adi ortaklık
Bu etiket Legaluga'nın sınıflandırmasıdır, kararın kendi ifadesi değildir. Kararı kullanmadan önce resmî adresinden doğrulayın.
2 karar, yeniden eskiye
- Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu27.04.2021
Adi ortaklığın kendi borcu için ortaklığın üçüncü kişideki hak ediş alacağının haczi
Adi ortaklığı oluşturan şirketlerden biri, ortaklığın belediyeden olan hak ediş alacağına konulan haczin kaldırılmasını istemiş; İcra Hukuk Mahkemesi takibin adi ortaklığın borcu nedeniyle yapıldığı gerekçesiyle şikâyeti reddetmiş ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin bozma kararına direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, TBK'nın 638 inci maddesinin ikinci fıkrasının yalnız ortakların ortaklık dışındaki şahsi borçlarına ilişkin olduğunu, ortaklık adına düzenlenen sözleşme ve bonolardan doğan takip konusu borcun adi ortaklığın borcu olduğunu ve ortakların üçüncü fıkra uyarınca müteselsilen sorumlu olması nedeniyle ortaklığa ait alacağa haciz konulabileceğini kabul etmiştir. Direnme kararı oy çokluğuyla onanmıştır. Karşı oy: adi ortaklığın tüzel kişiliği bulunmadığından el birliğiyle sahip olunan hak edişe İİK'nın 89 uncu maddesine göre haciz konulamayacağı, direnme kararının bozulması gerektiği görüşü bildirilmiştir.
Yargıtay HGK, E. 2017/2453, K. 2021/522, T. 27.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul - Yargıtay · Hukuk Genel Kurulu15.04.2021
Adi ortaklık işverenin bir ortağına yapılan işe başlama başvurusunun yeterliliği
Davacı işçi, işe iade kararı sonrası adi ortaklık niteliğindeki ortak girişimi oluşturan iki şirkete ihtarname gönderip işe başlatılmadığını ileri sürerek işe başlatmama tazminatı ve boşta geçen süre ücretini istemiş; İş Mahkemesi ortaklardan birine tebligat yapılamadığından işverenin işe başlatma yükümlülüğünün doğmadığı gerekçesiyle davayı reddedip Özel Daire bozma kararına karşı direnmiştir. Hukuk Genel Kurulu, işe iade başvurusu için kanunda şekil öngörülmediğini, ticaret sicilindeki adresinden taşınan ortağa tebligat yapılamamasının sorumluluğunun işçiye yüklenemeyeceğini, tebligatın mahkeme kanalıyla yapılmasının da mümkün olmadığını ve ortaklardan birine yapılan tebligatla işe başlama iradesinin samimi şekilde ortaya konduğunu kabul etmiştir. Ortakların Türk Borçlar Kanunu'nun 638 inci maddesine göre müteselsilen sorumlu olduğu belirtilerek direnme kararı değişik gerekçeyle bozulmuştur.
Yargıtay HGK, E. 2016/1257, K. 2021/498, T. 15.04.2021Özel Hukuk ve Medeni Usul