından itibaren yasal faiz uygulanacak biçimde kararı düzelterek onadı. Karşı oy: Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gözetilerek dava tarihinden itibaren kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faizin işletilmesi gerektiği savunuldu.
Yargıtay 5. HD, E. 2025/17609, K. 2026/4543, T. 12.03.2026Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi03.02.2026
Örgüt adına suç işleme hükmünün iptali sonrası beraat gereği ve HAGB kararının temyizi
Ağır Ceza Mahkemesi, bozma üzerine sanıkları silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddeleri delaletiyle 314/2. maddesi uyarınca mahkûm etmiş, bir sanık hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Yargıtay, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5271 sayılı Kanun'un Geçici 2. maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi olduğunu, temyizinin mümkün olmadığını belirterek o suç yönünden dosyanın incelenmeksizin iadesine karar vermiştir. Mahkûmiyetler yönünden, 7499 sayılı Kanun'la değiştirilen TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli kararıyla ikinci kez iptal edildiğini ve yerine yeni düzenleme yapılmadığını, Anayasa'nın 38. ve TCK'nın 2. ve 7. maddeleri gereğince kanunun açıkça suç saymadığı fiil için ceza verilemeyeceğini kabul ederek sanıkların CMK'nın 223/2-a maddesi uyarınca beraatleri gerektiği gerekçesiyle hükümleri Tebliğnameye aykırı olarak oy birliğiyle bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/3658, K. 2026/1639, T. 03.02.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi06.01.2026
Örgüt adına suç işleme hükümlerinin Anayasa Mahkemesince iptalinden sonra beraat gereği
Sanık hakkında bozma üzerine silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme suçundan mahkûmiyet, 2911 sayılı Kanun'a muhalefet suçlarından hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmiştir. Yargıtay, suç ihbarının reddine yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz istemini CMK'nın 223. maddesinde sayılan hükümlerden olmadığı için reddetmiş; hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı kanun yolunun CMK'nın 231/12. maddesine göre itiraz olduğunu belirterek temyiz dilekçesini itiraz kabul edip dosyayı bu yönden incelenmeksizin iade etmiştir. TCK'nın 314/3 ve 220/6. maddelerinin Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli ve 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararıyla iptal edildiğini, iptal 09.07.2025 tarihinde yürürlüğe girdiği hâlde yeni düzenleme yapılmadığını, Anayasa'nın 38. ve TCK'nın 2. ve 7. maddeleri gereğince kanunun açıkça suç saymadığı fiil için ceza verilemeyeceğinden sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğini kabul ederek örgüt adına suç işleme hükmünü bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2021/4448, K. 2026/253, T. 06.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 8. Ceza Dairesi06.01.2026
6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçunda seri muhakeme usulü için dosyanın savcılığa tevdii
Asliye Ceza Mahkemesi, sanık üzerinde yasak nitelikte muşta ele geçirilmesi nedeniyle 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan basit yargılama usulüyle kurduğu ve açıklanması geri bırakılan hükmü, sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlemesi üzerine açıklayarak sanığı 3 ay 22 gün hapis ve 300,00 TL adli para cezası ile cezalandırmıştır. Yargıtay, Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli, 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla 5271 sayılı Kanun'un geçici 5. maddesinin (d) bendindeki ibarenin seri muhakeme usulü yönünden iptal edildiğini belirtmiştir. Yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, CMK'nın 250. maddesindeki usulün uygulanabilmesi için dosyanın Cumhuriyet başsavcılığına tevdi edilmesi zorunlu görülmüş ve hüküm Tebliğname'ye aykırı olarak oy birliğiyle bozulmuştur.
Yargıtay 8. CD, E. 2025/6459, K. 2026/170, T. 06.01.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 3. Ceza Dairesi16.10.2025
Örgüt adına suç işleme mahkûmiyetinde iptal kararı, tanık dinleme ve gerekçe eksikliği
Bölge adliye mahkemesi, sanık hakkında örgüt üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işleme, ihmal suretiyle görevi kötüye kullanma, nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ilk derece mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf başvurularını reddetmiştir. Yargıtay, resmi belgede sahtecilik yönünden itiraz merciince karar verildiğinden ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları 5271 sayılı Kanun'un 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğundan dosyayı bu yönlerden incelenmeksizin iade etmiş; suçtan doğrudan zarar görmeyen kurumların örgüt adına suç işleme hükmüne yönelik temyiz taleplerini reddetmiştir. Örgüt adına suç işleme suçunun Anayasa Mahkemesinin 05.11.2024 tarihli, 2024/81 esas, 2024/189 sayılı kararıyla iptal edildiğinden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini; ayrıca belirleyici tanığın duruşmada veya SEGBİS ile dinlenmeyip ifadesinin okunmasıyla yetinildiğini, ilk derece mahkemesinin gerekçesinin çelişkili ve yetersiz olduğunu ve istinafta gelen raporun okunup silahlı terör örgütüne üyelik ile etkin pişmanlık yönünden tartışılması gerektiğini kabul ederek bu hükmü bozmuştur.
