adli para cezası
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
22 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · 1. Ceza Dairesi23.03.2026
Açıklanan hükümde basit yargılama indiriminin korunması
Kasten yaralama davasında basit yargılamayla kurulan hüküm, denetim süresinde kasıtlı suç işlenmesi üzerine açıklanırken önceki indirim uygulanmamıştı. 1. Ceza Dairesi, indirimin korunması gerektiği gerekçesiyle kararı kanun yararına bozdu ve daha hafif olan 1.120,00 TL adli para cezasını doğrudan belirledi.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/288, K. 2026/2007, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 1. Ceza Dairesi23.03.2026
Kasten yaralamada sonraki kanun ve para cezası hesabı
Kasten yaralama hükmünde suç tarihinde yürürlükte olmayan daha ağır alt sınır uygulanmış ve adli para cezası hesabında 2.700,00 Türk lirası yerine 27.000,00 Türk lirası yazılmıştı. 1. Ceza Dairesi, bu hataları kanun yararına bozma sebebi sayarak kararı bozdu.
Yargıtay 1. CD, E. 2026/556, K. 2026/2011, T. 23.03.2026Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu02.07.2020
Kesin nitelikteki eski adli para cezasının tekerrüre esas alınması
Sanığın hırsızlık mahkûmiyetinde, daha önce kesin nitelikteki 1.200 Türk lirası adli para cezası tekerrüre esas alınmıştır. Ceza Genel Kurulu, eski hüküm tarihinde yürürlükteki Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu (CMUK) uyarınca temyiz edilemeyen para cezasına ilişkin kararın tekerrüre esas olamayacağını ve sonradan yapılan düzenlemelerin de bu sonucu değiştirmediğini kabul etti. Başsavcılık itirazını konut dokunulmazlığını ihlal hükmü yönünden reddetti; hırsızlık yönünden kabul ederek Özel Dairenin kanun yararına bozma talebini reddeden kararını kaldırdı ve hukuka aykırılığın giderilmesi için dosyayı daireye gönderdi. Karşı oy, Özel Dairenin ret kararının yerinde olduğunu savundu.
Yargıtay CGK, E. 2019/123, K. 2020/334, T. 02.07.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 8. Ceza Dairesi10.06.2020
Adli para cezasında tekerrür hükümlerinin uygulanması
Sanığa hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan adli para cezası verilmiş, ayrıca cezanın tekerrür hükümlerine göre infazına karar verilmiştir. Yargıtay, sonuç ceza adli para cezası olduğundan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağını belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etti ve hükümden Türk Ceza Kanunu (TCK)’nın 58. maddesine ilişkin bölümü çıkardı.
Yargıtay 8. CD, E. 2019/27995, K. 2020/13032, T. 10.06.2020Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi26.06.2019
Adli para cezasında tekerrür hükümleri uygulanamaz
Sanık, Askerî Ceza Kanunu’na aykırılık suçundan adli para cezasıyla cezalandırılmış; buna ek olarak tekerrüre özgü infaz rejimi ve infaz sonrası denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir. Kanun yararına bozma istemini kabul eden Daire, Türk Ceza Kanunu (TCK) 58’deki tekerrür hükümlerinin adli para cezası hakkında uygulanamayacağını belirtti. Hükmü bu uygulama yönünden bozup tekerrür ve denetimli serbestlik bölümlerini çıkardı, diğer kısımları olduğu gibi bıraktı.
Yargıtay 19. CD, E. 2019/29870, K. 2019/10061, T. 26.06.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi08.04.2019
Karşılıksız çek başına adli para cezası 1.500 günü aşamaz
Mahkeme, karşılıksız kalan üç çek için sanığa her bir çek bakımından 7.930 gün karşılığı adli para cezası vermiştir. Daire, Çek Kanunu’nun 5/1. maddesindeki üst sınırın her bir çek için 1.500 gün olduğunu belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etti. Her çek için gün sayısı beş gün olarak yeniden belirlendi; ancak gün para cezasının toplam tutarı, her çekin karşılıksız kalan bedelinden az olamayacağı için 158.590 Türk lirası olarak bırakıldı ve kararın diğer kısımları korundu.
Yargıtay 19. CD, E. 2018/4527, K. 2019/6821, T. 08.04.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 5. Ceza Dairesi29.01.2019
Tefecilikte katalog dışı suç nedeniyle iletişim tespit tutanaklarının yasak delil olması
Asliye ceza mahkemesi, bozmaya uyarak yaptığı yargılamada sanıkları tefecilik suçundan mahkûm etmiştir. Yargıtay, örgüt kurma suçundan CMK 135. madde uyarınca yapılan iletişimin tespiti sırasında elde edilen tutanakların, TCK 220/1 kapsamındaki suçtan beraat edilmesi ve tefeciliğin katalog suçlar arasında bulunmaması nedeniyle yasak delil olduğunu kabul ederek diğer delillere göre inceleme yapmış ve sair temyiz itirazlarını reddetmiştir. Ödenmeyen adli para cezalarının hapse çevrilmesine karar verilmesinin 6545 sayılı Kanun'la değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesine aykırı olduğunu belirtmiştir. Bu husus yeniden yargılama gerektirmediğinden hükümler bozulmuş, ilgili kısımlar çıkarılarak düzeltilmiş ve onanmıştır.
Yargıtay 5. CD, E. 2016/931, K. 2019/954, T. 29.01.2019Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi18.06.2018
Karşılıksız çek suçunda adli para cezasının hesaplanması
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında karşılıksız çek suçundaki adli para cezasının hesabı incelenmiştir. Ceza Dairesi, cezanın çekin karşılıksız kalan miktarını aşamayacağını; bankanın sorumlu olduğu tutar ile ticari temerrüt faizi, icra ve yargılama giderlerinin ceza hesabına eklenemeyeceğini belirterek kanun yararına bozma istemini kabul etmiştir. Daire, cezaları 3.710 TL ve 3.590 TL olarak düzelterek hükümlerin diğer kısımlarını bırakmıştır.
Yargıtay 19. CD, E. 2018/3098, K. 2018/7281, T. 18.06.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu03.04.2018
Adli para cezası hesabı ve infaz ihtaratının düzeltilmesi
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçunda kısa süreli hapis cezası adli para cezasına çevrilirken yapılan hesap hatası sanık lehine sonuç doğurmuş; ayrıca ödenmeyen para cezasının hapse çevrileceği yazılmış, ancak infaz mevzuatı değişmiştir. Ceza Genel Kurulu, yalnız sanık lehine temyiz bulunduğundan eksik cezanın aleyhe düzeltilmesini uygun görmemiş; yeni infaz usulü karşısında ihtar cümlesinin hükümden çıkarılması gerektiğini kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı bu gerekçeyle kabul edilerek önceki onama kaldırılmış, hüküm ilgili ibare çıkarılıp açıklama eklenerek düzeltilerek onanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2015/873, K. 2018/145, T. 03.04.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmaması gerekçesi ve adli para cezası ihtarı
Yerel mahkeme, 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan sanığı adli para cezasıyla cezalandırmış ve sanığın önceki bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içinde kasten yeniden suç işlediği gerekçesiyle Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) 231. maddesini uygulamamıştır. Özel Daire, önceki kararın CMK 231/6-a uyarınca yasal engel olmadığını ve gerekçenin yasal ve yeterli olmadığını belirterek hükmü bozmuş; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, yerel mahkemenin değerlendirmesinin CMK 231/6-b kapsamında olduğu düşüncesiyle itiraz etmiştir. Ceza Genel Kurulu, önceki hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının yasal engel oluşturmamakla birlikte sanığın suç işleme eğilimini belirlemede değerlendirilebileceğini ve yerel mahkeme gerekçesinin denetime elverişli, yasal ve yeterli olduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesinde yapılan değişikliğin ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği ihtarının uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, gün para cezası çevrilirken TCK 52/2'nin gösterilmemesinin ise kanuna aykırı olduğunu belirterek itirazı kabul etmiş, bozma kararını kaldırmış ve hükmü bu maddenin eklenebileceği açıklamasıyla onamıştır. Karşı oy: İki üye, 5275 sayılı Kanunun 106/3. maddesindeki değişiklikten sonra ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2015/962, K. 2018/16, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu23.01.2018