Yargıtay 3. CD, E. 2023/27032, K. 2025/24171, T. 16.10.2025Ceza ve Ceza Muhakemesi - Danıştay · 12. Daire22.05.2025
Uzman erbaş sözleşmesinin kanuni dayanak iptal edildikten sonra feshi
Uyuşmazlık, tutukluluk süresi ve isnat edilen suçun niteliği gerekçe gösterilerek uzman erbaşın sözleşmesinin feshedilmesinin iptali istemine ilişkindir. İdare Mahkemesi, davacının kendisinden istifade edilemeyeceği sonucuna vararak davayı reddetmiş; Bölge İdare Mahkemesi istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Onikinci Dairesi, fesih dayanağı olan kanuni düzenlemenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ve temel hakkın sınırlarının yönetmeliğe bırakıldığını belirterek, bu hükme dayalı fesih işlemini hukuka aykırı bulmuş ve kararı bozmuştur.
Danıştay 12. D, E. 2021/2306, K. 2025/2625, T. 22.05.2025İdare ve Vergi - Danıştay · 3. Daire25.03.2025
Vergi teminatı alacağına ilişkin ödeme emrinde kanuni dayanak
Uyuşmazlık, Vergi Usul Kanunu (VUK)'un 153/A maddesi uyarınca istenen teminat verilmediği gerekçesiyle şirket adına düzenlenen ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir. Vergi Mahkemesi, teminat isteme yazısında başvuru yolları ve süreleri gösterilmediği için ödeme emrini iptal etmiş; Bölge İdare Mahkemesi bu karara yönelik istinaf başvurusunu reddetmiştir. Danıştay Üçüncü Dairesi, başvuru yollarının yazılmamasının tek başına hak arama özgürlüğünü ihlal etmeyeceğini belirtmiş; ancak 153/A maddesinin ilgili hükümlerini iptal eden Anayasa Mahkemesi kararının görülmekte olan davaya etkisi değerlendirilmek üzere kararı bozmuştur.
Danıştay 3. D, E. 2023/10045, K. 2025/1516, T. 25.03.2025İdare ve Vergi - Danıştay · 5. Daire07.03.2024
Kapatılan eğitim kurumundan devralınan taşınmazın Hazineye tescili
olağanüstü hâl (OHAL) kapsamında kapatılan eğitim kurumundan devredilen taşınmaz, 675 sayılı kanun hükmünde kararname (KHK)'nın 12. maddesi uyarınca muvazaalı sayılarak Hazine adına tescil edilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, kurumun taşınmazda kapatıldığı tarih itibarıyla faaliyetine devam ettiğini gösteren somut delil bulunmadığı gerekçesiyle tescile dayalı iade başvurusunun reddini iptal etmiştir. Daire, dayanak kuralın Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olmasının görülmekte olan davada dikkate alınması gerektiğini belirterek bölge mahkemesi kararını bu gerekçeyle onamıştır.
Danıştay 5. D, E. 2022/8839, K. 2024/2589, T. 07.03.2024İdare ve Vergi - Danıştay · 9. Daire12.12.2023
Öğrenci yurdu yapım işinde damga vergisi istisnası
Öğrenci yurdu yapım işine ilişkin hakediş belgelerinden kesilen damga vergisinin, uluslararası ihale kapsamında döviz kazandırıcı faaliyet istisnasıyla iadesi istenmiştir. İlk derece ve bölge mahkemeleri, Anayasa Mahkemesinin 488 sayılı Kanun'un Ek 2. maddesindeki yabancı teklif koşulunu iptal etmesini gözeterek istisna uygulanabileceği sonucuna varmıştır. Daire bu hukuki değerlendirmeyi uygun bulmuş; ancak iki hakediş ve ödeme belgesinde aynı tutarlı verginin ayrı ayrı kesilip kesilmediği araştırılmadığından, bu husus incelenmek üzere kararı bozmuştur.
Danıştay 9. D, E. 2023/2232, K. 2023/5526, T. 12.12.2023İdare ve Vergi - Danıştay · 12. Daire25.09.2023
Güvenlik soruşturması sonucuna dayalı uzman erbaş sözleşme feshi
Uzman erbaşın sözleşmesi, 4045 sayılı Kanun kapsamında yapılan güvenlik soruşturmasının olumsuz olduğu gerekçesiyle feshedilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi, işlemin dayanağı verilerin elde edilmesine izin veren hükmün Anayasa Mahkemesince iptal edilmiş olması nedeniyle fesih işlemini iptal etmiş; Daire kararı açıklamayla onamıştır. Daire, 7315 sayılı Kanun yürürlüğe girdikten sonra idarenin yeni Kanun'daki ilke ve usullere uygun biçimde davacının durumunu yeniden değerlendirebileceğini belirtmiştir.