Kamyondan düşen yükle yaralamada bilinçli taksir ve adli para cezasında hapis ihtarı
Özel Daire, kamyonla taşınan strafor balyasının motosikletli katılanın üzerine düşmesiyle nitelikli şekilde yaralanmaya neden olan sanık hakkında, yükün düşebileceğini öngöremediğinden bilinçli taksir koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme, straforun emniyetli biçimde bağlanmadığını ve üzerine örtü çekilmediğini, sanığın düşme ihtimalini öngörebileceğini belirterek bilinçli taksir uyguladığı hükmünde direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 65. maddesine aykırı olarak hafif yükün düşmesini önleyecek tedbir alınmadan yola çıkan sanığın neticeyi öngördüğünü ancak istemediğini, olayda Türk Ceza Kanunu (TCK) 22/3 anlamında bilinçli taksir bulunduğunu kabul etmiştir. Kurul ayrıca 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun'un 106/3. maddesinin TCK 52/4'teki ihtar hükmünün uygulanma imkânını ortadan kaldırmadığını, ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarında isabetsizlik bulunmadığını belirterek direnme kararını onamıştır. Karşı oy: üç üye bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı, iki üye ise ihtarın infazı kısıtlayacağı ve hüküm fıkrasından çıkarılması gerektiği görüşündedir.
Yargıtay CGK, E. 2017/463, K. 2018/20, T. 23.01.2018Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 19. Ceza Dairesi22.02.2017
Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmesi
Sanıklar hakkında 6362 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan verilen mahkûmiyet hükümlerinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının değerlendirilmemesi ve diğer gösterilen eksiklikler sanık müdafii tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay, bu kurumun seçenek yaptırım ve ertelemeden önce değerlendirilmesi gerektiğini belirterek hükümleri bozmuş ve dosyayı yeniden yargılama için mahkemesine göndermiştir.
Yargıtay 19. CD, E. 2016/10606, K. 2017/1513, T. 22.02.2017Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 16. Ceza Dairesi22.06.2016
Suça sürüklenen çocuklar hakkında birden çok suçtan kurulan hükümler
Suça sürüklenen çocuklar hakkında terör örgütü adına suç işleme, direnme, toplantı ve gösteri yürüyüşü, mala zarar verme ve propaganda suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur. Daire, örgüt adına suç işleme hükümlerini onamış; bazı suçlardan verilen adli para cezalarının toplanması ve ödenmeme hâlinde hapse çevrilmesi yönünden hükümleri düzelterek onamış, kalan suçlarda eksik gerekçe ve ceza hesabı hataları nedeniyle hükümleri bozmuştur.
Yargıtay 16. CD, E. 2015/1725, K. 2016/4550, T. 22.06.2016Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 12. Ceza Dairesi25.12.2014
Ölümlü trafik kazasında bilinçli taksir ve ceza hesabı
Sanık, sollama yasağı bulunan virajlı yolda karşı şeride geçerek bir kişinin ölümüne ve beş kişinin yaralanmasına neden olmaktan mahkûm edilmiş; sanık ve katılanlar hükmü temyiz etmiştir. Yargıtay, olayda bilinçli taksir koşullarının değerlendirilmemesinin yanı sıra adli para cezasının gün sayısının gösterilmemesi, çevrim hesabındaki eksiklik ve aynı vekille temsil edilen katılanlar için ayrı vekâlet ücretleri belirlenmesi nedenleriyle hükmü bozmuştur.
Yargıtay 12. CD, E. 2014/3617, K. 2014/26669, T. 25.12.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu25.11.2014
Adli para cezası hükmünde temyiz kesinlik sınırı ve fikri içtima
Sanık, alkol etkisinde araç kullanıp yaralanmaya neden olmaktan hem trafik güvenliğini tehlikeye sokma hem bilinçli taksirle yaralama suçlarından mahkûm edilmiş; daire düşük tutarlı para cezası hükmüne yönelik temyizi reddetmiş, diğer hükmü onamıştır. Ceza Genel Kurulu, tek fiille iki suç oluştuğu iddiasında cezaların birlikte incelenmesi gerektiğinden kesinlik sınırında kalan hükmün de temyiz edilebilir olduğunu kabul ederek Başsavcılık itirazını kabul etmiş, dairenin ret ve onama kararlarını kaldırıp dosyayı iki suç yönünden birlikte inceleme için göndermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2013/213, K. 2014/522, T. 25.11.2014Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi16.01.2013
Çocuk hakkında seçenek yaptırımın yerine getirilmemesi
Suç tarihinde çocuk olan sanık hakkında bir yıl veya daha kısa hapis cezası eğitim kurumuna devam etme seçenek yaptırımına çevrilmiş; bu yükümlülüğe uymaması üzerine çocuk mahkemesi hapis cezasının infazına karar vermiştir. Daire, çocuklar için kısa süreli hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesi zorunluluğunu ve çocuklara verilen adli para cezasının ödenmemesi hâlinde hapse çevrilemeyeceğini düzenleyen hükümler karşısında Türk Ceza Kanunu (TCK) 50/6'nın çocuklar yönünden uygulanamayacağını kabul etmiştir. Kanun yararına bozma istemi kabul edilerek karar bozulmuş, yaptırım 1.000 TL adli para cezasına çevrilmiş ve infazın bu şekilde yapılmasına hükmedilmiştir.
Yargıtay 2. CD, E. 2012/24704, K. 2013/274, T. 16.01.2013Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu21.06.2011
Eski TCK döneminde hırsızlık cezasının düzeltilmesi
Hırsızlık mahkûmiyetinde eşya değeri, lehe kanun, ağır para cezasının adli para cezasına çevrilmesi ve gecikme zammı uygulanması yönlerinden hukuka aykırılıklar bulunduğu değerlendirilmiştir. Ceza Genel Kurulu, Başsavcılık itirazını kabul edip Dairenin düzelterek onama kararını kaldırmış; ceza miktarını ve infaz koşullarını 765 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) ile ilgili sonraki düzenlemelere göre yeniden belirlemiştir. Hüküm bu düzeltmeler yapılarak onanmıştır. Zamanaşımı konusunda karşı oy, itiraz incelemesinde geçen sürenin hesaba katılıp davanın düşmesi gerektiğini savunmuştur.
Yargıtay CGK, E. 2011/94, K. 2011/133, T. 21.06.2011Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu02.03.2010
Seçenek adli para cezası ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması
Taksirle ölüme neden olma suçunda sanığa verilen iki yıl altı aylık hapis cezası seçenek yaptırım olarak adli para cezasına çevrilmiş, bozma üzerine mahkeme direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, hükmün açıklanmasının geri bırakılması koşullarının seçenek yaptırım uygulanmadan önce değerlendirilmesi gerektiğini ve bu kurum bakımından adli para cezası ifadesinin seçenek yaptırım olarak çevrilen cezayı kapsamadığını kabul etmiştir. Kurul direnme nedenini isabetli bulmuş ve kalan temyiz incelemesi için dosyanın ilgili daireye gönderilmesine karar vermiştir.
Yargıtay CGK, E. 2010/47, K. 2010/45, T. 02.03.2010Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu29.09.2009
Seçenek yaptırımın seçilmesinden sonra hapis cezasının çevrilememesi
Sanık hakkında sarkıntılık suçundan önce üç ay hapis cezası seçilmiş, ardından bu hapis adli para cezasına çevrilmiş; sonuç para cezası temyiz sınırının altında kaldığı için temyiz istemi reddedilmiştir. Ceza Genel Kurulu, Türk Ceza Kanunu (TCK) 50/2 uyarınca seçenek yaptırımlardan hapis tercih edildikten sonra bu cezanın para cezasına çevrilemeyeceğini, doğru uygulamada hükmün temyize açık olacağını kabul etmiştir. Başsavcılık itirazı kabul edilmiş, temyiz istemini reddeden daire kararı kaldırılarak dosya esas incelemesi için gönderilmiştir.