Danıştay 12. D, E. 2021/7246, K. 2023/4419, T. 25.09.2023İdare ve Vergi - Yargıtay · 5. Hukuk Dairesi16.01.2020
Tebliğ edilmemiş kamulaştırmada el atma tazminatı, iptal edilen geçici 7 ve ek madde 3
Davacılar, murislerinin payı bulunan taşınmaza kamulaştırmasız el atıldığı gerekçesiyle bedelin tahsilini istemiştir. Yerel mahkeme, payın 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 17. maddesi uyarınca davalı idare adına tescil edildiği gerekçesiyle davayı 6487 sayılı Kanun'la eklenen geçici 7. madde uyarınca reddetmiştir. Yargıtay, geçici 7. maddenin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini, kamulaştırma tarihinde malik olan ölü kişiye atanan kayyıma kamulaştırmanın usule uygun tebliğine dair belge bulunmadığından işlemin dava edilen paylar yönünden tamamlanmadığını ve 7201 sayılı Kanun'la eklenen ek madde 3'ün usulüne uygun kesinleşmiş tescil kararı bulunması hâlinde uygulanacağından eldeki davaya uygulanamayacağını kabul etmiştir. Davacıların kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat isteyebileceği gözetilerek esasa girilmesi gerektiğinden hüküm bozulmuştur.
Yargıtay 5. HD, E. 2019/7050, K. 2020/577, T. 16.01.2020Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 20. Ceza Dairesi03.10.2018
Teslim edilmeden ele geçirilen uyuşturucunun alıcısı yönünden teşebbüs indirimi
Ağır Ceza Mahkemesi sanıkları uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, iki sanık yönünden TCK'nın 53. maddesine ilişkin Anayasa Mahkemesi iptal kararının infaz aşamasında gözetilebileceğini belirterek hükmü onamıştır. Alıcı konumundaki sanık yönünden ise arama tutanağı ve iletişimin tespitine ilişkin tutanaklardan tarafların alım satım konusunda anlaştıkları, ancak uyuşturucu maddenin sanığa teslim edilmeden diğer sanıkta ele geçirildiği anlaşıldığından suçun teşebbüs aşamasında kaldığını ve TCK'nın 35/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiğini, ayrıca TCK'nın 53. maddesi yönünden durumunun yeniden belirlenmesi zorunluluğunu gözeterek hükmü bozmuştur.
Yargıtay 20. CD, E. 2015/13597, K. 2018/3983, T. 03.10.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Hukuk Dairesi01.03.2017
Belediyenin beyan etmediği malların haczi
Alacaklı, ilamsız takip kesinleştikten sonra belediye borçlunun mal beyanında bildirdiği kişilerden alacaklarının sorulmasını istemiş; icra müdürlüğünün muhtırasına yönelik şikâyet kabul edilmiştir. Daire, Anayasa Mahkemesinin belediye haczini yalnızca beyan edilen malla sınırlayan ibareyi iptal ettiğini ve görülmekte olan davada iptal edilen hükmün uygulanamayacağını belirtmiştir. Kamu hizmetinde fiilen kullanılan mallar ile kanunda sayılan diğer istisnalar saklı kalmak üzere, beyan dışındaki belediye mallarının da haczi istenebileceğinden karar bozulmuştur.
Yargıtay 12. HD, E. 2016/12107, K. 2017/3022, T. 01.03.2017Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi08.06.2015
Kıyı kenar çizgisindeki taşınmazın tapusunun iptali davasında iptal kararının etkisi
Hazine, taşınmazın kıyı kenar çizgisi içinde kalan bölümünün tapusunun iptali ve kıyı olarak terkini için dava açmış; mahkeme kadastrodan sonra on yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davayı reddetmiştir. Yargıtay, ret kararına dayanak olan 5841 sayılı Kanun değişikliğinin Anayasa Mahkemesince iptal edildiğini ve derdest davada yeni hukuki durumun uygulanması gerektiğini belirterek hükmü bozmuş; yeniden yargılamada kıyı kenar çizgisinin ve yargılama giderlerine ilişkin düzenlemenin değerlendirilmesini istemiştir.
Yargıtay 8. HD, E. 2015/1380, K. 2015/12673, T. 08.06.2015Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu25.05.2005
Kamulaştırmasız el atmada iptal edilen kanun hükmü
Kamulaştırmasız el atılan taşınmazın idare adına tescili için dayanak alınan Kamulaştırma Kanunu’nun 38. maddesi, dava derdestken Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir. Çoğunluk, iptal kararından önce 20 yıllık süre dolduğu için mülkiyetin idareye geçtiğini kabul ederek direnme kararını onamıştır. Karşı oyda, kesinleşmemiş uyuşmazlığın iptal kararı kapsamına girdiği ve taşınmazın tescilini sağlayacak hukuki dayanağın kalmadığı savunulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2005/288, K. 2005/352, T. 25.05.2005Özel Hukuk ve Medeni Usul