Yargıtay CGK, E. 2009/173, K. 2009/209, T. 29.09.2009Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu19.06.2007
Hapis cezası alt sınırdan belirlenirken adli para cezasının artırılmasının gerekçesi
Uyuşturucu madde satışa arz etmek suçundan yerel mahkeme, hapis cezasını alt sınırdan belirlediği hâlde gün adli para cezasını alt sınırın çok üzerinde tayin etmiş; Yargıtay 10. Ceza Dairesi bu tayinin 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesinde belirlenen nedenlere uygun düşmeyen gerekçeye dayandığı gerekçesiyle hükmü bozmuştur. Yerel mahkeme; uyuşturucu miktarı, suçun işlendiği yerin küçük bir ilçe olması ve bu tip suçlara taviz verilmemesi gerektiği gibi gerekçelerle direnmiştir. Ceza Genel Kurulu, hapis cezasının alt sınırdan tayininde adli para cezasının da mutlaka alt sınırdan tayini zorunlu olmasa da bunun gerekçesinin gösterilmesi ve gerekçenin yasal ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiğini kabul etmiş; ele geçen miktarın 1154 gram olması ve suçun Sivas-Kayseri karayolundaki bir petrol istasyonunda işlenmesi karşısında teşdit gerekçelerini dosyayla bağdaşmaz, taviz verilmemesi gerekçesini yasal olmayan bulmuştur. Genel Kurul, incelemeyi temyizden vazgeçmeyen sanığın müdafiinin temyiziyle sınırlı yaparak direnme hükmünü bozmuş ve bozmanın temyizden vazgeçen diğer sanığa sirayetine karar vermiştir. Karşı oy: İki Kurul üyesi, yerel mahkemenin gösterdiği gerekçenin yasal ve yeterli olduğu yönünde oy kullanmıştır.
Yargıtay CGK, E. 2007/108, K. 2007/152, T. 19.06.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · 2. Ceza Dairesi22.03.2007
Adli para cezasında tekerrüre özgü infaz rejiminin uygulanması
Trafik güvenliğini kasten tehlikeye sokma suçunda sanığa hapis ve adli para cezası verilmiş, ayrıca tekerrüre özgü infaz rejimi ile infaz sonrası denetimli serbestlik uygulanmasına karar verilmiştir. Daire, 5275 sayılı Kanun’un 106 ve 108. maddelerinin adli para cezaları için bu infaz sonuçlarını düzenlemediğini, Türk Ceza Kanunu (TCK) 58 uyarınca adli para cezasına tekerrüre özgü infaz rejiminin uygulanamayacağını belirtmiştir. Bu bölüm hükümden çıkarılarak karar düzeltilmiş ve hüküm onanmıştır.
Yargıtay 2. CD, E. 2006/10559, K. 2007/4396, T. 22.03.2007Ceza ve Ceza Muhakemesi - Yargıtay · Ceza Genel Kurulu26.09.2006
Adli para cezasına gecikme zammının kaldırılması
Sanık hakkında adli para cezası belirlenirken küsuratların yuvarlanması ve cezanın süresinde ödenmemesi hâlinde gecikme zammı uygulanması kararlaştırılmıştı. Ceza Genel Kurulu, 647 sayılı Kanun’un gecikme zammına dayanak olan hükmü yürürlükten kalktığından bu yaptırımın yeni dönemde uygulanamayacağını belirtti. Başsavcılığın itirazını kabul ederek hükmü bozdu, para cezasını düzeltti ve gecikme zammı bölümünü çıkararak kalan hükmü düzeltilerek onadı.
Yargıtay CGK, E. 2006/167, K. 2006/198, T. 26.09.2006Ceza ve Ceza Muhakemesi